2010-07-21 - 03:25
TBMM Genel Kurulunda ''Temel Kanun'' olarak görüşülen, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının 1. bölümü kabul edildi.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Terörle Mücadele
Kanunu (TMK) kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili yasa tasarısının, yeni ceza
mevzuatının beş yıllık uygulamasının sonucunda ortaya çıkan sorun ve
eksikliklerin giderilmesi amacıyla TBMM'ye sunulduğunu belirterek, ''Bu
düzenlemeler hem çocuklar hem de ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, TMK kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili
tasarısı görüşülüyor.
Tasarı hakkında bilgi veren Ergin, sözlerine, Çukurcu'da şehit olan
askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladı. Ergin,
''Bu hain saldırıları yapanların bu ihanetleri yanlarına kalmayacaktır'' dedi.
Çocukların toplumların en kıymetli değeri olduğunu ifade eden Ergin, bu
değeri akıllı biçimde idare ederek büyüten toplumların, geleceğe o derecede
umutla ve güvenle baktığını, bilinçsizce tüketen toplumların ise ciddi
tehditlerle yüz yüze kaldıklarını söyledi. Ergin, ''Bu doğrultuda, suça
sürüklenen çocukların toplumdan soyutlamadan aile yanında ve sosyal çevreleriyle
uyumlu bir şekilde muhafazası, hayata katılımlarının sağlanması, kendileriyle ve
çevreleriyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunulması büyük önem
taşımaktadır'' diye konuştu.
Ceza adalet sisteminde ıslahın önem taşıdığını kaydeden Ergin, bu
tutumun, geleceğin teminatı olan çocukların toplum dışına itilmemesi ve yasa dışı
örgütlerin etkisi altında kalmamaları içim de önemli olduğunu dile getirdi.
Çocukların suç ve suçluluk karşısında, ceza hukuku, yargılama hukuk ve
infaz hukukunda özel kurallara tabi tutulmasının uluslararası sözleşme ve
belgelerde kabul gören bir durum olduğunu belirten Ergin, bunlarla ilgili
örnekler verdi.
Hukukun eşitlik ve adalet ilkesinin çocukların özel olarak korunmasını
gerektirdiğini anlatan Ergin, ''Ancak, bu koruma tamamen cezasızlık ve
sorumsuzluk şeklinde değil, çocuklara özgü ıslah edici koruyucu ve destekleyici
tedbirleri kapsamaktadır'' dedi.
Bakan Ergin, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza
mevzuatında korunma ihtiyacı içinde olan çocuklar, mağdur çocuklar ile suça
sürüklenen çocuklar bakımından özel kurallara yer verildiğini ifade ederek,
''Ancak, ceza mevzuatının yaklaşık beş yıllık uygulamasının sonucunda bazı
sorunlarla karşılaşıldığını'' söyledi.
Bu sorunların, yargının hızlı işlemesini engellediği gibi bazı hak
ihlallerine de neden olduğunu dile getiren Ergin, şunları kaydetti:
''Diğer yandan, uygulamadan kaynaklanan sorunlar nedeniyle Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesinde (AİHM) ülkemiz aleyhine sonuçlanmış ve sonuçlanma olasılığı
olan davalar söz konusudur. Yeni ceza mevzuatımızın beş yıllık uygulamasının
sonucunda ortaya çıkan sorun ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla bakanlığımız
tarafından Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı TBMM'ye sunulmuş ve komisyon çalışmalarından sonra önümüze
gelmiş durumdadır.
Bu kanun tasarısı, kamuoyunda 'taş atan çocuklar kanun tasarısı' adıyla
tanınmış olsa da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ilişkin uluslararası
hukukun kabul ettiği temel ilkeler doğrultusunda yeni düzenlemeler getirmekle
birlikte, getirdiği hükümler sadece bununla sınırlı değildir. Çocuklara ilişkin
hükümlerin yanında, uluslararası toplumun bir üyesi olmamızın bir sonucu olarak,
infaz hakimliğinin disiplin cezalarına ilişkin başvurularda yapacağı, incelemede
uyacağı esaslara ilişkin hükümler ile göçmen ticaretine ilişkin düzenlemeleri de
içermektedir. Bunlara ilave olarak, bu tasarıda hükmün açıklanmasının geri
bırakılması müessesesinde uygulamada ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkını
zaafa uğratan sorunları giderici hükümlere de yer verilmiştir.''
Ergin, tasarıda, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki çocuklara verilecek
cezalar ile yargılanacakları mahkemeler konusunda bazı istisnaların kaldırılması
suretiyle çocuklar lehine düzenlemelerin getirildiğini ifade etti. Ergin,
''Tasarıyla çocuklar lehine birçok düzenleme yapmakla onları yarınlara daha iyi
hazırlama gayreti içindeyiz. Yaptığımız bu düzenlemeler hem çocuklar hem de
ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.
