2019-05-22 - 14:32
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
Sancar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı, Balıkesir'e ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmada, Balıkesir'in yıl boyunca aralıksız turizm imkanı bulunabilecek bir şehir olduğunu belirtti.
Balıkesir'in 20 ilçesi ve ziyaretçi sayısı ile turist yoğunluğunun en çok olduğu iller arasında yer aldığını belirten Şubaşı, Balıkesir'in 2018 yılında 3.5 milyon kişiyi misafir ettiğini aktardı.
Şubaşı, 31 Mart seçimlerinde Balıkesir'de Yücel Yılmaz'ın belediye başkanı seçilmesiyle görev değişikliğinin gerçekleştiğini belirterek, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin hiçbir şekilde 400 işçiyi işten çıkarmadığını, bu bilginin yanlış olduğunu ifade etti.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu ise seçim bölgelerinin sorunlarına ilişkin birer gündem dışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulunda, gündemdeki kanunları görüşmek için önümüzdeki cuma ve pazartesi günleri de çalışma kararı alındı.
Genel Kurulda, AK Parti'nin haftalık çalışma günlerine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
"Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" gündemin ikinci sırasına alınarak bugün görüşülmeye başlanacak. Genel Kurul, teklifin görüşmelerinin yarın tamamlanamaması halinde önümüzdeki cuma ve pazartesi günleri de mesai yapacak.
Bu arada, Genel Kurulda İYİ Parti'nin "ekonomideki yapısal tıkanma ve çözüm yolları" ile ilgili Meclis araştırması açılması önerisi de görüşüldü.
Partisi adına söz alan Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, gazetelerde ekonomiyle ilgili onlarca olumsuz haberin yer aldığını dile getirdi.
Tatlıoğlu, "Öyle bir ekonomik dönemde yaşıyoruz ki ekonomiyi yönetenlerin bir tespitinin dahi doğru çıktığına 1 yıldır şahit olunmadı. 2018 rakamları, büyüme rakamları, 3 aylık tahminler bile olumsuz çıktı." dedi.
2019'la ilgili yapılan bütün ekonomik tahminlerin negatif olduğunu belirten İsmail Tatlıoğlu, "2018'in son çeyreğini küçülmeyle tamamladık, 2019'un ilk çeyreğinde de küçülmeyle devam ediyoruz. Bu, kitabi bir tabirle kriz demek. Bu, bize bütün alanlarda daralma getiriyor. Türkiye'de aslında bir ekonomik kriz yok, yapısal tıkanma var. Ekonomik kriz bunun alt başlığı. Milletin sıkıntısını telafi edici mekanizmalar oluşturmak zorundayız." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, Meclisin, Türkiye ekonomisinin içine girdiği bu durumu araştırması, nedenlerini bularak yürütmeye yardımcı olması gerektiğini söyledi.
CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan da toplumdaki bazı kesimlerin ekonomiye ilişkin kaygıları sürekli dile getirmesine rağmen iktidarın "ben bilirim, bildiğimi yaparım, kimseye de hesap vermem" anlayışına devam ettiğini savundu.
İlhan, yapısal tıkanma sürecinin aşılabilmesi için planlı bir iş birliği, toplumla eşgüdüm halinde çalışılması ve konuya ilişkin farkındalık oluşturulması gerektiğine dikkati çekti.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise Türkiye ekonomisinin, ekonomiyi canlandırma amacıyla uygulamaya konulan mali teşvikler, destekleyici makro ihtiyati politikalar, Kredi Garanti Fonu aracılığıyla sağlanan krediler ve olumlu dış konjonktürün etkisiyle 2017'de yüzde 7,4 oranla güçlü bir büyüme performansı gösterdiğini belirtti.
Türkiye'nin, bu büyüme performansıyla G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olduğunu anlatan Aksal, şöyle konuştu:
"2018'in ilk yarısında da Türkiye ekonomisi 6,2 oranında büyüyerek, küresel ve yerel ölçekteki birçok belirsizliğe rağmen güçlü seyrini sürdürmüştür. 2019-2021 Ekonomi Programı'na göre sıkı para ve maliye politikaları uygulanarak, ekonomide dengelenme sürecine katkı veren enflasyon, cari işlemler ve dış finansman ihtiyacı kaynaklı riskleri minimize eden, sürdürülebilir bir büyüme politikası izlenmektedir."
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "kadına yönelik şiddet" ile ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisine geçildi.
