2017-06-06 - 16:42
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan "dış ticaretteki gelişmeler", CHP İstanbul Milletvekili Seliha Doğan "İstanbul Beyoğlu ilçesinin sorunları", AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise "5 Haziran Dünya Çevre Günü" konu başlıklarında gündem dışı birer konuşma yaptı.
TBMM Başkanvekili Aydın, Başkanlık Divanı olarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutladıklarını belirterek, günümüzde çevre bilincine sahip olmanın, çağdaş insan davranışlarının da esas çerçevesini oluşturduğunu bildirdi.
Aydın, "Bu nedenle çevre bilinci en başta insanın kendi içinde duyduğu bireysel sorumlulukla oluşmaktadır. Çevre kirliliği konusunda toplumun en küçük birimi olan aileden, eğitimcilere, yerel yönetimlerden, vatandaşlara kadar toplumun her kesiminden ve her yaştan insana büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir." diye konuştu.
Aydın, Sivasspor ve Malatyaspor'un ardından Süper Lig'e yükselen Göztepespor ile diğer liglerden bir üst lige yükselen spor kulüplerini tebrik ederek, başarılar diledi.
Siyasi parti temsilcileri yerinden söz alarak gündemdeki konuları değerlendirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün kutlandığı bir haftada zeytinliklerin tahrip edilmesine, betonlaşmasına Meclis olarak müsade edilmemesi gerektiğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, dünyada zeytin ve zeytinyağı üretiminde öncü ülkelerden olan Türkiye'de zeytin alanlarının Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan kanunlarla koruma altına alındığını ama maalesef AK Parti döneminde bu kanunun altı kez değiştirilmek istendiğini aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, annesi ve kardeşine hakaret eden Süleyman Yeşilyurt'un 12 Mayıs'ta tutuklandığını, beş gün sonra iddianamesinin hazırlandığını ve 13 gün sonra da tahliye edildiğini anımsatarak, Atatürk'e hakareti meşrulaştıran bir yargı kararı ile karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, "Buradan bu vesileyle yargı camiasını uyarıyorum; Sizin için tek rehber hukukun evrensel kurallarıdır. Siyasi iktidarın gözünün içine bakarak karar vermek ayıptır, edepsizliktir, ahlaksızlıktır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise 15 Temmuz hain darbe girişimi yargılamalarının bağımsız mahkemeler tarafından sürdürülmekte olduğunu, adaletin tecelli etmesi ve hain darbecilerin hak ettikleri cezaları almasının tüm milletin beklentisi olduğunu ifade etti.
AK Parti'yi temsilen MYK üyelerinin katılımıyla şehit ailelerine destek olmak amacıyla çatı davanın görüldüğü Sincan'a gittiklerini dile getiren Muş, şöyle devam etti:
"Elbette bu darbe davasının birinci derecede mağduru aziz milletimizdir. Bizde, mağdur siyasi parti olarak kamu vicdanı adına bu davanın takipçisi olacağız, her aşamasını izleyeceğiz. Milletin evlatlarına, milletin parası ile alınan silahları doğrultan, halka kurşun ve bomba yağdıran FETÖ'cü hainlerin en ağır cezayı alması temennimizdir. Darbe yaparken, millete kurşun sıkarken suç üstü yakalanan darbeciler, 15 Temmuz'da gösterdikleri namertliği, ihaneti, millet düşmanlığını, kin ve nefreti mahkeme safahatında da göstermektedirler.
Mahkemelerde pişkince tavırlar sergileyen bu katiller, arsızca davranarak milletin aklıyla alay edeceklerini sanıyorlar. Unutulmasın ki bu dava süreci boyunca şehit ailelerimizin hep yanında olacağız."
Muş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu ülkenin kuruluşunda emeği olan hiç kimseye, Atatürk'e hakaret veya küfür gibi bir şeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını bunu şiddetle kınadıklarını kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, iktidarın terör örgütleriyle kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirterek, "Türkiye terör örgütleriyle mücadele ederken birileri o terör örgütlerinin paçavraları altında boy göstererek, bize bu kürsüden hukuk dersi veremez." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP"nin, Diyarbakır İstasyon Mahallesi'nde meydana gelen patlamanın araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, saldırının, partisinin farklılıklarla bir arada yaşama anlayışına karşı yapıldığını öne sürdü.
