2013-04-08 - 15:00
MHP Konya Milletvekili ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Faruk Bal, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, AK Parti'nin hiç kimseye suç atfedecek, yükleyecek bir politik manevraya girmemesi gerektiğini belirterek, ''(Ben kendi anayasamı kendim yapacağım) veya (BDP ile yapacağım) deyip, masadan yüzünün akıyla veya karasıyla kalkması lazım'' dedi.
MHP Konya Milletvekili ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Faruk Bal, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, AK Parti'nin hiç kimseye suç atfedecek, yükleyecek bir politik manevraya girmemesi gerektiğini belirterek, ''(Ben kendi anayasamı kendim yapacağım) veya (BDP ile yapacağım) deyip, masadan yüzünün akıyla veya karasıyla kalkması lazım'' dedi.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bal, komisyondaki üyelerin, kendi partilerinden farklı olarak, ''maç bitti paydos'' diyemeyeceğini ve komisyonun kendi kendini feshedemeyeceğini kaydetti.
Bir siyasi partinin, ''ben komisyondan çekiliyorum'' diyebileceğini ancak bunu söyleyemeyen partilerin, komisyonun kendi kendini dağıtması fikrini yaymasının yanlış olduğunu ifade eden Bal, ''Komisyonun, çalışmaya dair usul ve esaslarına, kendi iç yönetmeliğine de aykırıdır. MHP olarak şunun idrakindeyiz; 137 yılda 5 anayasa yapmışız, belki ilk defa milletin iradesinin tecelli ettiği Mecliste'ki 4 siyasi partinin anayasa yapmak üzere oturduğu bir masa kurulabilmiştir. Bu 137 yılda ilk defa gerçekleşen bir durumdur'' diye konuştu.
Özellikle son iki anayasanın darbe ürünü olduğu dikkate alındığında, uzlaşma komisyonunun önem ve anlamının bir kez daha anlaşılabileceğini vurgulayan Bal, şöyle devam etti:
''Bunu idrak edemeyenler, 'komisyon bir iş yapamıyor' diye itibarsızlaştırma çabası içindeler. Oysa komisyon büyük işler yaptı. Halkın iradesinin, sesinin, nefesinin bu anayasada yer alması için 6 aylık hazırlık döneminde büyük işler yaptı. Kanallar açtı, mail yoluyla, faks yoluyla, mektup yoluyla, düşüncelerini tekliflerini komisyona ulaştırması için. Bunlar 62 bin sayfa tutuyor. Komisyon 13 ilde büyük toplantı yapmıştır. Her toplantı ortalama bin kişinin iştirak ettiği, her masada 6-7 kişinin olduğu bu toplantılarda vatandaş ne konuşuyorsa kayıt altına aldı, 18 bin sayfa. Komisyon, 'düşüncem var, teklifim var' diyenleri davet etmiş, 6 ay boyunca dinlemiştir. Bunun da halkın iradesinin yansıtılması için değeri vardır. Bununla da yetinmemiş, sivil toplum örgütlerini ziyaret etmiştir. Üniversitelerin, Meclis dışındaki partilerin sesini dinlemiştir. Böylece bir bilgi, veri havuzu oluşturulmuştur. Ondan sonra da yazım aşamasına geçmiştir. Buraya kadar yapılan iş çok önemlidir, çok ciddidir ve elin tersiyle itilebilecek nitelikte değildir.''
TBMM Başkanı Çiçek'in, ''bana uzlaşmanın yöntemini söylemeleri gerekiyor'' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Bal, komisyonun yazıma başladığında 5 bölüm üzerinde çalıştığını ifade ederek, yürütme bölümüne gelindiğinde AK Parti'nin ''başkanlık sistemi'' diye dayattığını, diğer 3 partinin parlamenter sistemi savunduğunu söyledi.
