2011-01-26 - 17:06
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ,
Yargıtay ve Danıştay'da daire sayısını artıran yasa tasarısı görüşmelerinin
ertelenmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ,
Yargıtay ve Danıştay'da daire sayısını artıran yasa tasarısı görüşmelerinin
ertelenmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan Bozdağ, ''Yargıtay Başkanı,
Başbakan ile görüştü ve 'Daire sayısının artması sorunu çözmez' diyor. Tasarıda
bir değişiklik olur mu, bu görüşme tasarının seyrini nasıl etkiler?'' sorusuna,
Gerçeker'in görüşlerinin çok önemli olduğunu, mutlaka incelenerek
değerlendirileceğini ifade etti.
Yargıtayın, kendisine dosya gelmese bile süratle çalışarak elindeki
dosyaları tasfiye için 5 yıla ihtiyacı olduğunu belirten Bozdağ, 2010'da 18
binden fazla dosyanın zaman aşımına uğraması nedeniyle büyük hak kayıpları
olduğunu vurguladı. Geciken adalet nedeniyle vicdanları kanatan pek çok
fotoğrafın ortaya çıktığını dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:
''Yüksek yargının işleyişi açısından şu anda iflas noktasında bir
fotoğraf ortaya koyuyor. Bunu buradan kurtarmak, yargılama sürecini hızlandırmak,
adaletin zamanında tecelli etmesine katkı sağlamak için herkesin proje üretmesi
lazım. Türkiye 1994 yılında da hem ceza hem de hukukta bir daire kurmuş. 2004'te
de Danıştay'da bir daire kurmuş. O zaman ihtiyaç olmuş, kurmuş. Şu anda da herkes
bunda hemfikir mi? Bizim davalarımız zaman aşımına uğramasın. Bunu nasıl
önleyeceğiz. Yargıtay'ın çalışma sistemi, üye sayısı ve daire yapısıyla ilgili
bir yasal düzenleme yapmadan bunu önleme imkanı yok. Öte yandan davaların
zamanında bitmesi de ancak bununla mümkün. Yargıtay 10. Ceza Dairesinde bir
dosyaya bakma süresi, 2 dakika 4 saniye, 9. Ceza Dairesinde ise 1 dakika 7
saniye... Bu kadar kısacık sürede dosya nasıl incelenecek, adalet nasıl yerini
bulacak? Hem daha geniş inceleme zamanı olması, incelemenin kısa sürede
sonuçlanması, adaletin zamanında tecellisi, zaman aşımı sürelerinin dolmasının
önüne geçilmesi için bu düzenlemeye şiddetle ihtiyaç vardır. Herkes de bunu
söylüyor. Bu düzenlemenin yapılması bizim hukuk sistemi ve adalete olan güveni de
güçlendirecektir.''
Bozdağ, tasarının görüşmelerinin ertelenmesinin söz konusu olup
olmayacağı sorusuna, ''Şu an için herhangi bir erteleme yok. Cuma günü Adalet
Komisyonu görüşmelere başlayacak ve bitene kadar da devam edecek'' karşılığını
verdi.
Bozdağ, ''CHP'liler, Anayasa Mahkemesi ile ilgili tasarının
görüşmelerinde topluma direniş çağrısında bulundular. Bu konudaki
değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna, ''Bu, CHP'nin acz içinde olduğunun
itirafıdır. Bir parti politika, proje, umut üretemezse, rakipleriyle daha iyi,
güzeli gerçekleştirme noktasında topluma olumlu kanaatler ortaya koyamazsa o
zaman iftiralara, küfre, başka hukuk dışı yöntemlere başvurur'' dedi.
TBMM Anayasa-Adalet Karma Komisyonunda Kılıçdaroğlu hakkında dosyalar
bulunduğunu ifade eden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra hakaret ve iftirayla
ilgili kaç dosya var? Bir genel başkan 6 ay içinde 6'dan fazla -sayısı yanlış
olabilir- kendisi hakkında düzenlenen fezleke var. Ayaküstü insanların onuruyla,
haysiyetiyle o kadar kolay oynanıyor ki... Bu kabul edilebilir bir iş değil.
