2016-12-20 - 16:35
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Türkiye'nin terör tehdidi altında olduğunu belirterek, "Terör artık sadece bir iç sorun değildir. Ancak bizler, 15 Temmuz ruhunu ve bilincini unutmayanlar bu oyuna gelmeyeceğiz. Ülkesini seven, kendini bu topraklara ait hisseden herkes siyasi çıkarları, politik hırsları bir kenara bırakarak bu oyuna karşı durmalıdır." dedi.

Bahçekapılı, gündeme geçmeden önce yaptığı konuşmada, Beşiktaş ve Kayseri'deki terör saldırılarına işaret ederek, şehitleri saygıyla andı. "Acımız soğumadan, dün gece Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov haince, çirkin ve alçak bir suikastla hayatını kaybetti. Rusya'nın ve Türkiye'nin başı sağ olsun." diyen Bahçekapılı, Türkiye'nin büyük bir provokasyonla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Bahçekapılı, şöyle konuştu:

"Türkiye terör tehdidi altındadır. Terör artık sadece bir iç sorun değildir. Ancak bizler, 15 Temmuz ruhunu ve bilincini unutmayanlar bu oyuna gelmeyeceğiz. Ülkesini seven, kendini bu topraklara ait hisseden herkes siyasi çıkarları, politik hırsları bir kenara bırakarak bu oyuna karşı durmalıdır. Sağduyuyu bırakmadan ülkemize sahip çıkacağız. Bu ülke bizim, hepimizin. Sevgili milletvekilleri, tehditlere rağmen Türkiye inadına durmuyor, yükselmeye devam ediyor. Bu bağlamda, deniz altından karayolu tüneliyle Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayacak olan Avrasya Tüneli bugün açılıyor. Vatandaşlarımız yoğun bir biçimde tören alanında, Türkiye korkmuyor. Ben başta ülke lideri Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Hayırlı olsun. "

Bahçekapılı, daha sonra üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kayseri'de yaşanan terör saldırısıyla ilgili gündem dışı konuşmasında, 18 ayda 25 saldırı olduğunu belirterek, "Sanki AKP 14 yıldır ülkeyi yöneten parti değil de taşeron inşaat firması... Partimizin üzerinde kirli oyunlar oynanıyor. CHP'yi terör olaylarıyla yan yana anmak haksızlıktır, hadsizliktir, alçaklıktır. Bu ancak alçak terör örgütünün ekmeğine yağ sürer. İçinden geçtiğimiz süreçte gerekli olan birlik ve beraberlik ruhudur. Terörle mücadelede her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Bu kadar can yanarken AKP, tek adam yönetimi için Mecliste çalışmaya başladı." dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu da aynı konuyla ilgili gündem dışı konuşmasında, terör örgütleri ve teröristlerin emellerine ulaşamayacağını belirterek, "Ne yaparsanız yapın bu ülkenin kardeşliğini size bozdurmayacağız. Milletimiz Kurtuluş Savaşı'nda nasıl yaptıysa, bugün de aynen Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale ruhuyla cevap verecektir. Şer odakları bilmelidir ki dün olduğu gibi bugün de millet olarak bir ve diri olarak üzerimizde oynanan tüm oyunları bozacağız. Türkiye dünyada eşi görülmemiş bir mücadele veriyor. Millet olarak bize düşen bu hainlere karşı tek ses ve yürek olmaktır. Milletimiz provokasyonlara karşı dikkatli olmalı." ifadelerini kullandı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Nimettulah Erdoğmuş, "sivil cuma namazı " konulu gündem dışı konuşmasında, Diyarbakır'da, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da katıldığı cuma namazının dava konusu olduğunu ifade ederek, "Bu bir ibadettir ve kutsaldır. Bunun kararını Yaradan verir. Cumamızın özde vaya sözde olması asla tartışma konusu olmamalı. Ülkedeki bu yangına karşı bizleri derdest ederek, parti binalarımızın polislerce boşaltılıp, aramalar yaptırmak ve bu şekilde muameleler yaptırmaktansa oturalım, konuşalım, üzerimize düşeni yapalım." diye konuştu.

Genel Kurul'da söz alan grup başkanvekilleri ile bazı milletvekilleri de Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un ölümünden duydukları üzüntüyü dile getirerek, saldırıyı kınadı.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP Grubu'nun Kayseri'de meydana gelen terör saldırısının ardından, HDP parti binalarına ve çalışanlarına karşı gerçekleştirilen saldırıların araştırılmasına dair önergenin, bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.

HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, partilerinin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, siyasi partilere yönelik saldırıların "Kabul edilemez" olduğunu belirtti.

