2013-07-04 - 12:50
Akif Hamzaçebi: "Milli Eğitim Bakanı'nın dershaneler ve SBS ile ilgili açıklaması, fantezidir. Hiçbir öğrenci, veli sevinmesin. SBS kalkmıyor, araya yeni ve küçük SBS'cikler ekleniyor"? "Başkanlık sistemi ısrarıyla, AKP Komisyonu kilitlemiştir. Bu tavır nedeniyle 40 madde görüşülemiyor."
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anayasa Mahkemesi'nin uzun tutukluluk süreleriyle ilgili bireysel başvuru yapma imkanı tanıyan kararını olumlu bulduğunu söyleyen Hamzaçebi, uzun tutukluluk sürelerinin, evrensel insan hakkı olan adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirtti.
Ağır cezada görülen davalar için mevcut yasaya göre 5 yıl tutukluluk süresinin olduğunu, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki Özel Yetkili Mahkemelerde ise bu sürenin 10 yıla kadar uzayabildiğini ifade eden Hamzaçebi, "5 yıl ila 10 yıl tutukluluk sürelerinin olduğu bir sistemde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılması sonuç yaratmayabilir. Ancak yapılması gereken, bu sürelerini AB standartlarına uygun hale getirilmesidir" dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in de uzun tutukluluk mağduru olan milletvekilleri ile ilgili "Meclis'te olmaları gerekir" açıklamasını hatırlatan Hamzaçebi, "TBMM Başkanı'na bu açıklaması nedeniyle teşekkür ediyorum. Ancak önerim, TBMM olarak bunun gereğini yapalım. TBMM Başkanı tüm partileri ikna ederek bir araya getirsin. 8 milletvekillinin yeni yasama döneminde parlamentoda olmasını sağlayalım. Meclis Başkanı irade ortaya koymalı" şeklinde konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın SBS'nin kalkması ve dershanelerin kapatılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Hamzaçebi, "4+4+4 sisteminin bir yıllık uygulamasının başarısız olduğu ortaya çıkmıştır. Sistem iflas etmiştir. Bu soruna rağmen ısrar etmek, sorundur. Milli Eğitim Bakanı'ndan, sistemi ciddi şekilde değerlendirerek değiştirmesini, ısrarından vazgeçmesini bekliyorum" dedi.
Dershanelerin kapatılacağına dair açıklamayı, Başbakan'ın 2010 yılında yaptığını hatırlatan Hamzaçebi, "AK Parti hükümeti döneminde dershane sayıları, 2002'de 2bin 100 iken, 2012'de 4 bin 500 olmuştur. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise; 600 binden 1,5 milyona ulaşmıştır. Devletin eğitim sisteminde sorun varsa; nitelikli, kaliteli eğitim veremiyorsa, dershane sayısı artar. Eğitim sistemindeki eksiklik giderilmeden dershanelerin kapatılması fanteziden ibarettir. Bakanın açıklamaları da fantezidir. Yasayla kapatırsan merdiven altına kayar, özel öğretim başlar" diye konuştu.
Hamzaçebi, SBS'nin kaldırılması konusunda ise, "Hiçbir öğrenci, veli sevinmesin. SBS kalkmıyor, araya yeni ve küçük SBS'cikler ekleniyor" dedi.
Hamzaçebi Mısır'daki darbe ile ilgili soruya, "Demokrasiye yapılan tüm müdahaleler yanlıştır. Darbeden çözüm beklemek doğru değildir. Mısır Tahrir Meydanı'ndan daha demokratik bir çözüm çıkabilirdi" cevabını verdi.
Hamzaçebi, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları konusunda ise şunları söyledi: "CHP olarak Komisyon sürecinde devletin gücünün sınırlanması ve temel hak ve özgürlükleri merkeze koyan bir çalışma yürüttük. AKP ise Komisyonda uzlaşma değil, kendi dediklerini dayatan bir anlayışla çalıştı. Başkanlık sistemi nedeniyle AKP Komisyonu kilitlemiştir. Bu tavır nedeniyle 40 madde görüşülemiyor. Meclis Başkanı'nın çalışmaları sonlandırma yetkisi yoktur. Partilerden biri çekiliyorum derse, Komisyon dağılır. Bu iradeyi ortaya koyan bir parti de yoktur. CHP de Komisyondan çekilmeyi düşünmüyor. AKP başkanlık sistemi ısrarını bir kenara bırakmalıdır." (12:50)
Meltem SALİMOĞLU
Anayasa Mahkemesi'nin uzun tutukluluk süreleriyle ilgili bireysel başvuru yapma imkanı tanıyan kararını olumlu bulduğunu söyleyen Hamzaçebi, uzun tutukluluk sürelerinin, evrensel insan hakkı olan adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirtti.
