2018-12-19 - 11:20
2019 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Genel Kurulda bugün, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13. Maddeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmeleri devam ediyor.

Toplantıda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 6. maddesinin görüşmelerine geçildi.

Teklifin, 6. maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Koray Aydın, demokrasinin olmazsa olmazının kuvvetler ayrılığı prensibi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı prensibini yerle bir ettiğini ve adeta bütün güçleri tek elde topladığını öne sürdü.

Türkiye'nin, satın alma gücü açısından Avrupa'da 37 ülke arasında 29'uncu sırada bulunduğuna dikkati çeken Aydın, "Ekonominin neresinden tutsak elimizde kalıyor. Daha dün işsizlik rakamları açıklandı, eylül ayı itibarıyla işsizlik 11,4 oldu. Her 4 gençten biri işsiz. İşsizlik, devri iktidarınızda artık kronik hale geldi." ifadesini kullandı.

MHP Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, teklifin 6. maddesinin genel olarak ödeneklerin etkin ve verimli bir şekilde kullanılması amacını taşıdığını dile getirdi.

Bütçe disiplini açısından kamuda tasarruf sağlanması ve mevcut kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanılması gerektiğini vurgulayan Özyürek, "Bu açıdan bakıldığında, bütçede öngörülen tasarruf tedbirlerinin ve ödeneklerin yönetimi önemlidir. 2019 yılı bütçesine bakıldığında, tasarrufların kamu yönetiminden ziyade kamu yatırımları kalemlerinden yapıldığı görülmektedir." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, AK PARTİ iktidarları döneminde büyüme rakamlarına ve kişi başına düşen gelire ilişkin verilere değinerek, rakamların, "efsane" şeklinde yansıtılmasını eleştirdi.

Türkiye'nin tarihsel gelişimi içerisinde bakıldığında yüzde 7 civarındaki büyümelerin başarılı olarak görülmesi gerektiğini, bu rakamın altındaki büyüme oranlarının çok da önemli olarak görülmemesi gerektiğini öne süren Katırcıoğlu, AK PARTİ'nin ekonomiyi yönetemediğini savundu.

Söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "15-16 yıllık büyüme oranlarına baktığımızda ortalamada 5.7'dir. Bu hakikaten küresel ölçekte bir dünya rekorudur. 230 milyar dolarlardan 850 milyar dolarlara getirilmiş bir ekonomi vardır. Kişi başına düşen milli gelir, 3 bin dolarlardan 11 bin dolarlara gelmiştir. Bu, 65 milyon nüfustan 81 milyon nüfusa çıkmak suretiyle yapılmıştır." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bütçenin demokratik olmadığını savunarak, "Bu bütçe halkın, köylünün, emeklinin, çalışanın bütçesi değil. Bütçe ne yazık ki, faiz lobilerinin, sarayın, halkı korkutarak terbiye etmeye çalışan diktatörlük yapısının bütçesidir." diye konuştu.

Şahsı adına söz alan AK PARTİ İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak, konuşmasına, "Üniversitede öğrenciyken birisi bana, 'Altı ay sonra milletin kürsüsünden sesleneceksin.' dese asla inanmazdım." diyerek başladı ve tüm gençlere hayal kurma ve inanma şansı verenlere teşekkür etti.

Meclisin en genç milletvekili olduğunu dile getiren Kadak, Türkiye'de kendisi gibi 17 milyon gencin bulunduğunu ve Türkiye'nin Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip olduğunu anımsattı.

Kadak, şunları söyledi:

"Biz gençler, özgürlüğü çok seviyoruz. Sahip olduğumuz özgürlüğe her zaman sahip olmak istiyoruz. Tüm milletvekillerimizden özgürlüğü öncelemelerini istiyorum. Ülkemizin, 90'lı yıllardan hatırladığımız yasaklara, daha da öncesinden gelen tek tip vatandaş yetiştirme gayeli dönemlere geri döndürülmesine hep birlikte izin vermeyeceğiz diyelim. 'Başörtülü-başörtüsüz, dindar-seküler, doğulu-batılı' gibi ayrımları, biz, açıkçası, gençler olarak bilmiyoruz aramızda. Lütfen, bu ayrımları bize hiçbir zaman göstermeyin çünkü biz kavga etmek değil, üretmek istiyoruz."

