2011-02-18 - 13:13
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ İNCE'NİN AÇIKLAMASI...
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulunda dün kabul edilen Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu, yaptığı yazılı açıklamayla değerlendirdi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM Genel Kurulunda dün kabul edilen Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu, yaptığı yazılı açıklamayla değerlendirdi.

Muharrem İnce, ÖSYM'nin, uzun yıllar ülkenin en güvenilir kurumu olma
özelliğini taşıdığını ifade etti.

AK Parti'nin, birçok yapısal sorunlara sahip kurumları, sorunları çözme
adına birer birer devlet kurumu olmaktan çıkarıp, parti kurumuna dönüştürdüğünü
ileri süren İnce, bunun için önce bu kurumlarla ilgili yasal düzenlemeler
yapıldığını, ardından yeni yöneticiler atandığını, bu yöneticilere özel
imtiyazlar sağlayan düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirtti.

TÜBİTAK ile başlayan, Futbol Federasyonu, TÜİK, üst kurullar ve yüksek
yargıyla devam eden bu sürecin son halkasının, bu hafta itibarıyla ÖSYM olduğunu
ifade eden İnce, AK Parti tarafından, ÖSYM üzerinde yaklaşık 4 yıldır, kurumun
itibarsızlaştırılmasına ve duyulan güvenin yok edilmesine yönelik özel program
uygulandığını iddia etti.

İnce, önce Polis Melek Yüksek Okulu sınavında dikkati çeken bu programın,
en son 2010 KPSS ''skandalında'' tüm yönleriyle görünür hale geldiğini, programın
son ayağının dün kabul edilen kanun olduğunu söyledi.

CHP'nin, ÖSYM'nin bir kuruluş kanununa sahip olmasını istediğini
vurgulayarak, şöyle konuştu:

''Ancak AKP'nin bize dayattığı kanun, bırakınız ÖSYM'nin sorunlarını
çözmeyi, yitirmiş olduğu güveni yeniden kazandırmayı, tümüyle iktidar partisinin
kontrolünde, onun vücut diline uygun yepyeni bir kurumun kurulmasını
öngörmektedir. Eski ÖSYM'nin, bize sadece kısa adı kalmıştır. Kanun, kurumun tüm
çalışanlarını tasfiye ederek, tümüyle yeni kadrolar ihdas etmektedir. Bu
özelliğiyle kanun, özel bir kadrolaşma kanunudur. Kanun, AKP'nin ele geçirme
planını yürürlüğe soktuğu tüm kurumlarda gördüğümüz biçimde, her şeye muktedir
bir 'kral başkan' öngörmektedir.

ÖSYM'nin aile çiftliği olduğu söylenmekte, bu kişilerin yaşlı ve
kendilerini yenilemekten aciz olduğu dile getirilmekte. Bunları söyleyenlerin
önce kendilerine ve diğer kurumlara bakmaları, ÖSYM ile karşılaştırma yapmaları
gerekir. Özel adı Akrabalaşma Partisi olan bir partinin sözcüleri, bu iddiaları
dile getirirken nasıl oluyor da kendi iktidarlarına kadar Türkiye'nin en
güvenilir kurumunu, bu kişilerin yaratmayı başardığını açıklamaları gerekir.
Kurum çalışanları üzerinde bu denli ayrıntılı bilgi envanteri çıkaranların, KPSS
skandalının soru ve cevapları, kimin kimlere verdiğini bulamamış olması
anlamlıdır.''

İnce, kanunun sınav güvenliği sorununu ortadan kaldıramadığını, getirilen
önlem ve cezaların, yetersiz, çelişkili olduğunu ileri sürdü.

Bu düzenlemenin hayattaki karşılığının; yeni ÖSYM'de soru ve cevapların
dışarı çıkarılması, yandaşlara dağıtılması ve bunun soruşturulamayacağı olduğunu
iddia eden İnce, kanun ile ''Türkiye'nin namusudur'' diye tanımladıkları bir
kurumun yok edildiğini söyledi.

İnce, bundan sonra yeni ÖSYM'nin yaptığı sınavların daha çok
tartışılacağını, gündemi işgal edeceğini ifade ederek, ''ÖSYM, bu kanunla AKP
kadrolarını yerleştirme merkezine dönüştürülmüştür'' dedi."(13:13)