GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:36
Tarih:14.12.2021

CHP GRUBU ADINA BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

2022 yılı bütçesini görüşüyoruz, hayırlı olmasını diliyorum ama pek de hayırlı olacağa benzemiyor. Yaklaşık altmış gündür devam eden bir maraton, 15 Ekimde bütçe Meclise sunulmuş. O gün baktım, 1 dolar 9,18 liraymış, bugüne geldiğimizde, dün itibarıyla konuşmama bakarken 14,50'yi bulmuştu. Yani yaptığınız bütçe daha bugünden çöktü arkadaşlar, çöktü. Maalesef beceriksizliğinizin sonucu bu.

Şimdi, bütçeyi görüşmeye devam ederken sayın vekillerin, sayın bakanların konuşmalarını izledim, öyle pembe tablolar çizdiler ki gerçekten şaşırdık. Sayın Başkanım, böyle "Allah Allah" nidalarıyla sunumlar yapıldı, el sallayarak, yumruk sallayarak konuşmalar yapıldı, vatandaş da televizyondan izledi; "Allah Allah, Allah Allah, bunlar hangi ülkeden bahsediyor?" dedi ve maalesef şaşkınlıkla izledi çünkü gerçekleri anlatmadınız, bambaşka, pembe tablolar çizdiniz. O yüzden ben de şimdi ülkenin gerçeklerini resimlerle anlatmayı tercih ettim. Bakın, ülkenin gerçekleri ne biliyor musunuz? İşte bu ekmek kuyrukları. Kilometrelerce... İnsanlar evlerinden çıkıyorlar, soğukta geliyorlar, bu halk ekmek kuyruklarında sıraya girerek 50 kuruşa, 1 kuruş daha ucuza ekmek almak için saatlerce beklemek zorunda kalıyorlar.

Gerçekten, başka ne bu ülkenin durumları? Bütçe görüşmeleri sırasında Komisyonda Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza da söylemiştim "Sayın Cumhurbaşkanına iletir misiniz, yirmi yıldır yönettiği ülkede artık, yarım simit satılıyor." demiştim. İşte, ülkenin durumu bu. Artık, AKP'nin getirdiği durum bu; yarım simit satılır hâle geldi bu ülkede yanlış politikalarınız, ülkeyi yönetememeniz sonucunda.

Bakın, hani "Ekonomik politikalar oluşturuyoruz." diyorsunuz ya, kuyruk ekonomisi herhâlde sizin yaptığınız. Hani şikâyet ediyordunuz ya, eskilerle ilgili, insanlar kuyruklarda... İnsanlar artık, iş için kuyruklarda.

MAHİR POLAT (İzmir) - Bakana da göster.

BURAK ERBAY (Devamla) - Bakın, Urfa'da 6 temizlik işçisi için 10 bin kişi sırada, 10 bin kişi sıraya girmiş. Hani Ulaştırma Bakanının anlattığı, diğer bakanların çizdiği o pembe tablolar gerçekten yok. İnsanlar elektrik faturasını, su faturasını ödeyemez durumda, ülkenin durumu bu.

Şimdi, bir de büyük açıdan resme bakalım isterseniz. Bir marka araştırma şirketi Türkiye'yle ilgili araştırmalar yapmış ve Türkiye'deki firmaların marka değerlerini ortaya koymuş. Bu liste onu gösteriyor, Türk Hava Yolları 1'inci sırada, 1 milyar 605 milyon dolar; Arçelik 1 milyar 500 milyon dolar diye devam ediyor ve Türkiye'deki 100 tane firmanın toplam marka değeri 21 milyar dolar, Türkiye'deki durum bu. "Peki, dünyayla bunu kıyasladığımızda durumumuz ne acaba?" diye baktığımızda, hani o eşofmanlarını giydiğimiz, spor ayakkabılarını aldığımız Nike firması var ya, onunla bir kıyaslama yaptığımızda, bu 100 firmanın toplamı 21 milyar dolar eder iken Nike'nin değeri ne kadar biliyor musunuz? 42 milyar dolar. Bu durumdayız. Hani anlatıyorsunuz ya "Dünya lideriyiz, şöyle oldu..." Durumumuz bu arkadaşlar. Sayın Cumhurbaşkanım, maalesef gerçekler bunlar. Buna sebep olan ne peki?

