2014-01-09 - 16:15
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay,"Daha düne kadar Zekeriya Öz, Başbakan Erdoğan'ın gözbebeğiydi, şimdi gözünün çapağı gibi gözüküyor" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay,"Daha düne kadar Zekeriya Öz, Başbakan Erdoğan'ın gözbebeğiydi, şimdi gözünün çapağı gibi gözüküyor" dedi.
Altay, parlamentoda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz'ün açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Altay, Öz ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında bir polemik yaşandığını söyledi.
Öz'ün bir kitap yazdığını açıkladığını ve bu kitapta anılarına yer vereceğini söylediğini dile getiren Altay, " Daha düne kadar Öz, Başbakan Erdoğan'ın gözbebeğiydi, şimdi gözünün çapağı gibi gözüküyor. İnsanlar gözüne girince o çapakla mücadele ederler ama bazen o mücadeleyi yaparken kendi gözüne de zarar verirler. Burada kirli, hukuk dışı, yargı ile yürütme organı arasında gayriahlaki ilişkilerin olduğu çok açık. Şimdi hesabını görmeye çalışıyorlar" dedi.
İki tarafında elle tutulur yanının bulunmadığını, tüm bunların yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ilgili olduğunu savunan Altay, "Başbakan'a, Hükümet'in yakın çevresine dokunmazsanız hiç mesele yok. Ama onlara dokunursanız, savcı da olsanız, polis müdürü de olsanız, sizin Türkiye'de görev yapmanız mümkün değil. Türkiye'nin geldiği nokta budur. Asrın yolsuzluğunu örtecek bir örtü icat edilmedi. Kabe'den örtü getirse Başbakan bunun üstünü örtemez" görüşünü ifade etti.
Yeniden yargılama konusunun, gündemi saptırmaya dönük olduğunu savunan Altay, vatandaşların ayakkabı kutusunu, para sayma makinelerini, kutuların içindeki dolarları unutmaması ve unutturmaması gerektiğini söyledi. Böyle bir rüşvet skandalının, insanlık tarihinde ilk defa olduğunu ileri süren Altay, şöyle konuştu:
"Dün kullandığı Zekeriya Öz'ün, çocuklarının adının karıştığı kirli ilişkilerle ilgili görevini yapmasına Başbakan'ın müsaade etmeme anlayışıdır bu. HSYK hamlesi de yargı yetkisini kendisinin kullanma isteğinden ibarettir. Başbakan yargıya da hükmetmek istemektedir. Başbakan şunu unutmamalıdır; Parlamenter sistemlerde yürütmenin yargıya müdahalesi asla kabul edilemez. Bu getirdikleri teklifte, HSYK ibarelerinin hepsi kalkıyor ve yerine Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı'nca ibareleri geliyor. Kurul'un istisnasız tüm yetkileri, Adalet Bakanı'nın elinde toplanıyor. Dolayısıyla Başbakan'ın elinde toplanıyor. Bunun Meclis'ten geçmesi mümkün değil. Parmak çoğunluğu var diye kuvvetler ayrılığı prensibini bozamazsın. CHP olarak buna seyirce kalmayız. İçtüzüğün bize verdiği tüm hakları yarından itibaren kullanmaya başlayacağız. Bu vahim, gayriahlaki durumun Türkiye'de yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz."
Zekeriya Öz'ü kim tehdit ettiğini soran Altay, "Burada çok ciddi iddialar var, Ombudsman'ın çıkıp, 'biz böyle bir şeye bulaşmadık' demesi lazım. Bunu da bekliyorum. Ben böyle bir şey var demiyorum ama böyle iddialar var. Bazı şeyler vardır ki şuyuu vukuundan beterdir. Ombudsmanlığın bu işe bulaşması demek, Ombudsman'ın Başbakan'ın kirli ilişkilerini temizleyen bir temizlik robotuna dönüşmesi demektir. Öyleyse bu da asla kabul edilemez. Başbakan Erdoğan; Öz'e önce zırhlı araba verdi, şimdi tamir edeceğiz diye aldılar. Zekeriya Öz'e zırhlı araba asıl şimdi lazım. Başbakan arabayı da geri göndersin" dedi.
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nun girişimlerine ilişkin soru üzerine de Altay, "Çözüm mercii TBMM'dir, siyasi partidir. Feyzioğlu'nun, iyi niyetle de olsa, asrın yolsuzluğu ve rüşvet operasyonuyla sarsılan Türkiye'de gündemi saptırmaya yönelik bu hamleye bir şekilde alet olduğunu düşünüyorum. Yeniden yargılama Meclis'in iki gününü alır. Hodri meydan. Her türlü uzlaşmaya da açığız" diye konuştu.