Yiğitalp, saldırının duyarsızlık, ihmal ve tedbirsizlik zincirinin sonucu olarak yaşandığını savunarak, vatandaşların can güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunun altını çizdi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan da Türkiye'de bir dönem terörle mücadele değil, müzakere süreci yaşandığını, bunun da pek çok olumsuzlukla birlikte istihbarat zafiyetini de beraberinde getirdiğini söyledi.
Terör örgütlerinin hepsinin hedefinin ülkede kaos ortamı oluşturmak olduğunu, bunun için zaman zaman iş birliğine dahi gittiklerini belirten Erdoğan, her türlü terör olayının en doğru şekilde aydınlatılması ve sorumlularının cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Diyarbakır İstasyon Mahallesi'ndeki patlamaya ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatarak, bu süreç tamamlanmadan bir komisyon kurulmasını doğru bulmadıklarını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da geçmişte muhalefetin terör örgütü DEAŞ konusunda iktidarı çok kez uyardığını, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını öne sürdü.
Konuşmasında milletvekillerinin tutuklu yargılanmasını da eleştiren Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesinin CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile ilgili geçmişte verdiği kararı hatırlattı.
Tanrıkulu kendisiyle ilgili 2010 yılında alınan bir dinleme kararına ilişkin 2017 yılında fezleke hazırlandığını ifade ederek, "Bu konuşmalar suçsa 7 yıl boyunca işlem yapmayan savcılar hakimler nerede?" diye sordu.
Bu durumun iktidar için "yüz karası" olduğunu ileri süren Tanrıkulu, çünkü yaşananın hukuksuz bir durum olduğunu, buna en başta iktidar sahibi partinin itiraz etmesi gerektiğini söyledi.
Sataşma dolayısıyla kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise partilerinin her zaman mazlumun yanında olduğunu, hiçbir zaman zalimden yana durmadığını dile getirdi.
Türkiye'nin her dönem farklı terör örgütleriyle mücadele içinde olduğunu bildiren Muş, "Türkiye terör örgütleriyle mücadele ederken birileri o terör örgütlerinin paçavraları altında boy göstererek, bize bu kürsüden hukuk dersi veremez." dedi.
Tanrıkulu ise tekrar kürsüye gelerek, "Ben hayatım boyunca teröre karşı çıktım. Üstelik burada Ankara'da, İstanbul'da değil, Diyarbakır'da karşı çıktım. Benim arkamda kim yürümüş bilmem ama ben en önde yürüyorum. Alnımız açık, yaptığımız herşeyden de onur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da söz alarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk gençliğini, Gezi gençliği, 15 Temmuz Gençliği,
Ensar Gençliği diye ayırdığını, bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu, ülkeyi böldüğünü, bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini ileri sürdü.
Altay, konuşması sırasında tabletten bir fotoğraf göstererek, "Makine Kimya Enstitüsü damgalı bu silah IŞİD'in deposuna nasıl gitti? Bu silahların, IŞİD'in deposuna gitmesine göz yumanlar, IŞİD'in akıttığı her damla kandan IŞİD kadar sorumludur." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muş ise Altay'a "Talihsiz bir konuşma, ana muhalefet grup başkanvekiline yakışmayan bir konuşma. Kendi ülkesini, devletini bir terör örgütüyle eş görmeye çalışan bir konuşma. Yazıklar olsun, yazıklar olsun." ifadelerini kullandı.
Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun AK Parti'lilerin dört parmakla yapılan Rabia işaretini kullanmasına yönelik eleştirisini hatırlatara, bu işaretin "tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan" anlamına geldiğini belirtti.
"Bunun hangisinden Kılıçdaroğlu niye rahatsız oluyor?" diye soran Muş, "Kılıçdaroğlu eğer terörle ilgili bir şeyler görmek istiyorsa, terörist başı Apo'nun flamaları altında yürüyen, terörist cenazesine katılıp gözyaşı döken ve devletini suçlayan bildiriye imza atan akademisyenleri destekleyenlere baksın" şeklinde konuştu.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da terörle mücadele konusunda herkesin aynı ve samimi duruşu sergilemesi gerektiğini söyledi.
