2009-05-04 - 14:00
Okay, Adalet eski Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, hakkındaki gensoru önergesinin, Meclis soruşturmasına dönüştürülmesini istemekle, Yüce Divan'a sevkini engellemeye çalıştığını savunarak, ''Şahin'e, anayasa ve içtüzüğün ilgili maddelerini
okumasını, aklını da kendine saklamasını tavsiye ediyorum'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, TBMM'de düzenlediği gazetecilerle sohbet toplantısında, Şahin'in,
''Gensoru önergesini soruşturma önergesine çevirin, ben de destek olacağım''
sözlerini değerlendirdi.
Şahin'in ''hukukçu ve deneyimli bir parlamenter'' olmasına karşın TBMM
İçtüzüğünden bihaber olduğunu savunan Okay, Şahin'in, hakkındaki gensoru
önergesinin, Adalet Bakanlığı görevinin sona ermesi nedeniyle Meclis
soruşturulmasına dönüştürülmesini istediğini anımsattı.
Hakkı Suha Okay, Meclis soruşturmasının, anayasanın 100. ve içtüzüğün
107. maddesinde yer aldığına işaret ederek, Meclis soruşturmasını siyasi parti
gruplarının değil, milletvekillerinin verdiğini kaydetti. Okay, ''Şahin, 'Meclis
soruşturması için 110 imzayı biz de tamamlarız, arkadaşlarımdan rica ederim'
diyor. Boşa emek sarf etmesin, 55 imza Meclis soruşturması için yeterlidir.
Kendisine, anayasanın ve içtüzüğün ilgili maddelerini okumasını, aklını da
kendine saklamasını tavsiye ediyorum'' diye konuştu.
-''GENSORUNUN GÖRÜŞÜLME İMKANI KALKTI''-
Gensoru ile Meclis soruşturmasının hukuki ve siyasi sonuçlarının farklı
olduğunu dile getiren Okay, Meclis soruşturmasında, soruşturma komisyonu
kurulmasına karar verildiğini, komisyonun kararının, Meclis Genel Kurulunda 275'i
aşan oyla kabul edilmesi halinde iddianame niteliği taşıdığını, ilgili bakanın
Yüce Divan'a sevk edildiğini anlattı. Okay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Eğer Sayın Şahin, 'bunu soruşturma haline çevirsinler de ben de
parlamentodaki AKP çoğunluğuyla, soruşturmayı savsaklayabilirsem, Yüce Divan'a
gidişimin önündeki engelli kaldırmış olurum' düşüncesindeyse, hiç endişe etmesin.
Belki bu parlamento döneminde değil, ama bundan sonraki dönemde, görevini kötüye
kullanan, ihmal eden bakanlar varsa, bunlar soruşturma konusu yapılabilir, TBMM
Genel Kurulunda isnat edilen fiiller söz konusu olduğu kabul görürse, Yüce
Divan'a sevk edilirler. Sayın Şahin, bu önermesiyle, kendisinin olası Yüce
Divan'a sevkini engelleme düşüncesindedir.
Dinleme ve Deniz Feneri nedeniyle Sayın Şahin hakkında gensoru önergesi
vermiştik. Ancak Sayın Şahin, bakanlık görevinden düşürülmüştür. Gensorunun,
görüşülme imkanı ortadan kalkmıştır.''
Okay, yeni göreve getirilen bakanı da izleyeceklerini söyledi.
-''BU UYANIKLIKTIR''-
Anayasa değişikliği çalışmasına ilişkin soruları da yanıtlayan CHP'li
Okay, iktidarın, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, işsizlik ve
yolsuzluğun örtülmesi için parlamento döneminin başlangıcından bu yana anayasa
değişikliğini gündemde tutmak istediğini öne sürdü.
Okay, 22. Dönemde, referandum sonucunda milletvekilliği görev süresini 4,
cumhurbaşkanlığının görev süresini 5 yıl öngören anayasa değişikliği yapıldığına
işaret ederek, ''Aceleyle, telaşla, panikle, apar topar bir anayasa değişikliği
yapan iktidar, bu kez yaptığından pişmanlık duymaktadır. Eskiye dönme
çabasındadır'' dedi.
Değişikliklerle, Anayasa Mahkemesinin üye seçiminin ve yapısının
değiştirilmek istendiğini ifade eden Okay, halkın gündeminin ekonomik kriz,
yoksulluk ve işsizlik olduğunu söyledi. Okay, sözlerini şöyle tamamladı:
''Anayasa Mahkemesindeki üye yapısındaki değişikliğinin bunlara bir
faydası olmayacaktır. AKP'nin, yargıyı siyasallaştırmak amacı ortaya çıkmıştır.
Bir taraftan, 'tüm tarafların, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin ortak
görüşüyle anayasa değiştireceğiz, meslek odaları, sivil toplum örgütlerinden
görüş alacağız' diyorlar. Bir taraftan da kapalı kapılar arkasında, AKP
kurmayları bir parti anayasasını hazırlayıp, bunu topluma dayatmak istiyorlar.
Cümleye önce 'uzlaşma' diye başlarsınız. Bu, siyasi popülizm örneğidir.
Uzlaşma söylemiyle başlayacaksın, uzlaşılmayacak önerilerde bulunacaksın, ondan
sonra da uzlaşılmayacak önerilerde bir araya gelinmediği için de uzlaşmazlığın
tarafı olarak, başka siyasi partileri yük altında bırakacaksın. Bu uyanıklıktır.
Laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelen, şimdi de hukuka aykırı eylemlerin
odağı olma yolunda hızla ilerleyen AKP ile uzlaşarak, bir anayasa değişikliğinde
CHP'nin taraf olması söz konusu değildir. Gelir, görüşebilirler. Görüşme, bir
nezaket ziyaretidir.''
''Gensoru önergesini soruşturma önergesine çevirin, ben de destek olacağım''
sözlerini değerlendirdi.
Şahin'in ''hukukçu ve deneyimli bir parlamenter'' olmasına karşın TBMM
İçtüzüğünden bihaber olduğunu savunan Okay, Şahin'in, hakkındaki gensoru
önergesinin, Adalet Bakanlığı görevinin sona ermesi nedeniyle Meclis
soruşturulmasına dönüştürülmesini istediğini anımsattı.
Hakkı Suha Okay, Meclis soruşturmasının, anayasanın 100. ve içtüzüğün
107. maddesinde yer aldığına işaret ederek, Meclis soruşturmasını siyasi parti
gruplarının değil, milletvekillerinin verdiğini kaydetti. Okay, ''Şahin, 'Meclis
soruşturması için 110 imzayı biz de tamamlarız, arkadaşlarımdan rica ederim'
diyor. Boşa emek sarf etmesin, 55 imza Meclis soruşturması için yeterlidir.
Kendisine, anayasanın ve içtüzüğün ilgili maddelerini okumasını, aklını da
kendine saklamasını tavsiye ediyorum'' diye konuştu.
-''GENSORUNUN GÖRÜŞÜLME İMKANI KALKTI''-
Gensoru ile Meclis soruşturmasının hukuki ve siyasi sonuçlarının farklı
olduğunu dile getiren Okay, Meclis soruşturmasında, soruşturma komisyonu
kurulmasına karar verildiğini, komisyonun kararının, Meclis Genel Kurulunda 275'i
aşan oyla kabul edilmesi halinde iddianame niteliği taşıdığını, ilgili bakanın
Yüce Divan'a sevk edildiğini anlattı. Okay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Eğer Sayın Şahin, 'bunu soruşturma haline çevirsinler de ben de
parlamentodaki AKP çoğunluğuyla, soruşturmayı savsaklayabilirsem, Yüce Divan'a
gidişimin önündeki engelli kaldırmış olurum' düşüncesindeyse, hiç endişe etmesin.
Belki bu parlamento döneminde değil, ama bundan sonraki dönemde, görevini kötüye
kullanan, ihmal eden bakanlar varsa, bunlar soruşturma konusu yapılabilir, TBMM
Genel Kurulunda isnat edilen fiiller söz konusu olduğu kabul görürse, Yüce
Divan'a sevk edilirler. Sayın Şahin, bu önermesiyle, kendisinin olası Yüce
Divan'a sevkini engelleme düşüncesindedir.
Dinleme ve Deniz Feneri nedeniyle Sayın Şahin hakkında gensoru önergesi
vermiştik. Ancak Sayın Şahin, bakanlık görevinden düşürülmüştür. Gensorunun,
görüşülme imkanı ortadan kalkmıştır.''
Okay, yeni göreve getirilen bakanı da izleyeceklerini söyledi.
-''BU UYANIKLIKTIR''-
Anayasa değişikliği çalışmasına ilişkin soruları da yanıtlayan CHP'li
Okay, iktidarın, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, işsizlik ve
yolsuzluğun örtülmesi için parlamento döneminin başlangıcından bu yana anayasa
değişikliğini gündemde tutmak istediğini öne sürdü.
Okay, 22. Dönemde, referandum sonucunda milletvekilliği görev süresini 4,
cumhurbaşkanlığının görev süresini 5 yıl öngören anayasa değişikliği yapıldığına
işaret ederek, ''Aceleyle, telaşla, panikle, apar topar bir anayasa değişikliği
yapan iktidar, bu kez yaptığından pişmanlık duymaktadır. Eskiye dönme
çabasındadır'' dedi.
Değişikliklerle, Anayasa Mahkemesinin üye seçiminin ve yapısının
değiştirilmek istendiğini ifade eden Okay, halkın gündeminin ekonomik kriz,
yoksulluk ve işsizlik olduğunu söyledi. Okay, sözlerini şöyle tamamladı:
''Anayasa Mahkemesindeki üye yapısındaki değişikliğinin bunlara bir
faydası olmayacaktır. AKP'nin, yargıyı siyasallaştırmak amacı ortaya çıkmıştır.
Bir taraftan, 'tüm tarafların, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin ortak
görüşüyle anayasa değiştireceğiz, meslek odaları, sivil toplum örgütlerinden
görüş alacağız' diyorlar. Bir taraftan da kapalı kapılar arkasında, AKP
kurmayları bir parti anayasasını hazırlayıp, bunu topluma dayatmak istiyorlar.
Cümleye önce 'uzlaşma' diye başlarsınız. Bu, siyasi popülizm örneğidir.
Uzlaşma söylemiyle başlayacaksın, uzlaşılmayacak önerilerde bulunacaksın, ondan
sonra da uzlaşılmayacak önerilerde bir araya gelinmediği için de uzlaşmazlığın
tarafı olarak, başka siyasi partileri yük altında bırakacaksın. Bu uyanıklıktır.
Laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelen, şimdi de hukuka aykırı eylemlerin
odağı olma yolunda hızla ilerleyen AKP ile uzlaşarak, bir anayasa değişikliğinde
CHP'nin taraf olması söz konusu değildir. Gelir, görüşebilirler. Görüşme, bir
nezaket ziyaretidir.''