Adalet Bakanı Ergin, şunları söyledi:
''Düzenlemeyle taş atan çocukları kurtarma gibi geçici çözümler değil
çocukları iyileştirici tedbirlerle korumayı ve geleceğe hazırlamayı
hedeflemekteyiz. Genç kuşaklar için toplumdan soyutlanmayı gerektirecek
düzenlemeler, gerilimi artıracak ifadeler yerine çocukları topluma kazandıracak
adımların peşindeyiz. Çocuklarımıza şefkatle yaklaşmak, onlar için eğitici ve
koruyucu tedbirler almak; hatta bu uğurda pozitif ayrımcılık yapmak, geleceğe
güvenle bakan, sağlıklı bir nesil oluşturmak isteyen devletin görevidir. Bizler
bu sorumluluğumuzun gereği olarak bu tarihi adımı atıyoruz.''
TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu
(TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde, gruplar adına
konuşmalar tamamlandı.
Tasarının tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk, tasarının, Batman'da toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı için
yaşından daha fazla ceza alan Berivan'ın derdine çözüm olmadığını söyledi.
Öztürk, TMK'nın 2006'da değiştirilerek, 5. maddesinde ceza artırımına
gidildiğini, bunun çocuklar için de öngörüldüğünü ifade ederek, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, iktidarları dönemindeki bu uygulamayı kaldırarak,
''lütfettiğini'' savundu.
Sadece taş atan çocukların sorunları değil, mendil satan, mevsimlik
geçici çocuk işçilerin de sorunları olduğunu belirten Öztürk, ''Çocuklar için en
güzel cezayı tartışıyoruz, tıpkı ölümlerin en güzelini tartıştığımız gibi. Asıl
olan çocuklara ceza vermemek değil mi?'' diye sordu.
Öztürk, terörle mücadeleyi zaafa uğratacak düzenlemelerden kaçınılması
gerektiğini dile getirdi.
Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde, sadece çocukların değil,
yetişkinlerin de yargılanmaması gerektiğini kaydeden Öztürk, tasarının,
beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu, konjonktüre göre yasa yapılamayacağını
vurguladı. Öztürk, kısa vadede toplumdan yükselen tepkilerin
dindirilebilineceğini ancak köklü bir çözüm olamayacağını ifade etti.
Öztürk, taş atan çocuklar cezadan kurtarılmak isteniyorsa, TMK ve TCK'nın
ilgili maddelerine de neşter vurmak gerektiğini kaydederek, ''Toplantı ve gösteri
yürüyüşüne katılmış olmayı, örgüt üyeliği olarak kabul ederseniz, sorunu çözme
iradesinde olmadığınız anlaşılır'' dedi,
Elindeki küçük bir taşı gösteren Öztürk, ''Taş ile mukavemeti, ateşli
silahla direnme sayarsanız, samimi değilsiniz'' görüşünü savundu.
MHP Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, bugün, bu
tasarıyı görüşmek yerine, sınır ötesi kara harekatını, terörle ilişkili suçlarda
idamı geri getirmeyi konuşmaları gerektiğini öne sürdü.
Yalçın, 6 şehit toprağa verilmeden, terör zafiyeti, teröre taviz
tasarısını, terör örgütünü zafer kazandığı edasına sokan bir tasarıyı
görüşmemeleri gerektiğini belirterek, iktidardan, tasarıyı geri çekmesini
istedi.
12 maddeden oluşan tasarının, temel yasa olarak görüşülmesini de
eleştiren Yalçın, bunun, millete ve TBMM'ye saygısızlık olduğunu belirtti.
Tasarıyı, ''çocukların arkasına saklanarak, yetişkin affına yönelik bir
tasarı'' olarak nitelendiren Yalçın, genel çocuk suçluluğu konusunu bir kenara
itip, sadece terör suçlarıyla ilgili özel bir yasa yapmanın anayasaya ve kamu
vicdanına aykırı olduğunu savundu. Yalçın, ''Baklava çalan, gasp yapan çocuğun
ana babası sizi gördüğünde bizim çocuğumuz bundan neden yararlanmıyor diye
sorduğunda ne diyeceksiniz'' dedi.
Yalçın, suç tipinin, yaşa ve cinsiyete göre değiştirilemeyeceğini
kaydederek, ''Kadınlar da zayıf... Cinayet işlediklerinde suçları yarı oranında
mı uygulanacak?'' sorusunu yöneltti.
