2016-05-10 - 17:02
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul' da, Türkiye ile Belçika Fransız Toplumu Hükümeti, Valonya Hükümeti ve Brüksel-Başkent Bölgesi Fransız Toplumu Komisyonu Heyeti Arasında Kültür, Eğitim ve Bilimsel Araştırma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri Anneler Günü'nü kutladı.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, gündem dışı söz alarak Anneler Günü dolayısıyla konuştu. "Çatışma, ayrımcılık ve nefretin toplumsal yapıyı bozduğu bu şiddet ortamında kaybedilen her can, bir annenin yüreğini dağlamaktadır." ifadesini kullanan Sarıhan, kadınların her türlü şiddet ve tacize maruz kaldıklarını savundu.
"Anneler Günü'nü bir kapitalizm aracı haline getirdiğimiz zaman onlara sunduğumuz sevginin, gösterdiğimiz saygının da ne yazık ki çok büyük bir değeri kalmıyor." diyen Sarıhan, Başkanvekili Buldan ile parti gruplarına ve Genel Kurulda görevli kadın stenograflara çiçek verdi.
AK PARTİ Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, Uluslararası Trafik Güvenliği Haftası konusundaki konuşmasında, Türkiye'de ulaşımın ve taşımacılığın önemli bir kısmının karayoluyla sağlandığını anımsatarak, trafikteki araç sayısındaki artışın kazalarda da artışa neden olduğuna dikkati çekti.
Dünyada her yıl 1 milyon 250 bin kişinin trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini aktaran Ilıcalı, Türkiye'de ise 2015'de 3 bini aşkın kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini söyledi.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, Afyonkarahisar'ın, AK PARTİ iktidarları döneminde, Ege'nin en geri kalmış illeri arasından kurtulamadığını savundu.
İldeki sorunları dile getiren Parsak, çiftçilerin perişan, madencilikle uğraşan şirketlerin zor durumda olduğunu, ihracatın azaldığını, eğitimde sıkıntılar yaşandığını ileri sürdü.
Afyonkarahisar'ın İstiklal Madalyası'nı en çok hak eden il olduğunu dile getiren Parsak, bu konuda verdiği kanun teklifine destek talebinde bulundu.
TBMM Başkanvekili Buldan, Anneler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, insan hayatının ve onurlu bir yaşamın, yeryüzündeki en kıymetli şey olduğunu belirterek, "Bir yandan anneliği kutsarken, diğer taraftan militarist erkek şiddetiyle kadınları ve evlatları yaşamdan koparanlara ve vicdanlara seslenmek istiyorum. Cenneti annelerin ayaklarının altında gördüğünü söyleyenler, kadınların ve de annelerin ayaklarına nasıl bir cehennem serdiğinizi de ifade ediniz. Zira bizim kutsanmaya değil hesap verecek bir siyasi ahlaka ihtiyacımız var." diye konuştu.
Buldan, "Ayağımızın altına cennet istemiyoruz, çocuklarımızın güven içinde yaşadığı bir ülke istiyoruz. Bizim cennetimiz, doğurup büyüttüklerimizin canının yanmadığı, yaşamın sonuna kadar savunulduğu bir ülkedir." ifadesini kullandı.
Bu haftanın aynı zamanda Engelliler Haftası olduğunu da dile getiren Buldan, Türkiye'de engellilerin hak ettiği desteği göremediğini savunarak, "Engellilerin acınmaya değil desteklenmeye ihtiyacı vardır. Toplumdaki dezavantajlı kesimlerin yaşamlarını düzenleyecek, onlara kolaylık sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması kadar bu yasaların hayata geçirilmesi de elzemdir." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, başta şehit anneleri olmak üzere bütün annelerin Anneler Günü'nü kutladığını söyledi.
Engellilerin de hala çözüm bekleyen sorunlarının bulunduğuna işaret eden Akçay, engellilerin önündeki fiziki ve sosyal engellerin kaldırılmasını istediklerini söyledi. Akçay, bu konuda kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, annelerin acılar içerisinde olduğunu ileri sürerek, bunu tüm kamuoyunun bilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Anneler Günü'nü kutlayarak, annelerin evlat acısı çekmediği, evlatlarının açlık çektiklerine tanıklık etmediği, gözyaşlarından uzak, anlamına uygun şekilde kutlanacağı, huzur ve barış içinde bir Türkiye ümit ettiğini söyledi.
