GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Cumhurbaşkanı ne zaman konuşsa doların fırladığına, Cumhurbaşkanı konuşurken Merkez Bankasının dolara müdahale etmesinin kabile devleti mantığı olduğuna, Tayyip Erdoğan Türkiye'yi devraldığından beri Türk parasının dolar karşısında eridiğine, Tayyip Erdoğan'ın tek başına sevk ve idare ettiği devlette liyakat, adalet ve ahlak kalmadığına, milletin her yerde sesini yükselteceğine ve Tayyip Erdoğan'ın muhalefete tahammül edeceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:25
Tarih:01.12.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, Parlamento milletin dertlerinin çözüleceği yerdir, milletin derdiyle dertlenilen yerdir, millete umut olma, millete ışık olma yeridir, bir çare müessesesidir ve millî egemenliğin tecelligâhıdır.

Şimdi, böyle olunca, tabii, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik gidişat vahim bir şekilde seyrediyor. Sayın Cumhurbaşkanı, tabii, bugün de grup konuşmasında makro göstergelerle -vesair- bir pembe tablo çizmeye çalışıyor ama kendi sebep olduğu bütün olumsuzlukları da neticede muhalefete mal etmek için çabalıyor. Bunu ben çok yadırgamıyorum. Yadırgadığım şu tabii: Dün akşam TRT'de konuşurken dolar 1 lira falan arttı, 13,80'leri buldu. Efendim, sabah 13,80'le başladık, Merkez Bankası Tayyip Bey kürsüye çıkmadan önce bir karar aldı, "Müdahale edeceğiz." kararı aldı. Ben, niye müdahale ediyor etmiyor; buna karışmıyorum, yanlış buluyor diye de söylemiyorum bunu. Yanlış olan şu bence: Tayyip Bey ne zaman konuşsa dolar fırladığı için... Çünkü bir gece önce TRT'de 1 liraya yakın bir maliyet oldu, dünyanın en pahalı televizyon programı oldu Türkiye için. Şu garip ve ucubedir: AK PARTİ Genel Başkanı konuşacak, her konuştuğunda da döviz fırlıyor, Türk parası değer kaybediyor, biz müdahale edelim, aman Tayyip Bey konuşurken döviz fırlamasın ya da Türk parası daha çok yerle yeksan olmasın mantığını ucube bir mantık olarak görüyorum; ciddi devletlerde böyle işler olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Nitekim, Tayyip Bey'in konuşmasından yarım saat önce başlayan müdahaleyle -tebrik ediyorum, tebrik ediyorum- Tayyip Bey'in konuşmasının ortalarında dolar 12,48'e kadar indi. Ben dedim ki: İyi, herhâlde iniyor. Sonra tekrar fırladı; 13,10; 13,20'leri gördü, sonra -bizim iktisatçılarımızın bize söylediğine göre- Merkezin 2'nci bir müdahalesi oldu. Bu kabile devleti politikasıdır Sayın Başkan. Yani kabile açlıktan geberiyordur, kabile reisinin çocuğu olunca herkese et dağıtılır, bir şey yapılır, zenginlik gösterisi yapılır; bunun gibi bir şey. Bu külüstür devlet mantığıdır. Devlet hepimizindir, devlet yücedir, kutsaldır. Devleti bu kadar ayaklar altına almaya gerek yok. Ben hep söylüyorum yani ekonominin kuralları bellidir. Bugün itibarıyla dolar 13,5 diyelim...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben 11 Kasımda basın toplantısı yaparken para göstermişim 9,70; yirmi günde 13,70 olmuş, sadece yirmi günde 4 lira... Tayyip Bey Türkiye'yi devraldığından beri 4,80'den 13'e; Türk parası 9 lira dolar karşısında erimiş. Kendi ucube teorisini hayata geçireceğim diye Millî Güvenlik Kurulunu devreye sokarak, Devlet Denetleme Kurulunu devreye sokarak bu ucube ekonomik doktrinini, kehanetini hayata geçiremeyecek. Şuna üzülüyorum: Olan millete oluyor.

Sayın Başkan, bir insanın ayakta kalması için 3 şeye ihtiyacı vardır; hava, su, güneş. Bu üçü olmazsa insan ayakta kalamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Devletin ayakta kalması için de hava gibi, su gibi, güneş gibi üç şeye ihtiyacı vardır, bunlar: Liyakattir, adalettir, ahlaktır. Maalesef, şu anda, Sayın Erdoğan'ın tek başına sevk ve idare ettiği devlette ne liyakat ne adalet ne de ahlak kalmamıştır. Bu, devletimizin bekası için Parlamentoyu oluşturan bütün grupları derin endişeye sevk etmesi gereken bir durumdur. Ve hâl böyleyken, konuşan, karşı çıkan, eleştiren, müşteki olan herkesi "terörist" "mandacı" "vesayetçi" diye yaftalamak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz. Tayyip Bey'in şunu da bilmesi lazım: Sokakta, meydanda, ekranda, sosyal medyada, köyde, kasabada, tarlada, fabrikada, her yerde millet sesini yükseltecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Milletin sesini yükseltmesi, "Açım." demesi, "Geçinemiyorum." demesi, "İşsizim." demesi, "Borçluyum." demesi, "Hacizliyim." demesi teröristlik falan değildir; vatandaşlık hakkının kullanılmasıdır ve millet, parti ayrımı yapmaksızın sesini yükseltemeye, ses vermeye, konuşmaya devam edecektir, Tayyip Erdoğan muhalefete de tahammül edecektir.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)