2008-07-02 - 14:25
DTP GRUP BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ'IN BASIN TOPLANTISI?
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, şeffaf, demokratik bir devlet yönetimi için karanlık örgütlenmelerin, devlet dışı örgütlenmelerin veya devlet içine çöreklenmiş örgütlenmelerin tasfiye edilmesi gerektiğini belirterek, "Fakat bu yapılırken de masum niyet karinesine mutlaka riayet edilmesi lazım. İnsanlar peşinen suçlanmamalı, kamuoyu önünde teşhir edilmemelidir" dedi.
-TBMM Haber Sitesi- DTP Grup Başkanvekili Demirtaş, Sivas olaylarının yıldönümü dolayısıyla DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak'la birlikte TBMM'de basın toplantısı düzenledi.

DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, 2 Temmuz'un, Türkiye'nin karanlık sayfalarından biri olduğunu belirterek, 15 yıldır her 2 Temmuz'da Sivas katliamının gerçek faillerinin adalet önüne çıkartılarak hesap vermesini istediklerini söyledi.

Aradan geçen yıllarda, Sivas başta olmak üzere benzer karanlık olaylarla ilgili yürütülen hukuki sürecin kamuoyu vicdanını tatmin edecek bir sonuca ulaşmamasının, alevi vatandaşların, Kürtlerin ve demokratik kamuoyunun adalete ve hukuka olan güvenini sarstığını öne süren Kışanak, hukuku hiçe sayarak suç işleyenlerin yargılanması ve gerekli cezaya çarptırılmasının, hukuk devleti olmanın bir gereği olduğunu ifade etti.

Kışanak, "Dün yeni bir boyuta taşınan Ergenekon operasyonu aslında hukuk dışına çıkanların yargılanması açısından büyük bir fırsat yaratmaktadır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir" dedi.

ERGENEKON OPERASYONU?

Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan DTP Grup Başkanvekili Demirtaş, Ergenekon soruşturması kapsamında dün gerçekleştirilen gözaltılarla ilgili soru üzerine DTP olarak Türkiye'de hukuk dışına çıkanların, kimliği ne olursa olsun mutlaka yargı karşısında hesap vermesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

Hukukun üstünlüğü gereğinin bu olduğunu kaydeden Demirtaş, batılı devletlerin soğuk savaş sonrası kendi çetelerini, gladyolarını tasfiye ettiklerini ancak Türkiye'de bu tasfiye sürecinin henüz gerçekleşmediğini belirtti.

Bu derin örgütlenmelerin en üst düzeyde üstüne gidilmesi, siyasi sorumlularının ortaya çıkarılması ve bütün yapılanmalarının deşifre edilmesinin, Türkiye'nin demokratik geleceği için olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Demirtaş şunları kaydetti:

"Eğer şeffaf, demokratik bir devlet yönetimi istiyorsak bunun için mutlaka karanlık örgütlenmelerin, devlet dışı örgütlenmelerin veya devlet içine çöreklenmiş örgütlenmelerin tasfiye edilmesi lazım. Fakat bu yapılırken de masum niyet karinesine mutlaka riayet edilmesi lazım. İnsanlar peşinen suçlanmamalı, kamuoyu önünde teşhir edilmemelidir. Savcılar da soruşturmayı yaparken adil ve hızlı bir şekilde iddianameyi biran önce hazırlayıp herkesi tatmin edecek bir yargılamayı mutlaka başlatmalıdırlar. Adil yargılama hem yargılananlar açısından hem de bu yargılamayı izleyenler ve etkilenenler, bununla ilgili olanlar açısından bir haktır."

Hızlı bir yargılamayla Türkiye'deki bu derin yapılanmaların hızlı bir şekilde tasfiye edilmesini beklediklerini kaydeden Demirtaş, bu gerçekleşmezse Türkiye'nin demokratikleşebileceğine inanmadıklarını vurguladı.

Bu operasyonlar yapılırken siyasi çıkar gözetilmemesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, hükümetin bu operasyonu kendi siyasi takvimine uygun bir şekilde yürütmemesi gerektiğini vurguladı. Demirtaş, "ucu nereye varırsa varsın bu olayın üzerine gidilmesi" gerektiğini ifade etti.

PARTİ KAPATMALAR?

Demirtaş, Anayasa Mahkemesi'nin Haklar ve Özgürlükler Partisi'nin kapatılması istemini reddettiğinin hatırlatılması üzerine her partinin kapatma davasının kendi özgün koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Demirtaş şunları söyledi:

"Hiçbir partinin kapatma davası bizim davamıza benzemez. DTP, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmayacaktır diye bekliyoruz. Bu konudaki düşüncelerimiz güçlüdür. AK Parti'nin de, DTP'nin de kapatılmaması gerektiğini düşünüyoruz."