Bugünün Danıştayın kuruluş günü ve İdari Yargı Günü olduğunu aktaran Özel, "Bugün kendi toprağında, bağında, zeytinliğinde, işinde, gücünde olan birisi ya da yıllar boyunca biriktirdikleriyle başını sokacak evini almış birisi, bugün Cumhurbaşkanı'nın istedikleri gerçekleşirse bir sabah tarlasının başında, evinin ucunda dozerlerle karşılaştığında onun hakkının yenmesine engel olacak tek merci idari yargıdır." dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Anneler Günü'nü kutlayarak, bu tür günlerin bir günle sınırlı olmaması gerektiğini dile getirdi.
Terörle mücadelenin 40 yıldır sürdüğünü belirten İnceöz, şehit annelerine de hürmetlerini ve şükranlarını iletti.
TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin emekli vatandaşların sorunları konusundaki araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine bir konuşma yapan HDP Diyarbakır Milletvekil Nimetullah Erdoğmuş, bugün emeklilere sunulan iyileştirmelerin yeterli olmadığını belirterek, Türkiye'de birçok ülkenin nüfusundan fazla sayıda emeklinin bulunduğunu ifade etti.
Sosyal adalet ve eşitliğin önemine değinen Erdoğmuş, emeklilerinin haklarının Meclis tarafından ele alınmasını ve onları memnun edecek bir seviyede tutulmasını istedi.
AK PARTİ Çorum Milletvekili Salim Uslu, iktidarları döneminde emeklilerin mali ve sosyal haklarında ciddi iyileştirmeler sağladıklarını belirterek, emeklileri enflasyona ezdirmemeye özen gösterdiklerini kaydetti.
Asgari ücreti ve 65 yaş aylığını yükselttiklerini, 11 milyon emekliye banka promosyonu verilmesi konusundaki çalışmanın ise devam ettiğini vurgulayan Uslu, "Emekliler için yapılacak çok şey var." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, "Türkiye'nin vasatlıklara hapsedildiğini" savunarak, bunun sonucunda da ülkenin orta gelir tuzağında yer aldığını ve yıllık kişi başı 9 bin dolar civarında bir gelirle yaşandığını ifade etti.
Türkiye'nin aynı zamanda bir orta gelirsizlik tuzağına da hapsedildiğini ileri süren Böke, vatandaşların, emeklerinin karşılığını alamadığını ve servet dağılımından da mahrum bırakıldığını anlattı.
OECD'nin yayınladığı gelir dağılımı rakamlarına göre, Türkiye'nin en kötü gelir dağılımına sahip ilk 3 ülke arasında yer aldığını aktaran Böke, emeklilerin, hakettiklerini alamadıkları bir düzende yaşadıklarını savundu.
TÜİK verilerine göre, her 100 emekliden 33'ünün çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını vurgulayan Böke, acilen yeni bir ücret politikasına ihtiyaç olduğunu bildirdi.
AK PARTİ Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan da ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 12'sini oluşturan emeklilerin yaşam standardını yükseltmeyi öncelikli görev saydıklarını ve bu kapsamda önemli çalışmalar yapıldığını aktardı.
Öte yandan, MHP'nin, engellilerin sorunlarının araştırılmasına yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Ankara Garı önündeki terör saldırısıyla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, 10 Ekim 2015'te Barış ve Demokrasi Mitingi'ne gitmek için Ankara Garı önünde bekleyen kalabalığa yönelik bombalı saldırıda 103 kişinin öldüğünü, 500'den fazla kişinin de yaralandığını anımsatarak bu saldırının Cumhuriyet tarihinin gördüğü en kanlı saldırılardan biri olduğunu söyledi.
Saldırı sonrasında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Ankara'daki terör saldırısı sonrasında anket yaptırdık, oylarımızda bir miktar yükseliş trendi var." dediğini aktaran Emir, Davutoğlu'nun saldırıyı düzenleyen DAEŞ terör örgütünü suçlamaktan sakındığını ve "Bu bir kokteyl saldırıdır." dediğini öne sürdü.
Emir, terör saldırısında hükümetin ağır ihmalleri olduğunu savunarak terör örgütü DAEŞ'in canlı bomba eylemi yapabileceğine dair istihbari bilgilerin dikkate alınmadığını, takip edilen canlı bombalar konusunda hassas davranılmadığını iddia etti.
