GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:37
Tarih:15.12.2021

CHP GRUBU ADINA SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Bütçe görüşmeleri sırasında, bu kürsüden belediyelerimize pek çok iftira atıldı, kendi bütçelerini savunamayan iktidar sahipleri buraya çıkıp belediyelerimizi karalamaya çalıştı. Şunu söyleyelim: Sorumluluk sahibi hiçbir bakanın yalanı söyleyip iftirayı atıp köşeye çekilme hakkı da haddi de yoktur. (CHP sıralarından alkışlar) Kimse, oturduğu makamlara güvenip seçilmiş belediye başkanlarımızın hakkını yemeye kalkmasın. Biz kimsenin hakkını yemedik, belediyelerimizin hakkını da hukukunu da kimseye yedirmeyiz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, iftiralara karşı gerçekleri konuşalım. Hepinizin vicdanlarına seslenerek iktidar ne yaptı, belediyelerimiz ne yapıyor, tek tek anlatacağım. Önce bir hatırlayalım: Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, yerel seçimlerde umduğunu bulamayınca belediye başkanlarımız için "Bunlar topal ördek." dedi. Bu açıklamayla hukuksuzluğun işaret fişeğini çaktı. Bununla da yetinmedi, "İstanbul'da 13-14 bin oyla seçim mi kazanılır?" diyerek milletin iradesini hiçe saydı. Sonra ne oldu? 13 bin oyu beğenmeyenler 800-900 bin oy farkını yiyince grup toplantısına çıkıp Ekrem İmamoğlu'nu 2 kez art arda tebrik etmek zorunda kaldı.

Mayıs 2019'da Ticaret Bakanlığı bir yazı hazırladı, yıllardır belediye başkanlarında olan belediye şirketlerine atama yetkisini meclislere verdiniz ama bu girişim de elinizde kaldı.

Şubat 2020'de büyükşehir belediyeleri ulaşım koordinasyon merkezlerinin üye yapısını değiştirdiniz, belediyelerde olan çoğunluğu Hükûmete verdiniz. İşte, şimdi o çoğunlukla İstanbul Büyükşehir Belediyemizin yeni taksi talebini tam 11 kez engellediniz. Emniyet Müdürlüğünde yapılan kontrollerde 14.875 korsan taksiye ceza uygulanmıştır. İstanbul'un taksiye ne kadar ihtiyacı olduğu da ortadadır. (CHP sıralarından alkışlar)

Mart 2020'de Covid-19 salgını tüm ülkeye yayıldı, belediyelerimiz yardım kampanyaları başlattı, halkımız bu hesaplara 15 milyon lira bağış yaptı. Peki, siz ne yaptınız? CHP'li belediyeler yardım yapmasın diye bağışlara el koydunuz. "Bunu da yapmayalım, bunun adı vicdansızlıktır." bile demediniz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz önümüze duvar ördünüz ama biz o duvarı da yıktık, dayanışma için yeni kampanyalar başlattık. Gururla söylüyorum ki sadece bu kampanyalarda şu ana kadar 120 milyon lira destek topladık, ihtiyaç sahiplerinin faturalarını ödedik, çocuklarımıza eğitim desteği verdik. Pandemi sürecinde siz 5 maskeyi dağıtamazken biz 5 milyon haneye yardım götürdük. (CHP sıralarından alkışlar) İşte, biz bunları yaparken siz vatandaşın bağışına el koyacak kadar vicdanını kaybeden bir iktidarsınız. Bunlar da yetmedi; Cumhurbaşkanı kararıyla belediyelerin afetlerden sonra kampanya başlatma yetkisini de elinden aldınız. İşte, siz, vatandaşa gidecek bir tas çorbaya bile göz diken bir iktidarsınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Devam ediyoruz. Belediyelerin borçlarına karşılık gelen vergi gelirlerindeki kesinti oranlarını yüzde 50'ye çıkardınız. Bu Mecliste, Türkiye Çevre Ajansı, Turizmi Teşvik Kanunu ve birçok torba kanunla belediyelerimizin yetki ve gelirlerini kendinize aktardınız. İşte, siz, boşalan devlet kasasını doldurmak için belediye gelirlerine göz koyan bir iktidarsınız.

