2019-05-28 - 16:10
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden kaçak geçiş yapanlara kesilen idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesini, hurda araçlarda uygulanan ÖTV indiriminin 10 bin liradan 15 bin liraya çıkartılmasını da öngören kanun teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sarıkaya, Avusturya'da ilkokullara getirilen başörtü yasağı ve Avrupa'da artan İslamofobi konularında söz aldı.
Birçok AB ülkesinde seçim sürecinde İslam karşıtı bazı partilerin oylarını artırdığının görüldüğünü vurgulayan Sarıkaya, birtakım çevrelerin konu İslam olduğunda sınırları zorladığını söyledi.
Avusturya'da Müslümanları sürekli ötekileştiren bir yapının mevcut olduğuna işaret eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avusturya başörtüsünü yasaklayan yasayı kabulü ile diğer ülkeleri de cesaretlendirmiştir. Almanya'da da bu yönde tartışmalar başlamıştır. Din özgürlüğünü hiçe sayan bu tartışmanın Alman okullarında Müslüman öğrenciler ile öğretmenler arasında sorun yaratacağını bilmek için kahin olmaya gerek yoktur herhalde. Maalesef bundan ders almayan Avrupa gün geçtikçe sağa doğru kaymaktadır. Irkçı partileri sağdan sollayacağını zanneden ana akım merkez partileri kendi bindikleri dalı kesmektedirler. İnsanı bir bütün olarak kabul etmeyen bu zihin, ötekileştirici mantığın bir ürünüdür. Medeniyetler insanları dışlama ile değil insanları kazanma ile inşa edilir. Müslüman kız çocuklarımız üzerinden siyaset yapmayı planlayan bu kararı kınıyorum."
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de Ordu'nun sorunları hakkında söz aldı.
Fındığın, Türkiye'nin tarım ihracatının yüzde 15'ini oluşturan milli bir ürün olduğunu belirten Adıgüzel, "Fındık palet fabrikası kadar milli, fındık bahçeleri ise kozmik oda kadar önemli. Bizim köylümüz yabancı firmalar karşısında kendi toprağında misafir konumunda. Bizim görmediğimiz rekolteyi, şimdiden gören ve dillendiren yabancı firmalar var. Bu topraklarda 1905'den beri fındık ihracatı yapılıyor. Çay için 16 Mayıs'ta taban fiyatı verdiniz, hala fındık taban fiyatlarını açıklamadınız. Fındık fiyatı bu yıl itibarıyla yaklaşık 20 lira olmalı. Bunun altındaki fiyatlar kabul edilemez. Türkiye'de olduğu gibi bölgemizde de sıkıntılar mevcuttur. İktidar olarak sadece Karadeniz sahillerinde kaldınız. O nedenle fındığın dallarına iyi tutunun diyorum." ifadelerini kullandı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy ise kutuplaştırmanın iç politikadaki sonuçlarının ortada olduğunu, dış politikada ise ülkenin dar bir konjonktüre girdiğini öne sürdü.
Politikaların bir yol ayrımına geldiğini iddia eden Özsoy, "Sınır ötesi operasyonlardan medet umuluyor. İlki 35 yıl önce yapılmış. 'Dostum Putin' ile bir yol ayrımına gelindiğini görüyoruz. Şu ana kadar yürütülen siyasetin ülkeye bir faydasının olmadığını görüyoruz. Orta Doğu'nun ortasında kocamanlaşmış bir Kürt meselesi var. Türkiye ilişkilerini tekrar şekillendirme yoluna girerse biz inanıyoruz ki Orta Doğu'da ciddi bir barış süreci olur." diye konuştu.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Celal Adan milletvekillerine yerinden söz hakkı verdi.
AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil'in CHP grubu hakkındaki açıklamaları, CHP'li milletvekillerinden tepki aldı. Tepkilerin artması üzerine TBMM Başkanvekili Celal Adan, oturuma beş dakika ara verdi.
Aranın ardından Adan, Karahocagil'in yaptığı konuşmanın maksadını aştığı gerekçesiyle İçtüzüğün 158. maddesi gereği Karahocagil'e uyarı cezası verdi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü olduğunu anımsattı. Azerbaycan'ın bağımsızlığına uzanan yolun meşakkatli ve kanlı geçtiğinin altını çizen Türkkan, "Bağımsızlık uğruna şehit olmuş askerleri ve Azerbaycanlı kardeşlerimizi sevgi ve saygı ile anıyorum. İki devlet tek millet anlayışımız devam edecektir." dedi.