Konuşmaların ardından soru cevap bölümüne geçildi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, bütçede toplam 75,9 milyar tutarında tasarruf tedbiri uygulandığını, bunun 59,9 milyar lirasının harcama tasarruflarından sağlandığını, 16 milyar lirasının da gelir artırıcı tedbirler olduğunu bildirdi. Bilgiç, "Buna bir dengeleme ve tasarruf bütçesi demenin de yanlış olmayacağı net olarak açıktır." dedi.

Konuşmaların ardından 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 6. maddesi kabul edildi.

Teklifin 7. maddesi üzerine söz alan İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, iktidarın muhalefetin taleplerine kulağını tıkadığını iddia ederek, "Ne desek 'bizi halk seçti, seçimle geldik' tepkisi ile karşılaşıyoruz. Biz de seçimle geldik, gökten zembille inmedik. Halk oyu ile gelmiş birçok iktidar vardır ve adaletsizlikleri ile biliniyor. Hitler ve Esad da halk desteği ile geldi. Sadece seçimle gelmek adaletli olduğunuzu göstermez. Muhalefete kulak tıkamak millete zarar verir." ifadelerini kullandı.

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Türkiye'nin genç nüfusu ile umut verdiğini, genç nüfusun geleceğe sağlam adımlarla yürümesi için eğitime önem verilmesi gerektiğini söyledi. Osmanağaoğlu, üniversite mezunlarının iş bulamadığını, iş bulanların ise hayata tutunmak için kendi alanları dışında çalışmak zorunda kaldığını, bunun da ülkenin geleceğine zarar verdiğini belirtti.

Osmanağaoğlu, üniversite yönetimlerinin ve üniversiteyi kazanan öğrencilerin FETÖ benzeri paralel devlet yapılanmalarının ağına düşmemesi için stratejik önlemler alınması gerektiğini de vurguladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Sayıştaşın bütçeyi denetleyemediğini, bunun da egemenlik hakkının TBMM'den alınmasından kaynaklandığını iddia etti. Bütçenin faiz lobilerine teslim edildiğini öne süren Erkek, "Bu yıl 72 milyar faiz giderlerine gitti. 2019 yılında 117 milyar faize gidecek. Türkiye, Londra'da bir avuç faiz lobisine teslim edildi. Bu bütçe toplumun hiçbir beklentisini kabul etmiyor." görüşünü savundu.

Erkek'in Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak için "kibirli" ifadesini kullanması üzerine yerinden söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, siyasette temiz bir dil kullanılması gerektiğini, hakaret içeren ifadelerin yanlış olduğunu vurguladı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise "kibirli" ve "diktatör" gibi kavramların hakaret içermediğini belirtmesi üzerine tekrar söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, "Seçimlere gidilen yerde diktatör olmaz. Ülkede demokrasi var. Millet 16 yıldır AK PARTİ diyor. Halka karşı saygılı olmak ve demokrat olmak lazım. Diktatörlükten ve faşist yaklaşımlardan beri olmak lazım. Seçimlere, millet iradesine ve halkın iradesinin tecelli ettiği bu çatı altında hak ve hakikate saygılı olun. Bu millet hiç bir diktatörü başında tutmaz ve tutmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Şahsı adına söz alan AK PARTİ Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, AK PARTİ'nin göreve geldiği ilk günden beri her alana el atarak sorunları çözmeye çalıştığını belirtti.

