| Konu: | Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 31.03.2022 |
MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; seçim yasası değişikliğini kamuoyunda uzun zamandır tartışıyoruz. Seçim yasasıyla ilgili geçmişten bugüne, çok sayıda değişiklikler oldu yani 1961'den bugüne, hatta 1957 değişikliği var. Ne tartışılıyor yani bugün neyi konuşuyoruz? Hangi seçim yasası değişikliklerini konuşuyoruz? Şu Mecliste ya da kamuoyunda seçim yasasıyla ilgili hiç olumlu bir değişiklik konuştuk mu? 1957 yılında yapılan değişikliği konuşuyoruz, 12 Eylül darbesiyle getirilmiş bu haksız yüzde 10 barajını konuşuyoruz, 1987'deki değişikliği konuşuyoruz; hep olumsuz değişiklikleri konuşuyoruz. Bu değişlik de olumsuz anlamda. Belki şu Parlamentodaki milletvekili arkadaşlarımızın hiçbirisi otuz yıl sonra burada olmayacak ama otuz sene sonra, bu Parlamentoda bu yaptığınız değişiklik olumsuz anlamda konuşulacak değerli arkadaşlar.
Yasa niye yapılır? Kamu yararı için yapılır, kamunun yararına yapılır. Bir kişinin avantajına, bir ittifakın avantajına bir kanun yapabilir misiniz değerli arkadaşlar? Yapamazsınız; kamunun ortak çıkarı için yasa yapmak zorundasınız, yasa yapmak zorundayız. 11'inci maddede Cumhurbaşkanının seçim yasaklarından muaf olması... Arkadaşlar, bir kişi bana somut olarak bunun gerekçesini açıklayabilir mi. Adaylardan biri devletin tüm olanaklarını kullanacak, aracını kullanacak, uçağını kullanacak, tüm bunların ötesinde devlet başkanı kimliğiyle gidecek kamu bürokrasisini kullanacak; bir tarafta bir siyasi parti bir tarafta devlet birbiriyle yarışacak arkadaşlar. Bu yarış adil ve demokratik bir yarış olur mu? Bu seçim adil ve demokratik bir seçim olur mu?
Değerli arkadaşlar, bu kanun değişikliğini biz ne zaman konuşmaya başladık? Bu kanun değişikliğini Abdulhamit Gül ilk dile getirdi, 2020 yılının Haziran ayında dedi ki: "Seçim yasasında biz bir değişiklik yapacağız ve tüm siyasi partilerle müzakere edeceğiz." Hangi siyasi partiyle müzakere ettiniz arkadaşlar? Barolarla, akademisyenlerle konuştunuz mu, kimle müzakere ettiniz? Cumhur İttifakı kendi içinde müzakere etti. Kimseyle müzakere edemezdiniz zaten çünkü sizin dışınızdaki tüm siyasi partilerin aleyhine bir düzenleme yaptınız. Neyi konuştuk biz? İşte, MHP baraja karşı, barajın belli bir noktanın altına inmesine karşı; ittifak içinde baraj olacak mı olmayacak mı, bu konuşuldu kamuoyunda. Yani sonuç itibarıyla Cumhur İttifakı'nın faydasına ne olacak ne olmayacak iki yıla yakın süre bu kamuoyunu tartıştırdınız ve netice itibarıyla Cumhur İttifakı'nın lehine bir yasayı buraya getirdiniz. İttifak içinde ülkeyi birlikte yönetmeye talip olmuş, deklare etmiş bunu, birlikte seçime girmiş "Biz ülkeyi yöneteceğiz." diyen partilerin artık oylarının birbirine yarar sağlamasını engelleyen bir yasa teklifi getirdiniz. Yani vatandaş ittifak için oy verecek ama bir başka parti milletvekili çıkaracak.
Barajı düşürürken belirlediğiniz oy oranını açıklayacak bir argümanınız yok arkadaşlar, gerekçeniz yok. Gerçi, hepimiz biliyoruz niye barajı yüzde 7 yaptığınızı; Cumhur İttifakı'nın içindeki partiler geçsinler, yeni kurulan partiler geçemesinler diye yaptınız. Bakın, 2013 yılında daraltılmış bölge ve yüzde 7 yine konuşuluyor seçimle ilgili, o dönemin Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Oktay Vural ne diyor? "Bu, AK PARTİ'nin düşen oylarına karşılık gücü elinde tutmanın yeni tezgâhıdır." diyor. "Fiilî olarak AKP diktasına götürmek için hazırlanmış tezgâh. Oyları düşen AKP, barajlı sistemle oynayarak daha fazla milletvekili çıkarmak için yeni tezgâh pazarlıyor." Arkadaşlar, o zaman da yüzde 7, şimdi de yüzde 7; 2013'te AKP'nin tezgâhı, bugün temsilde adalet. Ne değişti arkadaşlar, o günden bugüne ne değişti? (CHP sıralarından alkışlar)
AK PARTİ'li arkadaşlar, size soruyorum: 2002 yılında siz seçimlere grup kurarak girmediniz mi? O zaman sizin başınıza geleni bugün niye istemiyorsunuz? Niye bir siyasi partinin de grup kurarak seçime girmesini istemiyorsunuz? Bir endişeniz mi var? Yani sizden birileri ayrılacak, istifa edecek "Bizim geçmişte yaptığımızı başkaları da yapacak, buraya, Parlamentoya gelecek." diye mi endişe ediyorsunuz? Niye endişe ediyorsunuz?
İl ve ilçe seçim kurullarının başkanı ilin en kıdemli hâkimi, ilçenin en kıdemli hâkimi; neden istemiyorsunuz değerli arkadaşlar, neden? Çok bariz sebebi; en kıdemli hâkim en az etki altında kalan hâkim, o yüzden istemiyorsunuz, İstanbul seçimlerinde etki altında kalmadılar. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MURAT BAKAN (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, emekliliğine en az süre kalmış hâkim, ne olursa olsun vicdanı doğrultusunda karar verecek hâkim. Şöyle düşünüyorsunuz: HSK'nin doğrudan ya da dolaylı olarak ekseriyetini Cumhurbaşkanı belirliyor, hâkimin tayinini, terfisini, disiplin işlemini o HSK yapıyor. Daha emekliliğine çok olan hâkimi HSK eliyle baskı altında tutabiliriz diye düşünüyorsunuz ya da AK PARTİ il, ilçe yöneticiliği yapmış, AK PARTİ il başkanlığı yapmış, AK PARTİ'den milletvekili adayı olmuş hâkimin o kuradan çıkabileceğini hesap ediyorsunuz arkadaşlar. Biz bunu görüyoruz, halk da görüyor.
Bakın, 1987 seçimlerinde Erbakan Hoca ANAP'ı eleştiriyor, diyor ki: "Allah'ın büyüklüğüne bakın, kendi koydukları barajlarda kendileri boğuluyor, çırpınıyor. Kim hile yaptıysa sonunda kendi hilesinden perişan olmuştur." Arkadaşlar, tarih göstermiştir ve tekrar gösterecektir. Koyduğunuz barajlarda kendiniz boğulacaksınız. Hile yapıyorsunuz, hilenizden perişan olacaksınız diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum (CHP sıralarından alkışlar)