| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 23.02.2022 |
CHP GRUBU ADINA LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında okul öncesi eğitimin sorunlarından yükseköğretimin, hatta lisansüstünün sorunlarına kadar eğilmek lazım ancak bugün zamanımız kısıtlı olduğundan ve beş dakika içerisinde konuya değinmem gerektiğinden sadece yükseköğretimin sorunlarına bir mercek tutmak istedim. Tabii, ama biliyoruz ki okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretimin sorunlarını çözmeden, niteliğini artırmadan asla yükseköğretimin niteliğini artırmak ve sorunlarını çözmek mümkün değil; bunu da biliyoruz.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde üniversitelere ne oluyor, bunu düşünüyor musunuz? Sizlerin de çocukları, gençleri var. Üniversitelerde her gün başarı sıralaması düşüyor. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarında bakıyorsunuz ki üniversitelerimizin yayın kalitesi, yayın sayısı her geçen gün düşmüş. Akademisyenler bu ülkeden göç etmek istiyor, bilim insanları burada kalmak istemiyor, öğrenciler daha öğrenimleri sırasında bu ülkeden gitmek istiyor. Akademik barışı bozdunuz, üniversitelerde umutsuzluk var. "Ben ne yayın üretirsem üreteyim, ne yaparsam yapayım siyasi kadrolaşma var, atanmış rektör ve ekibi bana kadro vermez." diye umutsuzca çalışmaya ve işini yapmaya özen göstermeye çalışan akademisyenler var; niye umutsuzlar, neden bunu düşünüyorlar? Üniversiteler parçalandı; atanmış dekanlar, atanmış rektörler... Bir rektör, hem rektör hem dekan hem bölüm başkanı. Bunlar sorun aslında, bunları göz ardı etmemek gerekiyor.
Peki, değerli milletvekilleri, öğrencilerin durumuna baktığınızda umutla bakamıyorlar geleceğe. "Yükseköğretimin sorunları var." diyoruz, "Barajı kaldırdık." diyorsunuz. Baraj, sorunumuz değil. Bir gencin, bir öğrencinin eğitimini yapmak hakkıdır, yükseköğretim almak anayasal bir haktır ama nasıl? Nitelikli bir eğitim şeklinde, fırsat eşitliği vererek ve de üniversite öğrencisinin barınma sorununu çözerek ve onun parasız eğitim yapmasını sağlayarak ve tabii ki istihdamını da düşünerek, planlayarak ve gerekli ekonomik reformlarla, paketlerle istihdam politikasını da örtüştürerek yapmak gerekir. Yoksa bu, öğrenciye boş yere umut vermekten öteye gitmez. Yeter ki eğitimin niteliği artsın, sorunumuz bu. Bütün üniversite öğrencilerimiz nitelikli eğitim alsınlar ve istihdam edilsinler, sorun burada. Ama biz öğrencilerin başarısının sınavlarda nasıl düştüğünü çok iyi biliyoruz, ortaöğretimin başarısının niteliğinin düşmesi sebebiyle bugün çocuklar başarısız.
Şimdi, tartışmayacak mıyız ortaöğretimin başarısızlığını? "Niye iyileştirilmiyor?" demeyecek miyiz? Veya "bir dekan, bir mekân" anlayışıyla kurulan üniversitelerin akademik kadroları boş, içlerinde birtakım ihtiyaçları var, imkânları yetersiz, tercih edilmiyorlar, kontenjanları boş kalıyor; "Bunları iyileştirin." demeyecek miyiz, sorgulamayacak mıyız? Ya da "Öğrencilere müşteri gözüyle bakan bazı vakıf üniversitelerine neden bir mercek uzatmıyorsunuz? Eğitim niteliği nasıldır?" demeyecek miyiz? Peki, öğrencilerin psikolojisini eğer düşünüyorsanız, eğer Sayın YÖK Başkanı esas psikolojilerini de düşünüyorsa bu gençlerin, neden hâlen 345 liraya artırılan üniversite sınavına giriş ücreti var bu ülkede? (CHP sıralarından alkışlar) Yoksullar var, yoksunlar var, onlar bu ücreti ödeyemedikleri için sınava giremiyorlar; bırakın üniversiteyi, sınava giremiyor bu çocuklar. Öğrencilerin psikolojilerini düşünüyorsanız -eğer düşünüyorsanız- neden barınma sorununa bir çare üretmiyorsunuz? Neden öğrencilerin burs imkânlarını artırmıyorsunuz? Ailelerine hacizler geliyor işe giremedikleri için ve krediyi ödeyemedikleri için. Öğrenciler üniversiteye girdiklerinde "Nasıl olsa iş bulamayacağım." şeklinde umutsuzca eğitime başlıyorlar. Neden onların istihdam politikalarını düşünmüyorsunuz?
Bakın, şu anda getirdiğiniz sistem ne? Başarı sıralaması olan ve başarı sıralaması olmayan üniversite alanları, bölümleri yarattınız. Bu bir kutuplaştırmadır, öğrencilerin psikolojisi üzerine olumsuz bir etki yapar. Bazı üniversiteler ve alanlar başarı sıralamasının geçerli olduğu üniversiteler ve alanlar ama diğerleri değil. Bu, bir kutuplaştırmadır. Bu, eğitimin niteliğini iyileştirme değildir; bu bölücülüktür, bunu yapmayınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
LALE KARABIYIK (Devamla) - Teşekkürler.
Diğer taraftan, bu ülkede bir kalkınma stratejisi olacaksa bu, eğitim politikalarıyla birlikte örtüşebilmelidir ama bunun için de eğitimin öznesinin öğrenci olduğu bilinmelidir; öğrencinin, gencin, çocuğun üstün yararına göre hedef konulması gerektiği bilinmelidir. Ama maalesef iktidarınızda, eğitim sisteminin her kademesi daima bir kadrolaşma aracı olarak düşünüldü ve eğitim, siyasetin bir aracı olarak kullanıldı. Bu nedenle de eğitim, okul öncesinden lisansüstüne kadar her aşamada geriledi. Şimdi oturup bunu düşünmenin zamanı. Eğer bu ülkeyi düşünüyorsanız, eğer çocuklarınızı, gençlerinizi düşünüyorsanız, eğer geleceğinize, kalkınmanıza önem veriyorsanız oturup bunu araştırmanın, "Nerede hata yaptık?" demenin işte şimdi zamanı; gelin, bunu birlikte yapalım. Üniversitelerimiz, yükseköğretimimiz artık bitiyor, umutsuz gençler oluştu. Buna, bu suça alet olmayın.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)