| Konu: | Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 48 |
| Tarih: | 19.01.2022 |
CHP GRUBU ADINA LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce olaya şöyle bir bakalım, 1'inci madde ne getiriyor, daha sonra da size enflasyon muhasebesini biraz teknik açıdan kısaca anlatma ihtiyacı hissediyorum.
Konuştuğumuz 1'inci maddede, kanun teklifinde yer alan bu maddede, Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesinde bulunan ancak 2004 yılından beri uygulanmayan, yaşanan enflasyonist koşullar sebebiyle uygulanması gereken enflasyon değerlemesinin 2023 yılı yılı sonuna kadar ertelenmesi konu edilmiştir.
Değerli milletvekilleri, "Enflasyon nedir?" dediğimizde, biliyoruz ki fiyatlar genel seviyesinin değişmesi veya paranın satın alma gücünü kaybetmesi. Bilançoyu biliyoruz veya... Çok kısa ifade etmek isterim yani Lale Hoca burada ders veriyor olarak algılanmasın ama yıllar sonra, 2004 yılından beri kullanılmayan enflasyon muhasebesi yeniden gündeme geldiği için biraz enflasyon muhasebesi hakkında kısaca bilgi verme gereğini, ihtiyacını duyuyorum. Şimdi, işletmelerin varlıklarını ve kaynaklarını gösteren bilanço var; mali tabloları var ve varlıkları bir tarafta, dönen ve duran varlıkları ve bu varlıkları sağladığı kaynakları var, öz kaynakları ve yabancı kaynakları. Ancak enflasyonist dönemlerde, enflasyonun etkisiyle bilançoda görünen varlıkların değeri üzerinde alım güçleri ve değeri üzerinde değişmeler oluyor yani bilançonun üzerinde enflasyonun yıpratıcı etkisi söz konusu oluyor. Dolayısıyla, enflasyonun yıpratıcı etkisi işletmelerin bilançosunda, mali tablolarındaki varlıklarının değerini gerçek değeriyle göstermiyor ve bilançolar gerçeği yansıtmayan bilançolar olarak karşımıza çıkıyor. Bu önemli mi? Bu önemli. Kimin için önemli? İşletme sahipleri için önemli, 3'üncü kişiler için önemli, kurumlar için önemli çünkü karar alırken veya uygulamalarda, bilançodaki varlıkları gerçek değerleriyle görme ihtiyacındayız. Peki, bu başka niçin önemli? Enflasyonun yükseldiği yıllarda eğer bu değerler yıpranmış ve bozulmuş olarak karşımıza çıkarsa bazen hayalî kârlar oluşuyor ve sermaye vergilendirilmeye kalkılıyor, bundan da işletme sahibi yerinde zarar edebiliyor.
Şimdi, enflasyon muhasebesi dediğimizde de işte, enflasyonun bilançodaki varlıklar üzerinde ki bu varlıklar... Hem parasal olan bilanço kalemlerini hem parasal olmayan bilanço kalemlerini etkiler enflasyon. Enflasyon muhasebesi, bu kalemler üzerindeki yıpratıcı etkileri ortadan kaldırabilmek için belli bir oranda, yeniden bir işlemle onları o günkü değerine getiriyor; bir muhasebe işlemi yani. Enflasyon muhasebesi yapılmamış olsa o zaman da değerlerinin dışında farklı değerlerle yanıltıcı olarak karşımıza çıkacak. Enflasyon muhasebesinin değişik yöntemleri var ama aslında, enflasyon muhasebesi olmayıp "kısmi enflasyon muhasebesi" dediğimiz yeniden değerleme gibi yöntemler de var veya bazı stok yöntemleri de var.
Şimdi, enflasyon muhasebesi ne zaman yapılıyor? Bu iki koşula bağlanmış: Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi yani ÜFE son yıl yüzde 10, son üç hesap yılında ise yüzde 100 artmış olması durumunda uygulanıyor. Peki, şimdiki durum ne? Şu anda ÜFE'deki otuz beş aylık artış, sadece otuz beş aylıkta bile yüzde 103; zaten üç yılı hesapladığınızda onun çok üstünde. Peki, enflasyon muhasebesi ülkemizde uygulandı mı? Evet, 2003 yılında geldi, 2004 yılında uygulandı, uygulanmaya çalışıldı çünkü yöntem zor, gerçekten zor ve bunun için bir eğitim gerekli, bunun için altyapı gerekli. O zaman da gerçekten bocalandı, çok haksız vergilendirmeler, eksik ya da fazla vergilendirmeler oluştu, yanlış değerlendirmeler oluştu; böyle bir dönem yaşandı.
