GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Berat Gecesi'ne, toplumun büyük kesiminin ramazan pidesini sofralarında göremeyecek olmasının üzüntüsünü yaşadığına, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü'ne, Çanakkale Köprüsü'nün açılışına ve kamu-özel iş birliği projelerindeki peşkeş anlayışına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:68
Tarih:17.03.2022

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Zatıalinizin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda bulunan, bulunmayan bütün milletvekillerimizin, aziz milletimizin, İslam âleminin Berat Gecesi'ni tebrik ediyorum. Bu mübarek gecede ve sonrasında yapılan duaların, ibadetlerin Cenab-ı Allah tarafından kabul edilmesini diliyorum. İnşallah, bu mübarek af gecesinde, tabii, kul hakkı hariç, bütün insanların bütün günahlarının affedilmesini de ben de diliyorum.

Sayın Başkan, Berat demek, ramazan geldi geliyor demek. Mübarek ramazan ayına da çok yaklaştık. "Nerede o eski ramazanlar!" diyoruz gene, bir dönem öyleydi, şimdi gene öyle; nerede o eski ramazanlar noktasına geldik. Bundan da büyük üzüntü duyuyorum. Ritüellerimizi kaybediyoruz. Biz, Halk Ekmekte ucuz ekmek, bayat ekmek kuyruklarını yadırgıyoruz, milletimizin bunu hak etmediğini düşünüyoruz ama mübarek ramazan ayında iftara yarım saat kala, bir saat kala mis gibi kokan ramazan pideleri için girdiğimiz gönüllü kuyrukları da sanıyorum, bu ramazan göremeyeceğiz. İftar soframızda artık hurma yok, artık pastırma yok, artık güllaç yok; sanıyorum, maalesef, bu ramazan sade bir ramazan pidesi, sıcak bir ramazan pidesini de iftar sofralarımızda göremeyeceğiz, toplumun büyük kesimi göremeyecek. Bunun üzüntüsünü yaşadığımı da belirtmek istiyorum.

Yüz yedi yıl önceydi Sayın Başkan, milletçe bir tarih yazdık, milletçe özgürlük ve bağımsızlığın nasıl sahiplenilip nasıl savunulduğunu dost düşman herkese gösterdik. Bunu yaparken, Çanakkale'de Türk ile Kürt, Alevi ile Sünni yan yana çarpıştı, omuz omuza, koyun koyuna çarpıştı; şimdi de koyun koyuna yatıyorlar. Onların bize yurt yaptığı bu güzel vatanda şimdi, bu tür ayrışmaların yüz yedi yıl sonra hâlen olduğunu görmek ve bunun siyasetin bir malzemesi olarak kullanılması şahsen benim içimi acıtıyor; Çanakkale şehitlerimize de bir vefasızlık yapıldığını düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Çanakkale geçilmez!" ifadesini dünya literatürüne yazdıranlara, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere -isim sayarsam çok isim sayarım, saymak lazım ama hepsini de sayamayacağımız için hepsinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal olmak üzere- Çanakkale'de yaşamını yitiren aziz şehitlerimizi saygı, rahmet, hürmet ve minnetle anmayı da bir borç biliyorum. Çanakkale Savaşı Türkiye Cumhuriyeti'nin ön sözüdür. Bunu böyle görmek, böyle okumak lazım. Bu vesileyle, hemen değinmek isterim ki Çanakkale Köprüsü'nün de sanıyorum yarın açılışı yapılacak. Bakıldığı zaman, ne güzel, milletçe hepimizin gururunu okşayacak bir köprü görüyoruz. Üzüntümüz şudur: Biz, hizmetlere, projelere asla ve asla karşı değiliz. Biz, Türk milletinin her şeyin en iyisini hak ettiğini düşünenlerden ve bilenlerdeniz ancak belirtmek lazım ki bu projelerde yap-işlet-devret, kamu-özel iş birliği projelerinde bir izansızlık, bir hesapsızlık kitapsızlık, öngörüsüzlük, bir peşkeş anlayışını görmenin üzüntüsünü ve isyanını da yaşıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Cumhurbaşkanı "Bunlar yap-işlet-devret, kamu-özel iş birliğini bilmez, milletin cebinden 5 kuruş çıkmadan yapılıyor." diyor. Keşke... Sayın milletvekilleri, aralık ayının son haftalarında Meclisten bir bütçe geçirdik. Bakın, bu bütçe rakamlarından okuyorum. 2017-2021 arasında bu KÖİ'ler için bütçeden 68 milyar para çıkmış. Bütçeden çıkan para Tayyip Bey'in cebinden çıkıyorsa bir diyeceğim yok ama bütçeden çıkan para milletin cebinden çıkıyor. Peki, aynı aralık ayının son haftasında yaptığımız bütçede ne demiş Meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi ne demiş? Şöyle demiş: 2022-2024 arasında kamu-özel iş birliği ve yap-işlet-devret projeleri için 143 milyar lira bütçede ödenek var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hani milletin cebinden 5 kuruş çıkmıyordu Sayın Erdoğan? Çanakkale Köprüsü'nün geçiş maliyeti 260 lira. Kınalı'dan Çanakkale'ye, Savaştepe'ye gitmek için -sanıyorum- bir insan, bir araç 700-800 lira para ödeyecek gibi duruyor, tıpkı İstanbul'dan İzmir'e giderken 750-800 lira ödendiği gibi. Geçen de geçmeyen de; geçene bir eziyet, geçmeyene bin eziyet; geçene bir haksızlık, geçmeyene bin haksızlık. Bunları doğru bulmuyoruz. Devletimiz büyüktür, güçlüdür. İsraf olmazsa, şeffaflık olursa Çanakkale Köprüsü'nü de devletimiz kendi imkânlarıyla yapabilir; Sağlık Bakanının söylediği gibi, şehir hastanelerini de kendi imkânlarıyla yapabilir ve "saray oligarkları" diye bir kavramın Türkiye'de konuşulmasına gerek bile kalmaz.

Çok uzatmak istemiyorum Meclis mesaisi gereği.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım, buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ben, bu vesileyle, mübarek kandilimizi tebrik ediyorum, Allah bütün iyi Müslümanları affetsin diyorum; Allah, kul hakkı yemeyen, üstünde kul hakkı olmayan bütün Müslümanları cennetiyle mükâfatlandırsın diyorum ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)