-"Katar'a olan ilginizi de aslında anlıyorum"
Sataşma nedeniyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Altay, şunları kaydetti:
"Soruyorum. Millet görsün. Makine Kimya Enstitüsü kaşeli cephane sandığı bu. Bu IŞİD'in depolarında çıkıyor. Bunun hesabını biri verecek, bunun hesabı vermeden burada siyaset yapılmaz. Milletin karşısına çıkamazsınız. Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan demek için terör örgütü işareti yapmaya gerek var mı? Böyle yapmadan tek devlet denmiyor mu? Bu Müslüman Kardeşlerin, İhvan'ın işaretidir. Eğer siz 'İhvan, Müslüman kardeşler terör örgütü değildir, onu bilemem' dersiniz. Ama o terör örgütü yüzünden bugün iki gündür Ortadoğu'da kazanlar kaynıyor. Katar'a olan bu ilginizi de aslında anlıyorum. AK Parti hükümetlerini cumhurbaşkanı, başbakan düzeyinde 57 defa ziyaret ettiği bu ülkeden bahsediyoruz. Bu ülkeye şimdi Ortadoğu'daki ülkeler, abluka uyguluyor, terör örgütleriyle iş birliği yapan ülke olarak niteliyor ve sizin bölgedeki en kıymetliniz Katar."
Daha sonra AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara HDP'nin grup önerisi üzerinde söz aldı.
Konuşmasında söz konusu patlamayla ilgili yargı süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Boynukara, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu'nun DEAŞ'A ilişkin "öfkeli çocuklar" ifadesini kullanmadığını, doğrusunu öğrenmek isteyenlerin Davutoğlu'nun açıklamasını bir kez daha okumasını gerektiğini belirtti.
Boynukara'nın bu sözleri üzerine, HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Boynukara'ya, "İddia eden sizsiniz. Ne söylediğini de siz söyleyin" dedi. Boynukara ise Kürkcü'ye dönerek, "Beyefendi susar mısınız" ifadesini kullandı. Kürkcü'nün, "Susmuyorum. Susmazsam ne yaparsınız?" şeklindeki sözlerine Boynukara, "O zaman samanlığa gidin." karşılığını verdi.
Boynukara hemen ardından, laf attığı gerekçesiyle Kürkcü'nün üzerine yürüdü. Diğer milletvekillerinin araya girmesi üzerine kavga önlendi.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın birleşime ara verdi.
Ancak ara sırasında da Boynukara, AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar ve AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın Kürkcü'ye yönelik tepkileri sürdü. HDP sıralarına yürüyen Boynukara, Yaşar ve Aslan'ı diğer milletvekilleri araya girerek engelledi.
Sözlü sataşmaların birleşime verilen arada da bir süre daha devam etti.
Aranın sonrasında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muş, tutanaklar incelediğinde Kürkcü'nün Boynukara'ya kabul edilemeyecek ifade kullanıldığının görüldüğünü belirterek, içtüzük gereği kınama cezası verilmesini talep etti.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da Kürkcü'nün kullandığı ve tutanaklarda yer alan, okumaktan icap duyduğu ifadenin, içtüzükün 160. maddesi gereğince kaba ve yaralayıcı söz niteliğinde olduğunu belirterek, kınama cezasını Genel Kurulun onayına sundu.
Yapılan oylama sonucunda HDP İzmir Milletvekili Kürkcü'ye kınama cezası verilmesi kabul edildi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Kürkcü'nün söylenmemesi gereken bir ifade kullandığını, ancak Boynukara'nın da "samanlığa gidin" şeklindeki sözleriyle Kürkcü'yü tahrik ettiğini savundu.
Kerestecioğlu, "Kürkcü, geçmişte Kızıltepe'de arkadaşlarını kaybetmiş, oradan sağ kurtulmuş birisidir. 'Samanlığa gidin' sözünün ne ifade ettiğini herkes bilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Daha sonra öneri üzerindeki konuşmasını tamamlamak üzere tekrar kürsüye gelen AK Partili Boynukara, Kürkcü'nün kullandığı ifadeyi kendisine iade ettiğini söyledi.
Diyarbakır'daki patlamanın Türkiye siyasetine yönelik bir terör saldırısı olduğunu dile getiren Boynukara, terörle mücadele için iş birliği ve aklıselim yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Şırnak'taki helikopter kazasına ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, yaşanan kazadan sonra kamuoyunda çeşitli iddiaların gündeme geldiğini söyledi.
Çiçek, "Başta ABD olmak üzere terör örgütü PKK'nın uzantılarına temin edilen güdümlü uçaksavar füzeleri ve uçaksavar silahları ne yazık ki pilotlarımızı, helikopterlerimizi büyük ölçüde tehdit etmektedir. İşte bu nedenle değişik rotalardan uçuş, alçak uçuş ve gece uçuşları bir noktada bu tehdite karşı kaçınılmaz hale gelmiştir." diye konuştu.
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, helikopter kazasında şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi.
