| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 11.12.2021 |
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve televizyonları başında bizi izleyen vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Sağlık Bakanlığı bütçesini görüşüyoruz ve maalesef, ülkemizde sağlık hizmetleri kritik bir eşiğe gelmiş durumda. Sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği son derece zorlaştı; vatandaşlarımız doktora ulaşamıyorlar, randevu alamıyorlar, ameliyat sırası bekliyorlar ve sonuçta da hastalanmaktan korkar bir hâle geldiler.
Bakın, ben buraya gelmeden, daha bu sabah, birkaç randevu almak istedim kendi adıma ve randevu olmadığını söylediler. Bu MHRS sistemi on beş günlük randevu... Ben göz randevusu istedim; Ankara'da, Çankaya'da muayene olmak istedim Sayın Bakan, randevu yok. Yani on beş gün beklemek zorundayım muayene olmak için. "Peki, Ankara'da nerede muayene olabilirim?" dedim bana "Nallıhan ve Beypazarı Devlet Hastanelerinde olabilirsiniz." dedi sistem. İşte bu, havalı MHRS sistemi. Şimdi, geleceksiniz buraya, resimler göstereceksiniz belki, şehir hastanelerinden böyle havalı resimler göstereceksiniz ama bu sorun orta yerde duruyor. Milyonlar randevu alamıyorlar ve aslında o övündüğünüz... "Kuyrukları bitirdik." diyorsunuz ya, aslında sanal kuyruklar oluştu ve sadece siz görmek istemiyorsunuz ama vatandaşımız bunu yaşıyor. Değerli arkadaşlar, eğer bu bir diş randevusu olsaydı, bakın, Nallıhan Devlet Hastanesinden randevu veriyor ama diyor ki: "Sadece diş çekimi yapılabilir." Bu derece zorlanmış bir durum.
Ameliyat olamıyor vatandaşlarımız, bana ulaşıp "Bilkent Şehir Hastanesinde altı aydır fıtık ameliyatı olamadım hocam, ne yapacağım, bana yardımcı olun." diyen hasta var. Nereye bakarsanız bakın; özellikle protez gerektiren, implant gerektiren ortopedi, beyin cerrahi ve acil travma vakaları şu anda ameliyat olamıyorlar. Niye? Çünkü sarf malzemeleri yok. Niye? Çünkü sektörü bitirdiniz. Bakın, tıbbi cihaz ve malzeme sektöründe yaklaşık borç miktarı ortalama 9 milyarı geçmiş durumda ve ortalama ödeme süresi de on sekiz ayı geçmiş durumda. Sektörü çökerttiniz, ödeme yapmadınız. O 5'li çeteye ödediklerinizin binde 1'ini verseydiniz bu sektör ayakta kalacaktı. Bu sektör mal veremeyince de şu anda hastanelerimizde en basit tıbbi sarf malzemeleri ve daha komplike, daha karmaşık malzemeler de bulunamıyor ve ameliyatlar durma noktasına gelmiş durumda. Sayın Bakan, bu gerçekliği kimsenin gözünden saklayamazsınız.