HDP'nin her zaman barıştan ve demokrasiden yana olduğunu vurgulayan Adıyaman, siyasi iktidarın partilerine ve parti yöneticilerine yönelik tavrını eleştirdi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız da siyasi partilerin binalarının saldırıya uğramasının ya da yağmalanmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ancak bu noktaya gelinmesinde partinin takındığı tavrın da gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

İstanbul'daki terör saldırısının ardından, Mecliste AK Parti, CHP ve MHP tarafından ortak bir bildiri yayımlandığını, HDP'nin bildiriyi imzalamadığını ifade eden Yıldız, HDP'ye bildiriye neden imza atmadıkları sorusunu yöneltti.

Sataşma nedeniyle kürsüye gelen HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım ise Beşiktaş'daki terör saldırısını diğer partiler gibi kınadıklarını, ancak kendilerinin katkısı alınmadan hazırlanarak, önlerine konmuş bir metni imzalamalarının söz konusu olamayacağını bildirdi.

Yıldırım, "Bildiriye imza atan diğer iki muhalefet partisine sorun bakalım; bildiriye birer cümle derç edebilmişler mi? 'Hazırladık, bunu imzalayın'. Burası noter makamı mı?" diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da AK Partili Yıldız'ın konuşmasında bir şehit cenazesinde CHP çelengine yönelik tepkiye değinmesi üzerine, sataşma nedeniyle söz aldı.

Cenazelerde siyaset yapılmasının yanlış olduğunu vurgulayan Altay, çeşitli ideolojileri simgeleyen ya da partilerle anılan işaretleri yaparak şehit cenazesinde bulunmanın da kabul edilemez ve ayıp bir davranış olduğunu belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da söz alarak partisinin mensuplarının, şehit cenazelerinin istismarı anlamına gelecek herhangi bir yaklaşımın sergilenmemesi konusunda özel bir hassasiyet gösterdiğini anlattı.

HDP binalarına yönelik saldırıları doğru bulmadıklarını vurgulayan Usta, İstanbul'daki terör saldırısı sonrasında Meclis'te yayımlanan bildiriyi de imza atan partilerin birlikte hazırladıklarını, önlerine gelen hazır metne onay vermeleri gibi bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un silahlı saldırı sonucu öldürülmesine değindi.

Olayda ciddi bir istihbarat zaafı olduğunun görüldüğünü savunan Bekaroğlu, tek silahı olan saldırganın vurulmasını da eleştirdi.

Bekaroğlu, Türkiye'nin hızla bir karanlığa sürüklendiğini, herkesin aklını başına alarak gerekli duyarlılığı sergilemesinin önemli olduğunu kaydetti.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara ise isimlerine bakılmaksızın tüm terör örgütleriyle aynı kararlılıkla mücadele edildiğini vurguladı.

Terörün dış kaynaklarına da işaret eden Boynukara, Türkiye ve bölgesinin küresel bir kuşatma altında olduğunu, ancak kararlı mücadele ile tüm olumsuzlukları aşacağını belirtti.

Görüşmelerin ardından, oylanan HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP, TBMM Danışma Kurulu'nun toplanmaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'a taşıdı.

Öneri üzerinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, terör olaylarıyla ilgili Genel Görüşme yapılmasını istediklerini belirterek, AK Parti Grubu'na, "Ortada bu kadar can verilirken sizin içiniz acımıyor mu? Üzüm yemek istiyoruz, bağcı dövmek değil. Gelin terörle mücadeleyi konuşalım." çağrısında bulundu.

Hükümetin terörle mücadele edemediğini savunan Altay, "Hangi olayın istihbaratını alıyor hükümet? MİT ne işe yapar? Bu kanlardan hükümet sorumlu. Bundan kaçamaz. Başsağlığı dileyen bir hükümet olabilir mi? Allahım bu son olsun. Olan fakir fukaranın çocuğuna oluyor. Ben 10 yıldır bir tane kravat takan şehit ailesi görmedim. Dün Sinop'ta defnettiğim şehidin köyünün yolu yok. Allah bize böyle bir iktidar nasip etmesin. Her gün kanın, gözyaşının olduğu bir ülkede iktidarı içime sindirmem. Lübnan ile özdeşleşen bir ülkede sanayi ayakta kalmaz." diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, terörle mücadelenin milli politika olması gereğine işaret ederek, terörist ve terör örgütleriyle mücadelede vatandaşların zarar görmemesi, güvenlik birimlerinin moralini zayıflatacak tutum ve davranışlardan uzak durulmasını önemsediklerini söyledi.

HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, öneri lehinde yaptığı konuşmada, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'a suikastin normalde savaş çıkarabilecek bir olay olduğunu belirterek, "Türkiye ile Rusya arasıdaki asimetrik ilişki derinleşecektir. Yaşananların nedeni, yanlış Suriye politikasıdır. Dış politikada arı gibi çiçekten çiçeğe konamazsınız. İçişleri Bakanı derhal istifa etsin. Ölenin haddi hesabı yok. HDP'lileri içeri atmakla meşgul olan, il ve ilçe binalarımız yakılırken telefonlarımıza çıkmayan İçişleri Bakanı gitsin bu teröristlerle uğraşsın." görüşüne yer verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, sataşma gerekçesiyle söz alarak, terörle mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini belirterek, "Bunların kökünü kazıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu terör örgütü ve destekçileri yok olup gidecek." dedi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Eşref Fakıbaba, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de "Türk-Kürt-Arap" sorunu olmadığını dile getirerek, "Türkiye Cumhuriyeti'nde hükümetlerimiz Kürtlere karşı olmamıştır ama biz Kandil'e karşıyız. Türkiye, sadece Türklerin yaşadığı ülke olamaz. ABD'de böyle değil mi? 50 bin çeşit ırk, din var. Kavga mı ediyorlar ama bizi etkiliyorlar. Burada maşa olan insanlar ve örgütler, Türkiye'yi karıştırmak istiyorlar. Terörle mücadele hepimizin görevidir. Terörü önlemek için 15 Temmuz ruhunu kaybetmememiz gerekiyor." diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Meclis'in çalışma takvimine ilişkin grup önerisi getirdi. Kabul edilen öneriye göre, Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gündemin ikinci sırasına alındı.

Söz konusu tasarı, iki bölüm halinde temel kanun olarak görüşülecek.

Genel Kurul, mart ayına kadar denetim konularını ele almayacak, günlük çalışmasını ise saat 24.00'e kadar sürdürecek.

Genel Kurul'da, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ve Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi ise kabul edilmedi.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Üretim Reform Paketi içerisinde sanayicimizin üzerindeki muhtelif vergi yüklerinin kaldırılması var. Bunun içinde elektrik konusu ve çevre katkı payı da yer alıyor." dedi.

Sınai Mülkiyet Kanun Tasarısı'nın TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi sırasında MHP Grubu adına konuşan Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, sanayide kronolojik sorunların olduğunu belirterek, tüm sektörlerde üretim, imalat ve ihracatın gerilediğini savundu. Ekonomi politikasında rant odaklı bazı sektörlerin özendirildiğini ifade eden Ayhan, Türkiye'nin dünyada rekabet gücü açısından gerileme içinde olduğunu, bu nedenle yeni bir stratejiye ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

HDP Grubu adına konuşma yapan İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, düzenlemenin ilgili tarafların görüşü alınmadan hazırlandığını savunarak, "Markamızı çok uzaklarda arıyoruz. Kendi kültürümüzü bir türlü markalaştıramıyoruz. Ne üretiyoruz, neyi markalaştıracağız? Patent başvurularının çok olması önemli değil. Ülkemizde korsan üründen geçilmiyor. Patent başvurularında 4 büyük ilin ağırlığı var. Patent almak için iyi ürünler üretmek gerekiyor. Bunun yolu da Ar-Ge'den geçiyor. Türkiye bütçesinin yalnızca yüzde birini Ar-Ge'ye harcıyoruz." diye konuştu.

CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Türkiye'nin içinde bulunduğu ortamda özgürlükler, demokrasi ve ekonominin konuşulması gerektiğini belirterek, "Bu ortamda hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın bir tane yeni marka, bir tane faydalı model ortaya çıkaramazsınız. Bu güvensizlik içinde bunlarla kim, neden ve hangi parayla uğraşacak?" dedi.

Tüm sektörlerin zor durumda olduğunu, ayakta duramayan işletmelerin bir bir kapandığını ifade eden Tarhan, "Sanayiciler artık üretimi çocuklarına miras olarak bırakmak istemiyor. Yabancılar bu güvensiz ortamda kaçtı gitti, gençlerimiz yurt dışına gitmeye çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Tarhan, Türkiye'nin yöresel ürünlerinden sadece Gaziantep baklavası ve Aydın incirinin tescilli olduğunu aktararak, üretimin belli standartlara göre yapılması gerektiğini, standardın kaliteyi yükselttiğini anlattı.

Tarhan, "Sizin yarattığınız markalar var, haksızlık etmeyelim. İlk defa sizin döneminizde sözleşmeli öğretmenlikle karşılaştı bu ülke. OKS, SBS, TEOG, KPSS milletin başına birer markadır bu ülkede. Deve kesen Türk Hava Yolları Genel Müdürü, dolar yükselirken bile artan milli gelir, hayvanat bahçesinden TÜBİTAK'A atadığınız müdürün marka olmadığını kim söyleyebilir? Sanayinin altyapısı olan eğitimi gözden geçirmemiz gerekiyor. Eğitim seferberliği olmadan Türkiye'nin önünü açamayız." diye konuştu.