Konuşmaların ardından Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, milletvekillerinin sorularını cevapladı. Bilgiç, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yüzde 32 olarak belirlenmesinin nedenlerini açıklayarak, "Sürekli Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki artış soruluyor ama hiç kimse bu artışın nedenlerini ve içeriğini sormuyor. Başbakanlıktaki görevlerin Cumhurbaşkanlığına geçmesi, bütçe artışının ana nedenlerinden biridir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığının bütçesinin yaklaşık yüzde 50'sinin Başbakanlıktan devralınan görevlerde kullanılacağını dile getiren Bilgiç şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı bütçesinde yer alan kalemler ciddi harcama yapılması gerektiren alanlardır. Bunlardan biri Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen faaliyetlerdir. Barışı desteklemek için Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığının kullanabileceği ödenekler söz konusu. Bu ödenekler daha önce Başbakanlığın ödeneği içerisindeydi. Şimdi Başbakanlığın görevleri Cumhurbaşkanlığına geçtiği için Cumhurbaşkanlığı bütçesi içerisinde yer aldı. Ayrıca Türkiye'nin herhangi bir yerinde afet meydana geldiğinde o ilde yapılacak acil yardımlar Başbakanlığın bütçesindeydi ve bu bütçe de Cumhurbaşkanlığı bütçesinin içerisinde yer almaktadır. Yeni kurulan ofisler ve politika kurullarına ayrılan ödeneklerde aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı bütçesi içerisinde yer aldı."

Konuşmaların ardından 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 7. maddesi kabul edildi.

Teklifin 8. maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, günümüzde sağlık personeli yetiştiren üniversitelerde birçok bölüm açılarak mezun işsizler ordusu yaratıldığını öne sürerek, sağlık elemanlarının istihdamında çok büyük problemler yaşandığını söyledi.

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, 16 Nisan 2017 referandumu ile kabul edilen anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin düzenlendiğini ve 24 Haziran seçimleri ile sistemin ilk cumhurbaşkanının seçildiğini anımsattı. Yeni sistemin inşasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin hiç şüphesiz büyük katkı ve emeğinin olduğunu dile getiren Kaşıkçı, "Türk milletinin tarihi misyonuna ve asırlardan bugüne gelen devlet geleneğine uygun bir yönetim modeli olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 2019 yılı bütçe teklifi yeni yapının ilk bütçesidir." ifadesini kullandı.

HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir ise HDP'nin tutuklu Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in 42. gündür açlık grevinde olduğunu belirterek, taleplerinin karşılanması için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini savundu.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 2017 yılına ilişkin Sayıştay raporlarını anımsatarak, "Hesap vermekten, denetimden, cevap vermekten, haktan, hukuktan, adaletten kaçıyorsunuz." dedi.

Karaca, "Evet, sizler milletvekili seçilinceye kadar sarayın milletvekili adaylarısınız ama hatırlatmak isterim ki seçildikten sonra 81 milyonun milletvekilisiniz. Sizler kurşun asker değilsiniz, sizler milletvekilisiniz. Eğer buna cesaret edebilecekseniz gelin, bu bütçeye, millet için 'hayır' oyu kullanın. Eğer kullanamayacaksanız, buna cesaret edemeyecekseniz o kartvizitlerinizdeki milletvekili unvanını silin, saray vekili olarak kartvizitlerinizi bastırın." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Sayıştay'ın herhangi bir kurumla ilgili tespiti varsa bunu ilgili idareye göndereceğini ve ilgililerle ilgili hukuki sürecin başlatılacağını, bundan herkesin emin olması gerektiğini söyledi.

Millet iradesine herkesin saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Akbaşoğlu, "Başka bir sıfatla sıfatlandırılmak hiç kimsenin hakkı ve haddine mümkün ve muhtemel değildir. Milletin iradesine saygı göstermeyi lütfen bütün hatiplerimizin öğrenmesi lazım." dedi.

Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatının TOKİ tarafından firmalara verildiğini ve Sayıştayın taslak bir TOKİ raporu hazırladığını belirterek, "Burada öyle iddialar var ki yenilir, yutulur değil. Ben bunu 2014'te soru önergesi yapmışım, 'Sayıştay raporuna dayanarak niye böyle yapıldı, bunun gerekçesi nedir?' demişim; 2014, sene 2018. Sayın Akbaşoğlu, ne ilgili kurumdan ne şuradan ne buradan bir tık ses yok, tık." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, Engin Altay'ın farklı bir iddiada bulunduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin başı olan Sayın Cumhurbaşkanımızın devlete ve millete hizmet ettiği mekan 2014 tarihinde iskan belgesi almış, her şeyiyle kanuni, muntazam, İmar Kanunu'na ve imar planlarına uygun olduğu hukuken tescil edilmiş bir yer." diye konuştu.