Altay, parlamentoda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili Zekeriya Öz'ün açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Altay, Öz ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında bir polemik yaşandığını söyledi.
Öz'ün bir kitap yazdığını açıkladığını ve bu kitapta anılarına yer vereceğini söylediğini dile getiren Altay, " Daha düne kadar Öz, Başbakan Erdoğan'ın gözbebeğiydi, şimdi gözünün çapağı gibi gözüküyor. İnsanlar gözüne girince o çapakla mücadele ederler ama bazen o mücadeleyi yaparken kendi gözüne de zarar verirler. Burada kirli, hukuk dışı, yargı ile yürütme organı arasında gayriahlaki ilişkilerin olduğu çok açık. Şimdi hesabını görmeye çalışıyorlar" dedi.
İki tarafında elle tutulur yanının bulunmadığını, tüm bunların yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ilgili olduğunu savunan Altay, "Başbakan'a, Hükümet'in yakın çevresine dokunmazsanız hiç mesele yok. Ama onlara dokunursanız, savcı da olsanız, polis müdürü de olsanız, sizin Türkiye'de görev yapmanız mümkün değil. Türkiye'nin geldiği nokta budur. Asrın yolsuzluğunu örtecek bir örtü icat edilmedi. Kabe'den örtü getirse Başbakan bunun üstünü örtemez" görüşünü ifade etti.
Yeniden yargılama konusunun, gündemi saptırmaya dönük olduğunu savunan Altay, vatandaşların ayakkabı kutusunu, para sayma makinelerini, kutuların içindeki dolarları unutmaması ve unutturmaması gerektiğini söyledi. Böyle bir rüşvet skandalının, insanlık tarihinde ilk defa olduğunu ileri süren Altay, şöyle konuştu:
"Dün kullandığı Zekeriya Öz'ün, çocuklarının adının karıştığı kirli ilişkilerle ilgili görevini yapmasına Başbakan'ın müsaade etmeme anlayışıdır bu. HSYK hamlesi de yargı yetkisini kendisinin kullanma isteğinden ibarettir. Başbakan yargıya da hükmetmek istemektedir. Başbakan şunu unutmamalıdır; Parlamenter sistemlerde yürütmenin yargıya müdahalesi asla kabul edilemez. Bu getirdikleri teklifte, HSYK ibarelerinin hepsi kalkıyor ve yerine Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı'nca ibareleri geliyor. Kurul'un istisnasız tüm yetkileri, Adalet Bakanı'nın elinde toplanıyor. Dolayısıyla Başbakan'ın elinde toplanıyor. Bunun Meclis'ten geçmesi mümkün değil. Parmak çoğunluğu var diye kuvvetler ayrılığı prensibini bozamazsın. CHP olarak buna seyirce kalmayız. İçtüzüğün bize verdiği tüm hakları yarından itibaren kullanmaya başlayacağız. Bu vahim, gayriahlaki durumun Türkiye'de yaşanmasına müsaade etmeyeceğiz."
Zekeriya Öz'ü kim tehdit ettiğini soran Altay, "Burada çok ciddi iddialar var, Ombudsman'ın çıkıp, 'biz böyle bir şeye bulaşmadık' demesi lazım. Bunu da bekliyorum. Ben böyle bir şey var demiyorum ama böyle iddialar var. Bazı şeyler vardır ki şuyuu vukuundan beterdir. Ombudsmanlığın bu işe bulaşması demek, Ombudsman'ın Başbakan'ın kirli ilişkilerini temizleyen bir temizlik robotuna dönüşmesi demektir. Öyleyse bu da asla kabul edilemez. Başbakan Erdoğan; Öz'e önce zırhlı araba verdi, şimdi tamir edeceğiz diye aldılar. Zekeriya Öz'e zırhlı araba asıl şimdi lazım. Başbakan arabayı da geri göndersin" dedi.
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'nun girişimlerine ilişkin soru üzerine de Altay, "Çözüm mercii TBMM'dir, siyasi partidir. Feyzioğlu'nun, iyi niyetle de olsa, asrın yolsuzluğu ve rüşvet operasyonuyla sarsılan Türkiye'de gündemi saptırmaya yönelik bu hamleye bir şekilde alet olduğunu düşünüyorum. Yeniden yargılama Meclis'in iki gününü alır. Hodri meydan. Her türlü uzlaşmaya da açığız" diye konuştu.