Türkkan, terör örgütü üyesi suçlaması ile görevlerine son verilen, yapılan yargılamalar sonunda suçsuzluğu kanıtlanan KHK'lilerin de görevlerine iadesinin bir an evvel yapılması gerektiğini söyledi. Söz konusu kişilerin ailelerinin mağdur olduğunu belirten Türkkan, "Her gün yeni trajik hikayeler ortaya çıkmaktadır. Bu mağduriyetleri gidermek devletin vazifesidir." diye konuştu.
Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin, yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla ülkelerine dönmeye başladıklarını hatırlatan Türkkan, Göç İdaresine 22 bin Suriyelinin bu kapsamda başvurduğunu söyledi. Türkkan, "Bayramda ülkesine dönebilen Suriyeli neden ülkesinde yaşamaz da Türkiye'ye dönmek ister bunu merak ediyorum." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bugün başlattığı operasyonla eli kanlı terör örgütünün can damarlarını bir bir kesmeye devam ettiğini söyledi.
Alınan bilgilere göre, terör hedeflerinin tam isabetle vurulduğuna dikkati çeken Bülbül, "Allah'a şükürler olsun ki Mehmetçik'imiz sağ salim görevlerini ifa etmekte, eli kanlı terör örgütünün can damarlarını kesmektedir. Dualarımız Türk ordusu ile beraberdir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da Gezi olaylarının yıl dönümü olduğunu anımsattı. Gezi'nin, her yaştan, her inanıştan, her etnik kökenden insanın demokrasi arayışıyla bir araya geldiği bir etkinlik olduğunu ileri süren Kurtulan, "Bu vesileyle o dönem yaşamını yitirenleri saygı ile anmak istiyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutladı. Özel, Azerbaycan halkını haklı davalarında sonuna kadar desteklemeye devam edeceklerinin söyledi.
Özgür Özel, ayrıca Gezi olaylarının, Cumhuriyet tarihinin "en barışçıl sivil inisiyatif kullanılarak yapılan itaatsizlik eylemi " olduğunu ifade etti.
Gezi olaylarının Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihi açısından, kendileri açısından birer altın sayfa olduğunu belirten Özel, "Çevre duyarlılığından dolayı Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmesine karşı çıkmak için orada bulunan gençlere yönelik müdahale, direnişi ve ardından yaşananların tamamını tetiklemiştir. O günlerde 'Talimatı ben verdim.' diyenler bunu yıllar sonra da tekrar edebilecekler mi? Olaylar sırasında yaşamını yitirenler oldu. Ölenleri saygı ile anıyoruz. Gezi olaylarından dolayı halen tutuklu yargılanan Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu başta olmak üzere Gezi sürecine ilişkin dosyanın içeriğinin tamamen boş olduğunu, Gezi sürecinin karalanamayacak kadar ak olduğunun altını çizmek gerekiyor." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise tartışmaların olabileceğini ancak korunması gereken en önemli değerin demokrasi ve hukuk devleti kuralları olduğunu söyledi.
Dünya genelindeki tartışmalara bakıldığında "Hukuk varsa orada barış olduğunu görüyoruz." ifadesini kullanan Özkan, şöyle devam etti:
"Tek başına yasa hiçbir anlam ifade etmez. Yasanın tek başına olduğu yerde hukukun üstünlüğünden bahsetmemiz söz konusu değil. Hukukun üstünlüğü söz konusu olduktan sonra bütün hukuk düzeni ve barış egemen olacaktır. Dünden bugüne tartışmalar oldu ülkemizde. Bizim iç kalkışma diye ifade ettiğimiz olayların yıl dönümü. Birileri tarafından Gezi olaylarına özgürlük, demokrasi denilebilir ancak dün seneyi devriyesini idrak ettiğimiz Adnan Menderes'in, Fatin Rüştü Zorlu'nun, Hasan Polatkan'ın idamının nedeni olan 27 Mayıs darbesinin yıl dönümüydü. 27 Mayıs darbesi bu ülkeye acı bedeller ödetmiş olmasına rağmen 1980'e kadar özgürlük ve demokrasi bayramı olarak kutlanmıştır. Gezi bir şekilde özgürlük bayramı olarak 6 yıldır kutlanıyor. Zamanın yargısından geçtikçe Gezi'nin bu ülkeye karşı bir kalkışma olduğunu göreceksiniz. Gezi ile eş zamanlı bir şekilde Sisi darbesinin, Arap Baharı'nın yaşandığı dönemlere bakılacak olunursa Türkiye adeta uçurumun kenarından dönmüştür. Gezi zaman içerisinde anlaşılacaktır.
Siz bizi eleştiriyor, biz sizi eleştiriyor olamasaydık demokrasiden söz edemezdik. 2002-2019 yılları arasında 5 milyar fidan toprakla buluşturulmuştur. Hangi ilde yaşıyorsanız yeşili görüyorsunuz. Çevre hassasiyeti milletimiz adına yapılmış çalışmalardır."