Konuya ilişkin CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in de "madem burası kaçak değildi, imar barışından istifade etmek için niçin tekrar başvuruda bulunuldu?" dediğini hatırlatan Akbaşoğlu, kendisinin de söz alarak bunun gerçek dışı ve iftira olduğunu söylediğini anımsattı.

Akbaşoğlu, Ankara 5. İdare Mahkemesinin ve Danıştay 13. Dairesinin konuya ilişkin kararlarıyla bu yapının ekleriyle beraber her türlü ihalenin ve yapının hukuka uygun olduğunun tescil edildiğini söyledi. Akbaşoğlu, "Bir tarafta bağımsız ve tarafsız yargının kararı var, bir tarafta da buna rağmen, bu hakikatlere rağmen 'çamur at, tutmazsa izi kalır.' kabilinden birtakım talihsiz açıklamalar var. Şimdi, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Akbaşoğlu'nun bahsettiği mahkeme kararlarının ve gerekçesinin elinde olduğunu belirterek, kararı okudu. Özel, mahkeme kararına rağmen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşaatının devam ettiğini, dosyanın Yargıtaya gittiğini ve orada hala ele alınmadığını belirterek, Ankara Mimarlar Odasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurduğunu ve AİHM'in konuyu esastan görüşeceğini, gerekçenin ise "yargı kararlarına uyulmaması" olduğunu söyledi.

Özel, şöyle devam etti:

"Ben o günkü konuşmamda mahkeme kararını getireceğimi söyledim. O sırada da madem hukuka uygun niye imar barışına başvurdunuz dedim. Bunu da şundan dolayı söyledim; yeni bir bilgi olarak söyleyeyim, sit alanına 15 Temmuz Müzesi yapmak için bir süreç başlatmışlar. 15 Temmuz Müzesi yapılsın da neden Atatürk Orman Çiftliğindeki sit alanının içine bu yapılsın, 61 bin metrekare? Bu konuyla ilgili de aynı zamanda imar barışı başvurusu yapıldığı söyleniyor."

Akbaşoğlu, ise Özel'in kendisinin söylediği mahkeme kararını değil bambaşka bir mahkeme kararını okuduğunu belirterek, kendisinin bahsettiği mahkeme kararlarını okudu. Akbaşoğlu, "Başından beri bu Beştepe, hukuka ve İmar Kanunu'na uygundur." dedi.

Konuşmaların ardından şahsı adına söz alan AK PARTİ Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, 2019 yılı bütçesinin, ekonomide dengelenmenin ve bütçede disiplinin sağlanması, orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi, mali disiplinin sürdürülmesi, kamu dengelerinin iyileştirilmesi, maliye politikasının sürdürülebilirliğinin gözetilmesi ve kamu maliyesi alanında elde edilen kazanımların gelecek dönemde de korunması başta olmak üzere, birçok hedefin gerçekleştirilmesinin amacını taşıdığını söyledi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu, kendisinin, mücadele ettiği kişileri iyi anlamaktan yana olduğunu ve bu konuda bir araştırma yaptığını belirterek, "Karşıma hubris sendromu diye bir hastalık çıktı. Çok uzun süre gücü elinde bulundurmaktan kaynaklanan bir kibir sendromu diyebiliriz. İnternete bunu yazınca, bir platforma, ilk örneğin Recep Tayyip Erdoğan olması bence manidar, sizin için de düşündürücü olmalı." ifadesini kullandı. Mengüllüoğlu, "Gezi bizim için onurdur. Ben orada geçirdiğimiz her dakikadan gurur duyuyorum." dedi.

Mengüllüoğlu'nun sözlerine AK PARTİ milletvekilleri tepki gösterdi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Kendisi hasta olup da hastalıklı ruh haletiyle burada kendi durumunu başkalarına psikolojik olarak yansıtanlar karışımıza çıkınca onlara da sözlerini aynen iade ediyorum." diye konuştu.

