2018-10-30 - 15:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamesinin birinci bölümün görüşmeleri tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, yeni bir ihtisas komisyonu olarak Yurtdışı Türkler Komisyonu'nun tüm siyasi partilerin desteğiyle kurulmasını talep etti.

Mustafa Yeneroğlu, Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması'nın 57. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, Türklerin 1961 yılında iş kurma, traktör veya ev alacak kadar para biriktirip geri dönme hayaliyle Almanya'ya gittiğini söyledi.

"Bugün Almanya?da Türk toplumu birçok alanda varlık gösterebiliyorsa bu, günlerce yapılan yolculuklar, yabancı ortamlarda yaşanan zorluklar, verilen uğraşlar ve ortaya konulan başarı hikayeleri sonucunda olmuştur" diyen Yeneroğlu, Almanya'da, toplam nüfusun yüzde 4?ünü oluşturan 3 milyonu aşkın Türk vatandaşının yaşadığını dile getirdi.

Yeneroğlu, Almanya'da ırkçı ile yabancı düşmanlığının artması ve aşırı sağın siyasette güç kazanmasının, son yıllarda Türklerin günlük yaşamlarını ve ikili ilişkileri olumsuz yönde etkilediğini kaydetti.

"Dünyanın neresinde olursa olsun tüm vatandaşlarımız bizim ayrılmaz bir parçamızdır" ifadesini kullanan Yeneroğlu, yurt dışında yerleşik Türk vatandaşlarına sahip çıkmak adına son yıllarda çok önemli adımlar atıldığını vurguladı.

Mustafa Yeneroğlu, yeni bir ihtisas komisyonu olarak Yurtdışı Türkler Komisyonu'nun tüm siyasi partilerin desteğiyle kurulmasını istedi.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, 29 Ekim'in yalnızca bir tarih değil, Kurtuluş Savaşı ile başlayıp Lozan'la devam eden, yüreği bağımsızlık ateşiyle yanan bir halk için yazılan destan olduğunu belirtti.

"29 Ekim 1923'te Mecliste cumhuriyetin ilanında bütün eller havaya kalktı, halk sokaklarda 'Yaşasın Cumhuriyet' diyerek cumhuriyetin ilanını kutladı." diyen Durmaz, şanlı Mecliste görev yaptıklarını kaydetti.

Kadim Durmaz, sadece cumhuriyeti değil, Lozan'da yazılan bağımsızlık destanını da kutladıklarını söyleyerek, "Cumhuriyet, büyük Atatürk'ün kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek ve devam edecektir." ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu da Adana'daki çiftçilerin sorunları hakkında gündem dışı konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Son günlerde sosyal medyada, sözüm ona aydın olduğu ifade edilen bir zavallının hezeyanları çok sıklıkla dönmektedir. Cumhuriyet, bu tip dinazor kadrolarla ancak tarih öncesi karanlığa gidebilir. Nefret ve kin tutan bu dinazorların yarınımız Türkiye'sine katacakları hiçbir şey kalmamıştır." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı konuşmaların ardından, siyasi parti grup başkanvekilleri söz aldı.

Bülent Turan, Türk milletinin, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra gecikmeksizin ilan ettiği cumhuriyet ile egemenliğin kayıtsız şartsız kendine ait olduğunu dünyaya deklare ettiğini söyledi.

Cumhuriyetin birikim ve tecrübesinin her daim yollarını açık tutacak olmasının, kendileri ve kendilerinden sonraki neslin en büyük talihi olduğunu vurgulayan Turan, cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitleri ve gazileri rahmet ile minnetle andı.

Bülent Turan, şunları belirtti:

"Son günlerde sosyal medyada sözüm ona aydın olduğu ifade edilen bir zavallının hezeyanları çok sıklıkla dönmektedir. Cumhuriyet, aşağılık kompleksi olanların omuzlarında yükselmez. Cumhuriyet, bu tip dinazor kadrolarla ancak tarih öncesi karanlığa gidebilir. Nefret ve kin tutan bu dinazorların yarınımız Türkiye'sine katacakları hiçbir şey kalmamıştır. Bu kimseler cumhuriyeti bir imtiyaz, halkı komutlarına göre şekillendirebilecekleri bir yazılım sanmış gafiller ve cahillerdir. Cumhurun ortak irfanı, bunların da ıslahına vesile olacaktır."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, cumhuriyetin ilkelerine, devrimlerine ve değerlerine sıkı sıkıya bağlı olduklarını söyledi.