ARZU AYDIN (Bolu) - Nike'nin sponsorluğunu mu aldın?

BURAK ERBAY (Devamla) - Yirmi yıl ülkeyi o tek adam rejimiyle yönettiniz ya, ülkeyi mahvettiniz ya, işte o yüzden biz bu hâldeyiz, o yüzden bu hâldeyiz. (CHP sıralarından alkışlar) O Cumhurbaşkanlığına -Külliye midir saray mıdır- 1 milyar 370 milyon lira para harcamışsınız bugüne kadar. Bakın, Ahlat'ta devam eden 224 milyon lira; seçim bölgem Muğla'da, şu ağaçları keserek katlettiğiniz Okluk'taki saray -açıklanan- 640 milyon lira. Şuraya 640 milyon lira harcayacağınıza keşke uçak alsaydık, arazöz alsaydık da ormanlarımız yanmasaydı, yanmasaydı! Yazıklar olsun! Haram zıkkım olsun! (CHP sıralarından alkışlar) Bunlar ne olacak biliyor musunuz? Bunlar utanç müzesi olacak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında. Utanç müzesi olacak! Bu ülkede insanlar niye aç, biliyor musunuz? Niye aç? Demokrasi yok çünkü. İnsanlar, şu vatandaşın yaşadığı sıkıntıları ifade edemiyor.

Gencecik çocuklar YouTube kanalı kurmuşlar, mikrofon uzatmışlar vatandaşa ve demişler ki: "Ülkenin durumu nedir?" Bu yüzden gözaltına alındılar.

MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - O sahtekârları da gördün mü? İstanbul Belediyesinde çalışan sahtekârı da gördün mü röportajda?

BURAK ERBAY (Devamla) - Şu anda ev hapsinden dolayı bizi evde izliyorlar, ayaklarında kelepçe var. Ama ne olacak biliyor musunuz? Dostlarımızla, Millet İttifakı geldiğinde onlar özgürce kendi düşüncelerini ifade edebilecekler. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - O sokak röportajında, İstanbul Belediyesinde çalışırken ajitasyon yapan sahtekârı da gördün mü?

BURAK ERBAY (Devamla) - Gençler niye kaçıyor bu ülkeden, biliyor musunuz? Niye demokrasi yok? Niye o dünya devleri bize -hani "kıskanıyor" diyorsunuz da kıskandığı falan yok- yatırım yapmıyor? Çünkü demokrasi yok.

Ankara'ya gelen gençler var, "Biz barınamıyoruz." diyorlar diye, bu hâlde, yaka paça, vurarak, döverek onları gözaltına aldınız. İşte o yüzden bizim ülkemiz gelişemiyor, o yüzden geri kalmış bu ülkeler arasındayız maalesef. Yirmi yıllık iktidarınızın sonucu bu.

CAVİT ARI (Antalya) - Portakala gel, portakala.

BURAK ERBAY (Devamla) - Şimdi, son olarak, bakın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

BURAK ERBAY (Devamla) - Narenciye üreticisi Muğlalı bir ailenin çocuğuyum. Bu portakallar satıldı, ben o şekilde okudum, avukat oldum ve nasip oldu, milletimi temsilen buradayım. Türkiye'yi karış karış dolaşıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, sayın milletvekillerimiz, ülkeyi karış karış dolaşıyoruz. İnsanlar dertli. Bu bütçede zaten söyledik işçi yok, emekçi yok diye köylü de yok. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Milletin efendisidir." dediği köylü yok; gübre alamıyor, ilaç alamıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Mersin Vekilimiz Cengiz Gökçel bahsetti; limoncular ağaçlarını kesiyor. Genel Başkanımız Dalaman'daydı, limon üreticisi bitmiş durumda ve şimdi de sıra narenciyecide. Rusya'yla görüşülmezse, o kapıdaki engeller kaldırılmazsa Hatay'daki, Adana'daki, Mersin'deki, Muğla'daki, Antalya'daki, Adana'daki narenciyeciler seneye kesmek zorunda kalacak. Onların selamını size getirdim; portakal üreticisi "Git, sesimiz ol, o duymayan kulaklara, görmeyen gözlere duyur." dediler. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BURAK ERBAY (Devamla) - "Bu portakalları biz ekemedik, görsünler." dediler. İnşallah görürsünüz, inşallah görürsünüz, gereğini yaparsınız diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.