2016-01-29 - 16:15
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurulu'da uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair 12 tasarı kabul edildi. Genel Kurul, gelecek hafta toplanmayarak çalışmalarına ara verecek.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.
HDP'nin, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumunun araştırılması amacıyla verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, KCK operasyonlarının, bugün terör örgütü olarak ilan edilen Paralel Yapı'nın denetiminde gerçekleştirildiğini savundu.Cezaevlerinin şu anda kapasitelerinin dolduğunu ve buralarda insan hakları ihlallerinin görüldüğünü iddia eden Konca, hasta tutukluların tahliye edilmediklerini söyledi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, kanunlara aykırı davrananlara hukuk çerçevesinde gereğinin yapılacağını herkesin bilmesi gerektiğini vurguladı.
Bazı STK'ların teröre destek verir açıklamalar yaptığını ve bunlara hukuki olarak bir şey yapılmadığını iddia eden Erdoğan, terörle mücadele kapsamında, sınırların güvenliğinin sağlanması, terörün finansmanın önlenmesi, kaçakçılığa göz yumulmaması, hukuk sistemindeki eksikliklerin tamamlanması ve bu sorunla mücadelenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Erdoğan, "Kimsenin, Türkiye Cumhuriyet sınırları içerisinde, Türk Devlet'ine, Türk milletine karşı 'köpeksiz köyde değneksiz dolaşmasına' izin veremeyiz" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya da tutukluluğun istisnai bir hal olması gerektiğini dile getirerek son dönemde, yazdıklarından dolayı hapse atılan gazeteciler bulunduğunu savundu. Akkaya, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün de haksız yere hapiste yattıklarını öne sürdü.
1 Kasım seçiminden sonra da "AK PARTİ'deki güç zehirlenmesinin" devam ettiğini savunan Akkaya, "Türkiye'nin gerçek gündemini göremiyorsunuz ve bu yüzden Meclisi çalıştırmıyorsunuz" diye konuştu.
Türkiye'de 6 milyona yakın işsizin bulunduğunu, yoksulluğun önemli bir sorun olduğunu, depresyon ve intihar olaylarının arttığını ifade eden Akkaya, iktidar partisinin gündeminin ise başkanlık olduğunu ileri sürdü.
AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin, Türk'üyle, Kürt'üyle ve Arap'ıyla bir kardeşlik bölgesi olduğunu belirterek, "Ama nasıl oluyor da kardeşçe yaşayan bu insanlar birbirine düşman hale getiriliyor?" ifadesini kullandı.
İlk olarak bunun uluslararası boyutu bulunduğunu, bölgesel gelişmelerin ve olayların Türkiye'yi etkilediğini kaydeden Fakıbaba, terör karşısında masum insanların korunmasının önemine dikkati çekerek, bölgedeki yoksulluk ve işsizliğin nedeninin de terör olduğunu vurguladı.
Başkanlık sistemini, geçmişte Turgut Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Alparslan Türkeş'in ve Necmettin Erbakan'ın da istediklerini savunan Fakıbaba, "Başkanlık sistemi, AK PARTİ'nin kendisi için istediği bir sistem değildir. Hele hele Cumhurbaşkanımız için hiç istenilen bir sistem değildir" değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da eski liderleri Alparslan Türkeş'in, başkanlık sistemini savunmadığını, başkanlık sistemiyle ilgili sözlerinin, AK PARTİ tarafından çarpıtıldığını öne sürdü.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Cumhurbaşkanı, Başbakan, ya da diğer şahıslarla ilgili, burada olmayan kişilerle ilgili ifade kullandığımız zaman onların da şahsiyetlerini düşünerek, haksız ve mesnetsiz ithamlarda bulunmayalım" dedi.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında "başkanlık" tartışması yaşandı.
Özel'in, "Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sistemine karşıyız" sözlerine, Bostancı, "Özgür Bey, Sayın Cumhurbaşkanı'na çok takılmış bir siyasal aklı temsil ediyor. Bize, 'Başkanlığı tartışabiliriz, siz yeter ki Cumhurbaşkanı'nı aday olarak göstermeyin' diyor" yanıtını verdi.
Genel Kurul'da, AK PARTİ'nin, "Meclis'in, çalışmalarına gelecek hafta ara vermesine, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın da gündemin ön sırasına alınmasına" ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, bugün 12 uluslararası anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarılar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin tasarı görüşülecek. Bu tasarı, "Temel kanun" olarak ele alınacak.
