2010-07-20 - 18:03
TBMM GENEL KURULU...
MHP'nin grup önerisi reddedildi. Ardından TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında yargılan çocuklarla ilgili tasarının görüşülmesine başlandı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 2010
bütçesinde tarımı desteklemek için 5,6 milyar lira öngörüldüğünü belirtirken, AK
Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli bu rakamın 8,4 milyar lira olduğunu
söyledi.

MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için çay üreticilerinin sorunlarına
ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel
Kuruluna getirdi.

MHP Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu, AB ile müzakere
yürüten Tarım ve Köyişleri Bakanı'nın bilmesi gereken en önemli konunun, tarımın,
devlet desteksiz yapamayacağı olduğunu belirtti.

Yunusoğlu, mısır, pirinçle başlayan, pamuk ve etle devam eden ithalatın,
çayda da görüleceğini kaydetti.

Yaş çay destekleme primlerinin artırılması, çaya yönelik ar-ge
faaliyetlerine hız verilmesini, bu çerçevede Rize Üniversitesi bünyesinde
araştırma enstitüsü kurulmasını öneren Yunusoğlu, 1 milyonu aşkın kişinin ekmek
teknesi olan çay sektörünün acil çözüm beklediğini söyledi.

Yunusoğlu, çaydaki kaçak olayına işaret ederek, Şanlıurfa'ya gittiğinde
bir dükkanda çayın üzerinde ''garantili kaçak çay'' etiketini gördüğünü,
lokantaya gittiğinde de kaçak çay verildiğini anlattı. Yunusoğlu, devletin, kaçak
çay için önlem alması gerektiğini ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker'in, tarıma verdikleri desteklerden söz ettiğini ancak bütçe rakamlarına
bakılması gerektiğini kaydetti. Hamzaçebi, 2010 yılı bütçesinde, tarım sektörünü
desteklemek için 5,6 milyar liranın öngörüldüğünü, bunun 2007 rakamıyla eşit
olduğunu kaydetti.

Hamzaçebi, çayın, Doğu Karadeniz'de 209 bin üretici aileyi
ilgilendirdiğini, Türkiye'nin çay üretiminde dünya 5'incisi olduğunu, 90 bin
hektar alanda çay üretimi yapıldığını anlattı.

Çay fiyatında yüzde 10'luk bir artış olduğuna işaret eden Hamzaçebi,
ancak girdi ve gübre fiyatlarındaki artış göz önüne alındığında, yüzde 10'un
anlam ifade etmediğini kaydetti.

Karadeniz'deki fındık üreticilerinin 2004'teki don afetinden dolayı 169
milyon lira alacağının bulunduğunu ancak hükümetin bunu ödemediğini belirten
Hamzaçebi, ''Bunun adı gasptır'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise yerinden söz alarak, 2010
yılı için tarıma yönelik destek rakamlarında bilgi eksikliği bulunduğunu
söyledi.

Canikli, 2010 bütçesinde tarım için ayrılan ödenek toplamının 8,4 milyar
lira olduğunu kaydederek, ''5,6 milyar lira sadece Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
bütçesinden tarımı desteklemek amacıyla yapılması planlanan harcamaları
kapsıyor'' dedi.

Tarım kesimine yönelik ayrılan ödeneklere ilişkin de bilgi veren Canikli,
''2010 bütçesinde ayrılan ödenek toplamı 8 milyar 428 milyon liradır. Bu rakamı
2002 bütçesinden ayrılan 1,8 milyar lirayla kıyaslandığında yaklaşık 6 kat artış
anlamına gelir'' diye konuştu.

Bunun üzerine yeniden söz alan Hamzaçebi, Canikli'nin açıklamasının,
gerçekleri yansıtmadığını ifade ederek, elma ile armutların kıyaslanmayacağını
söyledi. Hamzaçebi, 2002'nin 1,8 milyar liralık tarımsal teşvikini, 2010 yılının
5,6 milyar liralık teşvikiyle kıyaslanabileceğini kaydetti.

