2011-12-19 - 13:40
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''Avrupa parlamentoları ve kamuoyu artık Türkiye'deki yargı sisteminin güvenilir olmaktan uzaklaştığını, yargının siyasallaştığını, siyasi iktidarın güdümüne girdiğini tespit etmiştir'' dedi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''Avrupa parlamentoları ve kamuoyu artık Türkiye'deki yargı sisteminin güvenilir olmaktan uzaklaştığını, yargının siyasallaştığını, siyasi iktidarın güdümüne girdiğini tespit etmiştir'' dedi.
CHP'li Kart, Almanya'nın Kuzey Ren Westfalya Eyaleti SPD Genel Başkan Yardımcısı Britta Altenkamp'ın eyalet meclisine sunduğu soru önergesi hakkında bilgi verdi.
Önergede, ''tutuklu milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın yasalara uygun olarak seçildikleri'' ifadesinin yer aldığını anlatan Kart, ''Önergede ayrıca, 'bu milletvekillerinin haksız bir şekilde tutuklandığı, Türkiye'de sosyal demokratların politika yapmalarının hükümet eliyle engellendiği' ifadeleri de bulunuyor'' diye konuştu.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, sözlerinde şunları kaydetti:
"Türkiye'deki demokrasi ve yargı tuzaklarını, milli iradenin tehdit altında olduğunu her zeminde anlatıyor, bunun mücadelesini veriyoruz. Türkiye'de nefret söyleminin tırmandığını, toplumun ayrıştığını dile getirerek kaygı ve önerilerimizi dile getiriyoruz.
AK Parti'nin demokrasiyi araç olarak kullandığını, Devlet nüfuzunu kötüye kullanarak " Parti ve Polis Devletini" inşa ettiğini anlatıyoruz.
Bu gelişmeleri ve endişelerimizi en son 10.11.12 - Kasım .2011 tarihlerinde Alman Sosyal Demokratlarıyla Köln'de paylaştık.
Bu görüşmelerden sonra; Kuzey Ren Westfalya SPD Genel Başkan Yardımcısı Sayın Britta Altenkamp'ın, Avrupa Birliği Politikalarından ve Medyeden sorumlu Bakan'a yönelttiği önergeyi sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Önergede; 2 tutuklu Milletvekilinin yasalara uygun olarak seçildikleri, bu milletvekillerinin haksız bir şekilde tutuklandıkları, Türkiye'de Sosyal Demokratların politika yapmalarının Hükümet eliyle engellendiği, tutuklanan Milletvekillerinin ve diğer aydınların ortak özelliklerinin Hükümet karşıtı oldukları vurgulanmaktadır.
Milletvekillerinin terör örgütü üyesi olduklarına dair somut bir delilin ortaya konulmadığı ; Haberal'ın durumunun daha da özel olduğu, haksız tutuklama sebebiyle Yargıçların tazminata mahkum oldukları, bu durumla ilgili Bakan ve Hükümet üyelerinden tepki geldiği, tazminat kararı veren Yargıçların emekli edildikleri ya da başka yerlere tayin edildikleri, tutukluluğa karar veren Yargıç ve Savcıların Pozisyonlarının yükseltildiği dile getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine, Uluslararası Hukukun, Türkiye yasaları ve uygulamaları üstünde olduğu gerçeğinin anlatılması ifade edilmiştir.
Bilindiği gibi, Alman adli birimleri, 'Ergenekon' davasından aranan Bedrettin Dalan'ı, 'ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanıyor' gerekçesiyle iade etmeyi reddetmişlerdir. Aslında ortada ağırlaştırılmış müebbet hapis yolunda bir talep ya da iddia söz konusu olduğunda, doğal olanı o kişinin iade edilmesidir.
AB üyesi ülkeler ve AB'ye aday ülkelerin vatandaşlarına, bir AB ülkesinden siyasi mülteci konumu verilmesinden söz ediyoruz. Almanya ve Avrupa kamuoyundaki son gelişmelerden sonra, biz Türkiye olarak evrensel hukukun dışına düşen bir konumundayız.''
Kart, bir gazetecinin, ''tutukluluk sürelerine'' ilişkin sorusunu yanıtlarken, ''hükümetin milli irade konusunda dürüst olmadığını, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bu konudaki çalışmalarını samimi bulmadığını'' söyledi.
Bir başka soru üzerine Kart, Balbay ve Haberal'ın sağlık durumlarıyla ilgili yeni veriler elde ettiklerini belirterek, ''Burada ihmal, suiistimal boyutunda ve başka boyutlarda şeyler yaşanıyor. Cezaevi idaresi sorumluluğu Adalet Bakanlığına atamaz. Adalet Bakanlığının bu yöndeki talimatlarının kanunsuz olduğunu ifade ediyorum'' açıklamasında bulundu.(13:40)