Bir ülkede anamuhalefet partisinin daha ciddi olması, elindekileri
açıkladığında altının dolu olması lazım. İşte Kayseri ile ilgili olarak kendi
sitesinde tekzipleri yayınlanıyor. Başka yerlerde kişilerin açtığı kimi tazminat
davaları, Kılıçdaroğlu'nun aleyhine sonuçlanmış durumda. Örneğin Malatya'da AK
Parti Merkez İlçe Başkanı'nın açtığı tazminat davası...
CHP'ye tavsiyem; iftiralarla, yalanla, hukuk dışına çıkarak, insanları
korkutarak, korkuyu, öfkeyi kabartarak ve insanları sorgulamadan belli cephelere,
gruplara ayırarak değil, umudu, projeleri çoğaltarak, AK Parti ile her alanda
Türkiye'nin yarınlara yönelik üreteceği projelerle rekabet etmesi lazım. Yoksa
öteki şeylerle bu rekabet olmaz.
Biz Cumhuriyet mitinglerini de gördük. Millet sandıkta toplam bir cevabı
verdi. Bu yollara tevessül etmek siyaseten demokratik ülkede fayda getirmez. Türk
milleti demokratik olgunluğa sahiptir. Onlar bütün partileri izliyor; iftira
edenleri de proje üretenleri de izliyor. İnsanları korkutarak, korkuyu büyüterek,
olmayan konuları abartarak veya var olan konuları başkalaştırarak insanları
birbirine karşı duygu bölünmesine iterek cepheleşmeden medet umanları biliyoruz.
Her seçimde bunu görüyoruz. Her seçimde korkular büyütülüyor. CHP'nin yeni Genel
Başkanı da seleflerinin geleneğine uyarak aynı yolu seçiyor. Bir yandan korkuları
pompalarken, öte yandan da iftiralarla yol almaya devam ediyor. Ama korku
üretmek, pompalamak ve iftira üretmek bu arabayı götürmez. Bu mum yatsıya kadar
bile yanmaz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, ''Cumhurbaşkanı, Başkanlık
sistemi konusunda çekinceleri olduğunu söyledi. TBMM Başkanı Şahin'den de
kendisine destek geldi. Ne söyleyeceksiniz?'' sorusuna, ''Sayın
Cumhurbaşkanımızın, Meclis Başkanımızın kendi görüşünü açıklaması gayet
normaldir'' dedi.
Türkiye'de her konunun tartışılmasında yarar olduğunu anlatan Bekir
Bozdağ, tartışma yapılırken kimilerinin çekincelerini ve yararlarını ifade
edebileceğini söyledi. ''Sayın Cumhurbaşkanımız da bu noktada kendi kanaatini
dile getirmiştir, gayet normal bir açıklama...'' diyen Bozdağ, Türkiye'nin
başkanlık sistemini bugün tartışmadığını, tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluşuna
kadar gittiğini söyledi.
Tartışmalardan rahatsızlık duyulmaması gerektiğini, tam tersi
tartışmalarda yarar olduğunu vurgulayan Bozdağ, ''Cumhurbaşkanı, avantajları ve
dezavantajları olduğunu söyledi'' denilmesi üzerine, ''Onu sayın
Cumhurbaşkanımıza sormanız lazım. Değerlendirmeyi o yapıyor. Sistemin avantajları
ve dezavantajlarına ilişkin bir değerlendirmeyi şu aşamada ben yapmak
istemiyorum. Böyle bir değerlendirmeyi sayın Cumhurbaşkanı yapabilir. Yapması
gayet normal. Herkes yapabilir. Başkası da çıkar sistemin ne kadar yararlı
olduğuna dair değerlendirme yapabilir. Bu değerlendirmelerin serbestçe ve hür
şekilde yapmasında fayda vardır'' diye konuştu.
