| Konu: | Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 13.10.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, yıl 1930, cumhuriyet yeni kurulmuş. 1930 yılında Umumi Hıfzıssıhha Kanunu yayımlanıyor ve orada diyor ki, madde 76 ve 83: "Salgın hastalık nedeniyle cebri tecride tabi tutulan meslek zanaatkârlarının kendilerinin ve ailelerinin iaşesi Hükûmetçe ödenir." Yıl 1930 ve aradan doksan bir yıl geçiyor, doksan bir yıl geçtikten sonra AKP iktidarının esnafa, zanaatkârlara bakış açısı ve yıl 1930, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bakış açısı.
Değerli milletvekilleri, esnaf özellikle pandemi döneminde iktidarı göremedi yanında. "Kapat." demesi kolay, iyi de bu dükkânın kirası var, stopajı var, vergisi var, sigortası var; ne yiyip ne içecek; ailesini, evini nasıl geçindirecek? Bu konuda maalesef iktidar esnafı yalnız bıraktı. Esnaf biterse, arkadaşlar, ekonomi biter, bunu unutmayalım. Getirilen teklifle basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları gelir vergisinden istisna tutulacak. Küçük esnaf olarak ifade edilen ve 835 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle yıllık beyanname vermemeleri sağlanmış olacak.
Değerli milletvekilleri, sosyal devletin özellikle pandemi ve ekonomik kriz koşullarında vatandaşa el açmak yerine el uzatması gerektiğini defalarca söyledik, bas bas bağırdık ama maalesef iktidar esnafa el uzatmadı; tam tersi, el açtı. Muhalefetin bu konularda vermiş olduğu kanun tekliflerini niçin yok saydınız? Demokratik bir kültürün gereği olarak neden teklifleri birleştirmiyorsunuz? Basit usulün vergi dışı bırakılmasına bir itirazımız yok ancak bu maddedeki düzenleme bu hâliyle eksiktir. Gelir Vergisi Kanunu'nun "Basit usulün hududu" başlıklı 51'inci maddesinde kimlerin basit usulden yararlanamayacağı açıklanmıştır. Maddenin 12'nci bendinde basit usulden yararlanamayacak olan mükelleflerin belirlenmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir. Bu kapsamda, yine Gelir Vergisi Kanunu'nun 51'inci maddesine ilişkin olarak Bakanlar Kurulu kararına göre, büyükşehir belediye sınırlarında alım, satım ve imalat faaliyetlerinde bulunan mükellefler basit usulden yararlanamamaktadır. Bu Bakanlar Kurulu kararına göre, Kütahya'daki bir bakkal basit usulden yararlanırken Ankara'daki bakkal yararlanamayacaktır. Başka bir ifadeyle aynı faaliyeti yapan ve aynı iş hacmine sahip 2 esnaftan büyükşehir belediye sınırlarında olanlar basit usulden yararlanamazken diğer illerde olanlar yararlanabilmektedir. Bu konu dikkate alınarak mutlaka düzenleme yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, salgının cefasını en çok çeken kesimlerden olan esnaf ve zanaatkârlarımızın biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli altı ay geri ödemesiz ve uzun vadeli can suyu kredisi mutlaka verilmelidir. Esnafın tek borcu vergi ve SGK primleri değil, kapanma döneminde bankalara, tedarikçilere borçları var, çek ve senetlerini de maalesef ödeyemedi. İşlerin yeni açıldığı bu dönemde hem güncel vergi ve prim hem de yapılandırma borçlarını ödemeye çalışması esnafın üzerinde baskı yaratmaktadır. Borçlarının bir kısmını ödeyebilmek için tüm birikimini tüketen esnafın kalanını kısa sürede kapatması mümkün değildir. Dolayısıyla yapılandırma başvuru süresi de yıl sonuna kadar uzatılmalı, taksit ödemeleri de 2022 başında başlamalıdır. Bu da esnaflarımızın bir talebidir.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de yüzde 21,7'lik büyüme olduğu söylenen bu dönemde en az 61 bin esnaf kepenk kapatırken 2021 yılının Ocak-Ağustos aylarında ise 48 bin şirket ve gerçek kişi ticari işletmesi de iflas ederek kapandı. Bunun sorumlusu kim? Sizsiniz. Türkiye'de bir kriz vardır ve bu krizin sebebi ne zincir marketlerdir ne soğandır ne patlıcandır, sorumlusu AKP'dir, tek adam sistemidir. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.
Erdoğan ne diyor? "5 zincir market piyasayı altüst ediyor." Erdoğan her soruna bir günah keçisi buluyor arkadaşlar. Ülkeyi yöneten kendisi ama bu pahalılığın sorumlusu zincir marketler! Bu zincir marketleri kuran sen değil misin, bu marketleri kuran AKP'nin kurucusu değil midir? Gerçek enflasyon yüzde 40'a dayanmış, gıda enflasyonu yüzde 29; ürünler niye pahalı? Gübre pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı, dolar her gün artıyor; sorumlusu kim? CHP. Bir Cumhurbaşkanı raflardaki fiyat artışının sorumlusu olarak zincir marketleri gösteriyor. Dünyanın en pahalı mazotunu, elektriğini, gübresini kullandırırsan fiyatlar da artar. Türkiye'deki krizin sebebi ne zincir marketlerdir ne soğandır ne patlıcandır; sorumlusu AKP'dir, tek adam sistemidir, Türkiye'yi 2018'de bu yönetime mahkûm edenlerdir.
Saygıyla selamlıyorum Genel Kurulu.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)