CHP'li Emir, "Türkiye'de böylesine ağır bir katliama ilişkin, ilgililerin görevini neden yapmadıklarına ilişkin, varsa sorumluların bulunmasına ilişkin, istihbari bilgilerin neden göz ardı edildiğine ilişkin ayrıntılı bir araştırma yapma ihtiyacı var. Bu suçun aydınlatılmasına katkı vermiyorsanız bu suçun ortağı olduğunuzu unutmamalısınız." dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da AK PARTİ iktidarı döneminde terörün dağlardan şehirlere indiğini ileri sürerek başkent Ankara'nın dahi birbiri ardına bombalı saldırıların hedefi haline geldiğini kaydetti.
Ankara Garı'ndaki bombalı saldırının ardından güvenlik ve istihbarat zafiyetinin gündeme geldiğini ancak hükümet yetkililerinin olayın ciddiyetini kavrayamadıklarını, gerekli önlemleri alamadıklarını savunan Okutan, "Toplanarak, brifing alarak, genelge çıkararak terörü ortadan kaldırmanın ve bombalı saldırıları önlemenin mümkün olmadığı, yaşadığımız bu üzücü olaylarla apaçık ortadadır. Günübirlik politikalarla terörle mücadele etmek mümkün değildir." diye konuştu.
Okutan, iktidarın kusurları üzerinden atmak için geliştirdiği politikaların ve terörle mücadelenin günübirlik çözüm önerileri olduğunu öne sürdü.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Emrullah İşler de Ankara Garı'ndaki saldırıyı üstlenen DAEŞ terör örgütünün Suriye çıkışlı olduğunu ve El Muhaberat tarafından desteklendiğini, PKK ile işbirliği yaptığını, Ankara saldırısının da "kokteyl bir saldırı" olduğunu söyledi.
Terör örgütü PKK'nın elebaşları ile DAEŞ terör örgütü yetkililerinin hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK PARTİ'yi yıkmak olduğunu farklı zamanlarda dile getirdiklerini hatırlatan İşler, "Dolayısıyla siz nasıl olur da Türkiye'yi, AK PARTİ'yi DAEŞ'e destek vermekle suçlarsınız?" dedi.
İşler, Ankara Garı'ndaki saldırının ardından bazı gazetelerin teröre destek verir mahiyette manşetler attığını, haberler yayınladığını belirterek "Bunlarda azıcık millilik, yerlilik, bu ülkeyi sevmek yok mu? Paris'te saldırı olunca 'terör' oluyor da burada olunca 'katliam' manşeti atıyorlar. Doğrudan hükümeti suçluyorlar. Bizde olduğunda ne tür manşetler atanların başka yerde olunca ne tür manşetler attığını biliyoruz. Bunlar teröre çanak tutmaktır." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin Ankara Garı'daki terör saldırısının araştırılmasına yönelik araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin, 2B arazilerini mülkiyet edinmeleri için hak sahiplerine ek süre verilmesini öngören kanun teklifinin, komisyonda 45 günlük süresi içinde sonuçlandırılmadığı için doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, hükümetin de 2B arazi sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için bir çalışma içinde olduğunu, çalışmalar bittiğinde konunun gündeme geleceğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bunun üzerine, AK PARTİ'nin kanun teklifleri ne kadar doğru ve yerinde olursa olsun muhalefetten geldiği için ret oyu verdiğini, daha sonra da konuya ilişkin kendi düzenlemelerini gündeme getirdiğini ifade ederek "Böyle yaparak düzenlemeleri kendilerine mal etmeye çalışıyorlar. Burası gerçekten Parlamento, milletvekilleri de özgür iradeleriyle karar veriyor olsa bu teklifin gündeme alınmasına 'Evet' derlerdi." dedi.
Özel, "Bugün AKP'nin Bakanlar Kurulu toplantısı, Meclis'te grup toplantısı yapamadığı Saray eliyle doğrudan fişinin çekildiği bir darbe süreci yaşıyoruz. AKP grubunun yerinde yeller esiyor, grup toplantısı yapamıyorsunuz, Bakanlar Kurulu yapamıyorsunuz." ifadesini kullandı.
AK PARTİ'li İnceöz de "Yazık, çok yazık ki anamuhalefet partisinin başka konuşacak konusu yok ki iktidar partisinin iç meselesini, kendi içindeki meselesini konuşuyor. Bu durum anamuhalefet partisinin malzemesiz kaldığını göstermektedir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise "Bu yaşanan darbe, Saray'ın Başbakan'a yaptığı darbe, bir partinin iç sorunu değil tüm Türkiye'nin sorunudur. Bir hükümetin, Başbakan'ın görevini yerine getirmemesi nasıl oluyor da sadece AKP'nin iç sorunu oluyor, bunu düşünmek gerek." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Tu¨rkiye ile Belçika Fransız Toplumu Hu¨ku¨meti, Valonya Hu¨ku¨meti ve Bru¨ksel-Başkent Bölgesi Fransız Toplumu Komisyonu Heyeti Arasında Ku¨ltu¨r, Eğitim ve Bilimsel Araştırma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı görüşüldü.
MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, izlenen dış politikanın, Türkiye'yi hem içeride hem dışarıda hareket edemez noktaya getirdiğini savundu. Koçdemir, "Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet denilerek Türkiye tek adamlık noktasına getirilmiştir. Bugünlerde ihtiyacımız olan husus, tekrar Meclisin meclis gibi davranması, anayasal kurumlarımızın kendi dengeleme ve kontrol mekanizmalarını yerine getirmesidir." ifadelerini kullandı.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, 4 Mayıs'tan sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ileri sürerek, "Bunu çok iyi biliyoruz çünkü iktidar partisi her gün söylediğimiz darbeyi kendisi de yedi, darbenin sonuçlarıyla şimdi kendisi de yüzleşecek. Tek insan, tek adam yönetiminin nelere mal olacağını, bir genel seçimden çıkan bir başbakanın, bir kişinin iki dudağı arasındaki sözle sonlandığını tarih unutmayacak." diye konuştu.
Beştaş'ın, AK PARTİ sıralarına yönelik "Sessiz kalan, gülen, milletvekilliğiyle hiçbir alakası olmayan sizin de hesabını vereceğiniz günler çok yakındır." sözleri tepkilere neden oldu. AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Beştaş'a "Ahlaksız" diye karşılık verdi. Beştaş'ın da Çavuşoğlu'na "Ahlaksız sizsiniz" demesi üzerine, AK PARTİ ve HDP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iki hafta önce Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, MHP'nin kongre süreciyle ilgili Bakanlar Kurulunda bilgi verip sunum yaptığını, bunun basına yansıdığını, ancak yalanlanmadığını ileri sürdü.
Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Özel'in son derece mesnetsiz bir iddiada bulunduğunu belirterek, "MHP kongre süreci, parti içinde yürütülen bir konudur. Hukuki boyutları vardır ve bu süreç Yargıtaydadır. Dolayısıyla mahkemelere intikal etmiş bir konu hakkında böyle farklı bir intiba uyandıracak bir kanaat uyandırmanız gerçekten etik değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Bakanlar Kurulunda asla MHP'nin kongresiyle alakalı bir görüş, herhangi bir söylem veya sunum yapılmadı, görüşülmedi. Bakanlar Kurulunun tutanakları ortadadır. Dolayısıyla, kati surette böyle bir şey söz konusu değildir. Ben, bunu, Bakanlar Kurulu üyesi olarak söylüyorum. Biz Bakanlar Kurulunda sadece yapılacak işleri görüşüyoruz. Gündemi bellidir, her şeyi belli. Böyle bir şeyin görüşülmesi asla söz konusu değildir, olamaz da doğru da değildir." açıklamasında bulundu.
Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Eroğlu, bütün sulama projelerini kapalı sistem yaptıklarını belirterek, "Mesela İmamoğlu Sulaması, şu anda Adana'daki 75 bin hektarlık sulanacak alan tamamen kapalı sistemdir. Ama diğer, Aşağı Ceyhan vesaire ovalarında, oralarda kot müsait olmadığı için mecburen geçmişte açık sistem olarak, klasik sistem planlanmıştır." diye konuştu.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından caretta carettaların yaşam alanlarının korunduğunu anımsatan Eroğlu, Akyatan lagünlerindeki kirlilik iddialarını inceleteceğini söyledi.
"1000 Günde 1000 Gölet Projesi"ni bitirdiklerini ve 2019 yılına kadar da "1071 Gölet ve Sulama Projesi"ni gerçekleştireceklerini aktaran Eroğlu, "Türkiye'de vatandaşların bütün taleplerini yerine getireceğiz." ifadesini kullandı.
Aydın'a en büyük yatırımları kendilerinin yaptığını dile getiren Eroğlu, "Aydın'a yaklaşık 25 milyar liralık yatırım yapılmış, bunun 4,5 milyar lirasını Orman ve Su İşleri Bakanlığı yapmıştır. Tam 150 yıldır hayal edilen, Çine Adnan Menderes Barajı'nı biz bitirdik. Karacasu-Dandalaz Barajı, İkizdere Barajı, yani oradaki bütün baraj, göletler, sulama tesisleri bizim dönemimizde yapıldı." dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri Anneler Günü'nü kutladı.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, gündem dışı söz alarak Anneler Günü dolayısıyla konuştu. "Çatışma, ayrımcılık ve nefretin toplumsal yapıyı bozduğu bu şiddet ortamında kaybedilen her can, bir annenin yüreğini dağlamaktadır." ifadesini kullanan Sarıhan, kadınların her türlü şiddet ve tacize maruz kaldıklarını savundu.