Tasarının yasalaşması halinde çocukların polise, jandarmaya taş
atmasının, yüzünü gizleyerek eylem yapmasının, örgüt propagandasının serbest
olacağını öne süren Yalçın, ''Töre cinayetleri, ceza indirimi nedeniyle yaşı
küçük çocuklara işlettiriliyor. Kanuna oy vererek, çocukların başına gelecek her
eylemden, canını yakacağı her kişiden sizler sorumlu olacaksınız'' diyerek,
sözlerini tamamladı.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de tasarının, kalıcı ve köklü
çözüm içermediğini, TMK'nın 2 ve 7, TCK'nın 220. maddelerinin de değiştirilmesi
gerektiğini söyledi.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasında yapılan değişikliğin, tasarıyı
hukukileştirmediğini öne süren Geylani, tasarının, yeni potansiyel sorunlara açık
olduğunu kaydetti.
Geylani, tasarının, çocukların cezalarını, çocuklara özgü güvenlik
tedbirleri çerçevesinde çekmesini öngördüğünü anımsatarak, çocukların
ailelerinden, toplumdan, çocuk çevresinden yalıtılacağını kaydetti. Geylani,
tasarıyla cezaevlerinin, yine terörist muamelesi gören çocuklarla dolacağını öne
sürdü.
TMK'nın bir bütün olarak kaldırılmasını isteyen Geylani, ''Çocukları taş
atma noktasına getiren nedenler nelerdir? Çocukları mahkum etmek yerine,
nedenleri mahkum etmek gerekir'' dedi. Geylani, bu çocukların köylerinin
yakıldığını, göçe zorlanan ailelerin çocukları olduğunu, en yakınlarının
öldürüldüğünü, işkence gördüğünü ifade ederek, ''Bu çocuklar, gülüşleri yere
düşen çocuklardır'' diye konuştu.
Geylani, eksiklerine rağmen tasarıyı destekleyeceklerini kaydetti.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü ise tasarıyla ilgili bilgi
verdi. Tasarıda, konuşulanlara ek olarak göçmen kaçakçılığıyla ilgili de
düzenleme bulunduğuna dikkati çeken Köylü, kamyonlarda, ''Hayvan taşır gibi bu
insanların nakledilmesine'' karşı cezaların artırıldığını söyledi. Köylü, göçmen
kaçakçılığının, teşebbüste de kalsa gerçekleşmiş gibi ceza alacağını belirtti.
Köylü, tasarıyla çocukların hangi suçu işlerse işlesin çocuk
mahkemelerinde yargılanmasının yolunun açıldığını ifade etti.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yasasını ''despot bir yasa'' olarak
değerlendiren Köylü, yasadaki cezaların çok olması nedeniyle hakimlerin beraat
yolunu aradığını anlattı. Köylü, bu yasada yapılan değişikliklerden büyüklerin de
yararlanmasının doğru olduğunu kaydetti.
Çocuk ya da büyüğün cezaevine girdiğinde, örgütün hemen bu kişinin peşine
düştüğünü, ''Devlet seni yakaladı, senin peşini bırakmaz'' diyerek baskı
yaptığını belirten Köylü, çocuğun cezaevinden çıkmasından sonra da peşinin
bırakılmadığını söyledi. Köylü, ''Örgüt, 'devlet seni mimledi, bizle gelmek
zorundasın' der. Çocukları cezaevinde tutarsanız, örgüte daha kolay karışır''
dedi.
Köylü, düzenlemenin yetersiz olduğunu, TMK'daki değişikliklerin
istedikleri tarzda olmadığını kaydetti.
Örgüt propagandası yapmak ve gösteri yürüyüşüne katılmanın, örgüt üyesi
gibi cezalandırılmasının önüne geçecek bir önerge hazırladıklarını bildiren
Köylü, böyle bir cezalandırmanın mantığa sığmadığını kaydetti.
Köylü, ''Terör örgütüne bu çocukları kaptırmamak için ne gerekiyorsa
yapacağız. Bu terörle mücadele usulüdür'' dedi.
Toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan
çocuklar, propaganda suçu işlese dahi terör suçlusu sayılmayacak, örgüt üyesi
gibi cezalandırılmayacak.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının görüşmesi sırasında AK Parti'li
milletvekilleri önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa aykırı
olarak, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılarak direnen veya bu sırada
propaganda suçunu işleyen çocuklar hakkında, bu suçlara bağlı olarak ayrıca
TMK'nın, ''Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör
suçlusu sayılır ve örgüt mensupları gibi cezalandırılır'' hükmü uygulanmayacak.