İYİ Parti, Trabzon'daki bazı tarım ürünleri ve sektörlere yönelik sıkıntıların giderilmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, fındık üreticisinin, ağustos ayının başında taban fiyatın belirlenmesini ve aynı ay ortalarında da Toprak Mahsulleri Ofisinin devreye girerek alımlara başlamasını beklediğini kaydetti.
Örs, Türkiye Futbol Federasyonunun Spor Toto Süper Lig sezonlarına futbol dünyasının değerli şahıslarının isimlerinin verildiğini anımsatarak, 2019-2020 Süper Lig sezonuna Trabzonspor'un merhum kaptanı, milli futbolcu Cemil Usta'nın adının verilmesi talep etti.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, fındık için belirlenen taban fiyata ilişkin "Fındık sezonu başladı, 11-12 liraya üreticiye fındığı sattırdınız. Kasım ayı geldi, nihayet o, bizim dediğimiz fiyata, yaklaşık olarak 14,5 liraya üreticiye değil, tüccarın deposundaki fındığa fındık fiyatı verdiniz ve üreticiyi mağdur ettiniz. Bu sene yine bu şekilde olmasın. İnsanlar daldan tutmadan fındığın hakkını vermenizi bekliyorum." ifadesini kullandı.
MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a fındık üreticisine verdiği destekten dolayı teşekkür etti ve hükümetin fındığa sahip çıktığını söyledi.
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk de ABD'de Sert Kabuklu Meyveler Birliğinin (INC) toplantısına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile birlikte katıldığını anlattı. Fındığın Türk ekonomisine 3 milyar doların üzerinde katkı sağladığını belirten Öztürk, "Fındık üzerinde spekülasyon yapmayalım, günlük politikaya alet etmeyelim. Grupların fikirleri vardır, bir araya gelelim. Fındık Çalışma Grubunu biz kurmuştuk. Önümüzdeki günlerde, muhtemelen bayramdan sonra tekrar yetkili arkadaşları toplayarak değerlendirme yapacağız." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, Halfeti'de kötü muamele iddialarının araştırılmasına yönelik önerisi de Genel Kurulda görüşüldü.
HDP Şanlıurfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, Halfeti'de gözaltına alınan hemşehrilerine işkence ve kötü muamele yapıldığını ileri sürerek, bu konuda muhatap bulamadıklarını ve sorularına cevap alamadıklarını kaydetti. Erdoğmuş, "Olayın olduğu gece sahur vaktiyle beraber yaklaşık 60 kişi değişik yerlerden toplanarak gözaltına alındı ve halen 30'un üzerinde, gözaltı süresi uzatılmış vatandaşlarımız var." dedi.
AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, 18 Mayıs 2019 tarihinde Halfeti'ye bağlı Dergili Mahallesi'nde terör örgütü PKK mensuplarına yönelik yapılan operasyonda 2 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 komiser yardımcısının şehit olduğunu ve 2 polis memurunun da yaralandığını anımsattı.
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında "terör örgütü üyeliği" ve "örgüte bilerek, isteyerek yardım etmek" suçlarından bugüne kadar 47 kişinin gözaltına alındığını kaydeden Yılmaz, "Şüphelilerin yakalanması ve gözaltına alınmalarıyla birlikte, adli süreç usul ve yasalara uygun olarak seyretmektedir. İşkence iddialarında kullanılan görüntülerin bu olayla ilgisi olmamakla birlikte Cumhuriyet Savcılığımız olayı titizlikle takip etmektedir." açıklamasında bulundu.
HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, işkence yapıldığına ilişkin belgeleri ortaya koydukları halde iktidar tarafından reddedildiğini savunarak, "İnkar, kimseye bir şey sağlamaz. Lütfen PKK'nın da işkencesi varsa, getirin araştırma önergesi, araştırılsın. Yıllardır diyorsunuz ki 'Dağa kaçırılan kız çocukları'... Bir tane araştırma önergesi getirmediniz, biz getirsek o araştırma önergesini eminim ki reddedersiniz." ifadesini kullandı.
Kerestecioğlu, askerlerin ve polislerin yaşamını yitirmesinden büyük bir üzüntü duyduklarını dile getirerek, "Benim şehit kavramım yok, sizin olabilir. Sizin kavramlarınızla konuşmak zorunda değilim. Kimse için bu kavramı kullanmıyorum." diye konuştu.