"Anneler Günü'nü bir kapitalizm aracı haline getirdiğimiz zaman onlara sunduğumuz sevginin, gösterdiğimiz saygının da ne yazık ki çok büyük bir değeri kalmıyor." diyen Sarıhan, Başkanvekili Buldan ile parti gruplarına ve Genel Kurulda görevli kadın stenograflara çiçek verdi.
AK PARTİ Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, Uluslararası Trafik Güvenliği Haftası konusundaki konuşmasında, Türkiye'de ulaşımın ve taşımacılığın önemli bir kısmının karayoluyla sağlandığını anımsatarak, trafikteki araç sayısındaki artışın kazalarda da artışa neden olduğuna dikkati çekti.
Dünyada her yıl 1 milyon 250 bin kişinin trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini aktaran Ilıcalı, Türkiye'de ise 2015'de 3 bini aşkın kişinin trafik kazalarında hayatını kaybettiğini söyledi.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, Afyonkarahisar'ın, AK PARTİ iktidarları döneminde, Ege'nin en geri kalmış illeri arasından kurtulamadığını savundu.
İldeki sorunları dile getiren Parsak, çiftçilerin perişan, madencilikle uğraşan şirketlerin zor durumda olduğunu, ihracatın azaldığını, eğitimde sıkıntılar yaşandığını ileri sürdü.
Afyonkarahisar'ın İstiklal Madalyası'nı en çok hak eden il olduğunu dile getiren Parsak, bu konuda verdiği kanun teklifine destek talebinde bulundu.
TBMM Başkanvekili Buldan, Anneler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, insan hayatının ve onurlu bir yaşamın, yeryüzündeki en kıymetli şey olduğunu belirterek, "Bir yandan anneliği kutsarken, diğer taraftan militarist erkek şiddetiyle kadınları ve evlatları yaşamdan koparanlara ve vicdanlara seslenmek istiyorum. Cenneti annelerin ayaklarının altında gördüğünü söyleyenler, kadınların ve de annelerin ayaklarına nasıl bir cehennem serdiğinizi de ifade ediniz. Zira bizim kutsanmaya değil hesap verecek bir siyasi ahlaka ihtiyacımız var." diye konuştu.
Buldan, "Ayağımızın altına cennet istemiyoruz, çocuklarımızın güven içinde yaşadığı bir ülke istiyoruz. Bizim cennetimiz, doğurup büyüttüklerimizin canının yanmadığı, yaşamın sonuna kadar savunulduğu bir ülkedir." ifadesini kullandı.
Bu haftanın aynı zamanda Engelliler Haftası olduğunu da dile getiren Buldan, Türkiye'de engellilerin hak ettiği desteği göremediğini savunarak, "Engellilerin acınmaya değil desteklenmeye ihtiyacı vardır. Toplumdaki dezavantajlı kesimlerin yaşamlarını düzenleyecek, onlara kolaylık sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması kadar bu yasaların hayata geçirilmesi de elzemdir." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, başta şehit anneleri olmak üzere bütün annelerin Anneler Günü'nü kutladığını söyledi.
Engellilerin de hala çözüm bekleyen sorunlarının bulunduğuna işaret eden Akçay, engellilerin önündeki fiziki ve sosyal engellerin kaldırılmasını istediklerini söyledi. Akçay, bu konuda kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğini dile getirdi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, annelerin acılar içerisinde olduğunu ileri sürerek, bunu tüm kamuoyunun bilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Anneler Günü'nü kutlayarak, annelerin evlat acısı çekmediği, evlatlarının açlık çektiklerine tanıklık etmediği, gözyaşlarından uzak, anlamına uygun şekilde kutlanacağı, huzur ve barış içinde bir Türkiye ümit ettiğini söyledi.