"Ankara'yı bırakıp bir geleneği yıkmaya çalışarak, Cumhuriyet Resepsiyonu'nu İstanbul'da kutlama kararı alanların maksadını milletimiz gayet iyi anlamıştır" diyen Özel, bu resepsiyonun İstanbul'da yapılmasına karşı olduklarını vurguladı.

Özel, İstanbul'da şov amaçlı bir açılış gerçekleştirildiğini savunarak, şunları ifade etti:

"Biz iktidarın birileri için şahsileştirilmesine, yatırımların bir partiye mal edilmesine, devletin görevlilerinin devletin işleri yerine bir partinin çıkarları doğrultusunda faaliyete zorlanmalarına itiraz ediyoruz. Oranın adını 'İstanbul' koyarak Atatürk koymamayı, Atatürk Havalimanı'nın günü geldiğinde sivil uçuşlara kapatıldığı zaman, dünyada Atatürk adı yerine başka bir ismin telaffuz edilmesine yönelik gayretinizi görüyoruz. Ama yolsuzluklar, yandaş kayırmaları ve işçi kanı üzerine kurulmuş, doğa katliamı yapan o havalimanının adının Atatürk olmaması son derece hayırlı olmuştur."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da Cumhuriyet'in 95. Kuruluş Yıl Dönümü'nün dün kutlandığına işaret ederek, "Yıkılmış bir devletin küllerinden yeni bir Türk Devleti kurup, cumhuriyeti bize miras bırakan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 95 yıllık resepsiyon geleneğimizi milli mücadelenin başkenti Ankara'dan yandaş müteahhitlerin şantiyesine taşımanızı da esefle kınıyorum." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da dün bütün vatan sathında, büyük bir coşku ve heyacanla Cumhuriyet'in 95. Yıl Dönümü'nü kutladıklarını anımsattı.

Türk milletinin 1. Dünya Savaşı sonrasında emperyalist işgal girişimine karşı verdiği istiklal mücadelesinden başarıyla çıktığını, bu başarının da 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla taçlandığını belirten Akçay, "Cumhuriyet tebadan vatandaşlığa geçiştir, bağımsızlıktır, şehit emanetidir." dedi.

Erkan Akçay, dün İstanbul'da, dünyanın en büyük havalimanlarından birisinin açılışına da tanıklık ettiklerini ifade etti.

Türkiye'nin ihtiyacı olan yatırım gerçekleştirildiğine dikkati çeken Akçay, havalimanının Türkiye'yi havayolu taşımacılığında dünyanın zirvesine çıkaracağını kaydetti.

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da 29 Ekim tarihinin, Cumhuriyet'in 95. Yıl Dönümü olduğunu ifade ederek, "95. yıl dönümünde Türkiye'nin ihtiyacı olan demokrasidir, adalettir, demokratik bir anayasadır." diye konuştu.

İstanbul Havalimanı'nın dün açılmasını eleştiren Kurtulan, "Orası işçi mezarlığına dönüştü, rant merkezi oldu. Resmi rakamlara göre 30, ancak şantiyede çalışan işçilerin beyanına göre yüzlerce işçi hayatını kaybetti." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname görüşülüyor.

Genel Kurulda, partilerin gündeme ilişkin grup önerileri ele alındı.

İYİ Parti, Tunceli'nin Nazımiye ilçesinde teröristlere yönelik operasyonda olumsuz hava koşullarından etkilenen 2 askerin şehit olmasıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin gündeme alınmasını grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 2018 yılında Türkiye Cumhuriyeti devletinin 104 yıl öncesine götürüldüğünü ifade ederek, "Çoğunlukla yağış olan ve hava muhalefetinin sıklıkla yaşandığı bir bölgede teröristlerle mücadele etmek üzere operasyona gönderilen Mehmetçiklerimizin bu şekilde hayatını kaybetmesi, bizi üzdüğü kadar bazı soru işaretlerini de zihnimizde bırakmıştır." dedi.