İlk yapılan incelemede helikopterin düştüğü alan ile yüksek gerilim hattı arasında yaklaşık 200 metre olduğunun belirlendiğini aktaran Beyazıt,
"Çarpmanın etkisiyle yüksek gerilim hattındaki tellerin bir kısmının koptuğu, kopan tellerin bir bölümünün de hattın üzerinde sarktığı tespit edilmiştir. Doğu ve Güneydoğu'da füze ve uçaksavar tehdidi nedeniyle helikopterlerin alçaktan uçmaları ve sarp arazilerden kalktıkları için yüksek gerilim tehlikeleriyle karşılaşmaları mümkündür." ifadesini kullandı.
Kazada şehit olan Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın dayısının oğlu olduğunu belirten Beyazıt, Tümgeneral Aydın'ın Kato Dağı bölgesinde terör örgütlerine yönelik yapılan operasyonlarda adının sıkça duyulduğunu ve terör örgütlerine yönelik pek çok operasyonda yer aldığını, bu operasyonlarda silah arkadaşlarıyla birlikte terör örgütlerine ağır darbeler vurduğunu söyledi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye'nin ağır ve bir o kadar da meşakkatli bir terörle mücadele sürecinden geçmekte olduğunu belirterek, "Neden? Çünkü ülkenin ahtapot misali çok kollu bir terör sarmalı ile karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Bir yanda DHKP-C, PKK/YPG/PYD, IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerinin hain tuzakları ve eylemleri, öte yandan ise NATO üyesi sözde müttefik ülkelerin son zamanlarda dış politikalarda Türkiye'yi yalnızlığa itme ya da izolasyona tabii tutma örneğinde net bir şekilde görmekteyiz." dedi.
AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, kazaya ilişkin kaza kırım ekibinin rapor çalışmalarının devam ettiğini belirterek şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.
Gündemin ikinci sırasına ise Türkiye ve Filistin Arasında Eğitim ve Yükseköğretim Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı getirildi.
Genel Kurul, salı, çarşamba ve perşembe günlerine ilave olarak 12 Haziran Pazartesi, 16 Haziran Cuma, 17 Haziran Cumartesi, 18 Haziran Pazar ve 19 Haziran Pazartesi günleri de toplanacak.
Genel Kurul, çalışmalarını günlük programların bitimine kadar sürdürecek.
Kabul edilen öneriyle 12 Haziran Pazartesi günü, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, Genel Kurul gündeminin ilk sırasına alınan kanun tasarısının zeytinliklere ilişkin düzenlemelerine karşı olduklarını vurguladı.
Bu düzenlemelerin tasarıdan çıkarılmasını isteyen, iktidar milletvekillerinin de zeytinlikleri yok edecek maddeleri doğru bulmadıklarını savunan Altay,
"Sadece bizim itirazımız yok. AK Parti Grubu'nun yüzde 80'inin içine bu kanun siniyorsa ben milletvekilliğini bırakırım." dedi.
Öte yandan, Meclis Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin, Terörle Mücadele Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi'nin, doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, "Üretimi artıracağı iddiasında olan tasarı, bu hali ile zeytinlikleri, meraları, kıyıları riske açacak ve üretim dostu olmayan düzenlemeler içermekte." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Kurul'da öncelikli olarak KHK'lerin görüşülmesi gerektiğini savunarak usul tartışması açılmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, usul tartışmasından sonra da tavrında bir değişiklik olmadığını söyledi.
"Temel kanun" olarak görüşülen tasarının tümü üzerindeki ilk sözü alan MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, yasanın üretim reformu olarak kamuoyunda takdim edildiğini ama tasarının genellikle "tabiri caizse her telden çalan bir torba tasarı" halinde karşılarına geldiğini ifade etti.
Tasarının bazı maddelerini desteklediklerini belirten Tanrıkulu, "Ancak bir kısım maddeler oldukça yetersiz. Bazı diğer mühim maddelerde ciddi anlamda sakıncalıdır. Üretimi arttıracağı iddiasında olan tasarı, bu hali ile zeytinlikleri, meraları, kıyıları riske açacak ve üretim dostu olmayan düzenlemeler içermekte." dedi.
Tanrıkulu, sanayinin yapısal sorunları olduğunu, bu sorunlara çözüm olacak reformların hayata geçirilmesini beklediklerini ancak böyle bir şeyin karşılarına gelmediğini kaydetti.
Verilen aranın ardından Aydın, komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan "dış ticaretteki gelişmeler", CHP İstanbul Milletvekili Seliha Doğan "İstanbul Beyoğlu ilçesinin sorunları", AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın ise "5 Haziran Dünya Çevre Günü" konu başlıklarında gündem dışı birer konuşma yaptı.