TBMM Genel Kurulu, bugün çalışmalarını tamamlaması halinde 2-4 Şubat tarihlerinde toplanmayacak.
Öneri hakkında konuşan AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, bugün 12 uluslararası anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarılar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin tasarıyı görüşüp Meclis'in çalışmalarına bir hafta ara vermeyi planladıklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talebi üzerine AK PARTİ, Meclis Başkanı ve başkanı AK PARTİ'li olan ihtisas komisyonlarının, parlamenter sistemi cebren ve kasten ilga etmekle meşgul olduklarını iddia etti.
Erdoğan'ın kaymakamlarla yaptığı toplantıda verdiği talimatlara bakıldığında, başkanlık sistemine geçmek için yapılması gereken ilk işin, parlamenter sistemi çökmüş gibi göstermek olduğunu iddia eden Özel, şöyle konuştu:
"Meclis'te kabul edilen 5 torba tasarı da sadece Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüldü. O tasarıların diğer komisyonlarda da görüşülmesi gerekirdi ancak görüşülmedi. Diğer ihtisas komisyonları, 'iş yükümüz çok' diyerek tasarıları görüşmedi. Komisyonlar toplantıya çağrılmadan 'iş yükümüz çok' demek, parlamentoyu tıkamak, işlevsiz kılmak için yapılıyor. 550 milletvekiline hakaret ediliyor, adı konmamış sivil darbe yapılıyor. İçişleri Komisyonu'nda görüşülecek konuyu Plan ve Bütçe'de görüşüyorsunuz. Bu komisyonu, AKP'nin 25 milletvekiliyle alt Meclis, kanun üretim fabrikası, torba yasa üretimi ve paketleme merkezi haline getiriyorsunuz. Cumhurbaşkanı kaymakamlara, 'mevzuatı bir kenara bırakın, gerekirse HDP'li belediyeler ve paralelle mücadele için kanun manun aramayın' dedi. Cumhurbaşkanı'nın en önemli görevi, devletin organlarının birbiriyle uyum içinde çalışmasını sağlamak, kuvvetler ayrılığını temin etmek.
AKP'li Fakıbaba, 'Biz başkanlığı Cumhurbaşkanı için değil, ülke için istiyoruz' dedi. O zaman gelin samimiyet testi yapalım, o zaman deyin ki 'Başkanlık sistemi olursa da biz Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan adayı olarak göstermeyeceğiz, hatta mevcut Cumhurbaşkanı aday olamaz diye madde koyacağız'. Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sistemine karşıyız. 'Eğer Cumhurbaşkanı'nı halk seçerse Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında yetki çelişkileri ortaya çıkar, kriz çıkar' demiştik, Cumhurbaşkanı da bu sözlere 'Çok da güzel yürür, kriz çıkmaz' yanıtını vermişti."
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise tali komisyonların tasarıları bazen görüştüğünü bazen de görüşmediğini söyledi.
"Buradan yola çıkarak büyük resim çıkarmaya çalışmak anlamlı değil" diyen Bostancı, AK PARTİ'nin 14 yıldır parlamenter sistem üzerinden performans ortaya koymaya çalıştığını söyledi.
Bostancı, "Mesele şu, biz bu parlamenter sistem üzerinden devam edebilir miyiz yoksa bir sistem değişikliğini tartışacak mıyız? Bakacağımız husus bu. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra o makamda bulunan kişinin herkesi temsil ettiğini unutmamak lazım. Özgür Bey, Sayın Cumhurbaşkanı'na çok takılmış bir siyasal aklı temsil ediyor. Bize, 'Başkanlığı tartışabiliriz, siz yeter ki Cumhurbaşkanı'nı aday olarak göstermeyin' diyor" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP'li Özel, CHP'nin kişilerden bağımsız olarak parlamenter sistemi savunup, başkanlık sistemine karşı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da buna karşıyız ama siz Sayın Cumhurbaşkanı'nın başkanlık hayalinin, hevesinin peşinde sürüklenen siyasi aklı temsil ettiğiniz için bize yaptığınız benzetmeyi aynen size derc ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Bu darde Anayasasıdır' diyor. Etinden, sütünden, yağından yıllarca yararlandı. Ben Cumhurbaşkanı'nın darbe Anayasası'na 'evet' oyu verdiğini düşünüyordum. Birgün canlı yayında sıkıştırdılar, 'hayır oyu verdim' dedi. Ben o sandığa baktım ve buradan soruyorum 'Sayın Cumhurbaşkanı 7 Kasım 1982'de hangi sandıkta oy kullandı ve o sandıkta kaç tane hayır oyu çıktı?' Bu cevabı sizden bekliyoruz."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kaymakamlara "Mevzuata, kanunlara uymayın" gibi tavsiyeleri olduğunu ancak kaymakamların buna uymayacağını düşündüğünü söyledi.
