GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Başak Cengiz cinayetine, Meclisi kadın cinayetlerine karşı refleks vermeye ve İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmaya çağırdığına, bakanların EYT konusunda yaptığı çelişkili açıklamaların milletin Hükûmete, devlete güvenini sarsacağına ve samimi öz eleştirilerde bulunan AK PARTİ'li yöneticilere teşekkür ettiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:18
Tarih:11.11.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim.

Sayın Başkan, dün akşam Türkiye bir büyük utancı yaşadı, dün akşamdan beri yaşıyoruz, çok üzgünüz. Toplumun geldiği bu noktanın gerçekten çok derinlemesine de incelenmesi, düşünülmesi, irdelenmesi lazım. Türkiye, böyle bir tabloyu, böyle bir manzarayı hak etmiyor. Ataşehir'de meydana gelen olayda hunharca, vahşice Başak Cengiz kardeşimize yapılan saldırı ve onun katledilmesi Türkiye'de hepimizin başımızı öne eğip düşünmemizi gerektiren bir hâldir.

Sayın Başkan, bu bir ayıptır, bu bir günah, bir vicdansızlık, bir yozlaşmadır, bir kişiliksizliktir, topluma yakışmayan bir tablo. Biz "Türkiye'de can güvenliği sorunu var artık." deyince Hükûmet hoplayıp zıplıyor. Bu canileri görmeyen zihniyet için bir kez daha, bu vesileyle İstanbul Sözleşmesi'ni de hatırlatmayı gerekli görüyorum. İçişleri Bakanını da muhalefete tehdit savurmak yerine işini yapmaya davet ediyorum.

Evet, herhâlde herkesin başına bir polis verilmez ama sokağın, caddenin, mahallenin güvenliğini sağlayamıyorsanız orada oturmayacaksınız. Sayın Başkan, bu kabul edilemez, bu geçiştirilemez.

Bugün, basın toplantısında da söyledim, Türkiye birçok konuda dünyada süper ligde; enflasyonda, faizde, işsizlikle ama kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde de Türkiye dünyada 1'inci sırada. Bu ayıptan herkesin, hepimizin ayrı ayrı ibret alması, utanması ve hemen bir araya gelip bütün partilerin bu konuda çaba göstermesi lazım, lafla olmaz, hamasetle olmaz. Yani, efendim "Başak Cengiz'e Allah'tan rahmet dileriz." Elbette dileriz ama bu utançla yaşamak istemiyoruz, Türkiye'nin bunu hak ettiğini düşünmüyoruz Sayın Başkan. Yüce Meclisimizi bu konuda daha yüksek bir refleks vermeye, bu konuda daha duyarlı olmaya, onayladığı İstanbul Sözleşmesi'ne parti ayrımı yapmadan sahip çıkmaya çağırıyorum.

Sayın Başkan, insanların umutlarıyla, hayalleriyle, beklentileriyle siyaset kurumu oynayamaz, onları istismar edemez. Biz yıllardır 3600 diyoruz, EYT diyoruz, çiftçi borçlarının faizi diyoruz, düşük emekli maaşları diyoruz, asgari ücret diyoruz. Ben anlamıyorum. Neyi anlamıyorum?

(Mikrofon otomatik cihazla kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Bremen Mızıkacıları" masalı vardır, Hükûmet tam bir Bremen Mızıkacıları'na dönüşmüş vaziyette. Ya, dün ile bugün siyasetin, iktidarın renk farklılığını görüyoruz. Geçen ay ile dünün renk farklılığını görüyoruz. EYT'yi paşa paşa halledecek aslında Erdoğan, 3600'ü tıpış tıpış verecek aslında Erdoğan ama Erdoğan dedi ki EYT için: "Yok öyle çift dikiş." "Sen bilirsin, biz gelince biz vereceğiz, halledeceğiz." dedik. Evvelsi gün Çalışma Bakanımız şöyle dedi, hepimiz de sevindik, Allah var: "Çalışıyoruz EYT için, bu konuda bir komisyon kurduk." Sevindik. Dün Fuat Oktay, Sayın Paylan'ın bir sorusuna verdiği cevapta da "Böyle bir çalışmamız yok." diyor. Nasıl olacak?

(Mikrofon otomatik cihazla kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nasıl olacak Sayın Başkan? Yani EYT kapsamında milyonlar var. Çıkar dersin ki: "Arkadaş kusura bakma, vermiyorum." Ama bir Bakanınız "Çalışma yapıyoruz, komisyon kurduk." bir Bakanınız "Yok öyle bir şey." derse milletin bu Hükûmete, bu devlete güveni sarsılır. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanından ivedi bir izahat, açıklama -adına ne derse desin- bekliyoruz. 5'li çeteyi zengin etmekten vazgeçsin, EYT'liye versin; üç, dört maaş alanların 2'nci, 3'üncü maaşlarını kessin, 3600'e versin kardeşim.

Bir şeyin hakkını veriyorum, şimdi AK PARTİ'ye iki teşekkürüm var yüksek müsaadenizle. AK PARTİ'nin en üst yöneticilerinden ikisine teşekkür edeceğim, şunun için edeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben, o saygıdeğer ağabeylerimizin, yöneticilerin, arkadaşlarımızın söylediklerini söylesem -şimdi nöbetçi Sayın Akbaşoğlu olduğu için söylüyorum- kıyameti koparırdı, Meclisi başımıza yıkardı, "Yalan söylüyorsun." da derdi, her şeyi söylerdi.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinin Saygıdeğer Genel Başkan Vekili Sayın Yıldırım şöyle bir söz söylemiş, altına imza atıyorum: "Fildişi kulelerden aşağı bakarak çözüm üretemeyiz." demiş, helal olsun, tarihî bir öz eleştiridir. Bir diğer Sayın Genel Başkan Vekili Sayın Numan Kurtulmuş da şöyle demiş: "Enflasyon artıyor ve hayat pahalılığının vatandaşı rahatsız ettiğini biliyoruz." helal olsun, bunlar samimi öz eleştirilerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Selamlayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Keşke saray da AK PARTİ'nin Genel Başkan Vekilleri, kimi yöneticileri ve saygıdeğer milletvekilleri gibi doğru değerlendirmeler yapabilse diye düşünüyorum.

Sayın Akbaşoğlu'nun sisteme girdiğini görüyorum, burada bir sataşma yok.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Yok, açıklama bakımından.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hayır yani ben de açıklama yaparım, her söylenene açıklama yapmak zorunda değilsiniz.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)