Bugünün Danıştayın kuruluş günü ve İdari Yargı Günü olduğunu aktaran Özel, "Bugün kendi toprağında, bağında, zeytinliğinde, işinde, gücünde olan birisi ya da yıllar boyunca biriktirdikleriyle başını sokacak evini almış birisi, bugün Cumhurbaşkanı'nın istedikleri gerçekleşirse bir sabah tarlasının başında, evinin ucunda dozerlerle karşılaştığında onun hakkının yenmesine engel olacak tek merci idari yargıdır." dedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Anneler Günü'nü kutlayarak, bu tür günlerin bir günle sınırlı olmaması gerektiğini dile getirdi.
Terörle mücadelenin 40 yıldır sürdüğünü belirten İnceöz, şehit annelerine de hürmetlerini ve şükranlarını iletti.
TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin emekli vatandaşların sorunları konusundaki araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine bir konuşma yapan HDP Diyarbakır Milletvekil Nimetullah Erdoğmuş, bugün emeklilere sunulan iyileştirmelerin yeterli olmadığını belirterek, Türkiye'de birçok ülkenin nüfusundan fazla sayıda emeklinin bulunduğunu ifade etti.
Sosyal adalet ve eşitliğin önemine değinen Erdoğmuş, emeklilerinin haklarının Meclis tarafından ele alınmasını ve onları memnun edecek bir seviyede tutulmasını istedi.
AK PARTİ Çorum Milletvekili Salim Uslu, iktidarları döneminde emeklilerin mali ve sosyal haklarında ciddi iyileştirmeler sağladıklarını belirterek, emeklileri enflasyona ezdirmemeye özen gösterdiklerini kaydetti.
Asgari ücreti ve 65 yaş aylığını yükselttiklerini, 11 milyon emekliye banka promosyonu verilmesi konusundaki çalışmanın ise devam ettiğini vurgulayan Uslu, "Emekliler için yapılacak çok şey var." dedi.
CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, "Türkiye'nin vasatlıklara hapsedildiğini" savunarak, bunun sonucunda da ülkenin orta gelir tuzağında yer aldığını ve yıllık kişi başı 9 bin dolar civarında bir gelirle yaşandığını ifade etti.
Türkiye'nin aynı zamanda bir orta gelirsizlik tuzağına da hapsedildiğini ileri süren Böke, vatandaşların, emeklerinin karşılığını alamadığını ve servet dağılımından da mahrum bırakıldığını anlattı.
OECD'nin yayınladığı gelir dağılımı rakamlarına göre, Türkiye'nin en kötü gelir dağılımına sahip ilk 3 ülke arasında yer aldığını aktaran Böke, emeklilerin, hakettiklerini alamadıkları bir düzende yaşadıklarını savundu.
TÜİK verilerine göre, her 100 emekliden 33'ünün çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını vurgulayan Böke, acilen yeni bir ücret politikasına ihtiyaç olduğunu bildirdi.
AK PARTİ Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan da ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 12'sini oluşturan emeklilerin yaşam standardını yükseltmeyi öncelikli görev saydıklarını ve bu kapsamda önemli çalışmalar yapıldığını aktardı.
Öte yandan, MHP'nin, engellilerin sorunlarının araştırılmasına yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin Ankara Garı önündeki terör saldırısıyla ilgili araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine konuşan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, 10 Ekim 2015'te Barış ve Demokrasi Mitingi'ne gitmek için Ankara Garı önünde bekleyen kalabalığa yönelik bombalı saldırıda 103 kişinin öldüğünü, 500'den fazla kişinin de yaralandığını anımsatarak bu saldırının Cumhuriyet tarihinin gördüğü en kanlı saldırılardan biri olduğunu söyledi.
Saldırı sonrasında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Ankara'daki terör saldırısı sonrasında anket yaptırdık, oylarımızda bir miktar yükseliş trendi var." dediğini aktaran Emir, Davutoğlu'nun saldırıyı düzenleyen DAEŞ terör örgütünü suçlamaktan sakındığını ve "Bu bir kokteyl saldırıdır." dediğini öne sürdü.
Emir, terör saldırısında hükümetin ağır ihmalleri olduğunu savunarak terör örgütü DAEŞ'in canlı bomba eylemi yapabileceğine dair istihbari bilgilerin dikkate alınmadığını, takip edilen canlı bombalar konusunda hassas davranılmadığını iddia etti.
CHP'li Emir, "Türkiye'de böylesine ağır bir katliama ilişkin, ilgililerin görevini neden yapmadıklarına ilişkin, varsa sorumluların bulunmasına ilişkin, istihbari bilgilerin neden göz ardı edildiğine ilişkin ayrıntılı bir araştırma yapma ihtiyacı var. Bu suçun aydınlatılmasına katkı vermiyorsanız bu suçun ortağı olduğunuzu unutmamalısınız." dedi.