AK Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, düzenleme için ilgili tüm kesimlerin görüşünün alındığını ifade ederek, konuyla ilgili dört kanun hükmünde kararnamenin tek yasa içine girmiş olacağını söyledi. Ercoşkun, sürelerin kısaltılmasının ve uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesinin amaçlandığını dile getirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, milletvekillerinin tasarının geneli üzerindeki sorularını yanıtlarken, Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi ile ilgili yerel yönetimlerce başlatılan hukuki sürecin devam ettiğini belirterek, "Önümüzdeki günlerde belki radikal bir tedbir almak durumunda kalacağız, çalışıyoruz." sözlerine yer verdi.

KOBİ'lere destek amacıyla başlatılan uygulamaya çok sayıda başvuru geldiğini belirten Özlü, şöyle devam etti:

"Bu başvurular devam ediyor. Sistemle ilgili eleştiriler de alıyoruz. Şimdi iki şeritli bir yol düşünün, normalde günde yüz araç geçerken birden bire bin araç geçmeye çalışıyor. Tabii sistem biraz zorlanıyor. Bu kredilerle ilgili konu sadece 2016 yılında değil, 2017 yılında da devam edecek. 2016 yılı bütçesinde, bu ay sonuna kadar ayırdığımız ya da vereceğimiz rakam 750 milyon TL'dir. 2017 yılı içinde de KOBİ'lerimize yeni kredi paketlerimiz olacak. Bu dönem ilk 15 bin KOBİ içerisinde yer almayacak olanların üzülmemesi gerekiyor. 2017 yılında da desteğimiz devam edecek."

Özlü, sanayiciden alınan yüzde 2 elektrik katılım paylarına ilişkin de "Şimdi bir paket hazırlıyoruz, Üretim Reform Paketi diye. İçerisinde bu konuda da var. Bu pakette sanayicimizin üzerindeki muhtelif vergi yüklerinin kaldırılması var. Bunlardan birisi de elektrik konusudur. Yine çevre katkı payı bu pakette yer alıyor." karşılığını verdi.

Yerli otomobille ilgili soruya yönelik de Özlü, "Önümüzdeki dönemde özel sektör öncülüğünde ve devlet desteğinde yerli marka otomobilin üretilmesine ilişkin bir iş modeli üzerinde mutabık kaldık. Bundan sonraki süreçte TÜBİTAK değil, özel sektör öncülüğünde fakat devlet desteğinde bir modelle devam edeceğiz." dedi.

SAAB firmasından söz edildiğini belirten Özlü, "SAAB firmasının lisansını, markasını almıyoruz. Bizim otomobilimiz kendi adımızı, markamızı taşıyacak. Türk tasarımı ve elektrikli olacak." açıklamasında bulundu.

Özlü, terörün küresel bir sorun olduğuna işaret ederek, "Sadece Türkiye'de bombalar patlamıyor, insanlar öldürülmüyor. Dün akşam Berlin'de de hadise oldu. Dolayısıyla küresel bir sorunla karşı karşıyayız. Bütün devletlerin el birliği ile bu sorunun üzerinden gelmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in Katar ile ilgili sorusuna karşılık Özlü, bir başka ülkenin yönetim şekli ve devlet başkanı konusunda yorum yapmanın doğru olmadığını söyledi.

Özlü, Katar'ın kendisine özgü şartları olduğuna dikkati çekerek, "Dost ve müttefik bir ülke. İyi ilişkilerimiz var. Katar'ın nasıl yönetileceğine bırakın Katarlılar karar versinler. Biz ona karışmayalım. İyi ilişkileri olan bir ülkeden bahsediyoruz. Şu andaki gündemimiz patent kanunu, lütfen konuyu başka alanlara çekmeyelim. Biz patenti konuşalım." sözlerine yer verdi.

Faruk Özlü, 2016 yılında 15 bin KOBİ'ye destek vereceklerini hatırlatarak, "2017 yılında bu desteğimiz devam edecek. KOSGEB'in destek bütçesi 1.1 milyar TL. 2017 yılı içerisinde KOSGEB'den KOBİ'lerimize gerek hibe, gerek faiz desteği şeklinde 1.1 milyar TL destek vereceğiz." diye konuştu.

Tasarının tümü üzerinde görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesinin kabul edilmesinden sonra Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı birleşime ara verdi.

Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bahçekapılı, birlemişi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.