2011-08-04 - 11:37
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, güvenlik güçlerinin olaylara yaklaşımı ve gerekli soruşturmaların yapılamamasıyla ilgili parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin demokrasi, özgürlükler ve insan hakları konusunda, tüm Türkiye'deki olumsuzluk ve eksiklikleri gidermek için çalışan başlıca parti olmayı sürdürdüğünü, bu yöndeki çabalarının son örneğinin de, bugün Başbakan Erdoğan'a Türkiye'de adalet mekanizmasının işlemesinde ve güvenlik güçlerinin olaylara yaklaşımında yaşanan çok ciddi ihlallerle ilgili yönelttikleri soruları içeren önerge olduğunu belirtti.
Bu soru önergesine verilecek cevapların dokuz yıla yaklaşan AK Parti iktidarının insan hakları sicilini de yansıtan bir ayna olacağını söyleyen Tanrıkulu, "Örneğin, yurttaşlar hakkında sıklıkla açılan kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit, yaralama gibi suçlar kapsamında soruşturma veya davalar konusunu en son Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite'nin 19 Kasım 2010 tarihli 'Türkiye ile İlgili Sonuç Gözlemleri Raporu' dâhil çeşitli uluslararası ve ulusal insan hakları kurumlarının raporlarında yer almış ve buradaki olumsuzluklara dikkat çekilmiştir." dedi.
Tanrıkulu, suç işlemiş devlet memuruna avukat atanmazken, işkenceden yargılanan kamu görevlisine devletin bütçesinden avukat atandığını ifade etti. Tanrıkulu "işkenceye sıfır tolerans varsa, neden işkenceyle yargılananlara ayrıcalık tanınıyor?" diye sordu.
Hükümetin, sorularına açık cevaplar vereceğini sanmadığını söyleyen Tanrıkulu, hükümetin, işkence gibi konular düşünüldüğü zaman İnsan Hakları sicilinin pek de parlak olmadığını belirtti.
Üst üste, Van, Diyarbakır, Mersin ve Samsun'da orantısız güç kullanımı ve yargısız infaz olayları yaşandığını belirten Tanrıkulu, kamuoyunun da bu konulara ilgisiz kaldığını vurguladı.
Uğur Kaymaz'ın ölüm yıldönümünde, protesto gösterisi yapan dört öğretmenin tutuklandığına dikkat çeken Tanrıkulu, "işte muhaliflere karşı böyle bir yargı var." diye konuştu.
(11.37)
Bu soru önergesine verilecek cevapların dokuz yıla yaklaşan AK Parti iktidarının insan hakları sicilini de yansıtan bir ayna olacağını söyleyen Tanrıkulu, "Örneğin, yurttaşlar hakkında sıklıkla açılan kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit, yaralama gibi suçlar kapsamında soruşturma veya davalar konusunu en son Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite'nin 19 Kasım 2010 tarihli 'Türkiye ile İlgili Sonuç Gözlemleri Raporu' dâhil çeşitli uluslararası ve ulusal insan hakları kurumlarının raporlarında yer almış ve buradaki olumsuzluklara dikkat çekilmiştir." dedi.
Tanrıkulu, suç işlemiş devlet memuruna avukat atanmazken, işkenceden yargılanan kamu görevlisine devletin bütçesinden avukat atandığını ifade etti. Tanrıkulu "işkenceye sıfır tolerans varsa, neden işkenceyle yargılananlara ayrıcalık tanınıyor?" diye sordu.
Hükümetin, sorularına açık cevaplar vereceğini sanmadığını söyleyen Tanrıkulu, hükümetin, işkence gibi konular düşünüldüğü zaman İnsan Hakları sicilinin pek de parlak olmadığını belirtti.
Üst üste, Van, Diyarbakır, Mersin ve Samsun'da orantısız güç kullanımı ve yargısız infaz olayları yaşandığını belirten Tanrıkulu, kamuoyunun da bu konulara ilgisiz kaldığını vurguladı.
Uğur Kaymaz'ın ölüm yıldönümünde, protesto gösterisi yapan dört öğretmenin tutuklandığına dikkat çeken Tanrıkulu, "işte muhaliflere karşı böyle bir yargı var." diye konuştu.
(11.37)
