2011-03-02 - 16:40
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü
elebaşı Abdullah Öcalan'a ev hapsi konusunda bir ''pazarlık'' yaşandığını ileri
sürerek, ''Sorun hazmettirme sorunu. Millete hazmettirmeye çalışıyorlar. Analar
şimdi ağlıyor'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, terör örgütü
elebaşı Abdullah Öcalan'a ev hapsi konusunda bir ''pazarlık'' yaşandığını ileri
sürerek, ''Sorun hazmettirme sorunu. Millete hazmettirmeye çalışıyorlar. Analar
şimdi ağlıyor'' dedi.
Vural, TÜİK son açıkladığı rakamlara değindi. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın Türk Lirasının değerli
olmasından şikayet ederek, ''Merkez Bankasının yüzü kızarmalı'' dediğini iddia
eden Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise Türk Lirasının değerli olmasını
savunduğunu anlattı ve konuşmalarından örnekler verdi.
Bu durumda 'kimin yüzünün kızarması gerektiğini'' soran Vural, ''Burada
yüzü kızarması gereken bu Hükümetin kendisidir. Böyle çarpık, ucube bir hükümet
Türkiye'yi yönetiyor'' diye konuştu.
AK Parti'nin uyguladığı ekonomi politikasıyla fakirin daha fakir,
zengininin daha zengin olduğunu savunan Vural, ''İşte AKP adaleti bu, işte Recep
Tayyip Erdoğan adaleti bu. 2010 yılında en zengin grup ile en fakir grup
arasındaki fark 17,7 kat arttı'' görüşünü ifade etti.
Tatil yapamayanlar, borç ve taksit ödeyenler, evini ısıtamayanlar, et
yiyemeyenlerle ilgili çeşitli TÜİK rakamlarını açıklayan Vural, ''Bir taraftan
vur patlasın çal oynasın. Adeta lale devri yaşanıyor. Şimdikine kasımpatı devri
de denilebilir'' diye konuştu.
Dolar milyarderlerinin sayısının arttığını belirten Vural, ''2004'te 6
dolar milyarderi vardı, şimdi 39'a çıkmış. Dolar milyarderleri 33 kişi artmış.
İşte adalet, helal olsun... Dolar milyarderlerinin geliri de yüzde 20 artarak 104
milyar dolara ulaşmış. Tablo bu'' dedi.
Vural, basın toplantısında yanında getirdiği bir kaşık ile bir kepçeyi de
göstererek, ''Vatandaşa kaşıkla verirken, zenginlere kepçeyle dağıtmışlar. Bunun
adalet neresinde? Emekliye yüzde 4 veriyorsun dolar milyarderlerinin geliri yüzde
20 artıyor. Bakanlar Kurulu adeta armatörler kurulu haline gelmiş. Türkiye çok
acı bir tabloyla karşı karşıya. Gidip Şivan Perver için gözyaşı dökeceğine şu
emekliler için bir şeyler yap'' diye konuştu.
''Sil süpür al götür ekonomisi, fakirlik vatandaşa zenginlik yandaşa''
ifadelerini kullanan Vural, bir gazetenin ''Tersine Robin Hood'' manşetini
hatırlatarak, ''Aslında bunlar Robin hüp. Fakirden alıp zengine hüpletiyorlar''
dedi.
Vural, bir gazetecinin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a ev hapsi
verilmesinin tartışıldığını hatırlatarak, ''Sizce bu bir şantaj mı?'' sorunu
yanıtlarken, ''Hayır, niye şantaj olsun'' dedi ve Başbakan Erdoğan'ın bir
konuşmasını dinleterek, ''devletin İmralı'da görüşmeler yaptığını'' savundu.
Oktay Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Demek ki orada bir pazarlık var. Sorun, millete hazmettirme sorunu.