HDP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Ardından CHP'nin "TRT'nin maddi kaynaklarını kullanım biçiminin ve personel politikasının incelenerek tüm iş ve işlemlerde şeffaflığı sağlayıcı tedbirlerin saptanması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar, yayıncılık ilkesi olarak tarafsızlığı ve doğruluğu kendisine prensip edinmesi gereken TRT'nin, yalnızca AK Parti'ye hizmet eden bir kuruluş haline geldiğini öne sürdü.
TRT'nin, vatandaşların vergileriyle çalışan bir devlet kurumu olduğunu söyleyen Pancar, "Yalnızca şubat ayına baktığınızda TRT'nin AK Parti'ye 50 saat, MHP'ye 3 saat, CHP'ye 5 saat, İYİ Parti'ye de 55 dakika yer verdiğini görüyoruz. TRT kurulduğundan beri devletin televizyonu olmuştur, bundan sonra da devletin televizyonu olacaktır ve siz ne yaparsanız yapın, ne kadar eşitsizlik yaparsanız yapın 23 Haziran'dan sonra her şey çok güzel olacaktır." ifadelerini kullandı.
HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, "TRT'nin sürekli skandallarla gündeme gelen, skandal üreten bir yapıya dönüştüğünü" ileri sürdü.
TRT'nin derhal kapatılması gerektiğini savunan Koç, "TRT'nin mevcut olan mal varlığı ve mevcut olan gelirleri yoksul bırakılmış olan bütün halka eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Devasa bir arazisi olan TRT Genel Müdürlüğünün arazisi, çocukların eğlenip koşabileceği çocuk parkı haline getirilmelidir." dedi.
AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey de TRT'nin, Türkiye'nin en büyük medya grubu, ayrıca Avrupa Yayın Birliğinin de en büyük kamu yayıncılarından biri olduğunu belirtti.
Köklü gelenekleri olan TRT'nin, son dönemde yapılan atılımlarla her alanda daha vizyoner bir yapıya kavuştuğunu, yaptığı çalışmalarla marka değerini de sürekli artırdığını söyleyen Canbey, şunları kaydetti:
"TRT, 13 televizyon kanalı, 16 radyo istasyonuyla 41 dilde tüm dünyadaki izleyen ve dinleyenlerine ulaşmakta adeta 'Türkiye'nin dünyaya açılan penceresi' olmaktadır. Bir zamanlar kumanda listelerinden çıkarılan TRT, bugün yaptığı yayınlarla uluslararası reyting ölçüm sistemine göre Türkiye'nin en fazla izlenen kanalı haline gelmiştir. Özellikle tematik kanallarla da önemli bir başarıyı yakalamıştır. TRT Haber, TRT Çocuk, TRT Müzik kendi alanlarında en çok izlenen kanallardır, bunun içerisinde TRT Kürdi de vardır, TRT Arapça da vardır."
İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk ise "TRT'nin ne kadar seyredildiğini bilmiyorum, ben seyretmez oldum. Haberlerine bakan da var mı, ayrı mesele." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından öneri kabul edilmedi.
Daha sonra Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. Teklifin maddeleri kabul edildi ancak tümünün oylaması ise yarına bırakıldı.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, tarih derslerinin seçmeli olmasına itiraz ettiklerini, 9 ve 10. sınıflarda iki saat okutulan tarih derslerinin 2017-2018 öğretim yılında 11. sınıflarda da haftada iki saat okutulmaya başlandığını fakat şimdi tamamen seçmeli ders haline getirildiğini söyledi. Ağıralioğlu, "Bu topraklarda milli duruşumuzun, milli mukavemetimizin, milli bir inşa sürecinin olmazsa olmaz azığı tarih dersleridir." dedi.
Geçim darlığının her geçen gün intiharları beslediğini dile getiren Ağırağlioğlu, çok acil, etkin bir sosyal politikaya ihtiyaç olduğunu kaydetti. Ağıralioğlu, "Bu mevzuda eğer hatırı sayılır bir irade ortaya koyamazsak önümüzdeki dönemde artacak intiharların toplumsal, siyasal bir krize dönme ihtimalini de hepiniz görüyorsunuzdur, ciddi bir iradeye ihtiyacımız var." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da zengin enerji kaynaklarının bulunduğu Doğu Akdeniz'de bölge ve dünya siyasetini yakinen ilgilendiren önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çekerek, bölgede Yunanistan, İsrail ve Mısır üçgeninden Türkiye karşıtı bir blok ve oldubitti girişimlerini dikkatle takip ettiklerini belirtti.