(17.06)
Yargıtay ve Danıştay'da daire sayısını artıran yasa tasarısı görüşmelerinin
ertelenmesinin söz konusu olmadığını söyledi.
TBMM'de gazetecilerin sorularını cevaplayan Bozdağ, ''Yargıtay Başkanı,
Başbakan ile görüştü ve 'Daire sayısının artması sorunu çözmez' diyor. Tasarıda
bir değişiklik olur mu, bu görüşme tasarının seyrini nasıl etkiler?'' sorusuna,
Gerçeker'in görüşlerinin çok önemli olduğunu, mutlaka incelenerek
değerlendirileceğini ifade etti.
Yargıtayın, kendisine dosya gelmese bile süratle çalışarak elindeki
dosyaları tasfiye için 5 yıla ihtiyacı olduğunu belirten Bozdağ, 2010'da 18
binden fazla dosyanın zaman aşımına uğraması nedeniyle büyük hak kayıpları
olduğunu vurguladı. Geciken adalet nedeniyle vicdanları kanatan pek çok
fotoğrafın ortaya çıktığını dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu:
''Yüksek yargının işleyişi açısından şu anda iflas noktasında bir
fotoğraf ortaya koyuyor. Bunu buradan kurtarmak, yargılama sürecini hızlandırmak,
adaletin zamanında tecelli etmesine katkı sağlamak için herkesin proje üretmesi
lazım. Türkiye 1994 yılında da hem ceza hem de hukukta bir daire kurmuş. 2004'te
de Danıştay'da bir daire kurmuş. O zaman ihtiyaç olmuş, kurmuş. Şu anda da herkes
bunda hemfikir mi? Bizim davalarımız zaman aşımına uğramasın. Bunu nasıl
önleyeceğiz. Yargıtay'ın çalışma sistemi, üye sayısı ve daire yapısıyla ilgili
bir yasal düzenleme yapmadan bunu önleme imkanı yok. Öte yandan davaların
zamanında bitmesi de ancak bununla mümkün. Yargıtay 10. Ceza Dairesinde bir
dosyaya bakma süresi, 2 dakika 4 saniye, 9. Ceza Dairesinde ise 1 dakika 7
saniye... Bu kadar kısacık sürede dosya nasıl incelenecek, adalet nasıl yerini
bulacak? Hem daha geniş inceleme zamanı olması, incelemenin kısa sürede
sonuçlanması, adaletin zamanında tecellisi, zaman aşımı sürelerinin dolmasının
önüne geçilmesi için bu düzenlemeye şiddetle ihtiyaç vardır. Herkes de bunu
söylüyor. Bu düzenlemenin yapılması bizim hukuk sistemi ve adalete olan güveni de
güçlendirecektir.''
Bozdağ, tasarının görüşmelerinin ertelenmesinin söz konusu olup
olmayacağı sorusuna, ''Şu an için herhangi bir erteleme yok. Cuma günü Adalet
Komisyonu görüşmelere başlayacak ve bitene kadar da devam edecek'' karşılığını
verdi.
Bozdağ, ''CHP'liler, Anayasa Mahkemesi ile ilgili tasarının
görüşmelerinde topluma direniş çağrısında bulundular. Bu konudaki
değerlendirmeniz nedir?'' sorusuna, ''Bu, CHP'nin acz içinde olduğunun
itirafıdır. Bir parti politika, proje, umut üretemezse, rakipleriyle daha iyi,
güzeli gerçekleştirme noktasında topluma olumlu kanaatler ortaya koyamazsa o
zaman iftiralara, küfre, başka hukuk dışı yöntemlere başvurur'' dedi.
TBMM Anayasa-Adalet Karma Komisyonunda Kılıçdaroğlu hakkında dosyalar
bulunduğunu ifade eden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Kılıçdaroğlu genel başkan olduktan sonra hakaret ve iftirayla
ilgili kaç dosya var? Bir genel başkan 6 ay içinde 6'dan fazla -sayısı yanlış
olabilir- kendisi hakkında düzenlenen fezleke var. Ayaküstü insanların onuruyla,
haysiyetiyle o kadar kolay oynanıyor ki... Bu kabul edilebilir bir iş değil.
