| Konu: | Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 52 |
| Tarih: | 03.02.2022 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, öğretmen meslek yasası görüşülüyor, öğretmen meslek yasası görüşülürken, görüşülmeye başlanmadan önce salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde, daha önce gördüğümüz manzaralara benzer manzaralar gördük ve bu, ülke açısından utanç verici. Elinde silahı olmayan, sopası olmayan öğretmenler tartaklanmak istendi, öğretmenlerin söz hakları ellerinden alınmak istendi. Bunu yapanları ve bu emri verenleri kınıyorum yani AKP'yi burada huzurlarınızda kınıyorum Sayın Elitaş. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, tam bir şiddetle karşı karşıya kaldı öğretmenler. Bu öğretmen yasasına, meslek yasasına bilin ki 4 sendikanın 4'ü de net olarak karşı, destekleyen bir tek öğretmen yok.
Şimdi, değerli arkadaşlar, memlekette atanamayan öğretmenler intihar ediyor. Şanlıurfa'da en son Murat Kaya intihar etti, hâlâ ülkenin birçok yerinde atanamayan mühendisler, birçok çocuğumuz psikolojik tedavi görüyor. Bu insanlar intihar ederken, iş bulamazken birileri dayı buluyor, Ankara'da dayı buluyor; ya işe giriyor ya da üç beş maaşla devletin en güzel makamlarında, belediyelerde, kamuda yedi sülalesine garanti hayat yaşatıyor. Bizim gençlerimiz yaşam savaşı veriyor, bunlar hayatını yaşıyor. "Bizimkiler iş beğenmiyor." diye laf atanlar ömür boyu garanti maaş güvencesiyle yaşıyor, kul hakkı yiyor. Tam bir çiftçilik, tam bir çiftlik.
Çiftlik demişken bir çiftliği söyleyeyim size: Tarım Kredi Kooperatifleri çiftliği; Başkanı eski milletvekili, yönetiminin tamamı AKP eski milletvekili, eski il başkanı, eski seçim kurulu başkanı. Burada 150-160 bin lira maaş aldılar, İran'dan maaş aldılar; karısının binasını Tarım Kredi Kooperatiflerine kiraya verdiler, hesap vermeden devrildi. Bu çiftliğin başına, yine bu çiftlikte daha önce görev almış Ziraat Bankasının eski Genel Müdürü getirildi. Bu kim? Bu da orayı çiftlik gibi yöneten bu adam, Demirörene fakirin fukaranın, çiftçinin 750 milyon dolar parasını peşkeş çekenler. Bunların hesabını soracağız; çiftçinin, fakirin fukaranın hesabını soracağız. (CHP sıralarından alkışlar) Tam bir çiftlik.
Değerli arkadaşlar, bakın, onlarca mesaj geldi, size de mesaj gelmiştir. Geçtiğimiz gün, Diyanet İşleri Başkanlığında bir alım var; alım var, kadro var, para var, ek bütçe var, Diyanetin parası da var ama ne yok? Fakir fukara için torpil yok, torpil. 2 milletvekili yazı yazıyor "Yakınlarıma, akrabalarıma öncelik tanıyın." diyor. Değerli arkadaşlar, mülakatta dayısı olmayan herkes elenmiş, mülakatta dayın yoksa devlet kademesine giremiyorsun. Bakın, ne diyor milletvekili? "Hemşehrilerimin kurumunuzda girecekleri mülakatta yardımlarınızı beklerim." Arkadaşlar, burada yapılanlara bakınca, bu çocukların, gençlerin hakkını gasbedecek kadar insanlar utanma duygusunu, ahlak duygusunu kaybetmişler. (CHP sıralarından alkışlar) Maalesef, bunu da torpil yapanlar için söylüyorum.
Şimdi, bir kadın -ismini vermeyeyim, onu da sürersiniz ya da devlete hiç giremez- diyor ki: "Merhaba Veli Bey. Sesimi duyurmak adına her yere yazdığım gibi size de yazmak istiyorum. Hafızım, hafızlıkta Türkiye 5'incisiyim, İç Anadolu Bölge 1'incisiyim. Yüksek lisans öğrencisiyim. Beni Kur'an mülakatında elediler. Daha ne yapayım?" Değerli arkadaşlar, belgeler var. Bakın, bu kıza kim vermiş belgeyi? Diyanet vermiş. Türkiye'de 5'inci olmuş, bölgesinde 1'inci olmuş ama milletvekillerinin yakınları üzülmesin diye Bingöl'deki, Kayseri'deki, Doğubeyazıt'taki gençlerimiz kan ağlıyor, gençlerimiz ağlıyor. Bu gençleri ağlatan, buraya da torpili sokanlara lanet olsun diyorum değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Diyanette kul hakkı yeniyor. Yazık, günah!
Değerli arkadaşlar "Çok muhafazakârız." diyorsunuz ya, aslında tam tersi. Ya, böyle bir şey olur mu? Devletin her kademesinde mülakat var, devletin her kademesinde, AKP'li vekil bulamıyorsan devlete giremiyorsun; kendi yandaşın olsa bile, sana oy vermiş olsa bile giremiyorsun. Kim olması lazım? Yeğen olması lazım.
Başka neler var değerli arkadaşlar? Bakın, birisi daha yazmış, diyor ki: "Tüm sorulara eksiksiz yanıt verdim, 79 vermişler. Ben bunu hak edecek ne yaptım?"
Değerli arkadaşlar, din, iman, bunların hepsi yalan; tek dava, tek gerçeklik para, torpil, talan. Önce Diyanette işe başlatmak için torpil yapacaklar, işe başlayınca "Allah'ım affet beni, tek günah kul hakkı diyecekler." Tam AKP'lik bir durum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi, bir başka şey değerli arkadaşlar, şu resme iyi bakın. Diyorsunuz ya günlerden beri "Ekrem İmamoğlu balık yemiş." Ekrem İmamoğlu balık yemiş ama haram yememiş, haram yememiş, haram yememiş. (CHP sıralarından alkışlar)
ALİ MUHİTTİN TAŞDOĞAN (Gaziantep) - Bir bakar mısınız kiminle yemiş? İngiliz büyükelçisiyle.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Ya, şu tabloya bakar mısınız? Bunlar nasıl şanslı insanlar. Bunlar nasıl şanslı insanlar, bakın bu tabloya, çıkın, "Yalan." deyin. Çıkın "Burs almadık." deyin; çıkın "İstanbul Büyükşehir Belediyesinin parasıyla okumadık." deyin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Oradan bağıracağınıza bunlara itiraz edin, bunlara! Utanın, utanın hâlâ bunu savunuyorsanız! İstanbul Belediyesini babanızın çiftliği gibi yönettiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde... (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Sadece bu değil, sadece bu değil. Siz de İstanbul Büyükşehir Belediyesinin makam araçlarına bindiniz mi? Onun için mi bağırıyorsun? Herhâlde onun için... (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) İstanbul Büyükşehir Belediyesinin makam aracına AK PARTİ Gençlik Kolları Başkanı biniyor, Kadın Kolları Başkanı biniyor, AK PARTİ'nin yönetimindekiler biniyor. Niye saldırıyorsunuz biliyor musunuz? Kimyanız bozuldu kimyanız. Daha çok kimyanızı bozacağım, daha çok. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sayın Ağbaba, sağ olun.
VELİ AĞBABA (Malatya) - Daha çok bozacağım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Sen de bindin herhâlde çok bağırdığına göre, siz de bindiniz arabaya.