Daha bitmedi, Çevre Bakanlığı belediyelere araç yardımı ve nakdî yardım yapıyor. Sayın Bakana 2 kez soru önergesiyle sorduk, "Hangi belediyelere ne kadar yardım yaptınız?" dedik. Geçen gün buraya çıkıp belediyelerimizi kötülemeye çalışan Sayın Bakan bu sorularımıza cevap vermedi ama biz bunları ortaya çıkardık. Bakanlık son üç yılda belediyelere 2.628 araç vermiş, altını çiziyorum, bu araçların yüzde 97'si Cumhur İttifakı belediyelerine gönderilmiş...

VELİ AĞBABA (Malatya) - Haram olsun, haram!

SEYİT TORUN (Devamla) - ...ama ülke nüfusunun yarıdan fazlasını yöneten diğer belediyelere sadece yüzde 3'lük yardım yapılmış, sanki ihtiyacı varmış gibi saraya bile 5 araç verilmiş. Sayın Erdoğan "Devletin dini adalettir." diyordu; işte, sizin adaletiniz bu. (CHP sıralarından alkışlar) Aynı Bakanlık, belediyelere 432 milyon lira da nakdî yardım yapmış, bizim belediyelerimizin almadığı kesin. Sayın Bakana defalarca sorduk, yine soruyoruz: Nereye gitti bu 432 milyon lira? Şimdi, ben bu adaletsizliği Erdoğan'ın "üstadım" dediği Necip Fazıl'ın dizeleriyle anlatayım: "Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa." (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, bu görev suçlarını işleyen Bakan, yılda bir kez geldiği Mecliste çıkmış belediyelerimize saldırıyor, bütçesini savunamıyor, İzmir Büyükşehir Belediyemizi kötülüyor. Sayın Bakan, şunu asla unutma: Senin itibarın bizi itibarsızlaştırmaya yetmez; Süleyman Soylu'ya özenip belediyelere, milletvekillerine iftira atarak makbul olamazsın. (CHP sıralarından alkışlar) Devletten kör kuruş destek almadan 6 bin konutun dönüşümünü yapan belediyelerimizi karalamak sizin haddiniz de değil, hakkınız da değildir. (CHP sıralarından alkışlar)

Gelelim, Türkiye Belediyeler Birliğine. Birliğin bütçesinin yüzde 50'den fazlası bizim belediyelerimizden kesiliyor ama birlik kaynaklarının tamamına yakını sadece Cumhur İttifakı belediyelerine veriliyor. Arkadaşlar, sormak istiyorum: Böyle bir adaletsizliği hangi vicdan kabul eder? Bizim için artık Türkiye Belediyeler Birliği yok hükmündedir. Birlik yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduk ve bu birlikten ayrılmak için de her türlü mücadeleyi vereceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, bugün bu adaletsizlikleri yapanlar yarın af dileyerek kurtulamazlar. İktidar milletvekillerine sesleniyorum: Biraz vicdanınız varsa bu adaletsizliklere ortak olmayın. Yerel seçimlerden önce de pek çok iftira atıldı. Ne dediler? "CHP gelirse yardımlar kesilecek." dediler. Gururla söylüyorum ki seçimlerde devraldığımız 5 büyükşehirde sosyal yardımları 3 katına çıkarmak bize nasip oldu. (CHP sıralarından alkışlar) Ne dediler? "CHP gelirse personel maaşını ödeyemez." dediler. Bizim belediyelerimizde sizin verdiğiniz asgari ücretten daha fazlası tıkır tıkır ödeniyor. (CHP sıralarından alkışlar) Ne dediler? "CHP gelirse faturaları teröristler dağıtacak." dediler. Şunu unutmayın: Bu millet fatura dağıtan terörist görmedi ama FETÖ'nün yanında boy boy fotoğraf veren bakanlara şahit oldu. (CHP sıralarından alkışlar)