AK Parti'li Özkan, Kerestecioğlu'nun sözlerine ilişkin de "Şehadet ve gazilik unvanı bugün bizi bir arada tutan tutkaldır. Gazi Meclisin çatısı altında, al bayrağın altında yapmış olduğumuz bu vazifeyle, doğrudan bu ülke için verdiğimiz şehitlerin bize bıraktığı vatan üzerinde yasal düzenleme, yasama faaliyeti yapıyoruz." dedi.
HDP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra CHP grubunun gazetecilere yönelik saldırıların araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de gündeme getirildi.
Öneri üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir merkezden üretilen manşetler ve yaratılan algı operasyonlarıyla basın emekçilerinin baskıya maruz bırakıldığını söyledi.
Gazeteciler Yavuz Selim Demirağ ve Sabahattin Önkibar'ın saldırıya uğradıklarını anımsatan Özel, "2019 Türkiye'sinde bu gazeteciler muhalif söylemlere sahip diye bunlar oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Tayyip Erdoğan Türkiye'si bugün herkesin kendisini ifade ettiği, kimsenin korkmadığı bir ülkedir." dediğini aktaran Özel, "Okudukları gazetenin yazarının, elinde beysbol sopaları olan vandallar tarafından dövüldüğünü, kaburgalarının kemiklerinin kırıldığını görünce bu ülkede insanlar korkmaz mı? Gazeteciler o kalemi, sizin yarattığınız özgürlük ortamından değil, yüksek ahlaklı, baskıya karşı üstün dirençleri ve mesleklerine bağlılıklarından dolayı tekrar tutuyorlar." diye konuştu.
Gazeteciye sağlanacak özgürlük ortamının toplumun haber alma hakkına, özgür düşünce ile özgür düşünceye ulaşma hakkına ve demokrasiye güvence sağlayacağını dile getiren Özel, "Bunu yaparsanız hepimiz seviniriz ama gururu iktidara kalır. Neden gerekli adımları atmıyorsunuz? O zaman sustuğunuzda şiddetin ortağı olursunuz. Susmayın, hep beraber çözelim." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Özel'in, "adı gibi özgür ve gür sesiyle" Meclis kürsüsünden hitabetini gerçekleştirdiğini, bunun da Türkiye'nin demokrasisinin gelmiş olduğu özgürlük ortamını ortaya koyduğunu söyledi.
Özel'in, gazete manşetlerinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanlığı tarafından belirlendiği iddiasına ilişkin Özkan, şunları kaydetti:
"Bugün Türkiye'de farklı yelpazelerde bir dünya yayın organı var. Bu yayın organlarının net bir şekilde muhalifi de var, destekçisi de var, yandaşı da var. Bizi ilgilendirmez. Gazeteler bugün gündemde ne var, milletin merak ettiği en önemli mesele ne, onu manşete çıkarır, ona göre sürmanşet ve 3'üncü sayfaya doğru akar gider. Şimdi, sizler diyorsanız ki eğer 'Bu ülkede gazetelerin 1'inci sayfasında benim istediğim konu yer alacak.' Veya, ismini ifade etmek istemiyorum sataşma söz konusu olmasın diye, 'Biz iktidara geldiğimiz zaman o gazeteler hesabını verecek.' ifadesini de yine kullanan başka bir siyasiydi. Bunu da milletimizin takdirine sunuyorum. Bizim yaptığımız bütün reformların tek bir hedefi var; Türkiye, hür, demokratik hukuk devleti kurallarını bütün kurum ve kurallarıyla, Menderes'in ifadesiyle, bütün cihazlarıyla hayata geçirsin. Biz bunun mücadelesini veriyoruz."
CHP'li Özel, tekrar söz alarak, "Siz kantarı Mecliste ana muhalefetin grup başkanvekilinin konuşmasına getirirseniz bu, steril ortamda demokrasicilik tanımıdır. Demokrasinin bu ülkenin her bir metrekaresine sirayet etmesi hepimizin sorumluluğudur. İfadeleriniz malumun ilamı, kabulü niteliğindedir. Biz bu ülkede herkes için tam demokrasiyi savunuyoruz." görüşünü dile getirdi.
AK Parti'li Özkan da "Zaten bu kürsüde yapılan özgür ve gür konuşmalar, ülkemizin 81 vilayetinde, Edirne'den Kars'a yapılsın diye biz anayasal reformlar gerçekleştirdik diyoruz. Bu reformlar, ülkemizde herkesin barış, huzur içerisinde ifadesini özgür, gür bir şekilde ortaya koyabilmesi içindir. Bugün buna engel bir durum olduğu kanaatinde değilim." ifadesini kullandı.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin ardından AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden kaçak geçiş yapanlara kesilen idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesini, hurda araçlarda uygulanan ÖTV indiriminin 10 bin liradan 15 bin liraya çıkartılmasını öngören torba teklifin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sarıkaya, Avusturya'da ilkokullara getirilen başörtü yasağı ve Avrupa'da artan İslamofobi konularında söz aldı.