AK Parti'nin yasama bölümünde de itiraz ettiğini, ''Ben başkanlık sistemi isterim'' dediğini kaydeden Bal, ''Şimdi süreci tıkayan genel olarak AKP'nin başkanlık sistemi ama özel olarak burada, böyle 4 parti toplanmış toplumsal mutabakatı arayan bir anlaşma yapalım derken, İmralı'da görüşme yapıyor. Yani bu nasıl bir niyet- Halis bir niyet midir- Burada 4 partiyle anlaşayım derken, öbür tarafta Türkiye'nin başının belası elinde 30 bin, 40 bin şehidin kanı bulunan kişiyle anayasa yapmaya kalkıyorsun'' ifadelerini kullandı.
Bal, Uzlaşma komisyonunun önündeki iki temel sorunun sorumlusunun da AK Parti olduğunu öne sürerek, şöyle devam etti:
''Sayın Çiçek de bunları bilen birisidir. 'Vade konulsun' derken, vade koyduk; 1 ay, 2 ay, 5 ay, 6 ay, 7 ay dedik. Bu iki sorun devam ettiği müddetçe nasıl anlaşacağız. AKP başkanlık sistemini geri çekmediği müddetçe, en azından CHP ve MHP karşı çıkıyor. BDP, 'pazarlık yapabilirim' diyor. Öbür taraftan eğer İmralı ile görüşme yaparak bir anayasa yapacaksa bizimle niye masada oturuyor- Bunu yapan AKP olduğu için açık olması lazım. Hiç kimseye suç atfedecek, suç yükleyecek bir politik manevraya girmemesi lazım. 'Ben kendi anayasamı kendim yapacağım' veya 'BDP ile yapacağım' deyip, masadan yüzünün akıyla veya karasıyla kalkması lazım.''
Bal, iktidar partisinin referandum zorunluluğunu ortadan kaldıran bir öneri hazırladığının ifade edilmesi üzerine, ''Bu AK Parti'nin başkanlık sistemi ve İmralı görüşmeleri kapsamında Meclis'te anayasanın öngördüğü çoğunluğu bulamayacağının ikrarıdır. Meclis'ten yeterli desteği alamayacağının ikrarıdır. Bu engeli kaldırmak üzere anayasanın nasıl yapılmasına ilişkin bahsettiğiniz maddesinin değiştirilerek daha az bir çoğunlukla yani AKP çoğunluğuna ilave edilebilecek 7, 8 milletvekili ile millete bir anayasa dayatmasında bulunacağının da işaretidir'' dedi.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bal, komisyondaki üyelerin, kendi partilerinden farklı olarak, ''maç bitti paydos'' diyemeyeceğini ve komisyonun kendi kendini feshedemeyeceğini kaydetti.
Bir siyasi partinin, ''ben komisyondan çekiliyorum'' diyebileceğini ancak bunu söyleyemeyen partilerin, komisyonun kendi kendini dağıtması fikrini yaymasının yanlış olduğunu ifade eden Bal, ''Komisyonun, çalışmaya dair usul ve esaslarına, kendi iç yönetmeliğine de aykırıdır. MHP olarak şunun idrakindeyiz; 137 yılda 5 anayasa yapmışız, belki ilk defa milletin iradesinin tecelli ettiği Mecliste'ki 4 siyasi partinin anayasa yapmak üzere oturduğu bir masa kurulabilmiştir. Bu 137 yılda ilk defa gerçekleşen bir durumdur'' diye konuştu.