Yaklaşık 3 trilyon dolar olarak tahmin edilen doğal gaz rezervlerinin paylaşımı konusunda Türkiye'nin gerek siyasi gerekse uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve yetkilerinin bulunduğuna işaret eden Akçay, "S-400, F-35, Suriye gelişmeleri ve terör saldırılarıyla kıskaca alınmak istenen ülkemizin ilgi ve enerjisini Doğu Akdeniz'den uzaklaştırmaması önem arz etmektedir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde gözaltına alınan 38 kişiye işkence yapıldığı iddialarını dün Genel Kurula taşıdıklarını anımsatarak, "Halfeti'de çok ağır insanlık suçu işleniyor. İşkence yapılıyor ve buna bir an evvel müdahale edilmezse yaptıranlar soruşturulmazsa Türkiye'nin 'işkenceye sıfır tolerans' lafının bir kez daha sahte bir laf olduğu ortaya çıkmış olacaktır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sözleri nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan dava açtıklarını ancak dava dilekçesinin reddedildiğini söyledi.
Süleyman Soylu'nun, ana muhalefet partisi liderine hakaret içerikli kelimelerle "saldırdığını" savunan Özkoç, bu konuda açtıkları dava sonucunda, "Hayır, bu hakaret değildir, siyasetin içerisindeki eleştiriye girer." diye hüküm çıktığını ifade etti. Savcılığın ayrıca, "Bu ifadeleri söylemek içişleri bakanının görevleri arasındadır." diye de başka bir karar verdiğini belirten Özkoç, "Bu sıfatların tamamına layık olan bu İçişleri Bakanı, halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren aslında bir suçludur. Türkiye'nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen kişi, bu sözlerin hepsinin muhatabıdır. Kendisiyle hukuk yoluyla sonuna kadar mücadele edeceğiz." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Neyin eleştiri, neyin hakaret olduğuyla ilgili kararı yargı bağımsız ve tarafsız bir şekilde ortaya koyar. Sonuç itibarıyla her bir olay öznel bir olaydır. Bu konuyla ilgili eğer temel hak ve özgürlüklerle ilgili yanlış yapan, yanlış söz söyleyen bir kimse varsa bunun hukukta karşılığı yargı tarafından verilir." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dün TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Mecliste verdiği iftar yemeğindeki konuşmasında, seçim zamanında bazen muratlarının ötesinde cümlelerde kurduklarını, hata da yaptıklarını ama esas olanın Türkiye olduğunu söylediğini anımsatarak, "onca hakareti yemiş bir siyasi partinin grup başkanvekili" olmasına rağmen bu ifadelerin, kendisinin ve arkadaşlarının kalbine iyi geldiğini ifade etti.
TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunmasını, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin maddeleri üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Turizm Teşvik Kanunu'nda değişiklik öngören teklifin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, milletvekilleri, Turizmi Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin "Çağ atlatacak" iddiası ile getirildiğini, sisteme geçilmesinin üzerinden neredeyse 11 ay geçtiğini ve temel ekonomik göstergelerin neredeyse tamamının kötüye gittiğini söyledi.
Ekonomide uygulanan politikaları eleştiren Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanı ve Bakan sayın Albayrak'ın söylemleri ve eylemleri ne yazık ki krizin sebeplerini ortadan kaldırmaya değil, sadece günü kurtarmaya yönelik. Son dönemde uygulanan serbest piyasa ilkelerine aykırı bazı uygulamalar da gerek yerli gerekse yabancı sermaye sahiplerini iyice ürkütmüş ve sermaye kaçışını hızlandırmıştır." ifadesini kullandı.
Hükümet politikalarının böyle devam etmesi halinde ekonominin yıllar sürecek bir düşük büyüme patikasına gireceğini ve medeni dünya ile refah farkının çok daha fazla açılacağını öne süren Yılmaz, her yıl yüz binlerce gencin iş gücüne katıldığı Türkiye'de düşük büyüme olmasının, geleceğe umutla bakması gereken gençlerin ve çocukların hayallerinin çalınması, umutlarının yok olması anlamına geldiğini ifade etti.