TBMM Başkanvekili Aydın, Başkanlık Divanı olarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü kutladıklarını belirterek, günümüzde çevre bilincine sahip olmanın, çağdaş insan davranışlarının da esas çerçevesini oluşturduğunu bildirdi.
Aydın, "Bu nedenle çevre bilinci en başta insanın kendi içinde duyduğu bireysel sorumlulukla oluşmaktadır. Çevre kirliliği konusunda toplumun en küçük birimi olan aileden, eğitimcilere, yerel yönetimlerden, vatandaşlara kadar toplumun her kesiminden ve her yaştan insana büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir." diye konuştu.
Aydın, Sivasspor ve Malatyaspor'un ardından Süper Lig'e yükselen Göztepespor ile diğer liglerden bir üst lige yükselen spor kulüplerini tebrik ederek, başarılar diledi.
Siyasi parti temsilcileri yerinden söz alarak gündemdeki konuları değerlendirdi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün kutlandığı bir haftada zeytinliklerin tahrip edilmesine, betonlaşmasına Meclis olarak müsade edilmemesi gerektiğini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, dünyada zeytin ve zeytinyağı üretiminde öncü ülkelerden olan Türkiye'de zeytin alanlarının Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkarılan kanunlarla koruma altına alındığını ama maalesef AK Parti döneminde bu kanunun altı kez değiştirilmek istendiğini aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, annesi ve kardeşine hakaret eden Süleyman Yeşilyurt'un 12 Mayıs'ta tutuklandığını, beş gün sonra iddianamesinin hazırlandığını ve 13 gün sonra da tahliye edildiğini anımsatarak, Atatürk'e hakareti meşrulaştıran bir yargı kararı ile karşı karşıya olduklarını vurgulayarak, "Buradan bu vesileyle yargı camiasını uyarıyorum; Sizin için tek rehber hukukun evrensel kurallarıdır. Siyasi iktidarın gözünün içine bakarak karar vermek ayıptır, edepsizliktir, ahlaksızlıktır." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise 15 Temmuz hain darbe girişimi yargılamalarının bağımsız mahkemeler tarafından sürdürülmekte olduğunu, adaletin tecelli etmesi ve hain darbecilerin hak ettikleri cezaları almasının tüm milletin beklentisi olduğunu ifade etti.
AK Parti'yi temsilen MYK üyelerinin katılımıyla şehit ailelerine destek olmak amacıyla çatı davanın görüldüğü Sincan'a gittiklerini dile getiren Muş, şöyle devam etti:
"Elbette bu darbe davasının birinci derecede mağduru aziz milletimizdir. Bizde, mağdur siyasi parti olarak kamu vicdanı adına bu davanın takipçisi olacağız, her aşamasını izleyeceğiz. Milletin evlatlarına, milletin parası ile alınan silahları doğrultan, halka kurşun ve bomba yağdıran FETÖ'cü hainlerin en ağır cezayı alması temennimizdir. Darbe yaparken, millete kurşun sıkarken suç üstü yakalanan darbeciler, 15 Temmuz'da gösterdikleri namertliği, ihaneti, millet düşmanlığını, kin ve nefreti mahkeme safahatında da göstermektedirler.
Mahkemelerde pişkince tavırlar sergileyen bu katiller, arsızca davranarak milletin aklıyla alay edeceklerini sanıyorlar. Unutulmasın ki bu dava süreci boyunca şehit ailelerimizin hep yanında olacağız."
Muş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu ülkenin kuruluşunda emeği olan hiç kimseye, Atatürk'e hakaret veya küfür gibi bir şeyi kabul etmelerinin mümkün olmadığını bunu şiddetle kınadıklarını kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, iktidarın terör örgütleriyle kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirterek, "Türkiye terör örgütleriyle mücadele ederken birileri o terör örgütlerinin paçavraları altında boy göstererek, bize bu kürsüden hukuk dersi veremez." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP"nin, Diyarbakır İstasyon Mahallesi'nde meydana gelen patlamanın araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, saldırının, partisinin farklılıklarla bir arada yaşama anlayışına karşı yapıldığını öne sürdü.
Yiğitalp, saldırının duyarsızlık, ihmal ve tedbirsizlik zincirinin sonucu olarak yaşandığını savunarak, vatandaşların can güvenliğinin devletin sorumluluğunda olduğunun altını çizdi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan da Türkiye'de bir dönem terörle mücadele değil, müzakere süreci yaşandığını, bunun da pek çok olumsuzlukla birlikte istihbarat zafiyetini de beraberinde getirdiğini söyledi.