AK PARTİ'nin yıllardan beri MHP'ye, "Alparslan Türkeş de başkanlığı istiyordu" dediğini aktaran Akçay, "Erdoğan 1993'te başkanlık sistemiyle ilgili 'bu sistem özentidir' diyerek başkanlık sistemine karşı çıkmıştı. 'Biz Türkiye için istiyoruz' diyenler önce bu çelişkiyi ortadan kaldırmalıdır. MHP'nin ne programında ne de başka bir çalışmasında başkanlık sistemi yer almamıştır" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel'in, Cizre'de yaşanan olayları gündeme getirmesi Genel Kurul'da tansiyonun yükselmesine neden oldu. Demirel'in kürsüdeki konuşması sırasında AK PARTİ'li milletvekilleriyle HDP'li milletvekilleri birbirlerine laf attı.
Gerginliğin artması üzerine TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Arada, AK PARTİ ve HDP'li milletvekilleri oturdukları yerden ayağa kalkarak milletvekili sıralarının önünde tartışmaya devam etti.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaların kabul edilmesine ilişkin tasarıların görüşülmesine başlandı.
Görüşmelerde söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, ambulans konusunu sürekli gündeme getirdiklerini anımsatarak, "Uluslararası düzeyde krize dönüşecek kadar bir ambulans sorunu bu ülkenin çözemeyeceği kadar aciz bir sorun mu, biz bu kadar aciz bir ülke miyiz?" dedi.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da "Türkiye Cumhuriyeti Devleti 7 gündür, 8 gündür 500 metre ilerideki bir bodrum katından 22 yurttaşımızı alamıyorsa, ya acizdir ya da Türkiye'yi yönetenler gerçekten o bölgeyi gözden çıkarıp, oradaki iş ve işlemi özel harekat polislerine, özel gladyoya devretmiş durumdalar" iddiasında bulundu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, kürsüde yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin Kürt karşıtı bir politikası yok. Gözlerinizi açarsanız bunu görürsünüz. Türkiye'nin terör karşıtı bir politikası var. Teröristler ile Kürtleri aynı havuzda görmeyin. Bu, Kürtlere karşı büyük bir haksızlık olur" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ı gösteren Bostancı, "Bakın, arkamda oturan kişi Kürt. Onu siz Kürt saymıyor musunuz? Burada oturan Kürtler var, CHP'de, çok çeşitli partilerde. Onları Kürt saymıyor musunuz? Bir insanın Kürt olması için illa sizin kafanızdan mı olması lazım?" ifadesini kullandı.
Bostancı, "Kim, neyin halkla ilişkilerini üstlenirse üstlensin, terörün neresinde yer alırsa alsın, buna izin vermeyeceğiz. O çukurları açanlar, o çukurların içinde kaybolacaklar" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da terörü lanetlediklerini ve hiç kimsenin çatışmalarda ölmesini istemediklerini belirterek, "Bunun bir tek sorumlusunun, memleketi yönetemeyen AKP olduğunu artık herkesin anlaması gerekiyor" görüşünü ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye'de bir Kürt sorunu yoktur, bir terör sorunu vardır. Öncelikle bunun bilinmesi lazım" dedi. Akçay'ın sözleri AK PARTİ sıralarından da alkış aldı.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de "Ben bir Kürt'üm. Kürt sorunu vardır. Bunu çok açık söylüyoruz. Kürt sorunu bu ülkede çözülmediği sürece Türkiye hiçbir zaman demokratik olamaz" ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise parlamentoda, neredeyse her partide Kürt kökenli milletvekilleri olduğunu ve Genel Kurul Salonu'nda iç içe oturduklarını vurgulayarak ve HDP Grubu'nu işaret ederek, "Eğer bir sorun olsaydı sadece orada otururdu, sadece bu bile bunu göstermektedir" diye konuştu.