Ekonomide son bir yılda yaşanan gelişmeleri anlatan Yılmaz, "Türkiye'nin bir beka sorunu varsa bu, ekonominin kötü yönetilmesinden kaynaklı bir beka sorunudur." dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, turizmi partiler ve siyaset üstü görmek gerektiğini söyledi.
Turizmde örnek gösterilen İspanya'da siyasi krizlerin, hükümetsiz geçen dönemlerin, ekonomik çalkantıların, ayrılıkçı hareketlerin ve bütçe reddedilmelerinin sık sık yaşanmasına rağmen turizmin hiç gerilemediğine dikkati çeken Erbaş, "Siyasi çalkantılar, ekonomik krizler, turizmin önünde engel değildir. Şayet turizmi doğru hamleler ile herkesin kabul edeceği bir devlet politikası haline getirip milli bir dava olarak benimsersek bu durumda ülkemizin en önemli gücü olabilir." diye konuştu.
Türkiye'de dört mevsimin yaşandığını anımsatan Erbaş, "Şehirlerimizin tamamında tarih yatmaktadır. Turizmi, daha fazla teşvik edelim, daha fazla canlandıralım ve daha profesyonel bir yapıyla ülkemizin kültürel ihtiyacı, tanıtımı ve ekonomisinin lokomotifi haline getirelim." dedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki ise teklifin gerekçesinden bürokrasi ile ilgili bölümü okuyarak, bürokrasinin zaman zaman kamu hizmetlerinin sunulmasında bir dizi sorun yaratabildiğini ancak idarenin keyfi uygulamalarının önüne geçilmesinin en etkili yollarından bir tanesinin de yasal güvenceye kavuşturulmuş bürokratik işlemler olduğunu savundu.
Tiryaki, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde 18 Mayıs günü yaşanan çatışmanın ardından gözaltına alınan vatandaşlara ilişkin bazı görüntülerin basına yansıdığını belirterek, "Halfeti'de tam olarak işkenceye karşı 1984 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin birinci maddesinde tarif edilen işkence uygulanmıştır. Hükümet bu işkenceci uygulamalardan bir an önce vazgeçmelidir." ifadesini kullandı.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde HDP'li belediye meclisi üyelerinin görevden uzaklaştırıldığını dile getiren Tiryaki, bunun hukuki olmadığını öne sürdü.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, konuya ilişkin Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının kamuoyuna açıklama yaptığını anımsatarak, bu açıklamayı okudu.
Tatvan'daki durumla ilgili İçişleri Bakanlığından bilgi aldıklarını anlatan Akbaşoğlu, belediye meclisi üyelerinin de kamu görevlisi olduğunu, bütün kamu görevlileriyle ilgili olarak adli tahkikat başlatıldığında soruşturmanın selameti açısından açığa alma durumu gibi bir uygulamanın söz konusu olduğunu anımsattı.
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, milletvekili seçildiği günden beri her dönemde turizmin ne kadar önemli olduğunu anlattığını ifade ederek, "Defalarca AKP sıralarına seslendim. Türkiye'nin geleceği turizmden geçer dedim. Her dönemde bunu anlattım. Bizim petrol, doğal gazımız yok. Bizim geleceğimiz turizmden geçer." dedi.
Teklif sahibi milletvekillerinden AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Türkiye'nin dünyada turist sayısı bakımından 6. sırada, turizm geliri açısından ise 13. sırada yer aldığını kaydetti.
2023 için belirlenen 50 milyon turist hedefine 2019'da ulaşılacağı için bu rakamı revize ettiklerini belirten Uslu, "Hedefimiz, 2023 için 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliridir. 2003'te iktidara geldiğimizde Türkiye'ye 16 milyon turist geliyordu, bugün 46 milyona ulaştık. Yine 2003'te 13 milyar dolar turizm gelirimiz vardı, bugün 30 milyar dolara ulaştık. İnşallah bu, 2019'da daha da artacak. Hem yatak sayısını hem de mavi bayraklı plaj sayısını artırıyoruz. 2002'de 127 mavi bayraklı plaj vardı, bugün bu sayı 470 oldu. 306 bin yeşil yıldızlı yani çevreci tesisimiz var. Turizmde Türkiye'yi devler ligine taşıdık, bunu devam ettireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, birinci bölüm üzerindeki görüşmelere geçildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Sancar, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı, Balıkesir'e ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmada, Balıkesir'in yıl boyunca aralıksız turizm imkanı bulunabilecek bir şehir olduğunu belirtti.
