2012-04-30 - 15:00
MHP MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
Özcan Yeniçeri: "Türk, Türkçe, Türk Milleti denilince cin çarpmışa dönen bir iktidar Türkiye'yi yönetiyor. Karşımızda cibilliyet tanımayan, tarihsel müktesebattan habersiz, gelenek düşmanı bir iktidar var. Bu iktidarın hiçbir milli hassasiyeti, ilkesi ve önceliği yoktur."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kimse mürebbiye gibi bize parmağını sallamasın" sözlerini hatırlatan Yeniçeri şunları söyledi: "Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığının 19 Mayıs'la ilgili yönetmeliğinin iptali yönünde karar veriyor. Başbakan bunu şiddetle eleştiriyor. Başbakan "Türkiye'nin tapusu belli kesimlerin elinde değil" diyor. Bu sözleri, tam da eleştirdiği tarzda Türk Milletinin gözlerinin içine doğru parmağını sallayarak söylüyor. Türkiye'nin tapusunun kendi elinde olduğunu ima ediyor."

Başbakan'ın, 'gözdağı veren, hukuk tanımaz, her şey benden sorulur edası içinde davrandığını' öne süren Yeniçeri, "19 Mayıs ile ilgili kararı Danıştay vermiştir. Danıştay en yüksek yargı kurumudur ve karar bu kuruma aittir. Bu sözleri ancak yargıya, hukuka ve demokrasiye saygısı olmayan kişiler edebilir. Başbakan kendisini ne yasalar ne hukukla bağlı saymıyor. Bu bakımdan da totoliter bir dil kullanmakta sakınca görmüyor " diye konuştu.

" Bugün Türkiye kendi tarihini suçlayan, kendi devletiyle kavga içinde olan milliyet özürlü ve bağımsızlık bilincinden yoksun bir iktidarla karşı karşıyadır" diyen Yeniçeri şunları kaydetti: "Türk, Türkçe, Türk Milleti denilince cin çarpmışa dönen bir iktidar Türkiye'yi yönetiyor. Karşımızda cibilliyet tanımayan, tarihsel müktesebattan habersiz, gelenek düşmanı bir iktidar var. Bu iktidarın hiçbir milli hassasiyeti, ilkesi ve önceliği yoktur."
29 Ekim 2011 yılında Cumhuriyet Bayramı törenlerinin Van'da meydana gelen deprem felaketi nedeniyle değil, ideolojik nedenlerle iptal edildiğini öne süren Yeniçeri: "19 Mayıs törenleriyle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmeliğinin Danıştay tarafından iptal edilmesi üzerine Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı'nın yaptığı açıklamalar, 29 Ekim törenlerinin iptalinin deprem nedeniyle değil, ideolojik nedenlerle iptal edilmiş olduğunu göstermektedir" diye konuştu.

Eğitim sisteminin tel tel döküldüğünü ve yeni sistemin mevcut sorunların üzerine dört dörtlük sorunlar ilave edeceğini öne süren Yeniçeri, "Başbakan ve Milli Eğitim Bakanının 19 Mayıs'ı kutlama biçimine yoğunlaşmaları ilginç ötesi bir durumdur. Eğitim sistemi giderek irtifa kaybetmektedir. YGS'de sıfır çekenlerin oranı son iki yılda üç kat artmış bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan durumun vahameti ortadayken, eğitimin devasa sorunlarını halının altına süpürmektedir" dedi.

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın adı AB Bakanlığı ya da Kozmopolitan Eğitim Bakanlığı olarak değiştirilmelidir" diyen Yeniçeri, "Şu manzaraya bakar mısınız? Türk etnik bir kavrami Anayasa etnisitiden ayıklansın. Okullarda söylenen Andımız kaldırılsın. Yani çocuklar 'Türküm, doğruyum, çalışkanım' demesinler. Niçin? Andı söyleyenler arasında Türk olmayanlar da var. 'Gençliğe hitabe ayet değil, tartışılsın.' Hem milli ile başlayan bir Bakanlık olacaksınız, hem de milli adına ne varsa tartışmaya açacaksınız, bu bir çelişkidir" şeklinde konuştu.

Yeniçeri toplantı sonrası tiyatroların özelleştirilmesine ilişkin soruyu şu sözlerle cevapladı: "Hükümetin tek anladığı şey, askerin, arazilerin, emlakların paraya çevrilmesi ve bu yolla devlet yardımlarını yapmamasının sağlanmasıdır. Özelleştirme, en kolay çözüm olarak görülüyor. Bu kararın tiyatroyu bitireceğini ve tek boyutlu alana götüreceğini düşünüyorum."

Bir gazetecinin, "Sanat devletten bağımsız olmamalı mı" sorusuna ise Yeniçeri, "Bazı sanatların yaşaması için desteğe ihtiyacı var. Türk tiyatrosu destek almadan ayakta durabilecek noktada değil. Bu karar, zamansız ve dayatmadır. Bir taraftan devlet sanatçısı ödülü vereceksiniz, diğer yandan yardımları keseceksiniz, bu bir çelişkidir" diye konuştu.(15:00)