Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
Muş, görüşmelere başlamadan önce muhalefet milletvekillerinin talebi üzerine usul tartışması açtı.
Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, komisyonda bugün Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin devlet kurumlarının temsilcilerinin katılımıyla görüşüleceğini, çözüm önerilerinin dile getirileceğini belirtti.
Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali suçlarla ilgili soruşturma kapsamında, Mahiroğlu'nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığını söyleyen Arı, böyle bir günde kanun teklifini görüşmenin bir faydası olmayacağını savundu.
Arı, kanun teklifinin önce bir alt komisyonda görüşülmesini, bu konuda alt komisyonun çalışma yapmasını istedi.
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Mahiroğlu'nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere TMSF'nin kayyum olarak atanmasının kendilerini üzdüğünü dile getirerek, "Hatalı uygulmadan vazgeçilmeli." görüşünü savundu.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, komisyonda bugün önemli bir kanun teklifini ele alacaklarını, sorunu ve çözüm önerilerini görüşeceklerini ifade ederek, "Sayın Bakan'ın bugün burada olması lazım." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, "Böyle bir ortamda basit bir etki analiziyle bu kanun teklifini görüşemeyiz. Milletvekillerinin görüşmesi için etki analizi yeterli bilgiye sahip değil. Fonlarda ne kadar para var, hiçbir bilgimiz yok ama SPK'ye yetki vereceğiz. Bilgilendirilmemiz lazım." sözlerini sarf etti.
DEM Parti Antalya Miletvekili Hakkı Saruhan Oluç, şirketlerde çeşitli yolsuzlukların olabileceğini ve bu nedenle kayyum atanabileceğini belirterek, "Yayının susturulması ne demek? TMSF yayının devam etmesini sağlamalı." ifadesini kullandı.
Komisyon Başkanı Muş, kanun teklifinin sahiplerinin, kurum başkanlarının, ilgili bakan yardımcılarının da görüşmede hazır bulunduğuna işaret ederek, "Biz komisyon davetini resmi olarak olarak iletiyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığına da yaptık. Sayın Bakan takdir ederse gelebilir." dedi.
Alt komisyon kurulmasına yönelik taleplere değinen Muş, komisyonun gündemine hakim olduğunu söyledi.
- "Hazine kaynağı veya bütçe imkanı kesinlikle kullanılmayacak"
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, düzenlemeyle ilgili bilgiler paylaştı.
Şu anda fon piyasalarında 2 bini aşkın yatırım fonu bulunduğunu belirten Aksu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından tasfiyesine karar verilen fon sayısının 131 olduğunu söyledi.
Aksu, "Tasfiye halindeki bu 131 fon, piyasadaki toplam fon sayısının 4,6'sını, toplam porföy değeri ise yüzde 7,7'si oluşturmaktadır. Bu fonların toplam porföy değeri, hanehalkının finansal varlıklarının yüzde 2,4'üne karşılık gelmektedir. Dolayısıyla sorun, fon piyasasının çok sınırlı bir bölümünde yaşanmıştır. Sorunu kimsenin hafife alma lüksü olmadığı gibi kimsenin abartarak enfekte etme lüksü de bulunmamaktadır. Finansal sistemimizi olumsuz etkileyecek yapısal veya sistemik risk kesinlikle mevzu bahis değildir." değerlendirmelerinde bulundu.
Fon soruşturmalarını hatırlatan Aksu, bu kapsamda bugüne kadar 84 kişinin tutuklandığını, 282 kişi hakkında işlem yapıldığını, 27 şüpheli hakkında arama kararı çıkarıldığını belirtti. Aksu, "Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismar etmeye çalışan hiç kimseye göz yummayacağız. Parti ayrımı olmaksızın, kimliğine, kişiliğine ve kariyerine bakılmaksızın piyasayı bozan, sahtekarlık, dolandırıcılık yapan herkes hukuk önünde yaptıklarının hesabını verecektir." dedi.