Sokağa çıkma yasaklarının nedeninin, terör örgütü PKK'nın bölgedeki sivil halkın canını ve malını tehdit etmesinden kaynaklandığını dile getiren İnceöz, "Orada bir terör sorunu vardır ve bu çözülene kadar da bu yasaklar uygulanacaktır. Çukurlar kapanana kadar da uygulanmaya devam edecektir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşüldü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bostancı, "Halkın oylarına, demokrasinin ahlakına ve namusuna sahip çıkması gereken, en temel kural olan, demokrasi ile terörün asla bağdaşmayacağı ilkesini burada beyanlarıyla ihlal eden, açılan çukurları ve bu çukurların orada yarattığı trajediyi, 'Halk kendisini savunuyor, öz yönetimini kuruyor' diyerek savunan bu anlayışı kınıyorum ve asla kabul edilemez buluyorum" dedi.
Bostancı, şunları kaydetti:
"Bu akıl, terörün açtığı çukurları ve çukurların arkasında 20-22 yaşındaki çocukların, 'Hadi halkınızı kurtarıyorsunuz, öz yönetimi kuruyorsunuz' diyerek onurlandırılan ve ölüme gönderilen çocukların sorumlusudur. O çocukların elleri onlara gaz veren, onları bu şekilde ölüme gönderen bu aklın, siyasetin yakasında olacaktır. Orada çukur açan, oradaki insanları mağdur eden bu insanlar, bu akıl, yağmurda, çamurda göç eden insanların haksızlığını gerçekleştiren bir aklın temsilcisi olarak burada konuşmuş olurlar. Bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil, demokrasiyle terör, çukur bağdaşmaz.
Sorumlu olmak gerekir, Türk ve Kürt kardeşliği böyle bir yaklaşımla sağlanmaz. 'Katliam yaptınız, Kürt bebeklerini öldürdünüz' diyecekseniz, arkasından da halkların kardeşliğinden bahsedeceksiniz. Kardeşlik kolay kurulmaz. Türkleri ve Kürtleri adeta kainatın bambaşka taraflarındaki iki millet gibi anlatan bu yaklaşım kardeşliği kuramaz. Ama bu yaklaşıma rağmen Türklerle Kürtler bu kardeşliği kuracaklardır."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da HDP'li Konca'nın Türkiye'yi işgalci gösteren ifadelerini kabul etmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise HDP'li Konca'nın, CHP'nin 1938 yılında Dersim'de soykırım yaptığını söylediğini belirtti. CHP'nin 1938'de Dersim'de yaşananların araştırılması için bir çok kez araştırma komisyonu kurulmasını teklif ettiğini, ancak iktidarın bunu her seferinde reddettiğini vurguladı.
CHP'nin Dersim'in bilimsel olarak araştırılmasına itiraz etmeyeceğine dikkati çeken Özel, "CHP, o dönemde Atatürk'ün o meseleyle ilgili hissiyatını son derece yakından bilir. CHP Dersim'le hesaplaşacaksa, yüzleşecekse bunu yapmıştır. Biz, Dersimli 7 çocuklu fakir bir ailenin 4. evladını kendimize genel başkan yaptık, gururla söylüyorum. İktidar partisi acaba, Dersimlileri nerede, hangi makamlara layık görüyor" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair 12 tasarı kabul edildi.
Bu tasarılar şöyle:
- Türkiye ile Peru Arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliği Anlaşması ile Anlaşmada Düzeltme Yapılmasına İlişkin Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşmeye Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Değişiklik Getiren 15 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Somali Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Surinam Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Morityus Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Morityus Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Şili Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin 1/2013 Sayılı Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Cibuti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bir milletvekilinin sorusu üzerine, "Bizim için PKK ile Esed ile işbirliği yapan her örgüt terör örgütüdür. Bizim herhangi bir adamız da Yunanistan ya da başka bir ülke tarafından işgal edilmiş değildir" dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, tasarıların kabul edilmesinin ardından, 9 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı. Genel Kurul, gelecek hafta toplanmayarak çalışmalarına ara verecek.
