| Konu: | Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın 281 sıra sayılı 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 282 sıra sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin dördüncü tur görüşmelerinde yürütme adına yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ve getirilen bütçeleri yetersiz buldukları için ret oyu vereceklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 10.12.2021 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, burada 3 Sayın Bakan oturuyor. Aslında biz Sayın Bakanları da kişisel olarak çok şey yapamıyoruz çünkü zaten bütün icraatlarında cümleye "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde" "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle" "Sayın Cumhurbaşkanımızın emirleriyle, talimatlarıyla" diye başladıkları için... (AK PARTİ sıralarından "Ne var bunda?" sesi) Bir dakika... Yani saygı duymalarını ben çok doğal karşılarım, çok doğal. Ben başka bir yere geleceğim, hopluyorsunuz ya.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, biraz evvel muhalefetin, muhalefetteki milletvekillerinin laf atmalarına çok büyük tepki verdim. Rica ediyorum kimse laf atmasın. Bir sataşmaya da meydan vermeden düşüncelerimizi ifade edelim.
Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Gayet tabii. Burada memleketin bütçesini konuşuyoruz. Muhalefetin görevi belli, iktidarın görevi belli. Dolayısıyla, şu, tabii, doğru değil... Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet, yüce bir devlet. Biz şan ve şerefinin hep yücelmesini dileriz ve arzu ederiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ama bu yüce devletin, koca devletin koskoca bakanlarının yangın söndürmeye giderken, afete giderken "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla yangın söndürmeye gidiyoruz." demesi garip değil mi arkadaşlar? Garip yani. Ya da afete giderken. (CHP sıralarından alkışlar) Dolayısıyla, Sayın Bakanların şahıslarını da tenzih ediyorum. Arkadaşlarım tarımla ilgili rakamlar verdiler. Arkadaşlar, bunun kusuru Bekir Pakdemirli'de değil, Sayın Cumhurbaşkanında. Ne arayacaksak orada arayacağız, bütün sorunları orada arayacağız çünkü bu sistem tek adam sistemi. Ancak şunu söyleyeyim, bir AK PARTİ'li arkadaşım: "Sayın Altay'ın meşhur bir sözü var 'Dünyanın en güzel işini de yapsanız sizi alkışlamayacağız.' diye." Arkadaşlar, bilin, en iyinin iyisi vardır. Dünyanın hiçbir yerinde muhalefet iktidarı alkışlamaz "Aferin." der, "İyi olmuş." der. Bizim katkı verip de çıkardığınız yüzlerce kanun yok mu burada? Var. Bizden niye alkış bekliyorsunuz kardeşim ayrıca bir de? Bunu geçiyorum.
Şimdi, hızlı, çok kısa kısa, mesela...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Tarım Bakanımız rakamlar verdi, bizim milletvekillerimiz de verdi. Şimdi -konuyu- köylü ikisini de dinledi; Tarım Bakanını da dinledi, muhalefeti de dinledi, iktidarı da dinledi. Şimdi, köylü oturuyor evinde. Türkiye'de gelenek şuydu mesela, Tarım Bakanlığı bakımından söylüyorum: Eskiden bir ritüelimiz vardı, köylü yağmur duasına çıkardı, Allah'ımdan yağmur niyaz ederdi. Şimdi, köylü bir duaya çıkıyor, çıkıyor da haciz gelmesin duasına çıkıyor, elektrik duasına çıkıyor, gübre duasına çıkıyor, manzara bu. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, Sayın Bakanım, her şey tamam da şu ayıbı size yakıştıramadım. Sizin de güzel bir açıklamanız var, diyorsunuz ki: "Marketlerden kendi evlatlarına yediremeyecekleri şeyleri vatandaşımıza yedirmelerine izin vermeyeceğiz, 'bal' diyerek bal olmayan şurupları satanların da gözünün yaşına bakmayacağız." Alkışlıyorum sizi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ama sizin bu demecinizden sonra Sayın Cumhurbaşkanı 4321 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle suni balın ithalatını serbest bıraktı. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Bunu da kayıtlara geçireyim. (CHP sıralarından alkışlar)