Özellikle son iki anayasanın darbe ürünü olduğu dikkate alındığında, uzlaşma komisyonunun önem ve anlamının bir kez daha anlaşılabileceğini vurgulayan Bal, şöyle devam etti:
''Bunu idrak edemeyenler, 'komisyon bir iş yapamıyor' diye itibarsızlaştırma çabası içindeler. Oysa komisyon büyük işler yaptı. Halkın iradesinin, sesinin, nefesinin bu anayasada yer alması için 6 aylık hazırlık döneminde büyük işler yaptı. Kanallar açtı, mail yoluyla, faks yoluyla, mektup yoluyla, düşüncelerini tekliflerini komisyona ulaştırması için. Bunlar 62 bin sayfa tutuyor. Komisyon 13 ilde büyük toplantı yapmıştır. Her toplantı ortalama bin kişinin iştirak ettiği, her masada 6-7 kişinin olduğu bu toplantılarda vatandaş ne konuşuyorsa kayıt altına aldı, 18 bin sayfa. Komisyon, 'düşüncem var, teklifim var' diyenleri davet etmiş, 6 ay boyunca dinlemiştir. Bunun da halkın iradesinin yansıtılması için değeri vardır. Bununla da yetinmemiş, sivil toplum örgütlerini ziyaret etmiştir. Üniversitelerin, Meclis dışındaki partilerin sesini dinlemiştir. Böylece bir bilgi, veri havuzu oluşturulmuştur. Ondan sonra da yazım aşamasına geçmiştir. Buraya kadar yapılan iş çok önemlidir, çok ciddidir ve elin tersiyle itilebilecek nitelikte değildir.''
TBMM Başkanı Çiçek'in, ''bana uzlaşmanın yöntemini söylemeleri gerekiyor'' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Bal, komisyonun yazıma başladığında 5 bölüm üzerinde çalıştığını ifade ederek, yürütme bölümüne gelindiğinde AK Parti'nin ''başkanlık sistemi'' diye dayattığını, diğer 3 partinin parlamenter sistemi savunduğunu söyledi.
AK Parti'nin yasama bölümünde de itiraz ettiğini, ''Ben başkanlık sistemi isterim'' dediğini kaydeden Bal, ''Şimdi süreci tıkayan genel olarak AKP'nin başkanlık sistemi ama özel olarak burada, böyle 4 parti toplanmış toplumsal mutabakatı arayan bir anlaşma yapalım derken, İmralı'da görüşme yapıyor. Yani bu nasıl bir niyet- Halis bir niyet midir- Burada 4 partiyle anlaşayım derken, öbür tarafta Türkiye'nin başının belası elinde 30 bin, 40 bin şehidin kanı bulunan kişiyle anayasa yapmaya kalkıyorsun'' ifadelerini kullandı.
Bal, Uzlaşma komisyonunun önündeki iki temel sorunun sorumlusunun da AK Parti olduğunu öne sürerek, şöyle devam etti:
''Sayın Çiçek de bunları bilen birisidir. 'Vade konulsun' derken, vade koyduk; 1 ay, 2 ay, 5 ay, 6 ay, 7 ay dedik. Bu iki sorun devam ettiği müddetçe nasıl anlaşacağız. AKP başkanlık sistemini geri çekmediği müddetçe, en azından CHP ve MHP karşı çıkıyor. BDP, 'pazarlık yapabilirim' diyor. Öbür taraftan eğer İmralı ile görüşme yaparak bir anayasa yapacaksa bizimle niye masada oturuyor- Bunu yapan AKP olduğu için açık olması lazım. Hiç kimseye suç atfedecek, suç yükleyecek bir politik manevraya girmemesi lazım. 'Ben kendi anayasamı kendim yapacağım' veya 'BDP ile yapacağım' deyip, masadan yüzünün akıyla veya karasıyla kalkması lazım.''
Bal, iktidar partisinin referandum zorunluluğunu ortadan kaldıran bir öneri hazırladığının ifade edilmesi üzerine, ''Bu AK Parti'nin başkanlık sistemi ve İmralı görüşmeleri kapsamında Meclis'te anayasanın öngördüğü çoğunluğu bulamayacağının ikrarıdır. Meclis'ten yeterli desteği alamayacağının ikrarıdır. Bu engeli kaldırmak üzere anayasanın nasıl yapılmasına ilişkin bahsettiğiniz maddesinin değiştirilerek daha az bir çoğunlukla yani AKP çoğunluğuna ilave edilebilecek 7, 8 milletvekili ile millete bir anayasa dayatmasında bulunacağının da işaretidir'' dedi.