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan da AK PARTİ iktidarı döneminde terörün dağlardan şehirlere indiğini ileri sürerek başkent Ankara'nın dahi birbiri ardına bombalı saldırıların hedefi haline geldiğini kaydetti.
Ankara Garı'ndaki bombalı saldırının ardından güvenlik ve istihbarat zafiyetinin gündeme geldiğini ancak hükümet yetkililerinin olayın ciddiyetini kavrayamadıklarını, gerekli önlemleri alamadıklarını savunan Okutan, "Toplanarak, brifing alarak, genelge çıkararak terörü ortadan kaldırmanın ve bombalı saldırıları önlemenin mümkün olmadığı, yaşadığımız bu üzücü olaylarla apaçık ortadadır. Günübirlik politikalarla terörle mücadele etmek mümkün değildir." diye konuştu.
Okutan, iktidarın kusurları üzerinden atmak için geliştirdiği politikaların ve terörle mücadelenin günübirlik çözüm önerileri olduğunu öne sürdü.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Emrullah İşler de Ankara Garı'ndaki saldırıyı üstlenen DAEŞ terör örgütünün Suriye çıkışlı olduğunu ve El Muhaberat tarafından desteklendiğini, PKK ile işbirliği yaptığını, Ankara saldırısının da "kokteyl bir saldırı" olduğunu söyledi.
Terör örgütü PKK'nın elebaşları ile DAEŞ terör örgütü yetkililerinin hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK PARTİ'yi yıkmak olduğunu farklı zamanlarda dile getirdiklerini hatırlatan İşler, "Dolayısıyla siz nasıl olur da Türkiye'yi, AK PARTİ'yi DAEŞ'e destek vermekle suçlarsınız?" dedi.
İşler, Ankara Garı'ndaki saldırının ardından bazı gazetelerin teröre destek verir mahiyette manşetler attığını, haberler yayınladığını belirterek "Bunlarda azıcık millilik, yerlilik, bu ülkeyi sevmek yok mu? Paris'te saldırı olunca 'terör' oluyor da burada olunca 'katliam' manşeti atıyorlar. Doğrudan hükümeti suçluyorlar. Bizde olduğunda ne tür manşetler atanların başka yerde olunca ne tür manşetler attığını biliyoruz. Bunlar teröre çanak tutmaktır." diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin Ankara Garı'daki terör saldırısının araştırılmasına yönelik araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, TBMM Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin, 2B arazilerini mülkiyet edinmeleri için hak sahiplerine ek süre verilmesini öngören kanun teklifinin, komisyonda 45 günlük süresi içinde sonuçlandırılmadığı için doğrudan gündeme alınması önergesi kabul edilmedi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, hükümetin de 2B arazi sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için bir çalışma içinde olduğunu, çalışmalar bittiğinde konunun gündeme geleceğini söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bunun üzerine, AK PARTİ'nin kanun teklifleri ne kadar doğru ve yerinde olursa olsun muhalefetten geldiği için ret oyu verdiğini, daha sonra da konuya ilişkin kendi düzenlemelerini gündeme getirdiğini ifade ederek "Böyle yaparak düzenlemeleri kendilerine mal etmeye çalışıyorlar. Burası gerçekten Parlamento, milletvekilleri de özgür iradeleriyle karar veriyor olsa bu teklifin gündeme alınmasına 'Evet' derlerdi." dedi.
Özel, "Bugün AKP'nin Bakanlar Kurulu toplantısı, Meclis'te grup toplantısı yapamadığı Saray eliyle doğrudan fişinin çekildiği bir darbe süreci yaşıyoruz. AKP grubunun yerinde yeller esiyor, grup toplantısı yapamıyorsunuz, Bakanlar Kurulu yapamıyorsunuz." ifadesini kullandı.
AK PARTİ'li İnceöz de "Yazık, çok yazık ki anamuhalefet partisinin başka konuşacak konusu yok ki iktidar partisinin iç meselesini, kendi içindeki meselesini konuşuyor. Bu durum anamuhalefet partisinin malzemesiz kaldığını göstermektedir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise "Bu yaşanan darbe, Saray'ın Başbakan'a yaptığı darbe, bir partinin iç sorunu değil tüm Türkiye'nin sorunudur. Bir hükümetin, Başbakan'ın görevini yerine getirmemesi nasıl oluyor da sadece AKP'nin iç sorunu oluyor, bunu düşünmek gerek." değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, Tu¨rkiye ile Belçika Fransız Toplumu Hu¨ku¨meti, Valonya Hu¨ku¨meti ve Bru¨ksel-Başkent Bölgesi Fransız Toplumu Komisyonu Heyeti Arasında Ku¨ltu¨r, Eğitim ve Bilimsel Araştırma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı görüşüldü.
MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, izlenen dış politikanın, Türkiye'yi hem içeride hem dışarıda hareket edemez noktaya getirdiğini savundu. Koçdemir, "Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet denilerek Türkiye tek adamlık noktasına getirilmiştir. Bugünlerde ihtiyacımız olan husus, tekrar Meclisin meclis gibi davranması, anayasal kurumlarımızın kendi dengeleme ve kontrol mekanizmalarını yerine getirmesidir." ifadelerini kullandı.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, 4 Mayıs'tan sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ileri sürerek, "Bunu çok iyi biliyoruz çünkü iktidar partisi her gün söylediğimiz darbeyi kendisi de yedi, darbenin sonuçlarıyla şimdi kendisi de yüzleşecek. Tek insan, tek adam yönetiminin nelere mal olacağını, bir genel seçimden çıkan bir başbakanın, bir kişinin iki dudağı arasındaki sözle sonlandığını tarih unutmayacak." diye konuştu.
Beştaş'ın, AK PARTİ sıralarına yönelik "Sessiz kalan, gülen, milletvekilliğiyle hiçbir alakası olmayan sizin de hesabını vereceğiniz günler çok yakındır." sözleri tepkilere neden oldu. AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Beştaş'a "Ahlaksız" diye karşılık verdi. Beştaş'ın da Çavuşoğlu'na "Ahlaksız sizsiniz" demesi üzerine, AK PARTİ ve HDP milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iki hafta önce Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın, MHP'nin kongre süreciyle ilgili Bakanlar Kurulunda bilgi verip sunum yaptığını, bunun basına yansıdığını, ancak yalanlanmadığını ileri sürdü.
Bunun üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Özel'in son derece mesnetsiz bir iddiada bulunduğunu belirterek, "MHP kongre süreci, parti içinde yürütülen bir konudur. Hukuki boyutları vardır ve bu süreç Yargıtaydadır. Dolayısıyla mahkemelere intikal etmiş bir konu hakkında böyle farklı bir intiba uyandıracak bir kanaat uyandırmanız gerçekten etik değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, "Bakanlar Kurulunda asla MHP'nin kongresiyle alakalı bir görüş, herhangi bir söylem veya sunum yapılmadı, görüşülmedi. Bakanlar Kurulunun tutanakları ortadadır. Dolayısıyla, kati surette böyle bir şey söz konusu değildir. Ben, bunu, Bakanlar Kurulu üyesi olarak söylüyorum. Biz Bakanlar Kurulunda sadece yapılacak işleri görüşüyoruz. Gündemi bellidir, her şeyi belli. Böyle bir şeyin görüşülmesi asla söz konusu değildir, olamaz da doğru da değildir." açıklamasında bulundu.
Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Eroğlu, bütün sulama projelerini kapalı sistem yaptıklarını belirterek, "Mesela İmamoğlu Sulaması, şu anda Adana'daki 75 bin hektarlık sulanacak alan tamamen kapalı sistemdir. Ama diğer, Aşağı Ceyhan vesaire ovalarında, oralarda kot müsait olmadığı için mecburen geçmişte açık sistem olarak, klasik sistem planlanmıştır." diye konuştu.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından caretta carettaların yaşam alanlarının korunduğunu anımsatan Eroğlu, Akyatan lagünlerindeki kirlilik iddialarını inceleteceğini söyledi.
"1000 Günde 1000 Gölet Projesi"ni bitirdiklerini ve 2019 yılına kadar da "1071 Gölet ve Sulama Projesi"ni gerçekleştireceklerini aktaran Eroğlu, "Türkiye'de vatandaşların bütün taleplerini yerine getireceğiz." ifadesini kullandı.
Aydın'a en büyük yatırımları kendilerinin yaptığını dile getiren Eroğlu, "Aydın'a yaklaşık 25 milyar liralık yatırım yapılmış, bunun 4,5 milyar lirasını Orman ve Su İşleri Bakanlığı yapmıştır. Tam 150 yıldır hayal edilen, Çine Adnan Menderes Barajı'nı biz bitirdik. Karacasu-Dandalaz Barajı, İkizdere Barajı, yani oradaki bütün baraj, göletler, sulama tesisleri bizim dönemimizde yapıldı." dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