Birçok AB ülkesinde seçim sürecinde İslam karşıtı bazı partilerin oylarını artırdığının görüldüğünü vurgulayan Sarıkaya, birtakım çevrelerin konu İslam olduğunda sınırları zorladığını söyledi.
Avusturya'da Müslümanları sürekli ötekileştiren bir yapının mevcut olduğuna işaret eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Avusturya başörtüsünü yasaklayan yasayı kabulü ile diğer ülkeleri de cesaretlendirmiştir. Almanya'da da bu yönde tartışmalar başlamıştır. Din özgürlüğünü hiçe sayan bu tartışmanın Alman okullarında Müslüman öğrenciler ile öğretmenler arasında sorun yaratacağını bilmek için kahin olmaya gerek yoktur herhalde. Maalesef bundan ders almayan Avrupa gün geçtikçe sağa doğru kaymaktadır. Irkçı partileri sağdan sollayacağını zanneden ana akım merkez partileri kendi bindikleri dalı kesmektedirler. İnsanı bir bütün olarak kabul etmeyen bu zihin, ötekileştirici mantığın bir ürünüdür. Medeniyetler insanları dışlama ile değil insanları kazanma ile inşa edilir. Müslüman kız çocuklarımız üzerinden siyaset yapmayı planlayan bu kararı kınıyorum."
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de Ordu'nun sorunları hakkında söz aldı.
Fındığın, Türkiye'nin tarım ihracatının yüzde 15'ini oluşturan milli bir ürün olduğunu belirten Adıgüzel, "Fındık palet fabrikası kadar milli, fındık bahçeleri ise kozmik oda kadar önemli. Bizim köylümüz yabancı firmalar karşısında kendi toprağında misafir konumunda. Bizim görmediğimiz rekolteyi, şimdiden gören ve dillendiren yabancı firmalar var. Bu topraklarda 1905'den beri fındık ihracatı yapılıyor. Çay için 16 Mayıs'ta taban fiyatı verdiniz, hala fındık taban fiyatlarını açıklamadınız. Fındık fiyatı bu yıl itibarıyla yaklaşık 20 lira olmalı. Bunun altındaki fiyatlar kabul edilemez. Türkiye'de olduğu gibi bölgemizde de sıkıntılar mevcuttur. İktidar olarak sadece Karadeniz sahillerinde kaldınız. O nedenle fındığın dallarına iyi tutunun diyorum." ifadelerini kullandı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy ise kutuplaştırmanın iç politikadaki sonuçlarının ortada olduğunu, dış politikada ise ülkenin dar bir konjonktüre girdiğini öne sürdü.
Politikaların bir yol ayrımına geldiğini iddia eden Özsoy, "Sınır ötesi operasyonlardan medet umuluyor. İlki 35 yıl önce yapılmış. 'Dostum Putin' ile bir yol ayrımına gelindiğini görüyoruz. Şu ana kadar yürütülen siyasetin ülkeye bir faydasının olmadığını görüyoruz. Orta Doğu'nun ortasında kocamanlaşmış bir Kürt meselesi var. Türkiye ilişkilerini tekrar şekillendirme yoluna girerse biz inanıyoruz ki Orta Doğu'da ciddi bir barış süreci olur." diye konuştu.
Daha sonra TBMM Başkanvekili Celal Adan milletvekillerine yerinden söz hakkı verdi.
AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil'in CHP grubu hakkındaki açıklamaları, CHP'li milletvekillerinden tepki aldı. Tepkilerin artması üzerine TBMM Başkanvekili Celal Adan, oturuma beş dakika ara verdi.
Aranın ardından Adan, Karahocagil'in yaptığı konuşmanın maksadını aştığı gerekçesiyle İçtüzüğün 158. maddesi gereği Karahocagil'e uyarı cezası verdi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü olduğunu anımsattı. Azerbaycan'ın bağımsızlığına uzanan yolun meşakkatli ve kanlı geçtiğinin altını çizen Türkkan, "Bağımsızlık uğruna şehit olmuş askerleri ve Azerbaycanlı kardeşlerimizi sevgi ve saygı ile anıyorum. İki devlet tek millet anlayışımız devam edecektir." dedi.
Türkkan, terör örgütü üyesi suçlaması ile görevlerine son verilen, yapılan yargılamalar sonunda suçsuzluğu kanıtlanan KHK'lilerin de görevlerine iadesinin bir an evvel yapılması gerektiğini söyledi. Söz konusu kişilerin ailelerinin mağdur olduğunu belirten Türkkan, "Her gün yeni trajik hikayeler ortaya çıkmaktadır. Bu mağduriyetleri gidermek devletin vazifesidir." diye konuştu.
Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin, yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla ülkelerine dönmeye başladıklarını hatırlatan Türkkan, Göç İdaresine 22 bin Suriyelinin bu kapsamda başvurduğunu söyledi. Türkkan, "Bayramda ülkesine dönebilen Suriyeli neden ülkesinde yaşamaz da Türkiye'ye dönmek ister bunu merak ediyorum." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bugün başlattığı operasyonla eli kanlı terör örgütünün can damarlarını bir bir kesmeye devam ettiğini söyledi.
Alınan bilgilere göre, terör hedeflerinin tam isabetle vurulduğuna dikkati çeken Bülbül, "Allah'a şükürler olsun ki Mehmetçik'imiz sağ salim görevlerini ifa etmekte, eli kanlı terör örgütünün can damarlarını kesmektedir. Dualarımız Türk ordusu ile beraberdir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da Gezi olaylarının yıl dönümü olduğunu anımsattı. Gezi'nin, her yaştan, her inanıştan, her etnik kökenden insanın demokrasi arayışıyla bir araya geldiği bir etkinlik olduğunu ileri süren Kurtulan, "Bu vesileyle o dönem yaşamını yitirenleri saygı ile anmak istiyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutladı. Özel, Azerbaycan halkını haklı davalarında sonuna kadar desteklemeye devam edeceklerinin söyledi.
Özgür Özel, ayrıca Gezi olaylarının, Cumhuriyet tarihinin "en barışçıl sivil inisiyatif kullanılarak yapılan itaatsizlik eylemi " olduğunu ifade etti.
Gezi olaylarının Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihi açısından, kendileri açısından birer altın sayfa olduğunu belirten Özel, "Çevre duyarlılığından dolayı Gezi Parkı'ndaki ağaçların kesilmesine karşı çıkmak için orada bulunan gençlere yönelik müdahale, direnişi ve ardından yaşananların tamamını tetiklemiştir. O günlerde 'Talimatı ben verdim.' diyenler bunu yıllar sonra da tekrar edebilecekler mi? Olaylar sırasında yaşamını yitirenler oldu. Ölenleri saygı ile anıyoruz. Gezi olaylarından dolayı halen tutuklu yargılanan Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu başta olmak üzere Gezi sürecine ilişkin dosyanın içeriğinin tamamen boş olduğunu, Gezi sürecinin karalanamayacak kadar ak olduğunun altını çizmek gerekiyor." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise tartışmaların olabileceğini ancak korunması gereken en önemli değerin demokrasi ve hukuk devleti kuralları olduğunu söyledi.
Dünya genelindeki tartışmalara bakıldığında "Hukuk varsa orada barış olduğunu görüyoruz." ifadesini kullanan Özkan, şöyle devam etti:
"Tek başına yasa hiçbir anlam ifade etmez. Yasanın tek başına olduğu yerde hukukun üstünlüğünden bahsetmemiz söz konusu değil. Hukukun üstünlüğü söz konusu olduktan sonra bütün hukuk düzeni ve barış egemen olacaktır. Dünden bugüne tartışmalar oldu ülkemizde. Bizim iç kalkışma diye ifade ettiğimiz olayların yıl dönümü. Birileri tarafından Gezi olaylarına özgürlük, demokrasi denilebilir ancak dün seneyi devriyesini idrak ettiğimiz Adnan Menderes'in, Fatin Rüştü Zorlu'nun, Hasan Polatkan'ın idamının nedeni olan 27 Mayıs darbesinin yıl dönümüydü. 27 Mayıs darbesi bu ülkeye acı bedeller ödetmiş olmasına rağmen 1980'e kadar özgürlük ve demokrasi bayramı olarak kutlanmıştır. Gezi bir şekilde özgürlük bayramı olarak 6 yıldır kutlanıyor. Zamanın yargısından geçtikçe Gezi'nin bu ülkeye karşı bir kalkışma olduğunu göreceksiniz. Gezi ile eş zamanlı bir şekilde Sisi darbesinin, Arap Baharı'nın yaşandığı dönemlere bakılacak olunursa Türkiye adeta uçurumun kenarından dönmüştür. Gezi zaman içerisinde anlaşılacaktır.
Siz bizi eleştiriyor, biz sizi eleştiriyor olamasaydık demokrasiden söz edemezdik. 2002-2019 yılları arasında 5 milyar fidan toprakla buluşturulmuştur. Hangi ilde yaşıyorsanız yeşili görüyorsunuz. Çevre hassasiyeti milletimiz adına yapılmış çalışmalardır."