Terör örgütlerinin hepsinin hedefinin ülkede kaos ortamı oluşturmak olduğunu, bunun için zaman zaman iş birliğine dahi gittiklerini belirten Erdoğan, her türlü terör olayının en doğru şekilde aydınlatılması ve sorumlularının cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Diyarbakır İstasyon Mahallesi'ndeki patlamaya ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatarak, bu süreç tamamlanmadan bir komisyon kurulmasını doğru bulmadıklarını kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da geçmişte muhalefetin terör örgütü DEAŞ konusunda iktidarı çok kez uyardığını, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını öne sürdü.
Konuşmasında milletvekillerinin tutuklu yargılanmasını da eleştiren Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesinin CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile ilgili geçmişte verdiği kararı hatırlattı.
Tanrıkulu kendisiyle ilgili 2010 yılında alınan bir dinleme kararına ilişkin 2017 yılında fezleke hazırlandığını ifade ederek, "Bu konuşmalar suçsa 7 yıl boyunca işlem yapmayan savcılar hakimler nerede?" diye sordu.
Bu durumun iktidar için "yüz karası" olduğunu ileri süren Tanrıkulu, çünkü yaşananın hukuksuz bir durum olduğunu, buna en başta iktidar sahibi partinin itiraz etmesi gerektiğini söyledi.
Sataşma dolayısıyla kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise partilerinin her zaman mazlumun yanında olduğunu, hiçbir zaman zalimden yana durmadığını dile getirdi.
Türkiye'nin her dönem farklı terör örgütleriyle mücadele içinde olduğunu bildiren Muş, "Türkiye terör örgütleriyle mücadele ederken birileri o terör örgütlerinin paçavraları altında boy göstererek, bize bu kürsüden hukuk dersi veremez." dedi.
Tanrıkulu ise tekrar kürsüye gelerek, "Ben hayatım boyunca teröre karşı çıktım. Üstelik burada Ankara'da, İstanbul'da değil, Diyarbakır'da karşı çıktım. Benim arkamda kim yürümüş bilmem ama ben en önde yürüyorum. Alnımız açık, yaptığımız herşeyden de onur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da söz alarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk gençliğini, Gezi gençliği, 15 Temmuz Gençliği,
Ensar Gençliği diye ayırdığını, bunun yanlış bir yaklaşım olduğunu, ülkeyi böldüğünü, bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini ileri sürdü.
Altay, konuşması sırasında tabletten bir fotoğraf göstererek, "Makine Kimya Enstitüsü damgalı bu silah IŞİD'in deposuna nasıl gitti? Bu silahların, IŞİD'in deposuna gitmesine göz yumanlar, IŞİD'in akıttığı her damla kandan IŞİD kadar sorumludur." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Muş ise Altay'a "Talihsiz bir konuşma, ana muhalefet grup başkanvekiline yakışmayan bir konuşma. Kendi ülkesini, devletini bir terör örgütüyle eş görmeye çalışan bir konuşma. Yazıklar olsun, yazıklar olsun." ifadelerini kullandı.
Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun AK Parti'lilerin dört parmakla yapılan Rabia işaretini kullanmasına yönelik eleştirisini hatırlatara, bu işaretin "tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan" anlamına geldiğini belirtti.
"Bunun hangisinden Kılıçdaroğlu niye rahatsız oluyor?" diye soran Muş, "Kılıçdaroğlu eğer terörle ilgili bir şeyler görmek istiyorsa, terörist başı Apo'nun flamaları altında yürüyen, terörist cenazesine katılıp gözyaşı döken ve devletini suçlayan bildiriye imza atan akademisyenleri destekleyenlere baksın" şeklinde konuştu.
Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da terörle mücadele konusunda herkesin aynı ve samimi duruşu sergilemesi gerektiğini söyledi.
