2012-04-09 - 14:30
AK PARTİ KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ BAL'IN BASIN TOPLANTISI?
AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, 'PKK ve Kürt Sorunu Nasıl Çözülür' başlıklı raporunu TBMM'de düzenlediği bir basın toplantısı ile gündeme getirdi.
AK Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, 'PKK ve Kürt Sorunu Nasıl Çözülür' başlıklı raporunu TBMM'de düzenlediği bir basın toplantısı ile gündeme getirdi.

İdris Bal hazırladığı raporunda 'sorunun ne olduğu' 'sorun çözülmez ise geçmişte bedel ödendiği gibi gelecekte de hangi bedellerin ödeneceğinin' sorunun hangi çerçevede çözülebileceği' irdelendiğini belirterek sözlerinde şunları kaydetti:

"Kürt sorunu, sekil değiştiren ve zaman geçtikçe kristalize olan, çözümü zorlaşan bir sorundur. PKK Kürt sorununun sonuçlarından biridir. Kürt sorunu temelde bir kimlik sorunudur. Batı Osmanlı ile mücadelesinin bir parçası olarak Osmanlıyı teşkil eden unsurları parçalayabilmek, Osmanlı'dan ayırabilmek için milliyetçiliği kullanmış, ajanları, açtıkları yüzlerce okul ile uzun vadeli ciddi gayretler sarf etmiştir. Soğuk savaş döneminde, Marksizm temelinde ortaya çıkan örgüt; çoğu askeri darbelerin ürünü olan ekonomik, sosyal, hukuksal ve siyasal sorunları kullanarak güçlenmiştir.Soğuk savaşın sona ermesinden sonra dayandığı ideolojik temel zayıflayan örgüt, etnik milliyetçiliğe sarılmış ve hatta zamanla İslam'ı da kullanarak bölge halkını yanına çekmeye çalışmış, devletin içindeki diğer suç örgütleri ile işbirliği içinde büyümüş, büyütülmüş, hem Türkiye'de, hem de dünyada profesyonel bir biçimde örgütlenmiştir. Kurt, puslu havayı sever. Ülke içindeki kaostan nemalananlar, darbeciler, meşruiyetin kaynağı olarak halkı görmeyip demokrasiye inanmayanlar PKK ile işbirliği yapmış, onu kendi amaçları doğrultusunda kullanmış ve kullanmaktadırlar.Geçmişte Alevi-Sünni kavgalarıyla bu yapılmıştı, bugün elde PKK var. Bugün kaosu hazırlayacak taşeron olarak PKK'yı görüyorlar"

Terörün teşhisinde en önemli boyutun resmin tamamının görülmesi olduğunu belirten Bal, toplumda, medyada, bürokraside, siyasilerde ciddi boyutlarda kafa karışıklığı bulunduğunu, bu durumdan da terör örgütünün istifade ettiğini söyledi. Terör ve terörist algısını netleştirmenin ve terörün bünyede nerelere kadar sireyet ettiğini tespit etmenin zorunluluk olduğunu belirten Bal sözlerine şöyle devam etti:

" Terörün hedeflerine hizmet etme bakımından eli silah tutanla, terör örgütünün direktifleri ile kalem oynatan gazetecinin, haraç toplayanın, uyuşturucu satanın, eleman devşirenin, STK faaliyeti yapanın hiçbir farkı yoktur. sadece verilen rollar farklıdır. Terörle mücadeleyi sadece elinde silah olanlarla sınırlamak, terör örgütünün hukuk, medya, lojistik, finansal, STK kanadı gibi farklı yapılanmalarına karşı gereken önlemleri almamak mücadeleyi başarısız kılacaktır. terörle mücadele, hem ülke içerisinde PKK ile işbirliği yapan, dirsek temasında olan, PKK'yı kullanan illegal yapılanmalar ile, hem de dışarıda Türkiye ile mücadele eden farklı örgüt ve ülkeler ile bir bütünlük ve eşgüdüm içerisinde gerçekleştirilmelidir. Zira tüm bu sorunlar bir bütünün parçalarıdır."

Sorunun çözümünün "cazibe ve caydırıcılığı olan bir ülke olmaktan geçtiğini belirten Bal bu konudaki görüşlerini ise şöyle ifade etti:

"Temel çözüm, cazibesi ve caydırıcılığı olan bir ülke olmaktır. demokrasisi, ekonomik kalkınmışlığı, verilen hizmetin kalitesi, kucaklayıcı kimliği, ortak değerleri ve idealleri, güvenlik güçlerinin etkisi ve belirleyici dış siyaseti ile cazibesi ve caydırıcılığı olan bir ülke haline gelmek, PKK dahil, tüm sorunların çok daha kolay çözülmesini sağlayacaktır. Millet olarak siyasi sınırlarımızın da ötesinde Adriyatik'ten Çin Seddine, Yemen'den Rusya içlerine, Fas'a kadar uzanan, hatta bunun da ötesine taşan büyük bir kültür havuzunun, medeniyetin parçası olduğumuzun farkındalığını kavramalıyız. Üst kimliğimiz güçlendirilmeli, daha kucaklayıcı hale getirilmeli, bizim millet olarak biyolojik genimizin olmadığı, kültür genimizin olduğu ve ortak paydalara ağırlık verme gerekliliğimiz vurgulanmalıdır. Ekonomik, kültürel, hukuksal, güvenliğe ve kimliğe dair çalışmalar eşzamanlı ve eşgüdüm içerisinde yapılmalıdır. Sorun sadece silahla çözülür demekte, sadece demokratikleşme ile çözülür demekte yanlıştır, çözüm arayışı eşgüdümlü ve dengeli olmalıdır.

Bir ülkeyi ihya edecek vizyon, biz bir aileyiz vizyonudur. Bir ülkeyi mahvedecek vizyon ise biz kaç kişiyiz vizyonudur."(14:30)