| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 3'üncü Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 31 |
| Tarih: | 09.12.2021 |
CHP GRUBU ADINA İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubumuz adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yine AK PARTİ iktidarının keyfine göre bir bütçe görüşüyoruz. Halktan kopuk, kendilerine dönük yirmi yıllık AK PARTİ iktidarı her geçen gün kan kaybederken vatandaşlarımız da beceriksiz yönetimleri sayesinde her geçen gün yoksullaşıyor. Bugün geldiğimiz noktada döviz karşısında Türk lirası tarihinin en fazla değer kaybını yaşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu gerçeklikten uzak enflasyon istatistikleri yayınlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu rakamları ne çarşıyı ne pazarı ne de vatandaşlarımızın yaşadıkları geçim sıkıntılarını yani bu ülkenin hiçbir gerçeğini yansıtmıyor. Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye İstatistik Kurumu'na gidiyor ve bir Genel Başkana kapılar açılmıyor. Sonra, Erdoğan çıkıp "Yok öyle, randevu alınmadan bir devlet kurumuna giremezsiniz." diyor çünkü korkuyorlar artık, herkes her şeyin farkında. En sonunda her şeyin açığa çıkacağını biliyorlar.
Değerli milletvekilleri, yirmi yıllık AK PARTİ iktidarı olarak bu ülkeyi parsel parsel sattınız. Yerli ve millînin öneminden bahsederken ülkede yerli ve millî namına hiçbir şey bırakmadınız. Şeker fabrikalarımızı sattınız; gübre fabrikalarımızı sattınız; termik santrallerimizi sattınız; limanlarımızı sattınız; tütün fabrikalarımızı sattınız; kamu mülklerimizi sattınız; Sümerbankı, Etibankı sattınız; PETKİM'i, TÜPRAŞ'ı sattınız; Tank Palet Fabrikamızı Katar'a sattınız. Sattıklarınızın listesi beş dakikalık konuşmaya yetmeyecek. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Peki, tüm bunları satıp yandaşlarınıza peşkeş çekerken, kaçak sarayınızın günlük masrafı 8 milyonken, kapılarınızda 12 uçak öylece yatarken, yazlık kışlık saraylarınızda sefa sürerken vatandaşa ne yaptınız? Önce, "Az yiyin." dediniz; sonra, "Porsiyonları küçültün." dediniz. Suriyelilere 40 milyar dolar yardım yaptınız ama halka gelince "Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller." dediniz; "Kilo yerine taneyle alın." dediniz. Tüm bunları utanmadan, arlanmadan vatandaşlarımıza derken siz, ejder meyveli içecekleri yudumladınız, vatandaşa çay fırlattınız, "Hâlimiz beter." diyeni azarladınız, sonra, "Dış güçler, iç mihraklar" dediniz. Siz bu ülkenin çocuklarını dahi ayırdınız. Kendi çocuklarınız sefa sürerken sizden olmayan çocuklar yatağa aç girdi. Kendi çocuklarınızı torpille en üst makamlara, kurumlara yerleştirirken sizden olmayan çocukların işsizlikten intihar edişine kayıtsız kaldınız. Korkuyla, baskıyla, kendi medyanızla halkı sindirmeye çalıştınız. Bu ülkede her gün en az bir kadın cinayeti yaşanırken ve katiller indirimli cezalarla hayatlarına devam ederken siz yüz binlerce çocuğun annesiz kalmasına göz yumdunuz; ekonomiyi batırınca damat kaçtı, enflasyon inmeyince Merkez Bankası Başkanı görevden alındı. Yaptığınız her başarısızlığın yükünü vatandaşa attınız. Evet, artık açlığa, yoksulluğa, sefalete mahkûm ettiğiniz bu halk sandık gününü bekliyor. Sata sata yediğiniz, yemekten doymadığınız günler bitiyor. Bu halk sizi seçimde güle oynaya sandığa gömecek ve Cumhuriyet Halk Partimiz iktidarında hukuk önünde ülkemize verdiğiniz tüm zararın bedelini ödeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri; bütçe görüşmelerinin gerçekten vatandaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olacağı günlerin en yakın zamanda gelmesini umut ediyor; işsizliğin, yoksulluğun, açlığın olmadığı; emeklinin, öğrencinin, memurun, çiftçinin de işçinin de emekçinin de yaşam koşullarının refaha kavuşacağı; hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceği ve hiçbir çocuğun indirimli cezalar nedeniyle...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
İRFAN KAPLAN (Devamla) - ...annesinden mahrum kalmayacağı; tacize, tecavüze sessiz kalınmayacağı ve en ağır şekilde hukuki yaptırımların uygulanacağı; korku imparatorluğuyla değil sevgi imparatorluğuyla yönetilecek günlere kavuşmak dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyor, geliyor gelmekte olan diyorum.
Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)