Bir ülkede anamuhalefet partisinin daha ciddi olması, elindekileri
açıkladığında altının dolu olması lazım. İşte Kayseri ile ilgili olarak kendi
sitesinde tekzipleri yayınlanıyor. Başka yerlerde kişilerin açtığı kimi tazminat
davaları, Kılıçdaroğlu'nun aleyhine sonuçlanmış durumda. Örneğin Malatya'da AK
Parti Merkez İlçe Başkanı'nın açtığı tazminat davası...
CHP'ye tavsiyem; iftiralarla, yalanla, hukuk dışına çıkarak, insanları
korkutarak, korkuyu, öfkeyi kabartarak ve insanları sorgulamadan belli cephelere,
gruplara ayırarak değil, umudu, projeleri çoğaltarak, AK Parti ile her alanda
Türkiye'nin yarınlara yönelik üreteceği projelerle rekabet etmesi lazım. Yoksa
öteki şeylerle bu rekabet olmaz.
Biz Cumhuriyet mitinglerini de gördük. Millet sandıkta toplam bir cevabı
verdi. Bu yollara tevessül etmek siyaseten demokratik ülkede fayda getirmez. Türk
milleti demokratik olgunluğa sahiptir. Onlar bütün partileri izliyor; iftira
edenleri de proje üretenleri de izliyor. İnsanları korkutarak, korkuyu büyüterek,
olmayan konuları abartarak veya var olan konuları başkalaştırarak insanları
birbirine karşı duygu bölünmesine iterek cepheleşmeden medet umanları biliyoruz.
Her seçimde bunu görüyoruz. Her seçimde korkular büyütülüyor. CHP'nin yeni Genel
Başkanı da seleflerinin geleneğine uyarak aynı yolu seçiyor. Bir yandan korkuları
pompalarken, öte yandan da iftiralarla yol almaya devam ediyor. Ama korku
üretmek, pompalamak ve iftira üretmek bu arabayı götürmez. Bu mum yatsıya kadar
bile yanmaz.''
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, ''Cumhurbaşkanı, Başkanlık
sistemi konusunda çekinceleri olduğunu söyledi. TBMM Başkanı Şahin'den de
kendisine destek geldi. Ne söyleyeceksiniz?'' sorusuna, ''Sayın
Cumhurbaşkanımızın, Meclis Başkanımızın kendi görüşünü açıklaması gayet
normaldir'' dedi.
Türkiye'de her konunun tartışılmasında yarar olduğunu anlatan Bekir
Bozdağ, tartışma yapılırken kimilerinin çekincelerini ve yararlarını ifade
edebileceğini söyledi. ''Sayın Cumhurbaşkanımız da bu noktada kendi kanaatini
dile getirmiştir, gayet normal bir açıklama...'' diyen Bozdağ, Türkiye'nin
başkanlık sistemini bugün tartışmadığını, tartışmaların Cumhuriyet'in kuruluşuna
kadar gittiğini söyledi.
Tartışmalardan rahatsızlık duyulmaması gerektiğini, tam tersi
tartışmalarda yarar olduğunu vurgulayan Bozdağ, ''Cumhurbaşkanı, avantajları ve
dezavantajları olduğunu söyledi'' denilmesi üzerine, ''Onu sayın
Cumhurbaşkanımıza sormanız lazım. Değerlendirmeyi o yapıyor. Sistemin avantajları
ve dezavantajlarına ilişkin bir değerlendirmeyi şu aşamada ben yapmak
istemiyorum. Böyle bir değerlendirmeyi sayın Cumhurbaşkanı yapabilir. Yapması
gayet normal. Herkes yapabilir. Başkası da çıkar sistemin ne kadar yararlı
olduğuna dair değerlendirme yapabilir. Bu değerlendirmelerin serbestçe ve hür
şekilde yapmasında fayda vardır'' diye konuştu.
(17.06)
