GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bakırköy Kartaltepe'deki yaşlı bakımevine, Abdi İpekçi suikastının yıl dönümüne, 1 Şubat 1992'de Şırnak ve Siirt'te çığ düşmesi sebebiyle şehit olan askerlere Allah'tan rahmet dilediğine, Barış Manço'nun vefatının 23'üncü yıl dönümüne ve Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenleri coplamanın Türk polisine yakışmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:50
Tarih:01.02.2022

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce bir sayın milletvekilimiz Bakırköy Kartaltepe'deki yaşlı bakımevinin Bakırköy Belediyemizce tahliye edildiğini beyan etti. Tabii, arkadaşlarımız Belediye Başkanıyla görüştü, olay şöyledir: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bahse konu binanın deprem riski taşıdığını raporlamıştır, bu tablo karşısında binanın boşaltılması gayet normaldir. Ancak bununla beraber Bakırköy Belediyemiz Kızılayla bir protokol yaparak burada kalan yaşlıların, bakıma muhtaç büyüklerimizin bakımını ve günlük yaşamlarını sürdürmelerini sağlamıştır. Gene aynı şekilde Belediyemiz eş zamanlı olarak binanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının taleplerine, tutulan raporlara uygun olarak depreme dayanıklı bir şekilde inşası için de çalışmalarına başlamıştır. Sayın milletvekilime ve Genel Kurula bilgilendirmeyi görev sayıyorum.

Sayın Başkan, bugün 1 Şubat. 1 Şubatta bizi üzen olaylar yaşandı geçmişte, bunlara kısa bir hafıza tazelemesi ve anma yapmak istiyorum müsaadenizle.

1 Şubat 1979, Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi suikasta kurban gitti. Toplumsal barışımıza vurulan bu hain olayın hâlâ tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılmamış olması da ayrı bir üzüntümüzdür. Merhum İpekçi'ye bu vesileyle Allah'ımdan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun.

Gene, 1 Şubat 1992; Türkiye'yi, hepimizi yasa boğan bir olay yaşadık 1992 1 Şubatında. Neydi? Şırnak'ın Görmeç köyünde Jandarma Bölük Komutanlığına çığ düştü, 76'sı asker 81 kişi yaşamını yitirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Gene, aynı tarihte, aynı gün Siirt'in Eruh ilçesinin Tünekpınar köyünde de çığ düşmesi sonucu 32 askerimizi kaybettik, Allah'ımdan hepsine gani gani rahmet diliyorum.

1 Şubat 1999'da da bir acı yaşadık. Türkiye'de yediden yetmişe Türk halkının gönlünde taht kuran, çocuklarımızın Barış ağabeyi, efsanevi sanatçı, kültür elçisi sevgili Barış Manço'yu kaybettik ama hiç unutmadık. Unutulamaz insanlar, sanatçılar vardır, Barış Manço da unutulamaz sanatçıdır, değerlerimizden birisidir. Aramızdan ayrılışının 23'üncü yılında onu da sevgi ve rahmetle anıyorum.

Sayın Başkan, demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu öteden beri söyleyegeliriz ve Türkiye'de devletin hukuk ve Anayasa...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - ...dışına çıkmasının en çok terör örgütlerinin işine yaradığını ve toplumsal barışımızı zedelediğini de müteaddit defalar söylemiştim. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yarın görüşülecek olan güya Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi'yle ilgili Türkiye'deki 3 büyük sendikanın bu konuya olumsuz yaklaşımları ve refleksleri Komisyonda dile getirildi. Öğretmenler, Anayasa'dan kaynaklı haklarını kullanmak ve topladıkları 20 bin imzalı dilekçeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmak için Meclis önünde bir basın açıklaması yapmak istediler ve maalesef kendilerini yetiştiren öğretmenlerini coplayan, tekmeleyen Türk polisi bugün iyi bir sınav vermemiştir. Polis de bizimdir, öğretmenler de bizimdir. Öğretmenlere tekme atan polislerimize seslenmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sizi bir öğretmenin yetiştirdiğini ve kahraman Türk polis teşkilatının bir üyesi yaptığını ne olur bir daha unutmayın.

Öğretmenlerimiz bu yasayı eksik, yetersiz buluyor. Öğretmenlerimiz rütbe istemiyor, öğretmenlerimiz toplumda hak ettikleri saygın değere kavuşmak istiyor. Kalem tutan ellere copla saldırmanın ayıbını Emniyet teşkilatımızın, kahraman Türk polisimizin bir daha Türkiye'ye yaşatmamasını hassaten bütün polis kardeşlerimizden rica ediyorum. Polis kardeşlerimiz için hep şunu söyleyegeldik: "Türk polisi şehit olmaktan korkmuyor, Türk polisi emekli olmaktan korkuyor." dedik ama Türk polisi bugün öğretmenine cop ve tekme vurmak suretiyle kendisine yakışmayan bir tutum sergilemiştir. Biz bu emirlerin nerelerden verildiğini de biliyoruz, vakti zamanı gelince bunların hesabının sorulacağını da kayıtlara geçirdim.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)