Ağır cezada görülen davalar için mevcut yasaya göre 5 yıl tutukluluk süresinin olduğunu, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki Özel Yetkili Mahkemelerde ise bu sürenin 10 yıla kadar uzayabildiğini ifade eden Hamzaçebi, "5 yıl ila 10 yıl tutukluluk sürelerinin olduğu bir sistemde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılması sonuç yaratmayabilir. Ancak yapılması gereken, bu sürelerini AB standartlarına uygun hale getirilmesidir" dedi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in de uzun tutukluluk mağduru olan milletvekilleri ile ilgili "Meclis'te olmaları gerekir" açıklamasını hatırlatan Hamzaçebi, "TBMM Başkanı'na bu açıklaması nedeniyle teşekkür ediyorum. Ancak önerim, TBMM olarak bunun gereğini yapalım. TBMM Başkanı tüm partileri ikna ederek bir araya getirsin. 8 milletvekillinin yeni yasama döneminde parlamentoda olmasını sağlayalım. Meclis Başkanı irade ortaya koymalı" şeklinde konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın SBS'nin kalkması ve dershanelerin kapatılacağı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Hamzaçebi, "4+4+4 sisteminin bir yıllık uygulamasının başarısız olduğu ortaya çıkmıştır. Sistem iflas etmiştir. Bu soruna rağmen ısrar etmek, sorundur. Milli Eğitim Bakanı'ndan, sistemi ciddi şekilde değerlendirerek değiştirmesini, ısrarından vazgeçmesini bekliyorum" dedi.
Dershanelerin kapatılacağına dair açıklamayı, Başbakan'ın 2010 yılında yaptığını hatırlatan Hamzaçebi, "AK Parti hükümeti döneminde dershane sayıları, 2002'de 2bin 100 iken, 2012'de 4 bin 500 olmuştur. Dershaneye giden öğrenci sayısı ise; 600 binden 1,5 milyona ulaşmıştır. Devletin eğitim sisteminde sorun varsa; nitelikli, kaliteli eğitim veremiyorsa, dershane sayısı artar. Eğitim sistemindeki eksiklik giderilmeden dershanelerin kapatılması fanteziden ibarettir. Bakanın açıklamaları da fantezidir. Yasayla kapatırsan merdiven altına kayar, özel öğretim başlar" diye konuştu.
Hamzaçebi, SBS'nin kaldırılması konusunda ise, "Hiçbir öğrenci, veli sevinmesin. SBS kalkmıyor, araya yeni ve küçük SBS'cikler ekleniyor" dedi.
Hamzaçebi Mısır'daki darbe ile ilgili soruya, "Demokrasiye yapılan tüm müdahaleler yanlıştır. Darbeden çözüm beklemek doğru değildir. Mısır Tahrir Meydanı'ndan daha demokratik bir çözüm çıkabilirdi" cevabını verdi.
Hamzaçebi, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları konusunda ise şunları söyledi: "CHP olarak Komisyon sürecinde devletin gücünün sınırlanması ve temel hak ve özgürlükleri merkeze koyan bir çalışma yürüttük. AKP ise Komisyonda uzlaşma değil, kendi dediklerini dayatan bir anlayışla çalıştı. Başkanlık sistemi nedeniyle AKP Komisyonu kilitlemiştir. Bu tavır nedeniyle 40 madde görüşülemiyor. Meclis Başkanı'nın çalışmaları sonlandırma yetkisi yoktur. Partilerden biri çekiliyorum derse, Komisyon dağılır. Bu iradeyi ortaya koyan bir parti de yoktur. CHP de Komisyondan çekilmeyi düşünmüyor. AKP başkanlık sistemi ısrarını bir kenara bırakmalıdır." (12:50)
Meltem SALİMOĞLU
