2009-05-28 - 16:35
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Suriye sınırındaki
mayınlı arazilerinin temizlenmesi ile ilgili kanun tasarısının, ülkenin geleceği açısından risk taşıdığını belirterek,
derhal geri çekilmesini istedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Suriye sınırındaki
mayınlı arazilerinin temizlenmesi ile ilgili kanun tasarısının, ülkenin geleceği açısından risk taşıdığını belirterek,
derhal geri çekilmesini istedi.
Şandır, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ile ilgili kanun tasarısının TBMM Genel Kurulundaki
çalışmaları kilitlediğini, ''uzlaşmaya mayın döşediğini'' söyledi.
AK Parti iktidarının ısrarla bu kanun tasarısını TBMM'den geçirmeye
çalıştığını savunan Şandır, MHP olarak, güçleri yettiği kadar direnmeye devam
edeceklerini belirtti. Tasarının, ülkenin geleceği açısından büyük riskler
taşıdığını öne süren Şandır, ''esas faşizan baskıyı Başbakan'ın yaptığını'' iddia
etti.
Mayınların temizlenmesine ilişkin kanun tasarısının, Danıştayın yürütmeyi
durdurma kararına rağmen yasalaştırılmaya çalışıldığını anlatan Şandır,
''Türkiye'nin kontrolünde olmayan bir toprağın yarım yüz yıllığına başkalarına
verilmesine'' karşı olduklarını ifade etti. Şandır, ''Bu kanun, masum bir kanun
değildir ve Türkiye'nin geleceğini açısından büyük risk taşımaktadır'' dedi.
''YENİ BİR GAZZE YARATILMAK İSTENİYOR''
''Yabancı ülkelerin tarımsal ihtiyaçlarını karşılamak için kendi
topraklarımızı peşkeş mi çekeceğiz?'' diye soran Şandır, yeni bir Gazze'nin
Şandır, AB belgelerinde ''Türkiye'nin güney hudutları ile ilgili
ihtilafların çözümünde ve Fırat-Dicle nehirleri ile bu nehirler üzerindeki
barajların ve sulama tesislerinin yönetimi konularında müdahale edilmesine''
ilişkin ifadeler bulunduğunu da öne sürdü.
MHP'li Şandır, sözlerini şöyle sürdürdü:
''AKP Hükümetinin yabancılara tarım alanları dahil, arazi satışını
kolaylaştırması sonrasında bundan faydalanan yabancı yatırımcıların ve kendi
halklarının gıda güvenliğini temin etmek isteyen ülkelerin GAP Bölgesinden büyük
miktarda arazi satın aldığı iddiaları, etnik bölücülük taleplerinin 'siyasal
çözüme' kavuşturulması gayretleri ve 'güzel şeyler olacak, 2009 yılı fırsat
yılıdır' gibi yeni açılımlar, Hükümetin, Suriye sınırındaki mayınların
temizlenerek temizlenen arazilerin, bunu yapan firmaya 49 yıllığına kiraya
verilmesini amaçlayan kanun tasarısı ile getirmek istediği hususlar ve Hükümetin
bu kanunu çıkarmaktaki ısrarı, birlikte düşünülecek olursa, sonu ihanete ulaşacak
bir yasa ile muhatap olduğumuz endişesindeyiz.''
MHP olarak, Türkiye ile Suriye arasındaki sınır boyunca ve tamamen
Türkiye tarafında kalan güvenlik bölgesinin mayınlardan temizlenerek tarıma
açılmasını ve halkın hizmetine sunulmasını herkesten önce kendilerinin istediğini
anlatan Şandır, şunları söyledi:
''Dost ve kardeş ülke Suriye'den ülkemize yönelecek bir tehdidin
olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını, hudutlarımızı korumak için de mayın
döşemek ihtiyacında olmadığımıza inanıyoruz. İtirazımız; mayınların temizlenmesi
karşılığında bu arazilerin kullanımının 49 yıllığına mayınları temizleyecek
firmaya yap-işlet-devret modeli ile verilmesidir. Bunu, ülkemizin güvenliği,
ekonomik çıkarları ve komşumuz Suriye için getireceği güvenlik tehdidi
ihtimalinin, dostluğumuza vereceği zarardır. İtirazımız; bu sakıncalar bazı
yetkili kurumlar tarafından raporlanmış olmasına rağmen Hükümetin, bu kanunu
ısrarla bu şekilde çıkarmak istemesinedir.
Bu konuda, mayın temizleme ile araziyi tarım amaçlı kullanma gibi iki
alakasız konu neden bir arada değerlendirilmek istenmektedir? Sorularımızın
acilen cevaplandırılmasını istiyoruz.''
''BAYKAL'IN AÇIKLAMALARI TALİHSİZLİK''
Şandır, gazetecilerin, Hakkari'nin Çukurca ilçesinde 6 askerin şehit
olmasını anımsatması üzerine, şehitlerin yakınlarının acılarını paylaştığını
belirterek, ''Herkes, aklını başına alsın'' dedi. Şandır, bölücü terörle uzlaşma
ve müzakere etmenin kan dökülmesine neden olduğunu belirterek, akan kanın ve 6
şehidin hesabını kimin vereceği sorusunu yöneltti. Şandır şöyle devam etti:
''2009 yılını, fırsat yılı olarak ilan edenler, güzel şeyler olacağı
yönünde topluma umut pompalayanlar, siyasi çözüm üretme gayretinde olanlar, silah
bırakma karşılığında genel bir af olacağı önerisinde bulunanlar... Bu kanın
hesabını kim verecek? Herkes aklını başına toplasın. Bölücü terörün hesabı
bellidir; ülkemizi parçalamayı, toplumumuzu ayrıştırarak çatıştırmayı ve
cepheleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç ortadan kalkmamıştır. Demokratik
cumhuriyetin de amacı budur, bölücü terörün döşediği mayının amacı da budur.
Bölücü teröre karşı bugün ne yazık ki MHP'den başka direniş ortaya kayan bir
kurum kalmamıştır. Üzülerek ifade ediyorum; dün Sayın Deniz Baykal'ın
açıklamaları da bir talihsizlik olmuştur. Bölücü terörle müzakere kapısını
araladığınız takdirde her gün kan akar. Bu kanın hesabını kim verecek? Vatan
evlatları toprağa düşmekte, anaların yüreği yanmaktadır.''
Sakarya Milletvekili Münir Kutluata da yaptığı açıklamada, temizleme
çalışmalarına 2001 yılında başlanıldığını anımsatarak, ''Temizlenseydi bu
mayınlardan arandırılmış toprakların yabancılara verilmesi konusu görüşülebilir
miydi? O halde neden temizlenmedi?'' diye sordu.