Teklifle, kamu bütçesine mali yük getirilmeyeceğini vurgulayan Aksu, "Tasfiye sürecinde hazine kaynağı veya bütçe imkanı kesinlikle kullanılmayacaktır. Ödemeler, fonların yanlızca kendi mal varlından, hukuka aykırı filleri gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerden tahsil edilen tutarlardan karşılanacaktır. Fatura aziz milletimize değil zararı oluşturan manipülatörlere ve sorumlulara ödetilecektir." ifadelerini kullandı.
Tasfiye sürecinde yatırımcıların en önemli beklentisinin ödemelerin bir an önce yapılması olduğuna işaret eden Aksu, teklifin 4. maddesi ile adil bir dağıtım ölçütü olarak net yatırım tutarının benimsendiğini söyledi. Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Net yatırım tutarı, sanal değer üzerinden değil fona fiilen koyduğu para girişi ve çıkışlar üzerinden hesaplanacaktır. Üstelik bu tutar, tasfiye tarihine kadar Tüketici Fiyat Endeksi ve Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenecektir. Fonların tasfiyesi gerçekleştirilirken her bir fonun yatırımcılarının ödemeleri, kendi fon malvarlığı üzerinden yapılacaktır. Fonların tasfiyesinde para çıkışları da 'ilk giren ilk çıkar' yöntemine uygun bir sırayla gerçekleştirilecek. Yatırımcılarımızın nihai tasfiyeyi beklerken mağdur olmamaları için belirlenen net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla kişi başına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesine teklifimizle imkan sağlanmaktadır. Bu bir ara ödemedir. Net yatırım tutarı 1 milyonun altında olan vatandaşlarımıza tutarın tamamı ödenebilecek, mevcut nakdin yetersiz olması halinde ise net yatırım tutarı en düşük olan, en küçük yatırımcılardan başlanarak ödemeler gerçekleştirilecektir."
Toplantı öncesi Yeni Parti milletvekilleri, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali suçlarla ilgili soruşturma kapsamında, Mahiroğlu'nun ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasını eleştirerek, gözlerine ve ağızlarına siyah bant yapıştırdı.
Aksu'nun konuşmasının ardından komisyonda teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Teklifin tümü üzerine söz alan Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, kanun teklifine ilişkin eleştirilerde bulunarak, "Bu teklif olmasaydı sonuçta ne fark ederdi? Bizim bu olayları çözebilecek mekanizmalarımız vardı. Bu düzenleme sorunu çözen bir kanun teklifi değil." ifadelerini kullandı.
Kanun teklifinin çok hızlı hazırlandığını ve büyük eksiklikleri bulunduğunu öne süren Karabat, düzenlemenin genel gerekçesiyle maddeleri arasında kopukluklar bulunduğunu savundu.
Karabat, "Buraya 'gönüllü iade' diye bir şey koyuyorsunuz. Nedir bu mekanizma? Buradan kim ne anlıyor? Kim ne kadar iade edecek? Kim ne kadar götürdü? Zararın boyutu ne kadar? Hangi kişiler ne kadar haksız kazanç sağlamış biliyor muyuz? Hayır. Buna ilişkin bir raporlama yok. Bu 131 fon ve 7 şirket dışında bu işlemlere aracılık etmiş fon ya da şirket var mıdır? 'Hayır' diyebilir misiniz?" sözlerini sarf etti.
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, "sermaye piyasalarında fon vurgunu yapmak için bir şebeke kurulduğunu" ileri sürdü.
"Maalesef bu şebekenin çalışmasına bilerek veya bilmeyerek yardım ve yataklık etmiş olanlar var" diyen Oluç, "Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 'Borsada manipülasyona kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının farkındayız' demişti. Çok güzel. Ama Hazine Bakanı'nın sözlerine rağmen işleyen bir şebeke var. Bir kere bu şebekenin açığa çıkarılması gerekiyor." şeklinde konuştu.