Seçimlerden sonra bu iftiralar az da olsa törpülendi ama biri var ki hâlâ iftiralarını, suçlamalarını maalesef bırakmadı. Tek mahareti, yalanı doğru gibi söylemek olan İçişleri Bakanı, geçenlerde, buradan iftiralar savurdu: "İBB'de, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde terörle ilişkili 557 personel var." dedi. Havuz medyası bu sayıyı bir gün sonra 6'ya düşürdü. Aradan bir hafta geçti, ne 557 ne de 6 kişi hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Soruyoruz, soruyoruz şimdi Sayın Bakan Süleyman Soylu: Yalanla, iftirayla makbul olamazsın, ancak böyle rezil olursun. (CHP sıralarından alkışlar)

Orman yangınları yaşadık, tüm belediyelerimiz seferberlik başlattı, bölgeye 300 araç, bini aşkın personel gönderdik, onlarca tır yardım malzemesini vatandaşlara ulaştırdık ama Erdoğan çıkıp gene bizi suçladı, "Belediyeleriniz, itfaiyeleriniz nerede?" dedi. O zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz: Siz otobüs üstünden millete çay atarken bizim belediyelerimiz yangının içindeydi. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim Genel Başkanımız mücadeleye destek veren tüm partilerin belediye başkanlarına teşekkür mektubu gönderdi ama siz, gece gündüz çalışan belediye personelimizin alın terine iftira attınız. Genel Başkanımız size "Kara kış fonu kurun." dedi, dinlemediniz ama biz bu fonu belediyelerimizde kurduk, sadece son bir ayda 1 milyondan fazla aileye 160 milyon liralık yardım yaptık. Zam yapmak size, destek vermek bize nasip oldu. (CHP sıralarından alkışlar)

Belediyelerimiz vatandaşa ucuz ekmek veriyor, biz ucuz ekmek verirken vatandaşları oralarda kuyruğa girecek hâle getirmek de size nasip oldu. Siz, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin 3 liraya aldığı dezenfektana soruşturma açıp kendi Bakanlığına 175 liradan dezenfektan satan bir Bakana teşekkür ettiniz, teşekkür eden bir iktidarsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Siz, 7 bin liraya "Atatürk" yazılı tabela yapan Fındıklı Belediyemize soruşturma açan ama Serik Belediyesindeki 500 bin liralık rüşvete sessiz kalan bir iktidarsınız. Siz, Orman Genel Müdürlüğünün 155 yangına müdahale aracını bile kendi belediyelerinize bedelsiz aktaran bir iktidarsınız. Samsun Büyükşehir Belediyenizdeki 15 milyon liralık yolsuzluğa ses çıkarmadınız ama Yalova'da yolsuzluğu ihbar eden Belediye Başkanımızı görevden aldınız, iki yıl geçti, hiçbir suçlamayı ispat etmediniz ama göreve de iade etmiyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

SEYİT TORUN (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

Şimdi, yine, belediyelerimize yönelik kumpas haberleri alıyoruz. Buradan, bu tehditleri yapan İçişleri Bakanına sesleniyorum: Zalimlerin sultanı, meydan senindir; elinden geleni ardına koyma. (CHP sıralarından alkışlar)

Kanal İstanbul meselesi... Maliyeti 15 milyar dolar yani 210 milyar lira; insanda biraz vicdan olur değerli arkadaşlar ama millet size "Dur!" diyecek, siyasi ömrünüz bu ihaneti yapmaya yetmeyecek. Şu anda, TOKİ'nin ihaleleri tek tek iptal oluyor, ihalelere teklif veren bile çıkmıyor. Şunu kesinlikle unutmayın: Yapamayacaksınız, yapamayacaksınız ve asla yapamayacaksınız! (CHP sıralarından alkışlar)

Son olarak, belediyelerimize bunca haksızlığı yaparken şunu unutuyorsunuz: Belediyelerimizden hizmet alan milyonlar size hakkını helal etmeyecek. Bizim belediyelerimiz bu zor günlerde vatandaşa verdikleri desteklerle tarihe yazılacak ama siz Ankara'yı parsel parsel satmanın ve İstanbul'a ihanet etmenin vebaliyle anılacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim.