| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 12.10.2021 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum
Altı yıl önce Ankara Gar meydanı önünde yitirdiğimiz 103 vatandaşımızı rahmetle ve saygıyla anıyorum. 500'den fazla da vatandaşımız yaralandı. Yakın geçmişimizde yaşadığımız, tanık olduğumuz en acı olaylardan, en kanlı katliamlardan biriydi. 10 Ekim katliamıyla doğru dürüst yüzleşmedik çünkü yüzleşmek için, yaralarımızı sarmak için adalet talep etmek zorundayız ve adaleti tesis etmek zorundayız. Oysa yargılama sürecine baktığımızda dosyada delillerin doğru dürüst araştırılmadığı, eksik dosyayla yargılamanın yapıldığı ve gerçek suçluların araştırılmadığı, görünür suçluların yargılandığı bir yargılama sürecine tanık olduk, dolayısıyla da hepimizin yarası hâlâ kanıyor arkadaşlar. O zamanı kısaca anımsayalım: 7 Haziran seçimlerine giderken yine bugünkü gibi Cumhurbaşkanı tehdit etmişti, "400 vekil verin, bu iş huzurla çözülsün." demişti. 400 vekili alamadığınız gibi Parlamento çoğunluğunu da kaybettiniz. İktidar olamayınca da gizli eller devreye girdi ve Türkiye'yi âdeta kan gölüne döndürdü.
Suruç, Diyarbakır, sonrasında Ankara Garı, sonrasında başka kanlı, bombalı eylemlerle sarsıldık ve çok acılar yaşadık. Ve o sırada -yine anımsayın- yine Genel Başkanınız, Sayın Cumhurbaşkanı "Milletimiz kaosu seçti." demişti ve Türkiye'yi bu süreçte 1 Kasım seçimlerine sürüklediniz. İşte bu nedenle, değerli arkadaşlar, o günlerde bu terör saldırısını yapanları, göz yumanları, destek olanları, arkasındaki kirli elleri saklamayı tercih ettiniz. Sadece Ankara Garı davasında bile, baktığınızda, İçişleri Bakanlığının yani devletimizin teftiş raporlarında bile bu kişilere görünmez bir koridor açıldığı apaçık ortada. Yunus Emre Alagöz aslında teknik takip altında, nasıl gelebildiği hâlâ soru işareti. Kardeşi Abdurrahman Alagöz, daha bir ay önce Diyarbakır'daki bombalamayı yapmış, İlhami Balı'yla yani IŞİD emiriyle sürekli telefonda konuşuyor ve devletin bilgisi dâhilinde. Şimdi siz burada kamu görevlilerinin buradaki ihmalini, gizli elleri, kirli elleri araştırmazsanız adaleti sağlamış ve dolayısıyla da 10 Ekim Ankara Garı patlamasıyla olması gerektiği gibi hesaplaşmış, yüzleşmiş olabilir misiniz? Elbette olamazsınız. Dolayısıyla burada hâlâ yapılması gereken çok şey var.
Değerli arkadaşlar, 10 Ekim Ankara Garı patlamasından birkaç dakikayla kurtulan bir arkadaşınızım. O sırada birkaç dakikalık gecikme dolayısıyla şu anda aranızdayım, öyle zannediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Sayın Başkanım, bağlıyorum.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MURAT EMİR (Devamla) - Orada kamu görevlileri, güvenlik güçleri yaralılara, yakınlara, oradaki insanlara su ve gaz sıktılar ve maalesef devletimizin güvenlik güçlerinin ve Ankara Valiliğinin bu kaba, hukuk tanımaz tutumu aynen devam ediyor. Altı yıldır, biz, orada, özellikle ölenlerin yakınları, olması gerektiği gibi bir anma töreni dahi gerçekleştiremiyoruz. Bizler dahi, milletvekilleri dahi gazlanmadan, coplanmadan o anma törenleri gerçekleştirilmiyor ama orada insanların anmasına dahi engel olan devletin polisi, her nasılsa Ankara Garı'na girenleri arama ihtiyacı dahi duymamıştı ve o aramanın niye yapılmadığının hesabı hâlâ sorulmuş değil.
Son bir şey arkadaşlar, bakın, Hitler, yaptığı birçok zulümle anılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Sayın Başkanım, kapatıyorum, bir cümle. Sabrınızı zorladığımı biliyorum ama çok özür dileyerek...
BAŞKAN - Peki, bir cümle daha; son cümlenizi alalım.
MURAT EMİR (Devamla) - Hitler, Berlin'de kitap yaktığı için anılıyor. Sizler de maalesef, gecenin bir yarısı ağaç topladığınız için anılacaksınız. Böyle bir lekeyi size bile yakıştıramadım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)