AK Parti Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu da araştırma önergesinde, ''çay
üreticisinin sorunları'' yerine ''çay sektörünün sorunları'' ibaresinin daha
doğru olacağını kaydetti. Bayramoğlu, çay sektörünün sorunlarının sadece çay
üreticisiyle sınırlı olmadığını, Çaykur'un, özel sektörün de sorunlarının
bulunduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi reddedildi.

TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu
(TMK) kapsamında yargılan çocuklarla ilgili tasarının görüşülmesine başlandı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut yönetiminde çalışmalarını sürdüren Genel
Kurulda, gündeme ilişkin konuların ardından kanun tasarı ve teklifleri üzerindeki
görüşmelere geçildi. Gündemin ön sırasında yer alan ve daha önce görüşmelerine
başlanan Gelir Vergisi Kanunu ile bazı düzenlemelerde değişiklik öngören tasarıda
komisyon yerine oturmadı.

Daha sonra, kamuoyunda ''taş atan çocuklarla ilgili düzenleme'' olarak
bilinen, TMK kapsamında yargılanan çocuklara ilişkin tasarı üzerindeki
görüşmelere geçildi. İki bölüm halinde temel kanun olarak görüşülecek tasarı
ikisi geçici, 14 maddeden oluşuyor.

Tasarı, TMK kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili TMK ve bazı
kanunlarda değişiklik öngörüyor. Buna göre, toplantı ve gösteri yürüyüşü
sırasında işledikleri propaganda suçundan mahkum olan çocuklar cezalarını
cezaevinde değil, çocuklara özgü güvenlik önlemleri çerçevesinde çekecek.

İhtara ve zor kullanmaya rağmen toplantı ve gösteri yürüyüşünde
dağılmayanlara 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Böylece yargılama
asliye ceza mahkemelerinde yapılabilecek. Mevcut düzenlemede bu ceza 1,5 yıldan 3
yıla kadar uygulanıyordu. Tasarı, TMK kapsamında suçlanan 15 yaşından büyük
çocukların da çocuk mahkemesinde yargılanmasını öngörüyor.

Genel Kurulda, Adalet Bakanı Sadullah Ergin tasarı hakkında bilgi
veriyor.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Terörle Mücadele
Kanunu (TMK) kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili yasa tasarısının, yeni ceza
mevzuatının beş yıllık uygulamasının sonucunda ortaya çıkan sorun ve
eksikliklerin giderilmesi amacıyla TBMM'ye sunulduğunu belirterek, ''Bu
düzenlemeler hem çocuklar hem de ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.

Tasarı hakkında bilgi veren Ergin, sözlerine, Çukurcu'da şehit olan
askerlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başladı. Ergin,
''Bu hain saldırıları yapanların bu ihanetleri yanlarına kalmayacaktır'' dedi.

Çocukların toplumların en kıymetli değeri olduğunu ifade eden Ergin, bu
değeri akıllı biçimde idare ederek büyüten toplumların, geleceğe o derecede
umutla ve güvenle baktığını, bilinçsizce tüketen toplumların ise ciddi
tehditlerle yüz yüze kaldıklarını söyledi. Ergin, ''Bu doğrultuda, suça
sürüklenen çocukların toplumdan soyutlamadan aile yanında ve sosyal çevreleriyle
uyumlu bir şekilde muhafazası, hayata katılımlarının sağlanması, kendileriyle ve
çevreleriyle uyumlu bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunulması büyük önem
taşımaktadır'' diye konuştu.

Ceza adalet sisteminde ıslahın önem taşıdığını kaydeden Ergin, bu
tutumun, geleceğin teminatı olan çocukların toplum dışına itilmemesi ve yasa dışı
örgütlerin etkisi altında kalmamaları içim de önemli olduğunu dile getirdi.