Önergenin gerekçesinde, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kitle
psikolojisinin etkisinde kalarak katılan çocukların, bu sırada terör örgütünün
propagandası yönünde fiil ve davranışlarda bulunması halinde ayrıca örgüt üyesi
olmaktan dolayı mahkum edildiği anımsatıldı.
Bu uygulamanın, çocukların işledikleri suçlara nazaran çok ağır cezalarla
ölçüsüz şekilde cezalandırılması sonucunu ortaya çıkardığı, bunun, terör
örgütleri tarafından çocukların istismar edilmesi açısından büyük kolaylık
oluşturduğu belirtildi. Önergenin, bu yanlış uygulamanın önüne geçmek amacıyla
verildiği kaydedildi.
TBMM Genel Kurulunda ''Temel Kanun'' olarak
görüşülen, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan
Kanun Tasarısının 1. bölümü kabul edildi.
Tasarının 1 ile 7. maddelerini kapsayan 1. bölümüne göre, Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine
katılanlara, ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamaları halinde verilen cezanın
alt sınırı 1,5 yıldan 6 aya indiriliyor. Bu kişiler, 6 aydan 3 yıla kadar hapis
cezasına çarptırılacak; böylece yargılama asliye ceza mahkemelerinde
yapılabilecek. Eski düzenlemede bu ceza 1,5 yıldan 3 yıla kadar şekline
uygulanıyordu. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleyenler işlerse ceza
yarı oranında artırılacak.
İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya
tehditle direnenler hakkında Türk Ceza Kanununun 265. maddesinde öngörülen ceza
artırım hükümleri uygulanacak. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı
olması ve dağılmamak için direnilmesi halinde de bu ceza hükümleri geçerli
olacak.
Tasarı, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, kanunda sayılan silah veya
araçları taşıyarak katılanlara verilen cezayı düşürüyor. Ateşli silahlar,
patlayıcı maddeler, her türlü kesici, delici aletler, taş, sopa, demir ve lastik
çubuklar gibi silah ve araçları taşıyarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine
katılanlara verilen 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, 6 aydan 3 yıla kadar
indiriliyor.
Silahın patlayıcı veya yakıcı madde ya da ateşli silah olması halinde ise
cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamayacak. Silah veya aracın bulundurulmasının
suç oluşturması halinde ise bu kişiler hakkında, ilgili hükümlere göre de ceza
verilecek.
Çocukların, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katıldığı,
buna bağlı olarak örgüt üyeliğinden ve bu sırada işledikleri propaganda suçundan
aldığı cezaların, çocuklara özgü güvenlik önlemi altında infaz edileceği ancak,
bu suçları birden fazla işleyen çocuklar ve ateşli silah, mermi, kesici, delici,
patlayıcı veya yakıcı maddelerle toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan çocuklar
için bu hükmün uygulanmayacağına dair madde, Genel Kurulda verilen önergeyle
değiştirildi.
Buna göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa aykırı olarak, toplantı
ve gösteri yürüyüşlerine katılarak direnen veya bu sırada propaganda suçunu
işleyen çocuklar hakkında, bu suçlara bağlı olarak ayrıca TMK'nın, ''Terör
örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır
ve örgüt mensupları gibi cezalandırılır'' hükmü uygulanmayacak.
İnfaz hakimi, disiplin cezasına karşı yapılan şikayet üzerine hükümlü
veya tutuklunun savunmasını aldıktan, talep edilen diğer delilleri topladıktan
sonra kararını verecek. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını hazır bulunarak ve
vekaletnamesini vermek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracığıyla
yapabilecek. İnfaz hakimi, gerekli görmesi halinde hükümlü veya tutuklunun
savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilecek.
Göçmen kaçakçılığında suç, teşebbüs aşamasında da kalsa bile gerçekleşmiş
gibi cezalandırılacak. Menfaat elde etmek için yasal olmayan yollardan bir
yabancıyı ülkeye sokmaya, ülkede kalmasına, Türk vatandaşı veya yabancının yurt
dışına çıkmasına imkan sağlayanlar 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10 bin güne
kadar adli para cezasına çarptırılacak.
Mağdurun hayatında tehlike oluşturması ve onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılmak istenmesi halinde cezalar, yarısından 3'te 2'sine kadar artırılacak.
Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilmeyecek.
MHP, tasarının her maddesinin oylanmasından önce açık oylama istedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, verilen önergeyle tasarının 3.
maddesinin ''af niteliğinde'' olduğunu savunarak, oylamada beşte üç çoğunluk
aranması gerektiğini ileri sürdü. Ancak bu görüşe AK Parti, CHP ve BDP grupları
katılmadı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da maddenin af niteliğinde olmadığını
belirtti.