Millete hazmettirmeye çalışıyorlar. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 'toplum hazır
değil' diyor. Kendileri hazır ama millete 'hazır değil' diyor. Toplum
mühendisliği bunlar. Pis bir pazarlık var. Mehmetçiğin, polisimizin,
şehitlerimizin kanı üzerinden pazarlık yapılıyor. İmralı canisinin zaten istediği
her şey verildi. Avukatları aracılığı ile örgütü yönetiyor. Yol haritası çiziyor
ve Başbakana danışmanlık yapıyor. Analar şimdi ağlıyor. Kundaktaki bebeğe kurşun
sıkan, Türkiye'yi bölmek isteyen bir teröristle pazarlık yapılıyor. Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek ne diyor, 'kanun müsait değil' diyor. Vicdanlarına
sığdırıyorlar. Bu milleten neyi saklıyorsunuz? BDP'li Ufuk Uras, 'Başbakan bu
fikre olumlu bakıyor' diyor. Bu güzel ülkemde neler oluyor, bunları kim yapıyor,
kim görüşüyor? Kim hangi pis pazarlıkları yapıyor? Seçimlerde daha fazla oy almak
için hangi tezgahları planladınız?''
Bu tartışmaların AK Parti'ye oy veren vatandaşların vicdanını
sızlattığını ileri süren Vural, bu konuda 2011 seçimlerinden sonra neler
yapılacağının açıklanmasını istedi. ''Başbakan yakında bir villa yaptırır deniz
kenarında. Herhalde bir villaya çıkaracaklar'' diyen Vural, milliyetçilerin ise
bir tehdit olarak görüldüğünü söyledi.
YSK'nın yurtdışındaki vatandaşların oy kullanmasına ilişkin kararının
sorulması üzerine de Vural, Almanya'daki vatandaşların oy kullanması için Alman
hükümetiyle bir türlü anlaşma yapılmadığını ifade etti. Yurtdışındaki
vatandaşların oy kullanma hakkının ''gaspedildiğini'' iddia eden Vural,
''Başbakan YSK'yı suçluyor. YSK'ya Siirt seçimleri iptal edilince niye
kızmadınız?'' dedi.
YSK'nın hala seçim tarihini ilan etmediğini belirten Vural,
Cumhurbaşkanının görev süresinin de belli olmadığını söyledi.
Vural, ''Ergenekon'' davası sanıkları gazeteci Tuncay Özkan ile Mustafa
Balbay'ın tek kişilik hücrelere konulduğuna ilişkin haberlerin hatırlatılması
üzerine de ''Bu bir tecrit olayı gibi görülüyor haberlerden. İmralı canisinin
yanına arkadaş gönderilirken tutuklulara böyle baskı yapıldığı söyleniyor. Adalet
duygusunun incitilmemesi gerekir' diye konuştu.
(16.40)
elebaşı Abdullah Öcalan'a ev hapsi konusunda bir ''pazarlık'' yaşandığını ileri
sürerek, ''Sorun hazmettirme sorunu. Millete hazmettirmeye çalışıyorlar. Analar
şimdi ağlıyor'' dedi.
Vural, TÜİK son açıkladığı rakamlara değindi. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın Türk Lirasının değerli
olmasından şikayet ederek, ''Merkez Bankasının yüzü kızarmalı'' dediğini iddia
eden Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise Türk Lirasının değerli olmasını
savunduğunu anlattı ve konuşmalarından örnekler verdi.
Bu durumda 'kimin yüzünün kızarması gerektiğini'' soran Vural, ''Burada
yüzü kızarması gereken bu Hükümetin kendisidir. Böyle çarpık, ucube bir hükümet
Türkiye'yi yönetiyor'' diye konuştu.
AK Parti'nin uyguladığı ekonomi politikasıyla fakirin daha fakir,
zengininin daha zengin olduğunu savunan Vural, ''İşte AKP adaleti bu, işte Recep
Tayyip Erdoğan adaleti bu. 2010 yılında en zengin grup ile en fakir grup
arasındaki fark 17,7 kat arttı'' görüşünü ifade etti.
Tatil yapamayanlar, borç ve taksit ödeyenler, evini ısıtamayanlar, et
yiyemeyenlerle ilgili çeşitli TÜİK rakamlarını açıklayan Vural, ''Bir taraftan
vur patlasın çal oynasın. Adeta lale devri yaşanıyor. Şimdikine kasımpatı devri
de denilebilir'' diye konuştu.
Dolar milyarderlerinin sayısının arttığını belirten Vural, ''2004'te 6
dolar milyarderi vardı, şimdi 39'a çıkmış. Dolar milyarderleri 33 kişi artmış.
İşte adalet, helal olsun... Dolar milyarderlerinin geliri de yüzde 20 artarak 104
milyar dolara ulaşmış. Tablo bu'' dedi.
