GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:61
Tarih:03.03.2022

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İktidar milletvekili arkadaşlar her çıktıklarında diyorlar ki: "Avrupa'nın büyük bir bölümü enerjisinin çok büyük bir bölümünü nükleer santrallerden elde ediyor." Şöyle bir araştırdık tabii, ne oluyormuş, ne zamandır yapılıyor bu? Petrole bağımlı bir kıta Avrupa, petrole bağımlı. O yüzden nükleer santrallerle ilgili tedbirlerini de alarak bu enerji kaynağını yıllar yıllar önce, Sanayi Devrimi'ne geçildikten sonra son derece verimli bir şekilde kullanmışlar ama özellikle Çernobil, arkasından birkaç tane santral patlamasının ardından Avrupa ülkeleri teker teker nükleer santrallerden çıkmayla ilgili kararlar almaya başlamışlar. Örneğin, Merkel, daha henüz muhalefet partisi lideriyken nükleer santrallere karşı çıkan iktidara çok sert bir dille eleştiriler yöneltmiş. Fakat daha sonra görüyor ki nükleer santrallerle ilgili patlamalar -iktidara geldikten sonra, gerçeklerle yüz yüze olduktan sonra- halklara büyük zarar veriyor. O yüzden 2011 yılında net olarak bir karara varıyor. "Ben 2021 yılı sonunda, en geç 2022 yılı sonunda bütün nükleer santrallerden çıkacağım." kararını alıyor ve bu yıl, 2022 yılında Almanya, dünyanın 3'üncü büyük ekonomisi nükleer santrallerden çıkıyor yani bu teziniz bir şekilde çürüyor. Peki, Almanya ne yapıyor? Almanya uzun yıllar güneş enerjisine yatırım yapıyor, bilimsel yatırım yapıyor, güneşi bizim dörtte 1'imiz kadar olan Almanya şu anda çok ciddi anlamda kendi enerjisini güneş enerjisi santrallerinden elde ediyor. E, peki, bizim güneş enerjisi potansiyelimiz özellikle bulunduğumuz coğrafya açısından son derece yüksek fakat maalesef, biz bu enerjiyi verimli bir şekilde kullanamıyoruz.

Şimdi, bir konu daha var, bu konuyu da burada dile getirmek istiyorum, çok dile getirilmedi. Özellikle bu küresel ısınmadan dolayı Akdeniz'in suyu uzun yıllara sâri olarak derece derece yükseliyor ve bu Akkuyu Nükleer Santrali soğutma suyunu denizden alacak ve bir saat içinde 700 bin ton deniz suyuna ihtiyacı var. Normal ortalama sıcaklığı 24 derece olarak değerlendirilen Akdeniz'in suyunun son yıllardaki ölçümlere göre yaz aylarında 30 derecenin üstüne çıktığını varsayarsak... Üstelik de nükleer santrale giren suyun soğutmayla ilgili bölümü tekrar denize deşarj edildiği zaman deniz suyunu en az 3 derece ısıtıyor, bu bir. İki: Akdeniz'deki akıntı yönleri sürekli doğudan batıya doğrudur yani özellikle de yaz aylarında -temmuz, ağustos, eylül aylarında- denize bırakacağınız bu atık su, deniz suyu sıcaklığını 3 derece daha yukarıya taşıyacak. Bu, ne demek biliyor musunuz? Büyük bir felaket demek. Neden büyük bir felaket? Su altı faunasını, inanılmaz zengin kaynaklara sahip olan Akdeniz sahillerindeki su altı faunasını tamamen yok eder. Hem balık zenginliğimizi, hem deniz altı diğer zenginliklerimizi, özellikle fok zenginliğini ki çok nadir bir bölgedir Akkuyu Santrali'nin yapıldığı bölge, Akdeniz foklarının bulunduğu bir bölgedir; burayı tamamen imha edecek noktadadır.

Peki, akıntılar batıya doğru dedik, nereye doğru gelecek bu sıcak su akıntısı? Antalya sahillerine kadar gelecek, Antalya sahillerinden geçecek, Muğla sahillerine kadar gidecek. Bu su sürekli sirküle olacak. Yani 30 derecenin üstünde bir deniz suyu sıcaklığını hayal bile edemiyorum. Bir Akdeniz çocuğu olarak söylüyorum bunu, su altını iyi bilen birisi olarak söylüyorum; su altı zenginliklerinizi bir santral uğruna yok edeceksiniz, Akdeniz sahillerini yok edeceksiniz.

Peki, Akdeniz sahillerinde sadece su altı zenginliği mi var? Hayır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Öyle büyük bir beklentiniz var ki turizmden, Akdeniz sahillerinin ve özellikle Antalya'nın bu sene Türkiye ekonomisine aşağı yukarı 16-17 milyar dolar gibi bir döviz kazandırma potansiyelini biliyorsunuz. Önümüzdeki yıllarda nükleer santral devreye girdikten sonra bu sahillerde turizm yapılamaz hâle gelecek. 30 derecede, 32 derecede, 35 derecede denize girmek isteyen insan olur mu? O zaman buralar terk edilecek. Sadece Antalya'da 100 milyar dolarlık turizm yatırımı var. Bu, hiç dile getirilmeyen bölümüdür arkadaşlar. Yani su altı zenginliklerinizi yok ederken su üstü zenginliklerinizi de yok edeceksiniz.

Son yirmi saniyede söyleyeceğim, Rusya'nın nükleer kazaları gizlemeyle ilgili sicili çok karanlık arkadaşlar. Yani zaman kalmadı, bu konuyu özellikle değerlendirmek gerekiyor. Birkaç tane patlama... Şurada bir harita var. Şunu da göstereyim, zaten sürem kalmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Şu haritada Chelyabinsk'te olan bir sızıntı bakın nereye gidiyor? Kırım'dan geçiyor -bununla bitireceğim- İstanbul üzerinden ta Avrupa'ya kadar, bu nükleer bulutlar maalesef o bölgelere kadar etkiliyor.

Teşekkür ediyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)