Akbaşoğlu şöyle devam etti:

"Gezi, birileri için onur olabilir. Demokratik bir Türkiye'de özgürlüklerin önünü açan AK PARTİ'dir. Refahı hakikaten toplum tabanına yayan AK PARTİ'dir. 16 yıldır bu halk boşuna mı AK PARTİ'yi iktidar yapıyor? Halka saygılı olun. 15 Temmuz, dünyanın en büyük 10 tane projesinden 6'sının Türkiye'de gerçekleşmesini engellemeye yönelik uluslararası bir operasyondu. Emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmekle emperyalistlere bu büyük mega projelerle tokat atmak işte bizim şiarımız.

2015'te bunlar yapılmasın diyenler, Gezi de vandalizme esir oldular. Biz vandalizme esir değil, milletimizin emrinde hizmetkar olmaya geldik."

Soru cevap bölümünün ardından 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 8. maddesi kabul edildi.

Teklifin 9. maddesi üzerinde söz alan İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, Ankara'da meydana gelen Yüksek Hızlı Tren (YHT) kazasına ilişkin, sinyalizasyon alt yapısının tamamlanmadan hattın açıldığını, bu durumun AK PARTİ'nin yatırım anlayışını ortaya koyduğunu öne sürdü.

Bitmemiş yatırımların bitmiş gibi gösterildiğini iddia eden Sezgin, İstanbul Havalimanı'nın bu yatırımlardan birisi olduğunu ve bu projenin tarihe sakat bir proje olarak geçeceğini savundu.

MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, AK PARTİ'li milletvekillerinin 1999-2000 yılını baz alarak hizmetlerini anlatmalarını eleştirdi. 57. Hükümet'in çok önemli hizmetler verdiğini, ortağı oldukları 57. Hükümet'e sataşılmasını doğru bulmadıklarını söyleyen Enginyurt, Cumhur İttifakı'nın zarar görmemesi adına hassasiyet beklediklerini belirtti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2000 yılındaki parametreleri kullanırken MHP'ye bir göndermede bulunmadıklarını, Cumhur İttifakı'nın kendileri açısından da çok önemli olduğunu ifade etti.

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, sağ iktidarların KİT'lerde kadrolaştığını ve bu kurumların kötü yönetildiğini öne sürdü. İstanbul Havalimanı'nın sürekli yağmur suları altında kaldığını dile getiren Kerestecioğlu, kötü koşullarda çalışan işçilerin haklarını aradıkları için tutuklandıklarını savundu.

Kerestecioğlu'nun AK PARTİ'nin Filistin politikasını eleştirmesi üzerine söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, BM Gene Kurulunda Kudüs'ün Filistin'in ebedi başkenti olduğu yönünde bir karar çıktığını ve bu kararın çıkmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en önemli aktör olarak rol aldığını kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, 2019 yılı bütçesinin teslimiyet belgesi niteliğinde olduğunu öne sürerek, "Bir bütçe, ülkenin içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurularak hazırlanırsa halkın bütçesi olur. Bu bütçe olsa olsa israf bütçesi olur. Türkiye'de 16 milyon yoksul yaşıyor ve bu vatandaşlarımız için tek bir satır yok bu bütçede. Bu ülkeyi ve bütçeyi israfa mahkum ettiniz." görüşünü savundu.

AK PARTİ Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, AK PARTİ iktidarları döneminde ekonominin dört kat daha büyüdüğünü vurgulayarak, "Hükümetimiz iktidar olduğu ilk yılda ihracatımızı 36 milyar dolardan almış ve bugün 170 milyar dolara çıkarmıştır. Savunma sanayisinde yüzde 20 olan yerli ve milli üretim bugün yüzde 65 seviyesine çıkmıştır. Eğitimden sağlığa, adaletten ulaşıma kadar her alanda dünya çapında ses getiren projelere imza atmıştır." diye konuştu

Konuşmaların ardından Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Süreyya Sadi Bilgiç, milletvekillerinin sorularına yanıt verdi. Bilgiç, 2003-2018 döneminde 52 milyon ton ithalata karşılık 66 milyon ton ihracat yapıldığını, son 16 yılda çiftçiye 117 milyar lira üzerinde hibe desteği verildiğini, gübre ve yemde alınan verginin kaldırıldığını söyledi.

Konuşmaların ardından 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin 9. maddesi kabul edildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***