Oluç, bahse konu fonlarda 1 milyon liranın altında yatırımı bulunanların mağduriyetinin giderilmesinin önemli olduğunu ancak kanun teklifinde, küçük yatırımcıların bundan sonraki süreçte nasıl korunacağına dair bir düzenleme bulunmadığını söyledi.
- "Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor"
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon soruşturmalarının, mağdurlar aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık 4,5 milyon kişiyi ilgilendirdiğini söyledi.
Mağdurların kayıplarına dikkati çeken Akay, "Şu anda bir hareket başlatıldı ve sonuna kadar gidildiği takdirde vatandaşlarımızın bir kuruşu dahi kalmaz, hepsi ödenebilir. Vatandaşımız devletine her şeye rağmen güveniyor. Denetim kurumlarına güvenmek istiyor. Somut bir program, alacaklarının nasıl ödeneceğini bekliyor. Yatırımcı büyükmüş, küçükmüş fark etmez. Nitelikli yatırımcıymış, borsaya güvenmiş, yatırım yapmış ve ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamış. Güven yeniden tesis edilmeden borsaya da dış kaynağın girmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Akay, ekonomiye güvenin tesis edilmesi için fon soruşturmalarına konu olaylardan planlı, organize ve usulsüz bir şekilde para kazananların gerekirse hapisle cezalandırılması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, fon meselesine ilişkin küçük yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesini desteklediklerini ancak soruşturmalarda adı geçmeyen büyük yatırımcı ve şirketlere de destek olunması gerektiğini söyledi.
Büyük yatırımcı olmanın suç sayılmayacağını dile getiren Usta, "Suça bulaşmış olanların hepsinin burnundan getirelim. Yedi sülalesinin, çoluğunun çocuğunun burnundan getirelim ama burada, parasını enflasyona karşı korumak için bankanın yönlendirmesiyle yatırım yapan iş adamlarımız da var. 100 milyon lirası batanlar var. Bir çözüm de buraya gerekiyor. Çünkü ciddi olarak reel sektörü etkileyecek boyutu da var." diye konuştu.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, fon soruşturmalarının Türkiye'ye çok büyük yatırım ve itibar kaybı yaşattığını ileri sürdü.
Bu kapsamda usulsüz para kazananların takibi ve paraların tahsili için güçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini savunan Kısacık, "İşinin ehli uzmanlardan oluşan bir görev gücü lazım. Gereken yetkileri verelim ve gidip bu hırsızların ciğerini söksünler. Mağdur olan her bir vatandaşımızın tek bir kuruşu kalmayana kadar, hatta süreç uzayacaksa ödemelerin TEFE ve TÜFE oranları gözetilerek mağduriyetlerin giderilmesi lazım." görüşlerini dile getirdi.
- "Kamu zararları mutlaka açıklanmalıdır"
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, hukuksuzluk ve usulsüzlükle mücadeleyi milli bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı.
Parti olarak duruşlarının ve ilkelerinin net olduğunu ifade eden Aksu, "Fon piyasasında, belediyelerde, her nerede olursa olsun, ucu kime kadar gidiyorsa gitsin bunlar mutlaka soruşturulmalı, sorumlular açığa çıkartılmalı, yetim hakkına, kamu malına kim el uzatmışsa mutlaka ondan hesap sorulmalı. Varsa mağdurların hak ve hukuku da korunmalı. Bu genel ilkemizdir. Burada da mutlaka mağdurlar var, suçlular var. Devletimizin yetkili kurumları bunları takip ediyor." diye konuştu.
Finansal piyasalarda ve ekonomide bir güven erozyonu yaratmamak, istikrarın, öngörülebilirliğin ve piyasalara güvenin esas olması mantığıyla hareket edilmesi gerektiğini anlatan Aksu, bunları sabote edecek girişimlerden, istismar ve manipülasyonlardan da mutlaka kaçınılması gerektiğini söyledi.
Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Burada suç işleyen insanlar var. Kuşkusuz insanın düştüğü çukur kendi iradesinin tezahürüdür. Bir kuruma, değere ve inanca, fikre veya zümreye atfedilemez. O kişiler kimse ortaya mutlaka çıkartılmalıdır. Nerede yaşanırsa yaşansın, ahlaksızlık, yolsuzluk, rüşvet perspektifinden değil meseleye hukuk çerçevesinde bakılmalıdır. Yeterli iletişim, bilgilendirme ve kamuoyunu doğru bilgilerle ikna edici şekilde aydınlatmak bu süreçte son derece önemlidir. Kamu zararları mutlaka açıklanmalıdır. Belediyelerde de var, başka alanlarda da var. Altıncıysa altıncı, belediyeciyse belediyeci, foncuysa foncu hiç fark etmez, bunlarla ilgili soruşturmalar yapılsın."
- "Bakan'ın SPK'den alamadığı bilgiyi Ümit Özlale nasıl ve kimden almıştır?"
AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, fon soruşturmalarına ilişkin "Bu konuda hem idari hem de hukuki soruşturmalar yapılacak, kim suçluysa, kimin kusuru, kastı varsa hukuk yönünde hesap ödeyecekler." dedi.
Fon soruşturmaları üzerinden hükümeti yıpratmaya yönelik girişimler olduğunu ifade eden Güneş, Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin fon soruşturmasıyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve ailesine yönelik iddialarını anımsatarak, "Sayın Bakanımız açıkladı, 'Babamın böyle bir para yatırmışlığı yoktur ve T.C. numarasını uymamaktadır' diye. Sayın Bakan aynı şekilde bilgi istiyor SPK'den ve 'Bununla ilgili bana bilgi verir misiniz?' diyor. Bakan'ın SPK'den alamadığı bilgiyi Ümit Özlale nasıl ve kimden almıştır?" diye konuştu.
Güneş, mağdur vatandaşların zararlarının telafi edilmesiyle, milletin devlete ve piyasalara güveninin daha da artacağına inandığını kaydetti.
Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş, teklifin tümü üzerinde milletvekillerinin konuşmalarının ardından soruların cevaplandırılması için salondaki kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerine söz verdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
Teklif üzerinden milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlayan teklifin ilk imza sahibi AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, milletvekillerinin pay blokajlarıyla ilgili sorular yönelttiğini söyledi.
Ersan Aksu, şu bilgileri paylaştı:
"BDDK'daki kayıtların kalmasının iki nedeni var. Bunlardan birincisi, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformunda (TEFAS) fiyatın belli olmamasından işlemin gerçekleşmemesi, ikincisi de TEFAS'ta temerrüt nedeniyle, bu fonların temerrüde düşmesi nedeniyle ödemelerin gerçekleşmemiş olmasından kaynaklanıyor. 17 Eylül'de tasfiye konu fonların alım satım işlemleri durduruldu. Bu tarihte iletilen talimatlar iptal edildi. 14, 15 ve 16 Eylül'de TEFAS'a iletilen ve bir fiyat ile eşleşen talimatlar karşılığı oluşan alacakların Takasbank ve TEFAS platformun yetkileri tarafından ödendiği teyit edilmiştir."
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), 28 Eylül tarihinde yaptığı duyuruyu anımsatan Aksu, 14, 15, ve 16 Eylül'de iletilip fiyatı belirlenerek tamamlanan satış işlemlerinden doğan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin TEFAS yetkililerince teyit edildiğini belirtti.
Aksu, "Buna karşılık yalnızca satış talimatı verilmiş olması, işlemin tamamlandığı ve yatırımcının katılmaya payı sahipliğinin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Mülkiyet hakkı bakımından katılma payı sahipliği devam eden yatırımcının, fon mal varlığı üzerindeki haklarının tasfiye kapsamında korunacak." ifadelerini kullandı.