(08.59)
Kanunu (TMK) kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili yasa tasarısının, yeni ceza
mevzuatının beş yıllık uygulamasının sonucunda ortaya çıkan sorun ve
eksikliklerin giderilmesi amacıyla TBMM'ye sunulduğunu belirterek, ''Bu
düzenlemeler hem çocuklar hem de ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, TMK kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili
tasarısı görüşülüyor.
Tasarı hakkında bilgi veren Ergin, sözlerine, Çukurcu'da şehit olan
askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladı. Ergin,
''Bu hain saldırıları yapanların bu ihanetleri yanlarına kalmayacaktır'' dedi.
Çocukların toplumların en kıymetli değeri olduğunu ifade eden Ergin, bu
değeri akıllı biçimde idare ederek büyüten toplumların, geleceğe o derecede
umutla ve güvenle baktığını, bilinçsizce tüketen toplumların ise ciddi
tehditlerle yüz yüze kaldıklarını söyledi. Ergin, ''Bu doğrultuda, suça
sürüklenen çocukların toplumdan soyutlamadan aile yanında ve sosyal çevreleriyle
uyumlu bir şekilde muhafazası, hayata katılımlarının sağlanması, kendileriyle ve
çevreleriyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunulması büyük önem
taşımaktadır'' diye konuştu.
Ceza adalet sisteminde ıslahın önem taşıdığını kaydeden Ergin, bu
tutumun, geleceğin teminatı olan çocukların toplum dışına itilmemesi ve yasa dışı
örgütlerin etkisi altında kalmamaları içim de önemli olduğunu dile getirdi.
Çocukların suç ve suçluluk karşısında, ceza hukuku, yargılama hukuk ve
infaz hukukunda özel kurallara tabi tutulmasının uluslararası sözleşme ve
belgelerde kabul gören bir durum olduğunu belirten Ergin, bunlarla ilgili
örnekler verdi.
Hukukun eşitlik ve adalet ilkesinin çocukların özel olarak korunmasını
gerektirdiğini anlatan Ergin, ''Ancak, bu koruma tamamen cezasızlık ve
sorumsuzluk şeklinde değil, çocuklara özgü ıslah edici koruyucu ve destekleyici
tedbirleri kapsamaktadır'' dedi.
Bakan Ergin, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza
mevzuatında korunma ihtiyacı içinde olan çocuklar, mağdur çocuklar ile suça
sürüklenen çocuklar bakımından özel kurallara yer verildiğini ifade ederek,
''Ancak, ceza mevzuatının yaklaşık beş yıllık uygulamasının sonucunda bazı
sorunlarla karşılaşıldığını'' söyledi.
Bu sorunların, yargının hızlı işlemesini engellediği gibi bazı hak
ihlallerine de neden olduğunu dile getiren Ergin, şunları kaydetti:
''Diğer yandan, uygulamadan kaynaklanan sorunlar nedeniyle Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesinde (AİHM) ülkemiz aleyhine sonuçlanmış ve sonuçlanma olasılığı
olan davalar söz konusudur. Yeni ceza mevzuatımızın beş yıllık uygulamasının
sonucunda ortaya çıkan sorun ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla bakanlığımız
tarafından Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı TBMM'ye sunulmuş ve komisyon çalışmalarından sonra önümüze
gelmiş durumdadır.
Bu kanun tasarısı, kamuoyunda 'taş atan çocuklar kanun tasarısı' adıyla
tanınmış olsa da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ilişkin uluslararası
hukukun kabul ettiği temel ilkeler doğrultusunda yeni düzenlemeler getirmekle
birlikte, getirdiği hükümler sadece bununla sınırlı değildir. Çocuklara ilişkin
hükümlerin yanında, uluslararası toplumun bir üyesi olmamızın bir sonucu olarak,
infaz hakimliğinin disiplin cezalarına ilişkin başvurularda yapacağı, incelemede
uyacağı esaslara ilişkin hükümler ile göçmen ticaretine ilişkin düzenlemeleri de
içermektedir. Bunlara ilave olarak, bu tasarıda hükmün açıklanmasının geri
bırakılması müessesesinde uygulamada ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkını
zaafa uğratan sorunları giderici hükümlere de yer verilmiştir.''
Ergin, tasarıda, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki çocuklara verilecek
cezalar ile yargılanacakları mahkemeler konusunda bazı istisnaların kaldırılması
suretiyle çocuklar lehine düzenlemelerin getirildiğini ifade etti. Ergin,
''Tasarıyla çocuklar lehine birçok düzenleme yapmakla onları yarınlara daha iyi
hazırlama gayreti içindeyiz. Yaptığımız bu düzenlemeler hem çocuklar hem de
ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.
