| Konu: | Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 03.11.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
284 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesinde vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Teklifin geneline karşı olmadığımızı buradan ifade etmek isteriz ama 19 maddelik bu yasa teklifi içerisinde 13 farklı kanuna atıfta bulunarak sadece 8'inin doğrudan ihracatçılarla ilgili olduğunu da yine burada ifade etmek isteriz. Yine, bir torba yasayla karşı karşıyayız.
İhracatta asıl sorun olan finansmana erişim, ham madde temini ve pazar sorunu, ihracatta yüksek katma değerli ürünün payının artırılması, kilogram başına ihracatın dolar bazında düşmesi ve katlanan üretim maliyetleri, nakliyedeki fahiş artışlar konularında yapısal bir çözüm içermemekte kanun teklifi. İhracat ve üretim kısmen arttığı hâlde dış ticaret hadlerinin bozulmasından, artan üretim maliyetlerinden ve liranın değer kaybından, uluslararası rekabet nedeniyle reel fiyatların, asgari ücretin aşağı çekilmesinden kaynaklı yoksullaşan kof bir büyümeden bahsediliyor. Hizmet İhracatçıları Birliğine ödediği giriş ve yıllık aidatların üst sınırının 4 katı artırılarak 20 katına çıkarılması anlamsızdır. Komisyonda buna itiraz önergelerimiz oldu ama maalesef bu önergeler sizlerin, çoğunluğun -AKP ve MHP- oylarıyla reddedildi yine. Dolayısıyla, bunu çok anlamlı bulmadığımızı buradan ifade etmek isterim.
Değerli arkadaşlar, madem ihracatı konuşuyoruz, bakın, daha üç gün önce doğal gaza yüzde 48 oranında yapılan zamla ihracatı nasıl artırmayı düşündüğünüzü gerçekten çok merak ediyoruz. Doğal gaza yapılan zam, yeni yatırım ve üretim alanı açılmadığı gibi, sürekli ticarette ve üretim alanlarında darboğaza mahkûm ediyor insanları. Çukurova'da narenciye, maalesef, dalında kaldı bu sene, soğan tarlada kaldı. Yine, limon üreticisi, ihracatçısı perişan. Girdi maliyetlerini, enerji fiyatlarını yükseltip sonra da giriş aidatıyla, yeni şirket kurmakla falan siz ihracatı nasıl yükseltmeyi düşünüyorsunuz, gerçekten merak konusu. Bakın, 2 milyon 258 bin kişilik nüfusuyla Adana'da 957.347 kişi bireysel kredi kullanıyor arkadaşlar ve böyle geçinmeye çalışıyor. Adanalıların 20 milyar 930 milyon lira bireysel kredi borcu var. Hayat pahalı Adana'da; iş yok, para yok, yatırım da yok aynı şekilde.
1927 yılından itibaren sanayinin gelişmesine paralel olarak 1995 yılına kadar göç alan Adana, 1990 nüfus sayımında 4'üncü büyük il konumundayken maalesef artık, göç veren iller kapsamına girdi; binde 6,4 net göç hızı ölçülmüş şu anda Adana'da. İşsizlik ve yoksulluk nedeniyle her yıl en az 13 bin kişi Adana'yı terk ediyor. Hükûmetin her dönem göz ardı ettiği Adana'da kamu yatırımı neredeyse hiç yapılmadığı gibi, havaalanı gidiyor, son on yılda 100'e yakın fabrika kapandı. Temel atmayla övünüyorsunuz bazı konularda ama önemli olan temel atmak değil, bu fabrikaların hayata geçmesi, üretime katılması Adana'da. Maalesef, Adana her geçen gün kan kaybediyor. On beş yılda -dediğim gibi- 100'e yakın fabrika kapandı. Tarımın başkenti konumundaki Çukurova'nın bereketli topraklarında artık, üretim yapılamıyor, ürün tarlada. Günübirlik işlere odaklanmış çaresiz insanlar kenti olmaya başladı Adana. İşletmelerin yüzde 88'i mikro ölçekli işletmeler. Kamu yatırımlarını gerçekleştirmek ve kapanan fabrikalar yerine yeni yatırımlar yapmak için de herhangi bir çaba sarf etmiyor Hükûmet. Büyük ölçekli işletme sayısı sadece binde 3 oranında. Dolayısıyla, 2 milyar doların üzerinde ihracat hedeflenmişti ama ne yazık ki 2020 yılında -bir önceki yıla göre- 1 milyar 839 milyon dolarda kalmıştır ihracat.
Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu, kibar bir dille, üretime ve istihdama yönelinmesi gerektiğini söyledi ama Hisarcıklıoğlu'na sormak isteriz: Kim yaptı acaba bu zamları? Biz mi yaptık Sayın Hisarcıklıoğlu? Çıkın, açık yüreklilikle Hükûmeti eleştirin; kibar bir dille değil, açık yüreklilikle eleştirin lütfen.
Değerli milletvekilleri, Adana'da yapılan polis sınavları hakkında Kozan'dan bir arkadaşımız aradı bizi bugün; yine, Pozantı'dan bir başka kardeşimiz aradı, askerlik sınavlarında liyakatin esas alınmadığını, puanlamanın esas alınmadığını ifade ettiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hemen tamamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yasamada katılımcılık olmadığı sürece, yürütmede şeffaflık yoksa, yargıda adalet yoksa, atamalarda liyakat değil, yandaşlık baz alınıyorsa, akademik ve kurumsal yapının oluşması göz önünde bulundurulmuyorsa, medya özerkliği yoksa; bütün bunlar olmadan kalkınmadan söz etmek, ihracatın artmasından söz etmek elbette mümkün değil. Orta gelir tuzağından kurtulamayız bu şekilde, elbette ki gri listeye düşeriz. On dokuz yıllık iktidarınız döneminde yönetememeniz nedeniyle ülke yönetimi âdeta bir çürük tahtaya dönmüştür. Çürük tahta da çivi tutmamaktadır ama hiç üzülmeye gerek yok, hiç merak etmeyin, hiç korkmayın, hiç kimse endişelenmesin; ülke yakında huzura kavuşacak.
Geliyor, gelmekte olan diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)