-"Katar'a olan ilginizi de aslında anlıyorum"
Sataşma nedeniyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Altay, şunları kaydetti:
"Soruyorum. Millet görsün. Makine Kimya Enstitüsü kaşeli cephane sandığı bu. Bu IŞİD'in depolarında çıkıyor. Bunun hesabını biri verecek, bunun hesabı vermeden burada siyaset yapılmaz. Milletin karşısına çıkamazsınız. Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan demek için terör örgütü işareti yapmaya gerek var mı? Böyle yapmadan tek devlet denmiyor mu? Bu Müslüman Kardeşlerin, İhvan'ın işaretidir. Eğer siz 'İhvan, Müslüman kardeşler terör örgütü değildir, onu bilemem' dersiniz. Ama o terör örgütü yüzünden bugün iki gündür Ortadoğu'da kazanlar kaynıyor. Katar'a olan bu ilginizi de aslında anlıyorum. AK Parti hükümetlerini cumhurbaşkanı, başbakan düzeyinde 57 defa ziyaret ettiği bu ülkeden bahsediyoruz. Bu ülkeye şimdi Ortadoğu'daki ülkeler, abluka uyguluyor, terör örgütleriyle iş birliği yapan ülke olarak niteliyor ve sizin bölgedeki en kıymetliniz Katar."
Daha sonra AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara HDP'nin grup önerisi üzerinde söz aldı.
Konuşmasında söz konusu patlamayla ilgili yargı süreçlerinin devam ettiğini hatırlatan Boynukara, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu'nun DEAŞ'A ilişkin "öfkeli çocuklar" ifadesini kullanmadığını, doğrusunu öğrenmek isteyenlerin Davutoğlu'nun açıklamasını bir kez daha okumasını gerektiğini belirtti.
Boynukara'nın bu sözleri üzerine, HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Boynukara'ya, "İddia eden sizsiniz. Ne söylediğini de siz söyleyin" dedi. Boynukara ise Kürkcü'ye dönerek, "Beyefendi susar mısınız" ifadesini kullandı. Kürkcü'nün, "Susmuyorum. Susmazsam ne yaparsınız?" şeklindeki sözlerine Boynukara, "O zaman samanlığa gidin." karşılığını verdi.
Boynukara hemen ardından, laf attığı gerekçesiyle Kürkcü'nün üzerine yürüdü. Diğer milletvekillerinin araya girmesi üzerine kavga önlendi.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın birleşime ara verdi.
Ancak ara sırasında da Boynukara, AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar ve AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın Kürkcü'ye yönelik tepkileri sürdü. HDP sıralarına yürüyen Boynukara, Yaşar ve Aslan'ı diğer milletvekilleri araya girerek engelledi.
Sözlü sataşmaların birleşime verilen arada da bir süre daha devam etti.
Aranın sonrasında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muş, tutanaklar incelediğinde Kürkcü'nün Boynukara'ya kabul edilemeyecek ifade kullanıldığının görüldüğünü belirterek, içtüzük gereği kınama cezası verilmesini talep etti.
Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da Kürkcü'nün kullandığı ve tutanaklarda yer alan, okumaktan icap duyduğu ifadenin, içtüzükün 160. maddesi gereğince kaba ve yaralayıcı söz niteliğinde olduğunu belirterek, kınama cezasını Genel Kurulun onayına sundu.
Yapılan oylama sonucunda HDP İzmir Milletvekili Kürkcü'ye kınama cezası verilmesi kabul edildi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Kürkcü'nün söylenmemesi gereken bir ifade kullandığını, ancak Boynukara'nın da "samanlığa gidin" şeklindeki sözleriyle Kürkcü'yü tahrik ettiğini savundu.
Kerestecioğlu, "Kürkcü, geçmişte Kızıltepe'de arkadaşlarını kaybetmiş, oradan sağ kurtulmuş birisidir. 'Samanlığa gidin' sözünün ne ifade ettiğini herkes bilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Daha sonra öneri üzerindeki konuşmasını tamamlamak üzere tekrar kürsüye gelen AK Partili Boynukara, Kürkcü'nün kullandığı ifadeyi kendisine iade ettiğini söyledi.
Diyarbakır'daki patlamanın Türkiye siyasetine yönelik bir terör saldırısı olduğunu dile getiren Boynukara, terörle mücadele için iş birliği ve aklıselim yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Şırnak'taki helikopter kazasına ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan grup önerisi üzerinde söz alan CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, yaşanan kazadan sonra kamuoyunda çeşitli iddiaların gündeme geldiğini söyledi.
Çiçek, "Başta ABD olmak üzere terör örgütü PKK'nın uzantılarına temin edilen güdümlü uçaksavar füzeleri ve uçaksavar silahları ne yazık ki pilotlarımızı, helikopterlerimizi büyük ölçüde tehdit etmektedir. İşte bu nedenle değişik rotalardan uçuş, alçak uçuş ve gece uçuşları bir noktada bu tehdite karşı kaçınılmaz hale gelmiştir." diye konuştu.
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, helikopter kazasında şehit olan askerlere Allah'tan rahmet diledi.