Adalet Bakanı Ergin, şunları söyledi:
''Düzenlemeyle taş atan çocukları kurtarma gibi geçici çözümler değil
çocukları iyileştirici tedbirlerle korumayı ve geleceğe hazırlamayı
hedeflemekteyiz. Genç kuşaklar için toplumdan soyutlanmayı gerektirecek
düzenlemeler, gerilimi artıracak ifadeler yerine çocukları topluma kazandıracak
adımların peşindeyiz. Çocuklarımıza şefkatle yaklaşmak, onlar için eğitici ve
koruyucu tedbirler almak; hatta bu uğurda pozitif ayrımcılık yapmak, geleceğe
güvenle bakan, sağlıklı bir nesil oluşturmak isteyen devletin görevidir. Bizler
bu sorumluluğumuzun gereği olarak bu tarihi adımı atıyoruz.''
TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu
(TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerinde, gruplar adına
konuşmalar tamamlandı.
Tasarının tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Ali
Rıza Öztürk, tasarının, Batman'da toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı için
yaşından daha fazla ceza alan Berivan'ın derdine çözüm olmadığını söyledi.
Öztürk, TMK'nın 2006'da değiştirilerek, 5. maddesinde ceza artırımına
gidildiğini, bunun çocuklar için de öngörüldüğünü ifade ederek, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, iktidarları dönemindeki bu uygulamayı kaldırarak,
''lütfettiğini'' savundu.
Sadece taş atan çocukların sorunları değil, mendil satan, mevsimlik
geçici çocuk işçilerin de sorunları olduğunu belirten Öztürk, ''Çocuklar için en
güzel cezayı tartışıyoruz, tıpkı ölümlerin en güzelini tartıştığımız gibi. Asıl
olan çocuklara ceza vermemek değil mi?'' diye sordu.
Öztürk, terörle mücadeleyi zaafa uğratacak düzenlemelerden kaçınılması
gerektiğini dile getirdi.
Özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde, sadece çocukların değil,
yetişkinlerin de yargılanmaması gerektiğini kaydeden Öztürk, tasarının,
beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu, konjonktüre göre yasa yapılamayacağını
vurguladı. Öztürk, kısa vadede toplumdan yükselen tepkilerin
dindirilebilineceğini ancak köklü bir çözüm olamayacağını ifade etti.
Öztürk, taş atan çocuklar cezadan kurtarılmak isteniyorsa, TMK ve TCK'nın
ilgili maddelerine de neşter vurmak gerektiğini kaydederek, ''Toplantı ve gösteri
yürüyüşüne katılmış olmayı, örgüt üyeliği olarak kabul ederseniz, sorunu çözme
iradesinde olmadığınız anlaşılır'' dedi,
Elindeki küçük bir taşı gösteren Öztürk, ''Taş ile mukavemeti, ateşli
silahla direnme sayarsanız, samimi değilsiniz'' görüşünü savundu.
MHP Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, bugün, bu
tasarıyı görüşmek yerine, sınır ötesi kara harekatını, terörle ilişkili suçlarda
idamı geri getirmeyi konuşmaları gerektiğini öne sürdü.
Yalçın, 6 şehit toprağa verilmeden, terör zafiyeti, teröre taviz
tasarısını, terör örgütünü zafer kazandığı edasına sokan bir tasarıyı
görüşmemeleri gerektiğini belirterek, iktidardan, tasarıyı geri çekmesini
istedi.
12 maddeden oluşan tasarının, temel yasa olarak görüşülmesini de
eleştiren Yalçın, bunun, millete ve TBMM'ye saygısızlık olduğunu belirtti.
Tasarıyı, ''çocukların arkasına saklanarak, yetişkin affına yönelik bir
tasarı'' olarak nitelendiren Yalçın, genel çocuk suçluluğu konusunu bir kenara
itip, sadece terör suçlarıyla ilgili özel bir yasa yapmanın anayasaya ve kamu
vicdanına aykırı olduğunu savundu. Yalçın, ''Baklava çalan, gasp yapan çocuğun
ana babası sizi gördüğünde bizim çocuğumuz bundan neden yararlanmıyor diye
sorduğunda ne diyeceksiniz'' dedi.
Yalçın, suç tipinin, yaşa ve cinsiyete göre değiştirilemeyeceğini
kaydederek, ''Kadınlar da zayıf... Cinayet işlediklerinde suçları yarı oranında
mı uygulanacak?'' sorusunu yöneltti.