Askerlerin şehit olmasına ilişkin açıklamaların tatmin etmediğini dile getiren Türkkan, "Bize göre, iki Mehmetçik'imizin şehit olmasında ihmal değil, ihmaller zinciri vardır." ifadesini kullandı.

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, yaşadıkları acının derin ve büyük olduğunu söyleyerek, "Askeri birliğimizin görevini icrası sırasında karşılaşılan soğuk beraberinde acıyı da getirmiştir. Bu şartlar altında göreve çıkan askerlerimizin vazifelerini başarıyla ifa etmeleri için gerekli donanıma eksiksiz bir şekilde sahip olma zorunluluğu karşımızda durmaktadır." diye konuştu.

Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetlerini (TSK) töhmet ve zan altında bırakacak açıklamalardan kaçınılmasının, terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğü böylesi bir dönemde oldukça önem taşıdığını vurguladı.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, yaşananlarda ihmal, tedbirsizlik ve öngörüsüzlük olduğunu savundu.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç, acı bir olayı konuştuklarını, üzüntülerinin derin olduğunu ve konunun doğru tahlil edilmesi gerektiğini belirtti.

Yargı mercilerinin ve idari makamların konunun tümüyle aydınlatılması için soruşturma başlattığını ve soruşturmaların yürütüldüğünü anımsatan Güvenç, ülke düşmanlarının bu olay üzerinden sosyal medyada konuyla ilgisi olmayan fotoğraf ve videolar paylaştığını söyledi. Güvenç, fotoğraf ve videoların tamamıyla hayal mahsulü ve güvenlik güçlerinin moralini bozmaya yönelik olduğunu vurguladı.

Son dönemde gerek teknolojik yenilikler gerek siyasi iradenin güçlü bir şekilde teröre karşı ortaya konulması sonucu, 12 ay kesintisiz olarak Türkiye'nin her yerinde terör örgütleriyle mücadele edildiğini dile getiren Güvenç, "Kış aylarında da onlara nefes aldırılmamaktadır ama işin doğası gereği çok zor bir mücadeleyi yürütüyoruz." dedi.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin jeotermal santrallerinin toprak, su ve hava kirliliği üzerindeki etkilerine, HDP'nin hasta tutukluların sorunlarına ilişkin grup önerileri de ayrı ayrı görüşülerek kabul edilmedi.

Genel Kurulda, daha sonra TBMM Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname gündemin ilk sırasına alındı.

KHK, İçtüzüğün 128. maddesine göre doğrudan gündeme alınarak TBMM Başkanlığı Tezkeresi olarak görüşülecek.

Buna göre, temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülecek olan KHK'nin bugün 1-4. maddelerini kapsayan birinci bölümü, yarın 5-9. maddelerini kapsayan ikinci bölümü görüşülecek.

1 Kasım Perşembe günü ise 2017 yılı Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu ele alınacak.

Danışma Kurulu önerisinin kabul edilmesinin ardından KHK'nin görüşmelerine geçildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "20 Temmuz 2016 tarihinde OHAL ilanınına 'sivil darbe' demek, FETÖ'cüleri sevindiren bir ifadedir. OHAL Meclisin aldığı bir karardır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname görüşülüyor.

KHK, İçtüzüğün 128. maddesine göre doğrudan gündeme alınarak TBMM Başkanlığı Tezkeresi olarak ele alındı.

KHK'nin tümü üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, OHAL kapsamında çıkarılan 35 KHK'nin sonuncusunun görüşüldüğünü söyledi.

İki yıllık OHAL sürecinde 35 KHK çıkarıldığını belirten Tezcan, "OHAL'in başlangıcı, izlerini bugüne de yarına da taşıyan sivil darbe döneminin başlangıcı oldu." dedi.