HDP'nin, hasta tutuklu ve hükümlülerin durumunun araştırılması amacıyla verdiği önergenin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, KCK operasyonlarının, bugün terör örgütü olarak ilan edilen Paralel Yapı'nın denetiminde gerçekleştirildiğini savundu.Cezaevlerinin şu anda kapasitelerinin dolduğunu ve buralarda insan hakları ihlallerinin görüldüğünü iddia eden Konca, hasta tutukluların tahliye edilmediklerini söyledi.
MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, kanunlara aykırı davrananlara hukuk çerçevesinde gereğinin yapılacağını herkesin bilmesi gerektiğini vurguladı.
Bazı STK'ların teröre destek verir açıklamalar yaptığını ve bunlara hukuki olarak bir şey yapılmadığını iddia eden Erdoğan, terörle mücadele kapsamında, sınırların güvenliğinin sağlanması, terörün finansmanın önlenmesi, kaçakçılığa göz yumulmaması, hukuk sistemindeki eksikliklerin tamamlanması ve bu sorunla mücadelenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Erdoğan, "Kimsenin, Türkiye Cumhuriyet sınırları içerisinde, Türk Devlet'ine, Türk milletine karşı 'köpeksiz köyde değneksiz dolaşmasına' izin veremeyiz" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya da tutukluluğun istisnai bir hal olması gerektiğini dile getirerek son dönemde, yazdıklarından dolayı hapse atılan gazeteciler bulunduğunu savundu. Akkaya, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün de haksız yere hapiste yattıklarını öne sürdü.
1 Kasım seçiminden sonra da "AK PARTİ'deki güç zehirlenmesinin" devam ettiğini savunan Akkaya, "Türkiye'nin gerçek gündemini göremiyorsunuz ve bu yüzden Meclisi çalıştırmıyorsunuz" diye konuştu.
Türkiye'de 6 milyona yakın işsizin bulunduğunu, yoksulluğun önemli bir sorun olduğunu, depresyon ve intihar olaylarının arttığını ifade eden Akkaya, iktidar partisinin gündeminin ise başkanlık olduğunu ileri sürdü.
AK PARTİ Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin, Türk'üyle, Kürt'üyle ve Arap'ıyla bir kardeşlik bölgesi olduğunu belirterek, "Ama nasıl oluyor da kardeşçe yaşayan bu insanlar birbirine düşman hale getiriliyor?" ifadesini kullandı.
İlk olarak bunun uluslararası boyutu bulunduğunu, bölgesel gelişmelerin ve olayların Türkiye'yi etkilediğini kaydeden Fakıbaba, terör karşısında masum insanların korunmasının önemine dikkati çekerek, bölgedeki yoksulluk ve işsizliğin nedeninin de terör olduğunu vurguladı.
Başkanlık sistemini, geçmişte Turgut Özal'ın, Süleyman Demirel'in, Alparslan Türkeş'in ve Necmettin Erbakan'ın da istediklerini savunan Fakıbaba, "Başkanlık sistemi, AK PARTİ'nin kendisi için istediği bir sistem değildir. Hele hele Cumhurbaşkanımız için hiç istenilen bir sistem değildir" değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da eski liderleri Alparslan Türkeş'in, başkanlık sistemini savunmadığını, başkanlık sistemiyle ilgili sözlerinin, AK PARTİ tarafından çarpıtıldığını öne sürdü.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Cumhurbaşkanı, Başbakan, ya da diğer şahıslarla ilgili, burada olmayan kişilerle ilgili ifade kullandığımız zaman onların da şahsiyetlerini düşünerek, haksız ve mesnetsiz ithamlarda bulunmayalım" dedi.
HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ile CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında "başkanlık" tartışması yaşandı.
Özel'in, "Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sistemine karşıyız" sözlerine, Bostancı, "Özgür Bey, Sayın Cumhurbaşkanı'na çok takılmış bir siyasal aklı temsil ediyor. Bize, 'Başkanlığı tartışabiliriz, siz yeter ki Cumhurbaşkanı'nı aday olarak göstermeyin' diyor" yanıtını verdi.
Genel Kurul'da, AK PARTİ'nin, "Meclis'in, çalışmalarına gelecek hafta ara vermesine, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın da gündemin ön sırasına alınmasına" ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, bugün 12 uluslararası anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarılar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin tasarı görüşülecek. Bu tasarı, "Temel kanun" olarak ele alınacak.
TBMM Genel Kurulu, bugün çalışmalarını tamamlaması halinde 2-4 Şubat tarihlerinde toplanmayacak.
Öneri hakkında konuşan AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, bugün 12 uluslararası anlaşmanın onaylanmasına ilişkin tasarılar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin tasarıyı görüşüp Meclis'in çalışmalarına bir hafta ara vermeyi planladıklarını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talebi üzerine AK PARTİ, Meclis Başkanı ve başkanı AK PARTİ'li olan ihtisas komisyonlarının, parlamenter sistemi cebren ve kasten ilga etmekle meşgul olduklarını iddia etti.
Erdoğan'ın kaymakamlarla yaptığı toplantıda verdiği talimatlara bakıldığında, başkanlık sistemine geçmek için yapılması gereken ilk işin, parlamenter sistemi çökmüş gibi göstermek olduğunu iddia eden Özel, şöyle konuştu:
"Meclis'te kabul edilen 5 torba tasarı da sadece Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşüldü. O tasarıların diğer komisyonlarda da görüşülmesi gerekirdi ancak görüşülmedi. Diğer ihtisas komisyonları, 'iş yükümüz çok' diyerek tasarıları görüşmedi. Komisyonlar toplantıya çağrılmadan 'iş yükümüz çok' demek, parlamentoyu tıkamak, işlevsiz kılmak için yapılıyor. 550 milletvekiline hakaret ediliyor, adı konmamış sivil darbe yapılıyor. İçişleri Komisyonu'nda görüşülecek konuyu Plan ve Bütçe'de görüşüyorsunuz. Bu komisyonu, AKP'nin 25 milletvekiliyle alt Meclis, kanun üretim fabrikası, torba yasa üretimi ve paketleme merkezi haline getiriyorsunuz. Cumhurbaşkanı kaymakamlara, 'mevzuatı bir kenara bırakın, gerekirse HDP'li belediyeler ve paralelle mücadele için kanun manun aramayın' dedi. Cumhurbaşkanı'nın en önemli görevi, devletin organlarının birbiriyle uyum içinde çalışmasını sağlamak, kuvvetler ayrılığını temin etmek.
AKP'li Fakıbaba, 'Biz başkanlığı Cumhurbaşkanı için değil, ülke için istiyoruz' dedi. O zaman gelin samimiyet testi yapalım, o zaman deyin ki 'Başkanlık sistemi olursa da biz Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan adayı olarak göstermeyeceğiz, hatta mevcut Cumhurbaşkanı aday olamaz diye madde koyacağız'. Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da biz başkanlık sistemine karşıyız. 'Eğer Cumhurbaşkanı'nı halk seçerse Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında yetki çelişkileri ortaya çıkar, kriz çıkar' demiştik, Cumhurbaşkanı da bu sözlere 'Çok da güzel yürür, kriz çıkmaz' yanıtını vermişti."
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise tali komisyonların tasarıları bazen görüştüğünü bazen de görüşmediğini söyledi.
"Buradan yola çıkarak büyük resim çıkarmaya çalışmak anlamlı değil" diyen Bostancı, AK PARTİ'nin 14 yıldır parlamenter sistem üzerinden performans ortaya koymaya çalıştığını söyledi.
Bostancı, "Mesele şu, biz bu parlamenter sistem üzerinden devam edebilir miyiz yoksa bir sistem değişikliğini tartışacak mıyız? Bakacağımız husus bu. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra o makamda bulunan kişinin herkesi temsil ettiğini unutmamak lazım. Özgür Bey, Sayın Cumhurbaşkanı'na çok takılmış bir siyasal aklı temsil ediyor. Bize, 'Başkanlığı tartışabiliriz, siz yeter ki Cumhurbaşkanı'nı aday olarak göstermeyin' diyor" diye konuştu.
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP'li Özel, CHP'nin kişilerden bağımsız olarak parlamenter sistemi savunup, başkanlık sistemine karşı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Başkan, Kemal Kılıçdaroğlu olacak olsa da buna karşıyız ama siz Sayın Cumhurbaşkanı'nın başkanlık hayalinin, hevesinin peşinde sürüklenen siyasi aklı temsil ettiğiniz için bize yaptığınız benzetmeyi aynen size derc ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Bu darde Anayasasıdır' diyor. Etinden, sütünden, yağından yıllarca yararlandı. Ben Cumhurbaşkanı'nın darbe Anayasası'na 'evet' oyu verdiğini düşünüyordum. Birgün canlı yayında sıkıştırdılar, 'hayır oyu verdim' dedi. Ben o sandığa baktım ve buradan soruyorum 'Sayın Cumhurbaşkanı 7 Kasım 1982'de hangi sandıkta oy kullandı ve o sandıkta kaç tane hayır oyu çıktı?' Bu cevabı sizden bekliyoruz."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kaymakamlara "Mevzuata, kanunlara uymayın" gibi tavsiyeleri olduğunu ancak kaymakamların buna uymayacağını düşündüğünü söyledi.
AK PARTİ'nin yıllardan beri MHP'ye, "Alparslan Türkeş de başkanlığı istiyordu" dediğini aktaran Akçay, "Erdoğan 1993'te başkanlık sistemiyle ilgili 'bu sistem özentidir' diyerek başkanlık sistemine karşı çıkmıştı. 'Biz Türkiye için istiyoruz' diyenler önce bu çelişkiyi ortadan kaldırmalıdır. MHP'nin ne programında ne de başka bir çalışmasında başkanlık sistemi yer almamıştır" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel'in, Cizre'de yaşanan olayları gündeme getirmesi Genel Kurul'da tansiyonun yükselmesine neden oldu. Demirel'in kürsüdeki konuşması sırasında AK PARTİ'li milletvekilleriyle HDP'li milletvekilleri birbirlerine laf attı.
Gerginliğin artması üzerine TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Arada, AK PARTİ ve HDP'li milletvekilleri oturdukları yerden ayağa kalkarak milletvekili sıralarının önünde tartışmaya devam etti.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin çeşitli ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaların kabul edilmesine ilişkin tasarıların görüşülmesine başlandı.
Görüşmelerde söz alan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, ambulans konusunu sürekli gündeme getirdiklerini anımsatarak, "Uluslararası düzeyde krize dönüşecek kadar bir ambulans sorunu bu ülkenin çözemeyeceği kadar aciz bir sorun mu, biz bu kadar aciz bir ülke miyiz?" dedi.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul da "Türkiye Cumhuriyeti Devleti 7 gündür, 8 gündür 500 metre ilerideki bir bodrum katından 22 yurttaşımızı alamıyorsa, ya acizdir ya da Türkiye'yi yönetenler gerçekten o bölgeyi gözden çıkarıp, oradaki iş ve işlemi özel harekat polislerine, özel gladyoya devretmiş durumdalar" iddiasında bulundu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, kürsüde yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin Kürt karşıtı bir politikası yok. Gözlerinizi açarsanız bunu görürsünüz. Türkiye'nin terör karşıtı bir politikası var. Teröristler ile Kürtleri aynı havuzda görmeyin. Bu, Kürtlere karşı büyük bir haksızlık olur" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ı gösteren Bostancı, "Bakın, arkamda oturan kişi Kürt. Onu siz Kürt saymıyor musunuz? Burada oturan Kürtler var, CHP'de, çok çeşitli partilerde. Onları Kürt saymıyor musunuz? Bir insanın Kürt olması için illa sizin kafanızdan mı olması lazım?" ifadesini kullandı.
Bostancı, "Kim, neyin halkla ilişkilerini üstlenirse üstlensin, terörün neresinde yer alırsa alsın, buna izin vermeyeceğiz. O çukurları açanlar, o çukurların içinde kaybolacaklar" değerlendirmesinde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da terörü lanetlediklerini ve hiç kimsenin çatışmalarda ölmesini istemediklerini belirterek, "Bunun bir tek sorumlusunun, memleketi yönetemeyen AKP olduğunu artık herkesin anlaması gerekiyor" görüşünü ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Türkiye'de bir Kürt sorunu yoktur, bir terör sorunu vardır. Öncelikle bunun bilinmesi lazım" dedi. Akçay'ın sözleri AK PARTİ sıralarından da alkış aldı.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de "Ben bir Kürt'üm. Kürt sorunu vardır. Bunu çok açık söylüyoruz. Kürt sorunu bu ülkede çözülmediği sürece Türkiye hiçbir zaman demokratik olamaz" ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz ise parlamentoda, neredeyse her partide Kürt kökenli milletvekilleri olduğunu ve Genel Kurul Salonu'nda iç içe oturduklarını vurgulayarak ve HDP Grubu'nu işaret ederek, "Eğer bir sorun olsaydı sadece orada otururdu, sadece bu bile bunu göstermektedir" diye konuştu.