Çok uzatmak da hiç istemiyorum. Bugün bütçe çok gergin geçmiyor. Sayın Adalet Bakanına şunu söylemek isterim: Gene çok güzel bir iş yaptınız. Ankara'da sanıyorum, Ankara'da mıydı? Bu, Masumiyet Karinesi ve Lekelenmeme Hakkı Sempozyumu... Çok güzel, sizi kutluyorum. Böyle bir sempozyum yapılan bir ülkede mevkidaşınız İçişleri Bakanı, Boğaziçi Üniversitesindeki 524 çocuğumuzu, pırıl pırıl çocuğumuzu terörist ilan etti. Bununla da yetinmedi, evvelsi gün burada İstanbul Büyükşehir Belediyesinde işe girmiş olan 557 -niyeyse hep 500'lü rakamlar- çalışanı, işçiyi, emekçiyi de terörist ilan etti. Sayın Bakanım, sizde bir bütünlük yok mu? Devletin Emniyeti, Jandarması, JİTEM'i, MİT'i, Boğaziçinde ve İBB'de terörist tespit etmişse bu savcılarınız niye görev yapmıyor efendim?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - İçişleri Bakanının "terörist" diye nitelediği insanlarla ilgili kovuşturmadan geçtim, niye soruşturma açılmıyor? Böyle bir şey olabilir mi? Siz Masumiyet Karinesi Sempozyumu yapıyorsunuz, sizin mevkidaşınız herkesi terörist ilan ediyor. Bunu da Hükûmetin bir çelişkisi olarak kayıtlara geçirmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Ben çok uzatmayacağım, son bir de Millî Savunmayla ilgili laf söylemezsek olmaz. Sayın Bakan, Azerbaycan'da, Azerbaycan sürecinde Türkiye Cumhuriyeti'ni ve kahraman ordumuzu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin stratejisini, gayretini tebrik ve takdir ediyoruz.
BAŞKAN - Bravo.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Tebrik ve takdir ediyoruz ancak bundan...
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Sizin Genel Başkan Yardımcınız itiraz etti. (CHP sıralarından gürültüler)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben sana şimdi senin Genel Başkanının söylediklerini yukarıdan aşağı sayarım, sen de utanırsın.
HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Say Başkanım, say.
BAŞKAN - Bir dakika, bir dakika...
Ya, sayın kardeşim, ya susun.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ayrıca, savunma sanayisindeki... Biz uzayda yaşamıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Savunma sanayisindeki gelişmeleri de büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. Ama sizden bir ricam var: Ne olur, size yalvarıyorum, savunma sanayisindeki yatırımları ve gelişmeleri -AR-GE dâhil, yatırım dâhil, vesaire dâhil- yaparken ne olur -bu havalimanı, otoyol, köprü, batçık, tüp geçitlerde olduğu gibi- haramilerle, 5'li çeteyle iş tutmayın. Ne olur bir de siz, savunma sanayisinde, devleti haramilerle paydaş yapmayın, bunu sizden milletin vekili olarak rica ediyorum, bunu da söylemek istiyorum.
HALİL ETYEMEZ (Konya) - İtham ediyorsun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Bakan, kahraman ordumuza methiyeler düzdünüz, biz de medyunuşükranız. Daha bugün söyledim, 4 şehidimiz var, ocaklara ateş düştü. Kahraman ordumuza... Türkiye şöyle bir ülke: Doktorlarımızı -Covid- alkışlıyoruz ama bak işte geçen hafta doktorların maaşını biraz iyileştirelim diye bir araya gelebildik.
Sayın Bakan, son...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Bu da yarım kaldı.
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Bakan, astsubaylarımız, uzman çavuşlarımız, sözleşmeli er, erbaş, bunların ciddi sorunları var. Türkiye büyük bir ülke. Bu devlet, vatandaşının, çalışanının, askerinin sorunlarını çözecek güce, kabiliyete, imkâna sahip. Mesele şu: Tercih meselesi. Tercihimizi haramilerden yana kullanmayıp örneğin millî savunma bakımından, astsubaylarımıza, uzman çavuşlarımıza yönelik kullansak onlara da derin bir nefes aldıracağız. Hep söylüyorum, Türk polisi şehit olmaktan korkmuyor arkadaşlar, emekli olmaktan korkuyor çünkü emekli olduğu zaman geçinecek bir emekli aylığı alamıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Meselelere biraz böyle bakmanıza, buradan gittiğinizde Kabinede Sayın Cumhurbaşkanına "Ya, efendim, büyük devletiz, şuyuz, buyuz, ekonomik olarak değil ama şu tercihlerimizi artık biraz da halktan yana kullanalım." diyebilirseniz, söz, ben de Kabine üyeleri olarak sizleri alkışlayacağım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu bütçeyi, yetersiz buluyoruz, bu bütçeyi tarafların, paydaşların sorunlarını çözecek bütçe olarak görmüyoruz. Sizin bu Meclise getirdiğiniz bütçelerinize de "ret" oyu vereceğimizi de beyan ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)