Tezcan, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sadece 5 gün sonra OHAL ilan edilirken Mecliste yaptığı konuşmada, "Bu OHAL, darbeye karşı direnen TBMM'yi devre dışı bırakma projesidir." dediğini anımsattı.

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın "Kısa bir süre için çıkardık." dediği OHAL'in iki yıl sürdüğünü ifade eden Tezcan, parlamentoyu devre dışı bırakan OHAL'in, sivil darbe yarattığını iddia etti.

CHP'li Tezcan, "Manav, öğrenci, öğretim üyesi, limoncu darbeci çıktı ama siyasetçi darbeci çıkmadı. Bu darbeyi hazırlayan siyasetçiler bulunamadı." dedi.

Bu KHK'nin içinde 125 bin 800 ihraç, 446 bin adli işlem olduğunu kaydeden Tezcan, Türkiye'nin bu iki yılda; bir referandum ve iki seçim gördüğünü, bu seçimlerin de OHAL şartları altında yapıldığını savundu.

Bülent Tezcan, "20 Temmuz darbesinin sırtımızdaki kamburunu atmak zorundayız. Bu süreçte 7 tane grev ertelendi, grev yasakları genişletildi. THY'de çalışanlara grev yasağı getirildi. Demokrasi düşmanı bir tek adam rejimi yaratıldı." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, sataşma gerekçesiyle söz istedi.

Turan, "Benden önceki konuşmacının sözleri, terör örgütlerinin ifadeleri ile eşleşen sözlerdir. 20 Temmuz 2016 tarihinde OHAL ilanınına 'sivil darbe' demek, FETÖ'cüleri sevindiren bir ifadedir. OHAL Meclisin aldığı bir karardır." dedi. CHP Grubu Turan'a tepki gösterdi. Sataşmalar nedeniyle iki dakikalık süre içerisinde sözlerini tamamlayamayan Turan'a, TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, bir dakika ek süre verdi.

Bunun üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Şentop'un bu uygulamasına, daha önce kendisine ek süre verilmediğini belirterek itiraz etti.

Şentop'un, Turan'a bir dakika ek söz vermesini İYİ Parti milletvekilleri, sıra kapaklarına vurarak protesto etti.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ihraç edilen kamu çalışanı sayısının 130 bine ulaştığını belirterek, "Bu kadar insanın ihraç edildiği bir ortamda, FETÖ'nün tepedeki elemanlarının kaçmasına izin verirseniz, FETÖ ile gerçekten mücadele ettiğinize kimse inanmaz." dedi.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk de haksız yere FETÖ'cülükle suçlanan insanlar olduğunu ifade ederek, "Bu kişilere kaplumbağa hızı ile iadeiitibar yapılmaktadır. OHAL Komisyonu 250 personeli ile bu görevini yerine getirmeye çalışmaktadır." ifadesini kullandı.

Komisyona yapılan başvuru ve sonuçlanma sayısı hakkında bilgi veren Öztürk, siyasetteki FETÖ temizliğinin de yapılması gerektiğini kaydetti.

HDP İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç de OHAL döneminde birçok hukuksuzluk yaşandığını savunarak, "Herkes bulundu ama bir tek FETÖ'nün siyasi sorumluları ortaya çıkarılamadı." dedi.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, "Kamu görevlisinin sadakati, öncelikle mensubu olduğu devletedir. Bunun dışındaki sadakatle, bir başka yapıya, örgüte mensup olan kişinin, kamu görevinde kalma hak ve yetkisi yoktur." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 701 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname görüşmelerinde şahsı adına söz alan Özkaya, KHK ile yapılan işlemleri anlattı.

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından 20 Temmuz'da OHAL ilan edildiğini ve 21 Temmuz'da da Meclisin bunu onayladığını dile getiren Özkaya, "Bu süreçte 35 KHK çıkarılmıştır. Bunların en büyük amacı darbe teşebbüsüne katılanlarla ilgili gerekli tedbirleri almak ve terörle etkin mücadele etmektir." diye konuştu.