Balıkesir'in 20 ilçesi ve ziyaretçi sayısı ile turist yoğunluğunun en çok olduğu iller arasında yer aldığını belirten Şubaşı, Balıkesir'in 2018 yılında 3.5 milyon kişiyi misafir ettiğini aktardı.
Şubaşı, 31 Mart seçimlerinde Balıkesir'de Yücel Yılmaz'ın belediye başkanı seçilmesiyle görev değişikliğinin gerçekleştiğini belirterek, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin hiçbir şekilde 400 işçiyi işten çıkarmadığını, bu bilginin yanlış olduğunu ifade etti.
CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu ise seçim bölgelerinin sorunlarına ilişkin birer gündem dışı konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulunda, gündemdeki kanunları görüşmek için önümüzdeki cuma ve pazartesi günleri de çalışma kararı alındı.
Genel Kurulda, AK Parti'nin haftalık çalışma günlerine ilişkin grup önerisi görüşüldü.
"Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" gündemin ikinci sırasına alınarak bugün görüşülmeye başlanacak. Genel Kurul, teklifin görüşmelerinin yarın tamamlanamaması halinde önümüzdeki cuma ve pazartesi günleri de mesai yapacak.
Bu arada, Genel Kurulda İYİ Parti'nin "ekonomideki yapısal tıkanma ve çözüm yolları" ile ilgili Meclis araştırması açılması önerisi de görüşüldü.
Partisi adına söz alan Bursa Milletvekili İsmail Tatlıoğlu, gazetelerde ekonomiyle ilgili onlarca olumsuz haberin yer aldığını dile getirdi.
Tatlıoğlu, "Öyle bir ekonomik dönemde yaşıyoruz ki ekonomiyi yönetenlerin bir tespitinin dahi doğru çıktığına 1 yıldır şahit olunmadı. 2018 rakamları, büyüme rakamları, 3 aylık tahminler bile olumsuz çıktı." dedi.
2019'la ilgili yapılan bütün ekonomik tahminlerin negatif olduğunu belirten İsmail Tatlıoğlu, "2018'in son çeyreğini küçülmeyle tamamladık, 2019'un ilk çeyreğinde de küçülmeyle devam ediyoruz. Bu, kitabi bir tabirle kriz demek. Bu, bize bütün alanlarda daralma getiriyor. Türkiye'de aslında bir ekonomik kriz yok, yapısal tıkanma var. Ekonomik kriz bunun alt başlığı. Milletin sıkıntısını telafi edici mekanizmalar oluşturmak zorundayız." diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, Meclisin, Türkiye ekonomisinin içine girdiği bu durumu araştırması, nedenlerini bularak yürütmeye yardımcı olması gerektiğini söyledi.
CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan da toplumdaki bazı kesimlerin ekonomiye ilişkin kaygıları sürekli dile getirmesine rağmen iktidarın "ben bilirim, bildiğimi yaparım, kimseye de hesap vermem" anlayışına devam ettiğini savundu.
İlhan, yapısal tıkanma sürecinin aşılabilmesi için planlı bir iş birliği, toplumla eşgüdüm halinde çalışılması ve konuya ilişkin farkındalık oluşturulması gerektiğine dikkati çekti.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ise Türkiye ekonomisinin, ekonomiyi canlandırma amacıyla uygulamaya konulan mali teşvikler, destekleyici makro ihtiyati politikalar, Kredi Garanti Fonu aracılığıyla sağlanan krediler ve olumlu dış konjonktürün etkisiyle 2017'de yüzde 7,4 oranla güçlü bir büyüme performansı gösterdiğini belirtti.
Türkiye'nin, bu büyüme performansıyla G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olduğunu anlatan Aksal, şöyle konuştu:
"2018'in ilk yarısında da Türkiye ekonomisi 6,2 oranında büyüyerek, küresel ve yerel ölçekteki birçok belirsizliğe rağmen güçlü seyrini sürdürmüştür. 2019-2021 Ekonomi Programı'na göre sıkı para ve maliye politikaları uygulanarak, ekonomide dengelenme sürecine katkı veren enflasyon, cari işlemler ve dış finansman ihtiyacı kaynaklı riskleri minimize eden, sürdürülebilir bir büyüme politikası izlenmektedir."
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra HDP'nin "kadına yönelik şiddet" ile ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisine geçildi.