Milletvekillerinin Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ tarafından, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ, Birevim Tasarruf Finansman AŞ ve İktisat Katılım Bankası AŞ'nin pay devir işlemlerine ilişkin sorusu üzerine Aksu, "Söz konusu satın alma veya devir işlemleri, hiçbir şekilde kamu kaynağı, tasfiye kaynağı veya vergi kaynağı kullanılmaksızın gerçekleştirilecektir. Ayrıca ilgili şirketlerin ortaklarına ait gayrimenkuller bedelsiz olarak söz konusu şirketlere devredilecek ve bu varlıklar şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesi amacıyla kullanılacaktır. Türkiye Emlak Katılım Bankası AŞ tarafından bu şirketleri satın almak için bir bedel ödenmeyecektir." diye konuştu.
SPK ile ilgili başka bir yasa çalışmasının da bulunduğunu aktaran Aksu, bütçe görüşmelerinden sonra söz konusu teklifin komisyona gelebileceğini söyledi.
Fon soruşturması hatırlatılarak, bazı milletvekillerinin "neden daha önce müdahale edilmedi?" sorusunu yöneltiğine işaret eden Aksu, şunları kaydetti:
"Serbest fonların, fon piyasasındaki ağırlığı 2021'de yüzde 35 civarında. 2022 yılında bu oran yüzde 52'ye, 2026 yılında yüzde 65'e çıkıyor. Finansal İstikrar Komitesi, bu tabloyu gördükten sonra 2 Aralık 2025'te bir toplantı tertip ediyor, serbest fonlara yönelik hususlar değerlendirme konusu oluyor. Bu finansal istikrar komitesinin kararı sonrası Takasbank, Merkez Kayıt Kuruluşu AŞ, Borsa İstanbul AŞ'nin görüşleri alınarak, gerçek serbest fonlara ilişkin hususlar, uygulamada karşılaşılan ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak düzenleme çalışması başlıyor. 18 Aralık 2025'te SPK tarafından nitelikli yatırımcı şartlarında aranan, 1 milyon lira olan finansal varlıklar tutarının 10 milyon liraya çıkarılması kararı veriliyor. Bir rehber taslağı hazırlanıyor. 15 Aralık 2025 tarihli yazıyla Borsa İstanbul, Takasbank'ın görüş ve değerlerdirmelerine rehber taslağı sunuluyor. 28 Ocak'ta Hazine ve Maliye Bakanlığının bilgisine sunuluyor. Bakanlık tarafından da 15 Şubat'ta taslağa ilişkin sektör görüşleri alındıktan sonra taslağın yürürlüğe alınması bildiriliyor. Bu kapsamda da Sermaye Piyasaları Birliği, Merkezi Kayıt Kuruluşuna görüş talebi iletiyor.
Bu görüşler çerçevesinde 17 Haziran'da TEFAS uygulamaları uygulama esasları SPK tarafından onaylanarak 31 Temmuz 2026 tarihinde Takasbank tarafından uygulamaya alınıyor. Dolayısıyla düzenleme süreci ilgili kurumların görüşleri ve gerekli teknik altyapı değişiklikleri değerlendirilerek yapılıyor. Temmuz ayında yürürlüğe giren düzenleme sonrası Ağustos ayında Borsa İstanbul, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu ile yoğun toplantılar yapılarak rehberin son şekli değerlendiriliyor. Rehber 29 Ağustos 2026'da kamuya duyuruluyor. Rehberde yapılan değişikliklerle şeffaflığın artırılması, yatırımcıların daha etkin bilgilendirilmesi amacıyla serbest fonların portföy dağılımlarının haftada bir kamuya açıklama zorunluluğu ve bir yatırım fonu yatırımcısının fondaki payının belirli eşik oranları aşması halinde yatırımcıların merkezi kayıt kuruluşu tarafından kamuya açıklanması zorunluluğu getiriliyor."
Düzenlemenin bir geçiş süreci de barındırdığını belirten Aksu, geçiş sürecinin de devam ettiğini anlattı. Aksu, "Şu ana kadar 117 kişi hakkında SPK tarafından piyasa dolandırıcılığından suç duyurusunda bulunuldu, toplam 117 gerçek kişi ve 5 tüzel kişi hakkında borsada teşkilatlanmış diğer piyasalarda 2 yıl işlem yapma yasağı uygulandı. Toplam 64 kişi hakkında, sahip oldukları tüm lisanslar iptal edildi." dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Aksu, SPK tarafından söz konusu şirketlere kesilen cezaları da hatırlattı.
Milletvekillerinin, "Fon soruşturmalarına konu olaylardan para kazananların isimlerinin açıklanmasına" ilişkin çağrılarına karşılık veren Aksu, "Açıklanacak ne liste varsa açıklansın. Ceza olarak ne ceza verilmesi gerekiyorsa ilgililer hakkında verilsin. Kimler nasıl manipülasyon, spekülasyon, sahtekarlık, dolandırıcılık yaparak ne tür suçlar işlemişlerse sonuna kadar cezalandırılmaları noktasında zerre farklı düşünce içerisinde değiliz." ifadelerini kullandı.
- Bakan Yardımcısı Hatipoğlu: "TMSF'nin rol üstlenmesi mümkün olmayacaktı"
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İlhan Hatipoğlu, milletvekillerinin teklife neden ihtiyaç duyulduğu yönünde sorular yönelttiğini hatırlattı. Sermaye Piyasası Kanununda olağan tasfiyeye ilişkin hükümlerin olduğuna işaret eden Hatipoğlu, getirilen düzenlemeyle olağanüstü tasfiyelerle ilgili hususların da belirlendiğini vurguladı.
İlhan Hatipoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ara ödeme ve net yatırım tutarı tanımı mevcut mevzuat çerçevesinde yok. Böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu. İlaveten TMSF'ye tanınmış olan ilave yetkiler var. Aksi takdirde TMSF'nin rol üstlenmesi mümkün olmayacaktı. Diğer taraftan saklamacı kuruluşlar var. İki saklamacı kuruluşumuz tasfiye sürecinde görevlendirilmiş durumda. Olağan tasfiyede ya da SPK mevzuatında onlara görev verilmesi de mümkün değil. Dolayısıyla saklamacı kuruluşların da burada en hızlı şekilde yatırımcıların haklarının geri ödenebilmesi açısından süreçte yer alması sağlanmaya çalışıldı."
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Hatipoğlu, daha önce geçmiş piyasalarda yaşanan fon vaklarının da kanun teklifi hazırlanırken incelendiğini dile getirdi.
"MASAK bu süreçte yurt dışındaki varlıklara ilişkin çaba gösteriyor mu?" sorusunun yöneltildiğini hatırlatan Hatipoğlu, şunları söyledi:
"Fon dosyası kapsamında MASAK bugüne kadar 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulundu. Toplam 278 gerçek ve tüzel kişiye ilişkin bunların hesapları, mal varlıkları hem nakdi hem de kripto dahil her türlü varlıklarına ilişkin bilgi isteme taleplerinde bulunuldu. Adli istinabe yoluyla başsavcılıklarımızın süreçte yer alması konusunda başsavcılıklarımızla iletişim resmi olarak sağlandı. Başsavcılıklarımız ilgili ülkelerin mercileriyle oradaki varlıkların ülkemize getirilmesi sürecini sıkı bir şekilde takip ediliyor. Bu süreç içerisinde belirlediğimiz her ülkede suça karışmış herkesin her türlü mal varlığının tespiti, ülkeye kazandırılmasına ilişkin çalışmalar, titizlikle devam ediyor."
- MASAK Başkanı Kaymak: "Senede 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi alan bir kurumuz"
MASAK Başkanı Hasan Kaymak, kamuoyunda "MASAK, yurt dışına para transferini önleyemez miydi?" eleştirisinin yapıldığını belirterek, bu duruma açıklık getirdi.
Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'u işaret eden Kaymak, şöyle konuştu:
"Mekanizma, tüm dünyada olduğu gibi müşterini tanıma ilkesine bağlı olarak yükümlülerin, müşterilerin yaptığı işleri takip etme ve hareketler profile uygun değilse ve bunlarda yasa dışılık varsa bunu Mali Suçları Araştırma Kuruluna bildirmesi esasına dayanıyor. Bu şu demek: İnisiyatif banka, aracı kurum veya diğer sermaye piyasası kurumları, kripto varlığı hizmet sağlayıcılar... Bunlar, 'müşterimi tanıyorum, bunun yaptığı normaldir, beş yıldır bu işlemleri yapıyor' diyorsa, şüpheli bir işlem olmadığı kanaatindeyse durumu Mali Suçları Araştırma Kuruluna iletmezler. Biz bütün denetimlerimizde Mali Suçları Araştırma Kuruluna bildirmeleri gereken bildirmeleri gereken bir konu olduğu halde bildirmediklerini kendi yaptığımız analizlerimizde anlarsak buna ilişkin ceza uygulamalarımızı yaparız.
Şöyle bir yanlış anlama var: Çok büyük veya orta çaplı mali işlemlerin MASAK'ın gözetiminden geçmesi diye bir şey söz konusu değil. Eğer şüpheli işlem bildirimi yoksa Mali Suçları Araştırma Kuruluna gelen bilgiler en erkeni 2 günde geliyor. İşlem yapılmadan önce 'MASAK'a soralım, burada bir şey var mı yoksa diye araştırsın' öyle gerçekleştirelim diye bir uygulama kanunda öngörülmüş değil."
Milletvekillerinin fon soruştrmasıu kapsamında bazı mal varlıklarının kripto üzerinden yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığının tespitini sorması üzerine Kaymak, kripto varlığın soğuk cüzdana alınmasını izleyebilmenin mümkün olmadığını söyledi.
Hasan Kaymak, şunları kaydetti:
"Bahsedilen miktarlara ilişkin işleme dair en ufak bir iz yok. O büyük rakamlarda Türkiye'de işlem yapacak kripto varlık hizmet sağlayacısı da yok. Bunu yurt dışındaki hesaptan yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde bilgisayar üzerinden soğuk cüzdana da aktarmış olabilir. Biz merkezi kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da tekrar tekrar uyarıyoruz. 'Sizde böyle bir işlem var mı yapıldı mı?' diye. İşlem yapılmadan görmek mümkün değil, talep etmek mümkün değil. Bankaların günde binlerce yaptığı yurt dışı transferi konusunda 'işlem yapmadan bize bildirin de bizden geçsin' deme ihtimalimiz ekonomik de değil hukuki de değil. Ne yazık ki tüm dünya standardı bu şekilde. Senede 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi alan bir kurumuz."
- SPK İkinci Başkanı Aksu: "Biz de sonuca razı olacağız"
SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, sermaye piyasasında fon soruşturmasına konu işlemlere ilişkin, "üzgün" olduklarını belirtti.
Ahmet Aksu, şöyle konuştu:
"Böyle bir olumsuz sonucunun doğması sizler gibi bizi de çok derinden üzen bir konu. Bu çerçevede Devlet Denetleme Kurulu bir görev yapıyor. Oradaki denetleme sonucunda ne çıkacaksa SPK'nin sorumlulukları, ne kadar veya sistem içerisinde nerede, artık olan onlar belli olacak. Biz de sonuca razı olacağız."
Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, fon soruşturmalarına konu işlemlere ilişkin gerekli bildirimleri yaptıklarını belirtti.
Ergun, "Bildirimlerimizi hem SPK'ye yaptık hem de KAP'ta açıkladık. Dolayısıyla bu konuda üzerimize düşeni yapmış olduk." dedi.
Komisyonda, CHP'li milletvekillerinin, kanun teklifinin Anayasa'ya aykırılık ve düzenlemenin kapsamlı görüşülmesi için alt komisyon kurulmasına ilişkin önergeleri reddedildi.
Komisyonda teklifin maddeleri üzerindeki görüşmelere geçildi.
