GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:35
Tarih:13.12.2021

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Zatıalinizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Hamaset, siyasetin olmazsa olmazıdır, hiç şüphe yok ama bu hamaset sizin, daha ziyade Hükûmetin, yürütmenin kusurlarını, ayıplarını örtmeye yetmedi Sayın Özkan, önce onu söyleyeyim. (CHP sıralarından alkışlar)

Atatürk Kültür Merkezi için teşekkür ediyorum, evet, güzel oldu. Umarım ve dilerim ki...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Güçlü, güçlü, bağırarak...

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ses tonumu da mı sen ayarlayacaksın?

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Ya, bağırarak ya, bağırıyordunuz önce.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Umarım ve dilerim ki Atatürk Kültür Merkezinin inşaatında da kamu-özel iş birliğinde, havalimanlarında, yollarda, tünellerde olduğu gibi, hastanelerde olduğu gibi milletin cebinden paralar çaldırılmamıştır. Umarım orada da bir hırsızlık yoktur diye temenni etmekten başka çarem yok.

Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin Meclisi, milletin içinde bulunduğu hâli, milletin huzurunu, refahını, mutluluğunu tesis için uğraşması gereken bir organ ve sizin bazı arkadaşlarınızın bu dolar, kur artışı, Türk parasının değer kaybetmesi ve zamlar karşısında "1 kilo domates yerine 2 tane domates alın." açıklamasına bir diyeceğin varsa onu söyle. Ayasofya, milletin rızkından, cebinden çaldığını örtmez; Ayasofya'yla onu örtemezsin. (CHP sıralarından alkışlar) Bugün Dışişlerini konuşuyoruz; Sayın Cumhurbaşkanımızın da aklına Egemen Bağış gelmiş, Bakara suresinden alıntı yaparak içinde bulunduğumuz ekonomik çıkmazı, açmazı Allah'a havale etmiş. Allah'a her şeyi havale ederiz, Allah'a her şeyi havale ederiz ama...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...milleti soyup faturayı Allah'a kesmek siyasette yoktur. Allah mı söyledi, Türkiye ekonomisini bu hâle... Allah mı istedi ekonomiyi bu hâle getirmeyi? Bu, milletin aklıyla alay etmektir. Bunu yapmayın; kusurlarınız var, kabahatleriniz var, bunları Allah'a sığınarak, Ayasofya'ya sığınarak kapatamazsınız.

Dışişleri Bakanlığını görüşüyoruz, evet, arkadaşlarım söyledi. Türkiye bir kara para cennetine dönüştü, yok mu Bakanlığın dahli? Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmak gibi bir ayıbı işledi. Dışişleri Bakanlığının bu konuda en karşı durması gereken, en sahip çıkması gereken Bakan olarak yok muydu söyleyeceği bir cümlesi? "Taliban'la ters yanımız yok." diyen bir Cumhurbaşkanı karşısında Türkiye Dışişleri Bakanının "Efendim, Taliban'la karşıt, ters bir sürü yanımız var." demesi gerekmez miydi?

Yunanistan yığınağıyla ilgili, ne garip bir Hükûmetsiniz ya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yunanistan'da Amerika'nın yığınağı var, Sayın Çavuşoğlu'na göre bir sorun yok, Cumhurbaşkanına göre sorun var, tehdit var; hangisi doğru söylüyor? Hangisi doğru söylüyor? Ben de buradan Sayın Çavuşoğlu'na soruyorum... Dedeağaç'taki Amerikan yığınağıyla ilgili olarak Sayın Çavuşoğlu mu doğru söylüyor, Sayın Erdoğan mı doğru söylüyor? Buna bir karar vermemiz lazım.

Adalar... Millî Savunma Bakanı diyor ki: "Yunan adaları, silahtan arındırılması gereken adalar silahlandırılıyor. Aidiyeti belirsiz coğrafi formasyonları -yani ada parçası, kayalık diye bilinen- adaları Yunanistan satışa çıkarmış, satıyor." Şimdi, bugün Dışişleri Bakanlığı bütçesini görüşüyoruz, buradan soruyorum: Millî Savunma Bakanı mı doğru söylüyor? Ki söylüyorsa gereğini niye yapmıyor, o da ayrı bir tartışma konusu.

Ben, Bakana soruyorum, sana değil.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hayır, bana sataştın canım, cevap vereceğim, kaçış yok.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - İyi, tamam, tamam.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ya da Dışişleri Bakanımız desin ki: Millî Savunma Bakanı yalan söylüyor. Burada bir çelişki var arkadaşlar. Bu adalardan bizim olan var, Yunanistan'a ait olan var, ikimize de ait olmayan var. Yunanistan'ın silah koymaması, silah bulundurmaması gereken adalar var. Silah bulundurmaması gereken adalarda silah var, silahlandırıyor Yunanistan, biz de seyrediyoruz. Kaç yıldır bilmiyorum -istikşafi görüşmeler- yaklaşık otuz yıldır belki Yunanistan'la bir istikşafidir gidiyor, nasıl olacak? Avrupa bizi şimdi denetim sürecinden sonra ihlal sürecini başlattı. Yani böyle bir tabloda -daha saymayayım, çok var- dış politikayla ilgili muhalefet sussun mu? Sizin günahlarınıza, kusurlarınıza, ayıplarınıza sessiz mi kalsın? Bu olabilir mi? Olamaz.

Kültür Bakanlığı bakımından da arkadaşlar belli iddialar ortaya koydular.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Torba meselesi var, Devlet Tiyatrolarında, Operada çalışanların eşit işe eşit ücret konusundaki sıkıntıları var, müzisyenlerin sıkıntıları var. Muhalefet bunları Mecliste ortaya koymayacak mı kardeşim? Bunları ortaya koyacağız. Siz de medenice çıkıp cevap vereceksiniz. Her sıkıştığınızda ya bir ayete sarılıyorsunuz ya bir başörtüsüne sarılıyorsunuz, bugün Ayasofya'ya sarıldınız, bakalım akşam üstü neye sarılacaksınız çok merak ediyorum. Ama şunu yapmayın: Bu milleti artık Allah'la aldatamazsınız, milletin bunlara karnı tok çünkü milletin gerçekten karnı aç.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)