Tasarının yasalaşması halinde çocukların polise, jandarmaya taş
atmasının, yüzünü gizleyerek eylem yapmasının, örgüt propagandasının serbest
olacağını öne süren Yalçın, ''Töre cinayetleri, ceza indirimi nedeniyle yaşı
küçük çocuklara işlettiriliyor. Kanuna oy vererek, çocukların başına gelecek her
eylemden, canını yakacağı her kişiden sizler sorumlu olacaksınız'' diyerek,
sözlerini tamamladı.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de tasarının, kalıcı ve köklü
çözüm içermediğini, TMK'nın 2 ve 7, TCK'nın 220. maddelerinin de değiştirilmesi
gerektiğini söyledi.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasında yapılan değişikliğin, tasarıyı
hukukileştirmediğini öne süren Geylani, tasarının, yeni potansiyel sorunlara açık
olduğunu kaydetti.
Geylani, tasarının, çocukların cezalarını, çocuklara özgü güvenlik
tedbirleri çerçevesinde çekmesini öngördüğünü anımsatarak, çocukların
ailelerinden, toplumdan, çocuk çevresinden yalıtılacağını kaydetti. Geylani,
tasarıyla cezaevlerinin, yine terörist muamelesi gören çocuklarla dolacağını öne
sürdü.
TMK'nın bir bütün olarak kaldırılmasını isteyen Geylani, ''Çocukları taş
atma noktasına getiren nedenler nelerdir? Çocukları mahkum etmek yerine,
nedenleri mahkum etmek gerekir'' dedi. Geylani, bu çocukların köylerinin
yakıldığını, göçe zorlanan ailelerin çocukları olduğunu, en yakınlarının
öldürüldüğünü, işkence gördüğünü ifade ederek, ''Bu çocuklar, gülüşleri yere
düşen çocuklardır'' diye konuştu.
Geylani, eksiklerine rağmen tasarıyı destekleyeceklerini kaydetti.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü ise tasarıyla ilgili bilgi
verdi. Tasarıda, konuşulanlara ek olarak göçmen kaçakçılığıyla ilgili de
düzenleme bulunduğuna dikkati çeken Köylü, kamyonlarda, ''Hayvan taşır gibi bu
insanların nakledilmesine'' karşı cezaların artırıldığını söyledi. Köylü, göçmen
kaçakçılığının, teşebbüste de kalsa gerçekleşmiş gibi ceza alacağını belirtti.
Köylü, tasarıyla çocukların hangi suçu işlerse işlesin çocuk
mahkemelerinde yargılanmasının yolunun açıldığını ifade etti.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yasasını ''despot bir yasa'' olarak
değerlendiren Köylü, yasadaki cezaların çok olması nedeniyle hakimlerin beraat
yolunu aradığını anlattı. Köylü, bu yasada yapılan değişikliklerden büyüklerin de
yararlanmasının doğru olduğunu kaydetti.
Çocuk ya da büyüğün cezaevine girdiğinde, örgütün hemen bu kişinin peşine
düştüğünü, ''Devlet seni yakaladı, senin peşini bırakmaz'' diyerek baskı
yaptığını belirten Köylü, çocuğun cezaevinden çıkmasından sonra da peşinin
bırakılmadığını söyledi. Köylü, ''Örgüt, 'devlet seni mimledi, bizle gelmek
zorundasın' der. Çocukları cezaevinde tutarsanız, örgüte daha kolay karışır''
dedi.
Köylü, düzenlemenin yetersiz olduğunu, TMK'daki değişikliklerin
istedikleri tarzda olmadığını kaydetti.
Örgüt propagandası yapmak ve gösteri yürüyüşüne katılmanın, örgüt üyesi
gibi cezalandırılmasının önüne geçecek bir önerge hazırladıklarını bildiren
Köylü, böyle bir cezalandırmanın mantığa sığmadığını kaydetti.
Köylü, ''Terör örgütüne bu çocukları kaptırmamak için ne gerekiyorsa
yapacağız. Bu terörle mücadele usulüdür'' dedi.
Toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan
çocuklar, propaganda suçu işlese dahi terör suçlusu sayılmayacak, örgüt üyesi
gibi cezalandırılmayacak.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının görüşmesi sırasında AK Parti'li
milletvekilleri önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa aykırı
olarak, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılarak direnen veya bu sırada
propaganda suçunu işleyen çocuklar hakkında, bu suçlara bağlı olarak ayrıca
TMK'nın, ''Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör
suçlusu sayılır ve örgüt mensupları gibi cezalandırılır'' hükmü uygulanmayacak.
Önergenin gerekçesinde, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kitle
psikolojisinin etkisinde kalarak katılan çocukların, bu sırada terör örgütünün
propagandası yönünde fiil ve davranışlarda bulunması halinde ayrıca örgüt üyesi
olmaktan dolayı mahkum edildiği anımsatıldı.