İYİ Parti, Trabzon'daki bazı tarım ürünleri ve sektörlere yönelik sıkıntıların giderilmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, fındık üreticisinin, ağustos ayının başında taban fiyatın belirlenmesini ve aynı ay ortalarında da Toprak Mahsulleri Ofisinin devreye girerek alımlara başlamasını beklediğini kaydetti.
Örs, Türkiye Futbol Federasyonunun Spor Toto Süper Lig sezonlarına futbol dünyasının değerli şahıslarının isimlerinin verildiğini anımsatarak, 2019-2020 Süper Lig sezonuna Trabzonspor'un merhum kaptanı, milli futbolcu Cemil Usta'nın adının verilmesi talep etti.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, fındık için belirlenen taban fiyata ilişkin "Fındık sezonu başladı, 11-12 liraya üreticiye fındığı sattırdınız. Kasım ayı geldi, nihayet o, bizim dediğimiz fiyata, yaklaşık olarak 14,5 liraya üreticiye değil, tüccarın deposundaki fındığa fındık fiyatı verdiniz ve üreticiyi mağdur ettiniz. Bu sene yine bu şekilde olmasın. İnsanlar daldan tutmadan fındığın hakkını vermenizi bekliyorum." ifadesini kullandı.
MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a fındık üreticisine verdiği destekten dolayı teşekkür etti ve hükümetin fındığa sahip çıktığını söyledi.
AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk de ABD'de Sert Kabuklu Meyveler Birliğinin (INC) toplantısına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile birlikte katıldığını anlattı. Fındığın Türk ekonomisine 3 milyar doların üzerinde katkı sağladığını belirten Öztürk, "Fındık üzerinde spekülasyon yapmayalım, günlük politikaya alet etmeyelim. Grupların fikirleri vardır, bir araya gelelim. Fındık Çalışma Grubunu biz kurmuştuk. Önümüzdeki günlerde, muhtemelen bayramdan sonra tekrar yetkili arkadaşları toplayarak değerlendirme yapacağız." diye konuştu.
İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP'nin, Halfeti'de kötü muamele iddialarının araştırılmasına yönelik önerisi de Genel Kurulda görüşüldü.
HDP Şanlıurfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, Halfeti'de gözaltına alınan hemşehrilerine işkence ve kötü muamele yapıldığını ileri sürerek, bu konuda muhatap bulamadıklarını ve sorularına cevap alamadıklarını kaydetti. Erdoğmuş, "Olayın olduğu gece sahur vaktiyle beraber yaklaşık 60 kişi değişik yerlerden toplanarak gözaltına alındı ve halen 30'un üzerinde, gözaltı süresi uzatılmış vatandaşlarımız var." dedi.
AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, 18 Mayıs 2019 tarihinde Halfeti'ye bağlı Dergili Mahallesi'nde terör örgütü PKK mensuplarına yönelik yapılan operasyonda 2 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 komiser yardımcısının şehit olduğunu ve 2 polis memurunun da yaralandığını anımsattı.
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında "terör örgütü üyeliği" ve "örgüte bilerek, isteyerek yardım etmek" suçlarından bugüne kadar 47 kişinin gözaltına alındığını kaydeden Yılmaz, "Şüphelilerin yakalanması ve gözaltına alınmalarıyla birlikte, adli süreç usul ve yasalara uygun olarak seyretmektedir. İşkence iddialarında kullanılan görüntülerin bu olayla ilgisi olmamakla birlikte Cumhuriyet Savcılığımız olayı titizlikle takip etmektedir." açıklamasında bulundu.
HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, işkence yapıldığına ilişkin belgeleri ortaya koydukları halde iktidar tarafından reddedildiğini savunarak, "İnkar, kimseye bir şey sağlamaz. Lütfen PKK'nın da işkencesi varsa, getirin araştırma önergesi, araştırılsın. Yıllardır diyorsunuz ki 'Dağa kaçırılan kız çocukları'... Bir tane araştırma önergesi getirmediniz, biz getirsek o araştırma önergesini eminim ki reddedersiniz." ifadesini kullandı.
Kerestecioğlu, askerlerin ve polislerin yaşamını yitirmesinden büyük bir üzüntü duyduklarını dile getirerek, "Benim şehit kavramım yok, sizin olabilir. Sizin kavramlarınızla konuşmak zorunda değilim. Kimse için bu kavramı kullanmıyorum." diye konuştu.