Çocukların suç ve suçluluk karşısında, ceza hukuku, yargılama hukuk ve
infaz hukukunda özel kurallara tabi tutulmasının uluslararası sözleşme ve
belgelerde kabul gören bir durum olduğunu belirten Ergin, bunlarla ilgili
örnekler verdi.

Hukukun eşitlik ve adalet ilkesinin çocukların özel olarak korunmasını
gerektirdiğini anlatan Ergin, ''Ancak, bu koruma tamamen cezasızlık ve
sorumsuzluk şeklinde değil, çocuklara özgü ıslah edici koruyucu ve destekleyici
tedbirleri kapsamaktadır'' dedi.

Bakan Ergin, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni ceza
mevzuatında korunma ihtiyacı içinde olan çocuklar, mağdur çocuklar ile suça
sürüklenen çocuklar bakımından özel kurallara yer verildiğini ifade ederek,
''Ancak, ceza mevzuatının yaklaşık beş yıllık uygulamasının sonucunda bazı
sorunlarla karşılaşıldığını'' söyledi.

Bu sorunların, yargının hızlı işlemesini engellediği gibi bazı hak
ihlallerine de neden olduğunu dile getiren Ergin, şunları kaydetti:

''Diğer yandan, uygulamadan kaynaklanan sorunlar nedeniyle Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesinde (AİHM) ülkemiz aleyhine sonuçlanmış ve sonuçlanma olasılığı
olan davalar söz konusudur. Yeni ceza mevzuatımızın beş yıllık uygulamasının
sonucunda ortaya çıkan sorun ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla bakanlığımız
tarafından Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı TBMM'ye sunulmuş ve komisyon çalışmalarından sonra önümüze
gelmiş durumdadır.

Bu kanun tasarısı, kamuoyunda 'taş atan çocuklar kanun tasarısı' adıyla
tanınmış olsa da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ilişkin uluslararası
hukukun kabul ettiği temel ilkeler doğrultusunda yeni düzenlemeler getirmekle
birlikte, getirdiği hükümler sadece bununla sınırlı değildir. Çocuklara ilişkin
hükümlerin yanında, uluslararası toplumun bir üyesi olmamızın bir sonucu olarak,
infaz hakimliğinin disiplin cezalarına ilişkin başvurularda yapacağı, incelemede
uyacağı esaslara ilişkin hükümler ile göçmen ticaretine ilişkin düzenlemeleri de
içermektedir. Bunlara ilave olarak, bu tasarıda hükmün açıklanmasının geri
bırakılması müessesesinde uygulamada ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkını
zaafa uğratan sorunları giderici hükümlere de yer verilmiştir.''

Ergin, tasarıda, Terörle Mücadele Kanunu'ndaki çocuklara verilecek
cezalar ile yargılanacakları mahkemeler konusunda bazı istisnaların kaldırılması
suretiyle çocuklar lehine düzenlemelerin getirildiğini ifade etti. Ergin,
''Tasarıyla çocuklar lehine birçok düzenleme yapmakla onları yarınlara daha iyi
hazırlama gayreti içindeyiz. Yaptığımız bu düzenlemeler hem çocuklar hem de
ülkemiz lehine bir kazanım olacaktır'' dedi.

Adalet Bakanı Ergin, şunları söyledi:

''Düzenlemeyle taş atan çocukları kurtarma gibi geçici çözümler değil
çocukları iyileştirici tedbirlerle korumayı ve geleceğe hazırlamayı
hedeflemekteyiz. Genç kuşaklar için toplumdan soyutlanmayı gerektirecek
düzenlemeler, gerilimi artıracak ifadeler yerine çocukları topluma kazandıracak
adımların peşindeyiz. Çocuklarımıza şefkatle yaklaşmak, onlar için eğitici ve
koruyucu tedbirler almak; hatta bu uğurda pozitif ayrımcılık yapmak, geleceğe
güvenle bakan, sağlıklı bir nesil oluşturmak isteyen devletin görevidir. Bizler
bu sorumluluğumuzun gereği olarak bu tarihi adımı atıyoruz.''

(18.03)