Şimdi, tekrar hayatımıza, 4 Aralık 2021'de enflasyon oranı açıklandığında, Aralık ayının enflasyonu açıklandığında "Evet, enflasyon muhasebesi geliyor, enflasyon düzeltmesi geliyor çünkü koşul oluştu." diye yeniden gündemimize girdi. Ama bu arada hemen hatırlatmak isterim değerli milletvekilleri: Haziran 2021'de -hatırlayacaksınız- 7326 sayılı Yasa çıkarılmıştı burada ve orada geçici maddeyle vergi mükelleflerine bir seçimlik hak tanınmıştı, yeniden değerleme hakkı verilmişti ve değerleme tutarı üzerinden de yüzde 2 vergi verilmişti. Hemen ardından yani Ekim 2021'de de enflasyon düzeltmesinin olmadığı yıllarda bunun uygulamaya devam edebileceği konusunda bir devamı da geldi. Şimdi, şunu biliyoruz ki yeniden değerleme hakkı, maddi duran varlıklar ya da taşınmazların değerlenmesi şeklinde oluşuyor. Bu zaten var ve şu anda bu uygulandı, değer üzerinden de yüzde 2 vergi olarak da verdiler.
Şimdi, şu anda üzerinde konuştuğumuz madde ile bizim teklifimizi kıyaslamak istiyorum: Değerli milletvekilleri, dün bitirdiğimiz -aslında bugün bitirdiğimiz- 301 sıra sayılı Yasa Teklifi'nin Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldüğü geçen hafta, o günlerde, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak zaten bu ertelemenin olması gerektiğini ifade ettik çünkü orada uygulama zor, daha buna hazırlık yok, altyapı hazırlanmamış durumda, eğitim gerekli filan ama biz, 2022 yılının sonuna kadar ertelenmesi gerektiği konusunda bir önerge verdik. O gün, iktidar partisi buna karşı çıktı ve dedi ki: "Sadece meslek odalarının görüşleri olmaz, uygulayıcıların da görüşlerini alacağız." Ve daha sonra, işte şimdi bu yasa teklifiyle 1'inci madde olarak, 2022 sonuna kadar değil, 2023'ün sonuna kadar getirme tercihinde bulundular. Ayrıca, 2023 yılı hesap dönemi sonu itibarıyla yapılacak enflasyon düzeltmesi neticesinde belirlenen geçmiş yıl kârının vergiye tabi tutulmaması ve geçmiş yıl zararının zarar olarak kabul edilmemesi de öngörüldü bu maddede. Şimdi, biz bu konuda ne diyoruz? Söz konusu maddeyi, tabii, TÜRMOB'u da dinledikten sonra -ki onlar da 2022 sonuna kadar demişlerdi- olumlu bulmakla beraber, enflasyon düzeltmesi uygulamasının 2022 yılı sonu yerine 2023 yılı sonuna kadar ertelenmesini, mükelleflerin kazanılmış haklarının korunması bakımından aslında uygun görmüyoruz. Bizim teklifimiz 2022'nin sonuna ertelenmiş olmasıydı. Yalnız, sorun bununla bitmiyor eğer 2023'te, artık ortada enflasyon kalmaz da hani, enflasyon düzeltmesi yapmak da gerekmez diye düşünüyorsanız, o, bu gidişatla olmaz yani bu gidişatla olmaz.
VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Hayır hayır, mutlaka yapılacak, erteleme var.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Ama şu anda 2023'e hangi amaçla ertelenmiş ise bu hazırlıkların da bir an önce yapılması lazım yani o eğitim mi verilecek, bilgilendirme mi yapılacak? Çünkü herkes, şu anda geçilseydi -çok sıkışık bir dönemdi- bocalayacaktı ama madem böyle bir süre var, bu altyapının, bu bilgilendirmenin yapılması gerekir.
VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - Stok devir hızı yok emtia için.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Diğer taraftan, evet, faizi düşürdünüz, 5 puan düştü diye daha doğrusu kendinizi kandırdınız, algıyı yöneterek vatandaşı da etkilemeye çalıştınız ama gerçekler de maalesef acı. Şimdi, zaten, enflasyon muhasebesini "Koşullar oluştu ama erteliyoruz." diyerek, hani "Biz OVP'deki hedefi de tutturamadık, enflasyon muhasebesini getirmek zorundayız ama erteliyoruz..." Enflasyonu da kabul etmiş oluyorsunuz, bu aslında bir başarısızlığın da ispatı ama başka bir şey daha var: Şu anda MHP destekli AKP iktidarının yirmi yıldır izlemiş olduğu ekonomik politikalar yanlış yani bunu şu anda da gördük; cari açık, döviz- faiz denklemiyle sıkışmış durumda.
Değerli milletvekilleri, sürem azaldığı için şöyle bitirmek istiyorum: Orta vadeli programdaki 2021 enflasyon hedefini size hatırlatmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Nerelerden nerelere geldiğine dikkatinizi çekerim çünkü ekonomi yönetilemiyor.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)