2012-11-08 - 12:40
CHP'Lİ ÖZTRAK'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Türkiye hakkında hazırlamış oldukları raporlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.


CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Türkiye hakkında hazırlamış oldukları raporlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Öztrak, 1994'de kaybedilen yatırım yapılabilir ülke derecesine, FITCH'ın kararıyla da olsa, yeniden kavuşmuş olmaktan duyduğu memnuniyetini ifade etmek istediğini söyleyerek, "Bu derecenin diğer kuruluşlar tarafından da teyit edilmesi temennimizdir. Ancak diğer kuruluşların yaptıkları açıklamalar bunun yakın zamanda zor olduğunu ortaya koymaktadır. Biz ülkemizin potansiyeline, beşeri ve fiziki kaynaklarına güveniyoruz. İyi bir yönetim ve kaliteli bir demokrasi ile ülkemizin potansiyelinin ve kaynaklarının hızla harekete geçirilebileceğine, vatandaşlarımızın hak ettiği refah ve huzura kavuşabileceğine inanıyoruz. CHP'nin mücadelesi ve çabası bu eksen üzerine inşa edilmiştir." şeklinde konuştu.

Ekim ayında Moody's'in Türkiye raporunu açıkladığını belirten Öztrak, "Hiç alışık olmadığımız şekilde bir derecelendirme kuruluşu, ilk kez, Türkiye'de artan politik risklere dikkat çekti ve bunun kredi notunun yatırım yapılabilir ülke statüsüne çıkarılması önünde bir risk olduğunu ifade etti." diye konuştu,

Bu risklerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi siyasi ikbali için toplumda yarattığı kutuplaşma ve ötekileştirme stratejisinden kaynaklandığını iddia eden Öztrak, "Raporda Cumhuriyetimizin iki temel sütunu olan laiklik ve ulusal birliğimiz üzerinde artan risklere dikkat çekiliyor." Dedi.

Öztrak, sözlerine şöyle devam etti:

Nitekim bu değerlendirmelerin hemen ardından Japon Kredi derecelendirme kuruluşu JCR'dan bir açıklama geldi. JCR'da yaptığı açıklamada, "kredi notunda artış olabilmesi için, her şeyden önce ve özellikle içeride yükselen siyasi kutuplaşma ve artan tansiyonun düşmesi gereklidir" dedi. Ekonomi bürokrasisinde uzun yıllar çalışmış bir siyaset adamı olarak ben Kredi Derecelendirme Kuruluşlarından ilk kez böyle değerlendirmeler duyuyorum. Bu nedenle bu tespit ve uyarıları Moodys ve JCR'ın bu açıklamalarından sonra gelen FITCH' in not artırım kararına dönecek olursak, her şeyden önce şu tespiti yapmakta yarar var. Geçtiğimiz yıl Kasım ayının son günlerinde Türkiye'nin görünümünü pozitiften durağana çeken FITCH, aradan geçen bir yılda ekonomik koşullarda hangi değişiklik oldu da notumuzu yatırım yapılabilir ülke statüsüne getirdi.

Nitekim FITCH yaptığı açıklamada Türkiye'nin bu notu alan ekonomilerden daha istikrarsız olabileceğini kabul etmesine rağmen bu notu verdiğini söylüyor. Geçen yıl aynı gerekçelerle Türkiye'nin görünümü durağana çekilirken; FITCH, FITCH'liğini yaptı diyen bakanlar: şimdi aynı gerekçeler ortada olmasına karşın, not artışı veren FITCH'i alkışlıyor.

Raporun içeriğinde ve ayrıntılarında siyaseten kabul edilemeyecek ifade ve sıkıntılar da var. Her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasına bu karar ile adeta yön veriliyor, birileri tarafından dış politikamıza bir harita çiziliyor. Rapor Suriye'de sıcak bir çatışmadan uzak dur yoksa notunu kırarım diyor. Şimdi Hükümetin 15 gündür Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın ağızlarına Suriye ismini neden alamadıkları daha iyi anlaşılıyor. AKP ezberini bozmaz ve sıcak parayla yelkenleri şişirerek seçimlere gitmeye çalışırsa bu ülkeye ve ekonomiye büyük zarar verir. Sıcak para şantajıyla, dış politika başta olmak üzere, her alanda başkaları tarafından eline yeni yol haritaları verilen bir Hükümet konumuna düşer."

M. Fatih Kılıç