Değerli arkadaşlar, aile hekimliği sistemi tam bir facia. Aile hekimlerinin iş yükü sürekli artıyor ama kazançları sürekli tırpanlanıyor ve sonuçta, cephenin en ön safında savaş veren aile hekimi arkadaşlarımız ve onların birlikte çalıştığı sağlık çalışanları ağır bir yük altında, istifa ile emekli olma ikileminin arasına sıkıştırılmış durumda. Tabii, genç hekimlerin Türkiye'de kalmak istemediği artık herkesin gördüğü bir gerçek ve sizden, hiç olmazsa, şu bütçe bittikten sonra, artık eli yüzü düzgün, bütün sağlık çalışanlarını kapsayan, bütünleyici ve hakkaniyetli bir zammı bekliyoruz ve burada da katkı vermeye hazırız Sayın Bakan. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, ağustos ayında "20 milyon test kiti alalım." dediniz. Hem de "Üç ay içerisinde -ayrıntılarını söylerim size- hemen teslim edeceksiniz." dediniz. Sonra, son gün ihale iptal edildi; şaşırıldı, yeni bir zeyilname, yeni bir ihale; o da son gün iptal edildi çünkü adrese teslim olacak, kimin gücü kime yeterse, ona göre bir ihale düzenlenecek ve sonunda, 3'üncü ihalede bu test kitini almayı başardılar. Ama alırken de bir şeyden vazgeçti Sağlık Bakanlığı, "Ben mutant virüs taramak istemiyorum." dedi. Yani alınan test kitleri varyasyonlara kör. Sağlık Bakanlığı Covid'le âdeta körebe oynamak durumunda. Şimdi, Sayın Sağlık Bakanı diyor ki: "Bizde Omicron yok." Kim inanıyor? Kimse. Niye? Çünkü taramıyorsunuz ki. Sekans analizini yapıyor musunuz? Mesela, sizin sekans analizi sıklığınız ne kadar? Yüzde 1'in altında Sayın Bakan ama bunu yüzde 40 düzeyinde yapan ülkeler var. Şimdi, siz bu taramayı yapmazsanız; bilmiyorsunuz, körsünüz varyantlara, dolayısıyla da "Bizim ülkemizde Omicron yok." diyorsunuz. Bunun rahatlığı içerisindesiniz ve gelip bunu bir başarı gibi anlatacaksınız, biz de şaşkınlıkla izleyeceğiz. Benden duymuş olmayın ama size "rakamların efendisi" diyorlar, aynen böyle vaka sayılarını, hasta sayılarını sakladığınız gibi ölüm sayılarını da bir şekilde manipüle ettiğinizi herkes biliyor. Çünkü sadece 11 ilin bulaşıcı hastalıktan ölüm sayısına baktığınızda aslında açıklanan rakamın 150 binin üstünde olması gerektiği gerçeği apaçık karşımıza çıkıyor.
Değerli arkadaşlar, bakın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Toparlıyorum.
SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA - Merak etmeyin, bizde de var. Endişelenmeyin...
MURAT EMİR (Devamla) - Biliyorum, biliyorum.
SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA - Açıklayacağım.
MURAT EMİR (Devamla) - Biliyorum, tabii tabii.
SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA - Bizde de var... Merak etmeyin.
BAŞKAN - Devam edin, tamamlayın sözlerinizi.
MURAT EMİR (Devamla) - Siz açıklayacaksınız şunu da açıklayın Sayın Bakan: "Biz, yüzde 1, yüzde 5 sekans analizi yapıyoruz." deyin, kaç merkezde yaptığınızı da söyleyin, memnuniyetle dinleyeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakınız, 4'üncü doz aşı... Bakın, bu Bakanlığın her gün açıkladığı harita ve biz bundan memnun oluyoruz, keşke daha çok olsa, aşı karşıtlığı az olsa; buna ihtiyacımız var gerçekten. Peki, 4 doz aşı olanlar niye burada yok? 4 doz aşı olanlar yok burada ama 4 doz aşı olan belki de milyonların üzerinde vatandaşımız var. Ne gizleniyor? Ne gizlendiğini söyleyeyim size çünkü Sağlık Bakanlığı anlamsız bir biçimde Sinovac aşısının yanında durdu. Niye, biliyor musunuz? 7 dolara geldi, 12 dolara satıldı, birileri 5 dolar para kazandı. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, Sayın Bakan, gelecek "Ya, lojistiği, depolaması, flakonlaması, kutulaması." diyecek, inanmayın çünkü Türkiye'de 1 doların altında flakonda ilaç satılıyor. Bu şu demektir: Maliyetler 1 doların altında demektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) - Sayın Bakan açıklamışken, 250 milyon doları yaklaşık kim nasıl aldı, nerede paylaştı? Bunu da açıklayın.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)