Kamu görevlilerinin sadakatinin öncelikle mensubu bulunduğu devlete olduğunu belirten Özkaya, "Anayasa'nın 129. maddesi ve Devlet Memurları Kanunu'nun 6. maddesi gereğince kamu görevlisi, mensubu olduğu Türkiye Cumhuriyeti devletine sadık olmak zorundadır. Bunun dışındaki sadakatle bir başka yapıya, örgüte mensup olan kişinin kamu görevinde kalma hak ve yetkisi yoktur. Bunun çıkarılması ve devlet tarafından verilmiş hak ve yetkileri kullanmasına engel olunması da bu devletin en tabii görevi ve yetkisidir." dedi.

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun kurulduğunu anımsatan Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) komisyonu etkili bir iç hukuk yolu olarak gördüğünü ve doğrudan kendisine yapılan müracatları da reddettiğini hatırlattı.

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Özkaya, "İnsan hak ve hürriyetleri her türlü değerlendirmenin üzerindedir. İmparatorluklar kurmuş ve dünyaya adaletle yüzyıllarca yönetim yapmış bir milletin evlatları ve yöneticileri olarak 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' şiarı doğrultusunda bu komisyonu kurduk ve komisyon marifetiyle de hatalı ve yanlış işlemlerin düzeltilmesinin yolunu açtık." ifadesini kullandı.

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun çalışmalarına ilişkin milletvekillerine bilgi veren Özkaya, "Hepimize düşen, FETÖ ile mücadele etmektir. Bu terör örgütüyle, bu hain örgütle, her şekle giren bu örgütle mücadele etmek en önce bu Gazi Meclisin görevidir." değerlendirmesinde bulundu.

KHK'nin tümü üzerindeki görüşmelerin ve soru cevap bölümünün tamamlanmasının ardından, birinci bölümün görüşmelerine geçildi.

Birinci bölüm üzerinde söz alan İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Bal, binlerce kamu görevlisinin işten çıkarıldığı, rütbesinin elinden alındığı veya daha önce işten çıkarılanların bir kısmının işe iade edildiği bir kararname üzerinde konuştuklarını belirterek, "Tabii ki arzumuz bu kararların ve uygulamaların hakkaniyetli olmasıdır ama ne kadar çok insanın mağdur olduğunu görmekten de üzüntü duyuyoruz." diye konuştu.

MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de ifade ettiği gibi Cumhur İttifakı'nın devam ettiğini belirterek, "Milletin, devletin bekası ve geleceği konusunda hassas gördüğümüz, zaruri gördüğümüz konularda dün olduğu gibi bugün de desteğimiz sürecektir. Dolayısıyla, 701 Sayılı KHK'yi terörün belinin kırılması konusunda, memleketin geleceği için zaruri ve kaçınılmaz olarak görmekte ve MHP Grubu olarak desteğimizi vereceğimizi ifade etmek isterim." ifadesini kullandı.

HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 20 Temmuz'da ilan edilen OHAL'den sonra Türkiye'de demokrasinin askıya alındığını, temel hak ve özgürlüklerin bir bilinmez zamana ertelendiğini öne sürdü.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de görüşülmekte olan KHK'nin AK Parti hükümetinin özellikle son iki yılda Türkiye'yi ne hale getirdiğinin açık bir göstergesi olduğunu savundu.

KHK'nin yok hükmünde olduğunu öne süren Emir, şöyle devam etti:

"Çünkü, bu kararname bir olağanüstü hal kararnamesidir. Olağanüstü hal kararnameleri ancak ve ancak olağanüstü hal süresince geçerlidir. Olağanüstü hal temmuz ayında kaldırıldı. Dolayısıyla olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin yasal dayanağı bitmiş oldu. 701 Sayılı KHK, hukuken yok hükmündedir. Uygulanması hukuksuzdur, haksızdır, anayasal değildir."

Birinci bölümün görüşmelerinin tamamlanmasından sonra TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, birleşime ara verdi.

Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Şentop, birleşimi yarın saat 14.00'da toplanmak üzere kapattı.