HDP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Ardından CHP'nin "TRT'nin maddi kaynaklarını kullanım biçiminin ve personel politikasının incelenerek tüm iş ve işlemlerde şeffaflığı sağlayıcı tedbirlerin saptanması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar, yayıncılık ilkesi olarak tarafsızlığı ve doğruluğu kendisine prensip edinmesi gereken TRT'nin, yalnızca AK Parti'ye hizmet eden bir kuruluş haline geldiğini öne sürdü.
TRT'nin, vatandaşların vergileriyle çalışan bir devlet kurumu olduğunu söyleyen Pancar, "Yalnızca şubat ayına baktığınızda TRT'nin AK Parti'ye 50 saat, MHP'ye 3 saat, CHP'ye 5 saat, İYİ Parti'ye de 55 dakika yer verdiğini görüyoruz. TRT kurulduğundan beri devletin televizyonu olmuştur, bundan sonra da devletin televizyonu olacaktır ve siz ne yaparsanız yapın, ne kadar eşitsizlik yaparsanız yapın 23 Haziran'dan sonra her şey çok güzel olacaktır." ifadelerini kullandı.
HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, "TRT'nin sürekli skandallarla gündeme gelen, skandal üreten bir yapıya dönüştüğünü" ileri sürdü.
TRT'nin derhal kapatılması gerektiğini savunan Koç, "TRT'nin mevcut olan mal varlığı ve mevcut olan gelirleri yoksul bırakılmış olan bütün halka eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Devasa bir arazisi olan TRT Genel Müdürlüğünün arazisi, çocukların eğlenip koşabileceği çocuk parkı haline getirilmelidir." dedi.
AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey de TRT'nin, Türkiye'nin en büyük medya grubu, ayrıca Avrupa Yayın Birliğinin de en büyük kamu yayıncılarından biri olduğunu belirtti.
Köklü gelenekleri olan TRT'nin, son dönemde yapılan atılımlarla her alanda daha vizyoner bir yapıya kavuştuğunu, yaptığı çalışmalarla marka değerini de sürekli artırdığını söyleyen Canbey, şunları kaydetti:
"TRT, 13 televizyon kanalı, 16 radyo istasyonuyla 41 dilde tüm dünyadaki izleyen ve dinleyenlerine ulaşmakta adeta 'Türkiye'nin dünyaya açılan penceresi' olmaktadır. Bir zamanlar kumanda listelerinden çıkarılan TRT, bugün yaptığı yayınlarla uluslararası reyting ölçüm sistemine göre Türkiye'nin en fazla izlenen kanalı haline gelmiştir. Özellikle tematik kanallarla da önemli bir başarıyı yakalamıştır. TRT Haber, TRT Çocuk, TRT Müzik kendi alanlarında en çok izlenen kanallardır, bunun içerisinde TRT Kürdi de vardır, TRT Arapça da vardır."
İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk ise "TRT'nin ne kadar seyredildiğini bilmiyorum, ben seyretmez oldum. Haberlerine bakan da var mı, ayrı mesele." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından öneri kabul edilmedi.
Daha sonra Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. Teklifin maddeleri kabul edildi ancak tümünün oylaması ise yarına bırakıldı.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, tarih derslerinin seçmeli olmasına itiraz ettiklerini, 9 ve 10. sınıflarda iki saat okutulan tarih derslerinin 2017-2018 öğretim yılında 11. sınıflarda da haftada iki saat okutulmaya başlandığını fakat şimdi tamamen seçmeli ders haline getirildiğini söyledi. Ağıralioğlu, "Bu topraklarda milli duruşumuzun, milli mukavemetimizin, milli bir inşa sürecinin olmazsa olmaz azığı tarih dersleridir." dedi.
Geçim darlığının her geçen gün intiharları beslediğini dile getiren Ağırağlioğlu, çok acil, etkin bir sosyal politikaya ihtiyaç olduğunu kaydetti. Ağıralioğlu, "Bu mevzuda eğer hatırı sayılır bir irade ortaya koyamazsak önümüzdeki dönemde artacak intiharların toplumsal, siyasal bir krize dönme ihtimalini de hepiniz görüyorsunuzdur, ciddi bir iradeye ihtiyacımız var." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da zengin enerji kaynaklarının bulunduğu Doğu Akdeniz'de bölge ve dünya siyasetini yakinen ilgilendiren önemli gelişmelerin yaşandığına dikkati çekerek, bölgede Yunanistan, İsrail ve Mısır üçgeninden Türkiye karşıtı bir blok ve oldubitti girişimlerini dikkatle takip ettiklerini belirtti.
Yaklaşık 3 trilyon dolar olarak tahmin edilen doğal gaz rezervlerinin paylaşımı konusunda Türkiye'nin gerek siyasi gerekse uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve yetkilerinin bulunduğuna işaret eden Akçay, "S-400, F-35, Suriye gelişmeleri ve terör saldırılarıyla kıskaca alınmak istenen ülkemizin ilgi ve enerjisini Doğu Akdeniz'den uzaklaştırmaması önem arz etmektedir." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde gözaltına alınan 38 kişiye işkence yapıldığı iddialarını dün Genel Kurula taşıdıklarını anımsatarak, "Halfeti'de çok ağır insanlık suçu işleniyor. İşkence yapılıyor ve buna bir an evvel müdahale edilmezse yaptıranlar soruşturulmazsa Türkiye'nin 'işkenceye sıfır tolerans' lafının bir kez daha sahte bir laf olduğu ortaya çıkmış olacaktır." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, partisinin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sözleri nedeniyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan dava açtıklarını ancak dava dilekçesinin reddedildiğini söyledi.
Süleyman Soylu'nun, ana muhalefet partisi liderine hakaret içerikli kelimelerle "saldırdığını" savunan Özkoç, bu konuda açtıkları dava sonucunda, "Hayır, bu hakaret değildir, siyasetin içerisindeki eleştiriye girer." diye hüküm çıktığını ifade etti. Savcılığın ayrıca, "Bu ifadeleri söylemek içişleri bakanının görevleri arasındadır." diye de başka bir karar verdiğini belirten Özkoç, "Bu sıfatların tamamına layık olan bu İçişleri Bakanı, halkı kin ve nefret duygusuyla karşı karşıya getiren aslında bir suçludur. Türkiye'nin itibarını yok eden, itibarını zedeleyen, söylediği sözlerin nereye gittiğini bilmeyen kişi, bu sözlerin hepsinin muhatabıdır. Kendisiyle hukuk yoluyla sonuna kadar mücadele edeceğiz." ifadesini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Neyin eleştiri, neyin hakaret olduğuyla ilgili kararı yargı bağımsız ve tarafsız bir şekilde ortaya koyar. Sonuç itibarıyla her bir olay öznel bir olaydır. Bu konuyla ilgili eğer temel hak ve özgürlüklerle ilgili yanlış yapan, yanlış söz söyleyen bir kimse varsa bunun hukukta karşılığı yargı tarafından verilir." diye konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dün TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Mecliste verdiği iftar yemeğindeki konuşmasında, seçim zamanında bazen muratlarının ötesinde cümlelerde kurduklarını, hata da yaptıklarını ama esas olanın Türkiye olduğunu söylediğini anımsatarak, "onca hakareti yemiş bir siyasi partinin grup başkanvekili" olmasına rağmen bu ifadelerin, kendisinin ve arkadaşlarının kalbine iyi geldiğini ifade etti.
TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunmasını, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin maddeleri üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından Turizm Teşvik Kanunu'nda değişiklik öngören teklifin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, milletvekilleri, Turizmi Teşvik Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin "Çağ atlatacak" iddiası ile getirildiğini, sisteme geçilmesinin üzerinden neredeyse 11 ay geçtiğini ve temel ekonomik göstergelerin neredeyse tamamının kötüye gittiğini söyledi.
Ekonomide uygulanan politikaları eleştiren Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanı ve Bakan sayın Albayrak'ın söylemleri ve eylemleri ne yazık ki krizin sebeplerini ortadan kaldırmaya değil, sadece günü kurtarmaya yönelik. Son dönemde uygulanan serbest piyasa ilkelerine aykırı bazı uygulamalar da gerek yerli gerekse yabancı sermaye sahiplerini iyice ürkütmüş ve sermaye kaçışını hızlandırmıştır." ifadesini kullandı.
Hükümet politikalarının böyle devam etmesi halinde ekonominin yıllar sürecek bir düşük büyüme patikasına gireceğini ve medeni dünya ile refah farkının çok daha fazla açılacağını öne süren Yılmaz, her yıl yüz binlerce gencin iş gücüne katıldığı Türkiye'de düşük büyüme olmasının, geleceğe umutla bakması gereken gençlerin ve çocukların hayallerinin çalınması, umutlarının yok olması anlamına geldiğini ifade etti.
Ekonomide son bir yılda yaşanan gelişmeleri anlatan Yılmaz, "Türkiye'nin bir beka sorunu varsa bu, ekonominin kötü yönetilmesinden kaynaklı bir beka sorunudur." dedi.
MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, turizmi partiler ve siyaset üstü görmek gerektiğini söyledi.
Turizmde örnek gösterilen İspanya'da siyasi krizlerin, hükümetsiz geçen dönemlerin, ekonomik çalkantıların, ayrılıkçı hareketlerin ve bütçe reddedilmelerinin sık sık yaşanmasına rağmen turizmin hiç gerilemediğine dikkati çeken Erbaş, "Siyasi çalkantılar, ekonomik krizler, turizmin önünde engel değildir. Şayet turizmi doğru hamleler ile herkesin kabul edeceği bir devlet politikası haline getirip milli bir dava olarak benimsersek bu durumda ülkemizin en önemli gücü olabilir." diye konuştu.
Türkiye'de dört mevsimin yaşandığını anımsatan Erbaş, "Şehirlerimizin tamamında tarih yatmaktadır. Turizmi, daha fazla teşvik edelim, daha fazla canlandıralım ve daha profesyonel bir yapıyla ülkemizin kültürel ihtiyacı, tanıtımı ve ekonomisinin lokomotifi haline getirelim." dedi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki ise teklifin gerekçesinden bürokrasi ile ilgili bölümü okuyarak, bürokrasinin zaman zaman kamu hizmetlerinin sunulmasında bir dizi sorun yaratabildiğini ancak idarenin keyfi uygulamalarının önüne geçilmesinin en etkili yollarından bir tanesinin de yasal güvenceye kavuşturulmuş bürokratik işlemler olduğunu savundu.
Tiryaki, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde 18 Mayıs günü yaşanan çatışmanın ardından gözaltına alınan vatandaşlara ilişkin bazı görüntülerin basına yansıdığını belirterek, "Halfeti'de tam olarak işkenceye karşı 1984 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin birinci maddesinde tarif edilen işkence uygulanmıştır. Hükümet bu işkenceci uygulamalardan bir an önce vazgeçmelidir." ifadesini kullandı.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde HDP'li belediye meclisi üyelerinin görevden uzaklaştırıldığını dile getiren Tiryaki, bunun hukuki olmadığını öne sürdü.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, konuya ilişkin Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının kamuoyuna açıklama yaptığını anımsatarak, bu açıklamayı okudu.
Tatvan'daki durumla ilgili İçişleri Bakanlığından bilgi aldıklarını anlatan Akbaşoğlu, belediye meclisi üyelerinin de kamu görevlisi olduğunu, bütün kamu görevlileriyle ilgili olarak adli tahkikat başlatıldığında soruşturmanın selameti açısından açığa alma durumu gibi bir uygulamanın söz konusu olduğunu anımsattı.
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, milletvekili seçildiği günden beri her dönemde turizmin ne kadar önemli olduğunu anlattığını ifade ederek, "Defalarca AKP sıralarına seslendim. Türkiye'nin geleceği turizmden geçer dedim. Her dönemde bunu anlattım. Bizim petrol, doğal gazımız yok. Bizim geleceğimiz turizmden geçer." dedi.
Teklif sahibi milletvekillerinden AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Türkiye'nin dünyada turist sayısı bakımından 6. sırada, turizm geliri açısından ise 13. sırada yer aldığını kaydetti.
2023 için belirlenen 50 milyon turist hedefine 2019'da ulaşılacağı için bu rakamı revize ettiklerini belirten Uslu, "Hedefimiz, 2023 için 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliridir. 2003'te iktidara geldiğimizde Türkiye'ye 16 milyon turist geliyordu, bugün 46 milyona ulaştık. Yine 2003'te 13 milyar dolar turizm gelirimiz vardı, bugün 30 milyar dolara ulaştık. İnşallah bu, 2019'da daha da artacak. Hem yatak sayısını hem de mavi bayraklı plaj sayısını artırıyoruz. 2002'de 127 mavi bayraklı plaj vardı, bugün bu sayı 470 oldu. 306 bin yeşil yıldızlı yani çevreci tesisimiz var. Turizmde Türkiye'yi devler ligine taşıdık, bunu devam ettireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, birinci bölüm üzerindeki görüşmelere geçildi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
