GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: (2/3276) esas numaralı 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/160) münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:59
Tarih:01.03.2022

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Enver Gökçe "Dost" şiirinde hakkı verilmeyen emekçilere şöyle sesleniyor: "Söyle türküler yadigârı kardeş/Söyle ağrılar yadigârı kardeş/Neden alın terleri/Nimetler, haklar haram oldu sana"

Evet, bugünün muktedirlerine, sesimiz yettikçe, cevap alana kadar bu soruyu bizler de soracağız. Neden hâlâ bugün de emekçinin hakları onlara haram ediliyor, neden yok sayılıyor? Bu güzel ülkede yükün büyüğünü taşıyan emekçilerimiz haklarını alamıyorlar, yoksulluğa mahkûm ediliyorlar. Onların dertlerine derman, yaralarına merhem olmuyorsunuz.

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu taşerona kadro sözü verdikten yıllar sonra iktidarınız, taşeron işçilerini sınırlı olarak 4/D ya da belediye şirketleri üzerinden ucube bir sistemle kadroya geçirdi. Hükûmetiniz "Sorunu çözdük." masalı anlatsa da bugün kamuda taşeron çalışma sistemi sonlanmış, sona erdirilmiş ya da önlenmiş değildir. Çalışma yaşamının büyük bir utanç kaynağı olan taşeron uygulaması ne yazık ki devam ediyor, işçiler hâlâ modern köle olarak çalıştırılıyorlar.

Yasa teklifimiz açık; KİT'lerde, özel bütçeli kamu kuruluşlarında, kanunla kurulmuş birlik ve kooperatiflerde, bakanlık ve kurumda çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmasını talep ediyoruz. Ucube gerekçeyle kapsam dışı bırakılan, kadroya alınmayan yüzde 70'i mağdur 1 milyona yakın taşeron emekçisinden bahsediyoruz burada.

Bunlar kimler biliyor musunuz, onları özellikle özetleyeyim: Bugün bu sürecin kahramanı olan sağlıkçılar çoğunlukla da; MR ve tomografide uzmanlaşmış radyoloji teknisyenleri ve teknikerleri, radyoloji sekreterleri, laborantlar, kimyagerler, bilgi işlemciler, kiralık araçların şoförleri, ihtiyaç hâlinde farklı işlerde joker olarak çalışan işçiler yani birçoğu pandeminin kahramanları. Hiç mi yüreğiniz sızlamıyor değerli arkadaşlar? Her türlü riski göze alarak insan sağlığını önceleyen emekçilere bu mudur reva olan? Ülke topyekûn bir seferberlik içindeydi, siz kıymetlerini güçlü biçimde anladığımız bu çalışma grubunu alkışlattınız, "Hakkınız ödenemez." dediniz ama iş dönüp dolaşıp haklara, ücretlere, kadro statülerine geldiğinde bu insanları görmezden geldiniz, onlara sırt çevirdiniz. Çok merak ediyorum, 14 Mart Tıp Bayramı geliyor, siz utanmadan bu sağlık emekçilerinin yüzüne nasıl bakacaksınız, nasıl tıp bayramlarını kutlayacaksınız? Oysa özellikle sağlık sisteminde değil bir çarkın kırılması bir vidanın eksikliği büyük aksaklıklara yol açar. Bu sistem içinde çalışan herkes bunun böyle işlediğini bilir. Bir ameliyat tek başına yapılamaz; hemşiresinden teknikerine, hasta bakıcısından temizlikçisine kadar her emekçinin tedavide emeği vardır. Teknikerlerimiz, laborantlarımız olmasa tahlil ve teşhis aşamalarını nasıl gerçekleştiririz? Sağlık araçlarını kullanan şoförlerimiz olmasa, hastaları şifa bulacakları yerlere nasıl götürebiliriz? Bu insanların varlığının, onların verdiği emeklerin hiç mi değeri yok? Sizi, insafa ve vicdana çağırıyorum. Bugün kamuoyuna "Taşeron sorunu tamamen bitti." diyorsunuz ama bunun doğru olmadığını siz de biliyorsunuz, biz de biliyoruz, vatandaş da biliyor. Oysa övündüğünüz şehir hastanelerinin hepsinde, görüntüleme hizmetlerinde, laboratuvar hizmetlerinde, temizlik işlerinde çalışanların tamamı taşeron olarak çalışmakta. Hatırlatmak isterim ki sağlık bir kamu hizmetidir ve kamu hizmeti kamu eliyle yapılmalıdır, sermayenin insafına bırakılmamalıdır.

Ayrıca, iş gücü ve güvensiz çalışma rejimi önlenmelidir. Yıllardır kölelik koşullarında çalıştırılan, buna rağmen umut etmekten ve bizler için pandemiyle savaşmaktan vazgeçmeyen taşeron işçileri konusunda acilen bir düzenlemeye davet ediyorum Meclisi. Biz söylemekten yorulduk ancak siz duymaktan yorulmadınız. Devlet garantili yol, köprü, havalimanlarına, şehir hastanelerine aktardığınız bütçenin çok az bir kısmını bunlara aktarsaydınız bu sorun çoktan çözülmüştü ama sorunu çözmek için halktan, işçiden, emekten yana irade gerekir; o da sizlerde yok, hiç olmadı da.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Belki bugün insafa gelirsiniz diye umut ediyoruz. Vatandaşımızın alın teriyle kazandığı, size vergi olarak ödediği paraları yandaşınız olan şirketlere oluk oluk akıttınız, her şeye aktarılacak para buldunuz, bu emekçilere sıra gelince "Yok." dediniz. Neden yok? Taşerona vaatleriniz âdeta Ankara'ya deniz getirmeye benzedi. Her seçim öncesi vaatte bulundunuz, toplumun tüm katmanlarında olduğu gibi burada da taşeron işçileri böldünüz, kimine kadro verirken kimine söz verdiniz ama yine o sözleri tutmadınız; bunu da elinizi, yüzünüze, gözünüze bulaştırdınız. Her fırsatta itilen kakılan, asgari ücret alıp oraya buraya koşturulan, ihtiyaç olmadığında kolayca gözden çıkarılan, köle gibi çalıştırılıp hakları verilmeyen, emek piyasasının başaktörü olan bu insanlar size sesleniyor, bu sese kulak verin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Taşeron işçilerin tümü herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan kamuda kadroya geçirilmelerini, başta ücret ve sosyal hakları olmak üzere çalışma şartlarının iyileştirilmesini istiyor. Artık bunu ertelemeyin, bu konuda yapılacak yasal düzenlemeyi yapın, emekçinin emeklerini, işçimizin hakkını, taşeron işçilerimizin haklarını lütfen verin diyoruz.

Saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)