AK Parti'li Özkan, Kerestecioğlu'nun sözlerine ilişkin de "Şehadet ve gazilik unvanı bugün bizi bir arada tutan tutkaldır. Gazi Meclisin çatısı altında, al bayrağın altında yapmış olduğumuz bu vazifeyle, doğrudan bu ülke için verdiğimiz şehitlerin bize bıraktığı vatan üzerinde yasal düzenleme, yasama faaliyeti yapıyoruz." dedi.
HDP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra CHP grubunun gazetecilere yönelik saldırıların araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de gündeme getirildi.
Öneri üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bir merkezden üretilen manşetler ve yaratılan algı operasyonlarıyla basın emekçilerinin baskıya maruz bırakıldığını söyledi.
Gazeteciler Yavuz Selim Demirağ ve Sabahattin Önkibar'ın saldırıya uğradıklarını anımsatan Özel, "2019 Türkiye'sinde bu gazeteciler muhalif söylemlere sahip diye bunlar oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Tayyip Erdoğan Türkiye'si bugün herkesin kendisini ifade ettiği, kimsenin korkmadığı bir ülkedir." dediğini aktaran Özel, "Okudukları gazetenin yazarının, elinde beysbol sopaları olan vandallar tarafından dövüldüğünü, kaburgalarının kemiklerinin kırıldığını görünce bu ülkede insanlar korkmaz mı? Gazeteciler o kalemi, sizin yarattığınız özgürlük ortamından değil, yüksek ahlaklı, baskıya karşı üstün dirençleri ve mesleklerine bağlılıklarından dolayı tekrar tutuyorlar." diye konuştu.
Gazeteciye sağlanacak özgürlük ortamının toplumun haber alma hakkına, özgür düşünce ile özgür düşünceye ulaşma hakkına ve demokrasiye güvence sağlayacağını dile getiren Özel, "Bunu yaparsanız hepimiz seviniriz ama gururu iktidara kalır. Neden gerekli adımları atmıyorsunuz? O zaman sustuğunuzda şiddetin ortağı olursunuz. Susmayın, hep beraber çözelim." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Özel'in, "adı gibi özgür ve gür sesiyle" Meclis kürsüsünden hitabetini gerçekleştirdiğini, bunun da Türkiye'nin demokrasisinin gelmiş olduğu özgürlük ortamını ortaya koyduğunu söyledi.
Özel'in, gazete manşetlerinin Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanlığı tarafından belirlendiği iddiasına ilişkin Özkan, şunları kaydetti:
"Bugün Türkiye'de farklı yelpazelerde bir dünya yayın organı var. Bu yayın organlarının net bir şekilde muhalifi de var, destekçisi de var, yandaşı da var. Bizi ilgilendirmez. Gazeteler bugün gündemde ne var, milletin merak ettiği en önemli mesele ne, onu manşete çıkarır, ona göre sürmanşet ve 3'üncü sayfaya doğru akar gider. Şimdi, sizler diyorsanız ki eğer 'Bu ülkede gazetelerin 1'inci sayfasında benim istediğim konu yer alacak.' Veya, ismini ifade etmek istemiyorum sataşma söz konusu olmasın diye, 'Biz iktidara geldiğimiz zaman o gazeteler hesabını verecek.' ifadesini de yine kullanan başka bir siyasiydi. Bunu da milletimizin takdirine sunuyorum. Bizim yaptığımız bütün reformların tek bir hedefi var; Türkiye, hür, demokratik hukuk devleti kurallarını bütün kurum ve kurallarıyla, Menderes'in ifadesiyle, bütün cihazlarıyla hayata geçirsin. Biz bunun mücadelesini veriyoruz."
CHP'li Özel, tekrar söz alarak, "Siz kantarı Mecliste ana muhalefetin grup başkanvekilinin konuşmasına getirirseniz bu, steril ortamda demokrasicilik tanımıdır. Demokrasinin bu ülkenin her bir metrekaresine sirayet etmesi hepimizin sorumluluğudur. İfadeleriniz malumun ilamı, kabulü niteliğindedir. Biz bu ülkede herkes için tam demokrasiyi savunuyoruz." görüşünü dile getirdi.
AK Parti'li Özkan da "Zaten bu kürsüde yapılan özgür ve gür konuşmalar, ülkemizin 81 vilayetinde, Edirne'den Kars'a yapılsın diye biz anayasal reformlar gerçekleştirdik diyoruz. Bu reformlar, ülkemizde herkesin barış, huzur içerisinde ifadesini özgür, gür bir şekilde ortaya koyabilmesi içindir. Bugün buna engel bir durum olduğu kanaatinde değilim." ifadesini kullandı.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Grup önerilerinin ardından AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden kaçak geçiş yapanlara kesilen idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesini, hurda araçlarda uygulanan ÖTV indiriminin 10 bin liradan 15 bin liraya çıkartılmasını öngören torba teklifin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