Bu uygulamanın, çocukların işledikleri suçlara nazaran çok ağır cezalarla
ölçüsüz şekilde cezalandırılması sonucunu ortaya çıkardığı, bunun, terör
örgütleri tarafından çocukların istismar edilmesi açısından büyük kolaylık
oluşturduğu belirtildi. Önergenin, bu yanlış uygulamanın önüne geçmek amacıyla
verildiği kaydedildi.
TBMM Genel Kurulunda ''Temel Kanun'' olarak
görüşülen, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan
Kanun Tasarısının 1. bölümü kabul edildi.
Tasarının 1 ile 7. maddelerini kapsayan 1. bölümüne göre, Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine
katılanlara, ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamaları halinde verilen cezanın
alt sınırı 1,5 yıldan 6 aya indiriliyor. Bu kişiler, 6 aydan 3 yıla kadar hapis
cezasına çarptırılacak; böylece yargılama asliye ceza mahkemelerinde
yapılabilecek. Eski düzenlemede bu ceza 1,5 yıldan 3 yıla kadar şekline
uygulanıyordu. Bu suçu, toplantı ve gösteri yürüyüşünü düzenleyenler işlerse ceza
yarı oranında artırılacak.
İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya
tehditle direnenler hakkında Türk Ceza Kanununun 265. maddesinde öngörülen ceza
artırım hükümleri uygulanacak. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı
olması ve dağılmamak için direnilmesi halinde de bu ceza hükümleri geçerli
olacak.
Tasarı, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, kanunda sayılan silah veya
araçları taşıyarak katılanlara verilen cezayı düşürüyor. Ateşli silahlar,
patlayıcı maddeler, her türlü kesici, delici aletler, taş, sopa, demir ve lastik
çubuklar gibi silah ve araçları taşıyarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine
katılanlara verilen 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, 6 aydan 3 yıla kadar
indiriliyor.
Silahın patlayıcı veya yakıcı madde ya da ateşli silah olması halinde ise
cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamayacak. Silah veya aracın bulundurulmasının
suç oluşturması halinde ise bu kişiler hakkında, ilgili hükümlere göre de ceza
verilecek.
Çocukların, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katıldığı,
buna bağlı olarak örgüt üyeliğinden ve bu sırada işledikleri propaganda suçundan
aldığı cezaların, çocuklara özgü güvenlik önlemi altında infaz edileceği ancak,
bu suçları birden fazla işleyen çocuklar ve ateşli silah, mermi, kesici, delici,
patlayıcı veya yakıcı maddelerle toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan çocuklar
için bu hükmün uygulanmayacağına dair madde, Genel Kurulda verilen önergeyle
değiştirildi.
Buna göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanununa aykırı olarak, toplantı
ve gösteri yürüyüşlerine katılarak direnen veya bu sırada propaganda suçunu
işleyen çocuklar hakkında, bu suçlara bağlı olarak ayrıca TMK'nın, ''Terör
örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır
ve örgüt mensupları gibi cezalandırılır'' hükmü uygulanmayacak.
İnfaz hakimi, disiplin cezasına karşı yapılan şikayet üzerine hükümlü
veya tutuklunun savunmasını aldıktan, talep edilen diğer delilleri topladıktan
sonra kararını verecek. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını hazır bulunarak ve
vekaletnamesini vermek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracığıyla
yapabilecek. İnfaz hakimi, gerekli görmesi halinde hükümlü veya tutuklunun
savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilecek.
Göçmen kaçakçılığında suç, teşebbüs aşamasında da kalsa bile gerçekleşmiş
gibi cezalandırılacak. Menfaat elde etmek için yasal olmayan yollardan bir
yabancıyı ülkeye sokmaya, ülkede kalmasına, Türk vatandaşı veya yabancının yurt
dışına çıkmasına imkan sağlayanlar 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10 bin güne
kadar adli para cezasına çarptırılacak.
Mağdurun hayatında tehlike oluşturması ve onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılmak istenmesi halinde cezalar, yarısından 3'te 2'sine kadar artırılacak.
Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilmeyecek.
MHP, tasarının her maddesinin oylanmasından önce açık oylama istedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, verilen önergeyle tasarının 3.
maddesinin ''af niteliğinde'' olduğunu savunarak, oylamada beşte üç çoğunluk
aranması gerektiğini ileri sürdü. Ancak bu görüşe AK Parti, CHP ve BDP grupları
katılmadı. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da maddenin af niteliğinde olmadığını
belirtti.
(08.59)
