2012-09-03 - 13:43
CHP Ankara Milletvekilleri Levent Gök ve İzzet Çetin, Keçiören'de polis tarafından ''dur'' ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğü iddia edilen Cem Aygün'ün babası İsmet Aygün ve 7 kardeşiyle basın toplantısı düzenledi.
CHP Ankara Milletvekilleri Levent Gök ve İzzet Çetin, Keçiören'de polis tarafından ''dur'' ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğü iddia edilen Cem Aygün'ün babası İsmet Aygün ve 7 kardeşiyle basın toplantısı düzenledi.
Gök, ailenin 7'si kız 8 çocuğu olduğunu belirterek, ailenin 30 Ağustos'ta acı bir haberle sarsıldığını, tek erkek çocuklarının öldüğünün bildirildiğini söyledi.
Baba İsmet Aygün'ün inşaatlarda çalıştığını ifade eden Gök, ''Cem tek erkek çocuk ve 24 yaşında polisin kurşunlarına hedef oldu. Bu şekilde vurulmasının herhangi bir nedeni yok. Polisin acemi ve şaşkın davranışı, 24 yaşındaki genci aramızdan aldı, götürdü'' dedi.
Gök, Cem'in, aldığı hapis cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlandığını ve bu çerçevede her gün karakola gittiğini kaydederek, ailenin, faillerin cezalandırılmasını istediğini söyledi. Gök, Cem'in kardeşlerinin, failin ertesi gün serbest kalması üzerine gittikleri karakolda dövüldüklerini iddia ederek, ''50 tane polisin saldırısına uğradılar. Kardeşler, çocukları gibi büyüttükleri erkek kardeşlerini vuran kişinin serbestçe dolaşmasını kabullenemiyorlar. Bu durumda aile karakola gitmekten başka ne yapabilirdi ki-'' diye konuştu.
Ailenin adalete olan güvenlerinin sarsıldığını ifade eden Gök, baba Aygün ve kızlarının TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na dilekçe ile başvurduğunu bildirdi.
Baba İsmet Aygün, ağlayarak yaptığı konuşmada, fakir olduklarını belirtti ve ''Buna can dayanır mı, çocuğum onlara ne etti- Neden failini bir gün sonra serbest bıraktılar-'' diye sordu.
Faillerin cezalarını çekmesini istediğini belirten Aygün, oğlunun nasıl öldürüldüğünü anlattı. Baba Aygün, ''Oğlum Onlara silah mı, bıçak mı çekti-'' dedi.
Cem Aygün'ün ablası Yasemin Aygün de gözyaşları içinde yaptığı konuşmada, ''Ben onun ablası değil, annesiydim. Nelerle büyüttük biz onu, el bebek gül bebek büyüttük. Gelin bu acıya dayanın. Bize hiç bir açıklama yapmadılar, biz de dayanamadık ve emniyete gittik. Orada dayak yedik. Biz onlara ne yaptık- Sabahlara kadar uyuyamıyoruz, balkonda yolunu gözlüyoruz, gelecek diye. Geri getirsinler benim kardeşimi. Suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. Suçlu dahi olsa bunları hak etmedi benim kardeşim'' dedi.
(13.43)
Gök, ailenin 7'si kız 8 çocuğu olduğunu belirterek, ailenin 30 Ağustos'ta acı bir haberle sarsıldığını, tek erkek çocuklarının öldüğünün bildirildiğini söyledi.
Baba İsmet Aygün'ün inşaatlarda çalıştığını ifade eden Gök, ''Cem tek erkek çocuk ve 24 yaşında polisin kurşunlarına hedef oldu. Bu şekilde vurulmasının herhangi bir nedeni yok. Polisin acemi ve şaşkın davranışı, 24 yaşındaki genci aramızdan aldı, götürdü'' dedi.
Gök, Cem'in, aldığı hapis cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlandığını ve bu çerçevede her gün karakola gittiğini kaydederek, ailenin, faillerin cezalandırılmasını istediğini söyledi. Gök, Cem'in kardeşlerinin, failin ertesi gün serbest kalması üzerine gittikleri karakolda dövüldüklerini iddia ederek, ''50 tane polisin saldırısına uğradılar. Kardeşler, çocukları gibi büyüttükleri erkek kardeşlerini vuran kişinin serbestçe dolaşmasını kabullenemiyorlar. Bu durumda aile karakola gitmekten başka ne yapabilirdi ki-'' diye konuştu.
Ailenin adalete olan güvenlerinin sarsıldığını ifade eden Gök, baba Aygün ve kızlarının TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na dilekçe ile başvurduğunu bildirdi.
Baba İsmet Aygün, ağlayarak yaptığı konuşmada, fakir olduklarını belirtti ve ''Buna can dayanır mı, çocuğum onlara ne etti- Neden failini bir gün sonra serbest bıraktılar-'' diye sordu.
Faillerin cezalarını çekmesini istediğini belirten Aygün, oğlunun nasıl öldürüldüğünü anlattı. Baba Aygün, ''Oğlum Onlara silah mı, bıçak mı çekti-'' dedi.
Cem Aygün'ün ablası Yasemin Aygün de gözyaşları içinde yaptığı konuşmada, ''Ben onun ablası değil, annesiydim. Nelerle büyüttük biz onu, el bebek gül bebek büyüttük. Gelin bu acıya dayanın. Bize hiç bir açıklama yapmadılar, biz de dayanamadık ve emniyete gittik. Orada dayak yedik. Biz onlara ne yaptık- Sabahlara kadar uyuyamıyoruz, balkonda yolunu gözlüyoruz, gelecek diye. Geri getirsinler benim kardeşimi. Suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. Suçlu dahi olsa bunları hak etmedi benim kardeşim'' dedi.
(13.43)