Sokağa çıkma yasaklarının nedeninin, terör örgütü PKK'nın bölgedeki sivil halkın canını ve malını tehdit etmesinden kaynaklandığını dile getiren İnceöz, "Orada bir terör sorunu vardır ve bu çözülene kadar da bu yasaklar uygulanacaktır. Çukurlar kapanana kadar da uygulanmaya devam edecektir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı görüşüldü.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bostancı, "Halkın oylarına, demokrasinin ahlakına ve namusuna sahip çıkması gereken, en temel kural olan, demokrasi ile terörün asla bağdaşmayacağı ilkesini burada beyanlarıyla ihlal eden, açılan çukurları ve bu çukurların orada yarattığı trajediyi, 'Halk kendisini savunuyor, öz yönetimini kuruyor' diyerek savunan bu anlayışı kınıyorum ve asla kabul edilemez buluyorum" dedi.
Bostancı, şunları kaydetti:
"Bu akıl, terörün açtığı çukurları ve çukurların arkasında 20-22 yaşındaki çocukların, 'Hadi halkınızı kurtarıyorsunuz, öz yönetimi kuruyorsunuz' diyerek onurlandırılan ve ölüme gönderilen çocukların sorumlusudur. O çocukların elleri onlara gaz veren, onları bu şekilde ölüme gönderen bu aklın, siyasetin yakasında olacaktır. Orada çukur açan, oradaki insanları mağdur eden bu insanlar, bu akıl, yağmurda, çamurda göç eden insanların haksızlığını gerçekleştiren bir aklın temsilcisi olarak burada konuşmuş olurlar. Bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil, demokrasiyle terör, çukur bağdaşmaz.
Sorumlu olmak gerekir, Türk ve Kürt kardeşliği böyle bir yaklaşımla sağlanmaz. 'Katliam yaptınız, Kürt bebeklerini öldürdünüz' diyecekseniz, arkasından da halkların kardeşliğinden bahsedeceksiniz. Kardeşlik kolay kurulmaz. Türkleri ve Kürtleri adeta kainatın bambaşka taraflarındaki iki millet gibi anlatan bu yaklaşım kardeşliği kuramaz. Ama bu yaklaşıma rağmen Türklerle Kürtler bu kardeşliği kuracaklardır."
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da HDP'li Konca'nın Türkiye'yi işgalci gösteren ifadelerini kabul etmediklerini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise HDP'li Konca'nın, CHP'nin 1938 yılında Dersim'de soykırım yaptığını söylediğini belirtti. CHP'nin 1938'de Dersim'de yaşananların araştırılması için bir çok kez araştırma komisyonu kurulmasını teklif ettiğini, ancak iktidarın bunu her seferinde reddettiğini vurguladı.
CHP'nin Dersim'in bilimsel olarak araştırılmasına itiraz etmeyeceğine dikkati çeken Özel, "CHP, o dönemde Atatürk'ün o meseleyle ilgili hissiyatını son derece yakından bilir. CHP Dersim'le hesaplaşacaksa, yüzleşecekse bunu yapmıştır. Biz, Dersimli 7 çocuklu fakir bir ailenin 4. evladını kendimize genel başkan yaptık, gururla söylüyorum. İktidar partisi acaba, Dersimlileri nerede, hangi makamlara layık görüyor" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair 12 tasarı kabul edildi.
Bu tasarılar şöyle:
- Türkiye ile Peru Arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliği Anlaşması ile Anlaşmada Düzeltme Yapılmasına İlişkin Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Suç Gelirlerinin Aklanması, Araştırılması, El Konulması, Müsaderesi ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşmeye Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Avrupa Konseyi İnsan Ticaretine Karşı Eylem Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Değişiklik Getiren 15 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Somali Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Surinam Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Morityus Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Morityus Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomi İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Şili Arasında Serbest Ticaret Anlaşmasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin 1/2013 Sayılı Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
- Türkiye ile Cibuti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bir milletvekilinin sorusu üzerine, "Bizim için PKK ile Esed ile işbirliği yapan her örgüt terör örgütüdür. Bizim herhangi bir adamız da Yunanistan ya da başka bir ülke tarafından işgal edilmiş değildir" dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, tasarıların kabul edilmesinin ardından, 9 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı. Genel Kurul, gelecek hafta toplanmayarak çalışmalarına ara verecek.