Vural, basın toplantısında yanında getirdiği bir kaşık ile bir kepçeyi de
göstererek, ''Vatandaşa kaşıkla verirken, zenginlere kepçeyle dağıtmışlar. Bunun
adalet neresinde? Emekliye yüzde 4 veriyorsun dolar milyarderlerinin geliri yüzde
20 artıyor. Bakanlar Kurulu adeta armatörler kurulu haline gelmiş. Türkiye çok
acı bir tabloyla karşı karşıya. Gidip Şivan Perver için gözyaşı dökeceğine şu
emekliler için bir şeyler yap'' diye konuştu.
''Sil süpür al götür ekonomisi, fakirlik vatandaşa zenginlik yandaşa''
ifadelerini kullanan Vural, bir gazetenin ''Tersine Robin Hood'' manşetini
hatırlatarak, ''Aslında bunlar Robin hüp. Fakirden alıp zengine hüpletiyorlar''
dedi.
Vural, bir gazetecinin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a ev hapsi
verilmesinin tartışıldığını hatırlatarak, ''Sizce bu bir şantaj mı?'' sorunu
yanıtlarken, ''Hayır, niye şantaj olsun'' dedi ve Başbakan Erdoğan'ın bir
konuşmasını dinleterek, ''devletin İmralı'da görüşmeler yaptığını'' savundu.
Oktay Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Demek ki orada bir pazarlık var. Sorun, millete hazmettirme sorunu.
Millete hazmettirmeye çalışıyorlar. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, 'toplum hazır
değil' diyor. Kendileri hazır ama millete 'hazır değil' diyor. Toplum
mühendisliği bunlar. Pis bir pazarlık var. Mehmetçiğin, polisimizin,
şehitlerimizin kanı üzerinden pazarlık yapılıyor. İmralı canisinin zaten istediği
her şey verildi. Avukatları aracılığı ile örgütü yönetiyor. Yol haritası çiziyor
ve Başbakana danışmanlık yapıyor. Analar şimdi ağlıyor. Kundaktaki bebeğe kurşun
sıkan, Türkiye'yi bölmek isteyen bir teröristle pazarlık yapılıyor. Başbakan
Yardımcısı Cemil Çiçek ne diyor, 'kanun müsait değil' diyor. Vicdanlarına
sığdırıyorlar. Bu milleten neyi saklıyorsunuz? BDP'li Ufuk Uras, 'Başbakan bu
fikre olumlu bakıyor' diyor. Bu güzel ülkemde neler oluyor, bunları kim yapıyor,
kim görüşüyor? Kim hangi pis pazarlıkları yapıyor? Seçimlerde daha fazla oy almak
için hangi tezgahları planladınız?''
Bu tartışmaların AK Parti'ye oy veren vatandaşların vicdanını
sızlattığını ileri süren Vural, bu konuda 2011 seçimlerinden sonra neler
yapılacağının açıklanmasını istedi. ''Başbakan yakında bir villa yaptırır deniz
kenarında. Herhalde bir villaya çıkaracaklar'' diyen Vural, milliyetçilerin ise
bir tehdit olarak görüldüğünü söyledi.
YSK'nın yurtdışındaki vatandaşların oy kullanmasına ilişkin kararının
sorulması üzerine de Vural, Almanya'daki vatandaşların oy kullanması için Alman
hükümetiyle bir türlü anlaşma yapılmadığını ifade etti. Yurtdışındaki
vatandaşların oy kullanma hakkının ''gaspedildiğini'' iddia eden Vural,
''Başbakan YSK'yı suçluyor. YSK'ya Siirt seçimleri iptal edilince niye
kızmadınız?'' dedi.
YSK'nın hala seçim tarihini ilan etmediğini belirten Vural,
Cumhurbaşkanının görev süresinin de belli olmadığını söyledi.
Vural, ''Ergenekon'' davası sanıkları gazeteci Tuncay Özkan ile Mustafa
Balbay'ın tek kişilik hücrelere konulduğuna ilişkin haberlerin hatırlatılması
üzerine de ''Bu bir tecrit olayı gibi görülüyor haberlerden. İmralı canisinin
yanına arkadaş gönderilirken tutuklulara böyle baskı yapıldığı söyleniyor. Adalet
duygusunun incitilmemesi gerekir' diye konuştu.
(16.40)