İlk yapılan incelemede helikopterin düştüğü alan ile yüksek gerilim hattı arasında yaklaşık 200 metre olduğunun belirlendiğini aktaran Beyazıt,
"Çarpmanın etkisiyle yüksek gerilim hattındaki tellerin bir kısmının koptuğu, kopan tellerin bir bölümünün de hattın üzerinde sarktığı tespit edilmiştir. Doğu ve Güneydoğu'da füze ve uçaksavar tehdidi nedeniyle helikopterlerin alçaktan uçmaları ve sarp arazilerden kalktıkları için yüksek gerilim tehlikeleriyle karşılaşmaları mümkündür." ifadesini kullandı.
Kazada şehit olan Tümgeneral Aydoğan Aydın'ın dayısının oğlu olduğunu belirten Beyazıt, Tümgeneral Aydın'ın Kato Dağı bölgesinde terör örgütlerine yönelik yapılan operasyonlarda adının sıkça duyulduğunu ve terör örgütlerine yönelik pek çok operasyonda yer aldığını, bu operasyonlarda silah arkadaşlarıyla birlikte terör örgütlerine ağır darbeler vurduğunu söyledi.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye'nin ağır ve bir o kadar da meşakkatli bir terörle mücadele sürecinden geçmekte olduğunu belirterek, "Neden? Çünkü ülkenin ahtapot misali çok kollu bir terör sarmalı ile karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Bir yanda DHKP-C, PKK/YPG/PYD, IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerinin hain tuzakları ve eylemleri, öte yandan ise NATO üyesi sözde müttefik ülkelerin son zamanlarda dış politikalarda Türkiye'yi yalnızlığa itme ya da izolasyona tabii tutma örneğinde net bir şekilde görmekteyiz." dedi.
AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, kazaya ilişkin kaza kırım ekibinin rapor çalışmalarının devam ettiğini belirterek şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ilk sırasına alındı.
Gündemin ikinci sırasına ise Türkiye ve Filistin Arasında Eğitim ve Yükseköğretim Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı getirildi.
Genel Kurul, salı, çarşamba ve perşembe günlerine ilave olarak 12 Haziran Pazartesi, 16 Haziran Cuma, 17 Haziran Cumartesi, 18 Haziran Pazar ve 19 Haziran Pazartesi günleri de toplanacak.
Genel Kurul, çalışmalarını günlük programların bitimine kadar sürdürecek.
Kabul edilen öneriyle 12 Haziran Pazartesi günü, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapılacak.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, Genel Kurul gündeminin ilk sırasına alınan kanun tasarısının zeytinliklere ilişkin düzenlemelerine karşı olduklarını vurguladı.
Bu düzenlemelerin tasarıdan çıkarılmasını isteyen, iktidar milletvekillerinin de zeytinlikleri yok edecek maddeleri doğru bulmadıklarını savunan Altay,
"Sadece bizim itirazımız yok. AK Parti Grubu'nun yüzde 80'inin içine bu kanun siniyorsa ben milletvekilliğini bırakırım." dedi.
Öte yandan, Meclis Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin, Terörle Mücadele Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi'nin, doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, "Üretimi artıracağı iddiasında olan tasarı, bu hali ile zeytinlikleri, meraları, kıyıları riske açacak ve üretim dostu olmayan düzenlemeler içermekte." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
Yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Kurul'da öncelikli olarak KHK'lerin görüşülmesi gerektiğini savunarak usul tartışması açılmasını istedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, usul tartışmasından sonra da tavrında bir değişiklik olmadığını söyledi.
"Temel kanun" olarak görüşülen tasarının tümü üzerindeki ilk sözü alan MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, yasanın üretim reformu olarak kamuoyunda takdim edildiğini ama tasarının genellikle "tabiri caizse her telden çalan bir torba tasarı" halinde karşılarına geldiğini ifade etti.
Tasarının bazı maddelerini desteklediklerini belirten Tanrıkulu, "Ancak bir kısım maddeler oldukça yetersiz. Bazı diğer mühim maddelerde ciddi anlamda sakıncalıdır. Üretimi arttıracağı iddiasında olan tasarı, bu hali ile zeytinlikleri, meraları, kıyıları riske açacak ve üretim dostu olmayan düzenlemeler içermekte." dedi.
Tanrıkulu, sanayinin yapısal sorunları olduğunu, bu sorunlara çözüm olacak reformların hayata geçirilmesini beklediklerini ancak böyle bir şeyin karşılarına gelmediğini kaydetti.
Verilen aranın ardından Aydın, komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
