GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:89
Tarih:11.05.2022

MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; sözlerime sistemin adaletsizliğine, eşitsizliğine isyan eden, mücadele eden, dik duran, varoluş mücadelesi veren ve bu mücadeleyi yükselten kadınları selamlayarak başlamak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Bilmem kaçıncı kere Türk Ceza Kanunu'nu değiştiriyoruz. Benim üzerine söz aldığım 4'üncü maddede yapılan değişiklikle Türk Ceza Kanunu'nun 94'üncü maddesinde düzenlenen işkence suçunun kadına karşı işlenmesi hâlinde alt sınırını üç yıldan beş yıla çıkarıyoruz değerli arkadaşlar. Bununla ilgili bizim Cumhuriyet Halk Partili olarak önerimiz altı yıla çıkması ancak asıl sormamız gereken soru şu: Acaba Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yaparak kadına karşı şiddeti önleyebilecek miyiz? Elcevap: Önleyemeyeceğiz. Kadına karşı şiddetin önlenmesi, değerli arkadaşlar, ancak tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin ya da mevcut hükümlerin, yasaların etkin bir şekilde uygulanmasıyla mümkün.

Bugün 11 Mayıs, bundan tam on bir yıl önce İstanbul Sözleşmesi imzaya açıldı ve ilk imzacısı biziz. On bir sene sonra arkadaşlar, on bir yıl gerideyiz, on bir yıl öncesinden daha gerideyiz. Siz bir yandan kadına karşı şiddetle mücadelede en önemli kazanımınızdan vazgeçeceksiniz, diğer taraftan Ceza Yasası'nda yaptığınız değişiklikle kadına karşı şiddeti önleyeceksiniz; bu mümkün değil, inandırıcı da değil. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, Hatice Kaçmaz davası bunun en somut örneği değerli arkadaşlar. Hatice Kaçmaz TRT sanatçısı, 4 yaşındaki evladına tek başına bakan bir anne. Katili taksiye bindiğinde diyor ki: "Görülecek bir hesabım var." 19 santimlik bıçağı çorabına saklıyor. Evlenme teklifini kabul etmediği için Hatice Kaçmaz'ı 19 santimlik bıçakla 16 defa bıçaklayarak öldürüyor. Bununla ilgili, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararını okuyorum size... Ne diyor biliyor musunuz? Kadının evlenme teklifini kabul etmesi hâlinde sanığın cinayeti işlemeyeceği, reddedilince anlık hiddetle cinayeti işlediği, yanına tedbiren aldığı bıçağı duygusal çöküntü ve hiddetin etkisiyle kullandığını vurguluyor ve "Tasarlayarak öldürme değildir." diyor değerli arkadaşlar. Eğer Yargıtay Ceza Genel Kurulu "Tasarlayarak öldürdü." deseydi katil 71 yaşına kadar cezaevinde kalacaktı.

Peki, kadının meşru müdafaası durumunda Yargıtayın yaklaşımı ne? Bunu da Çilem Doğan davasından görüyoruz. Sistematik bir şekilde işkence gören, fuhşa zorlanan Çilem Doğan, ölmemek için eşini öldürüyor. Yargıtay on beş yıllık cezasını onaylıyor. Yani Çilem Doğan'a diyor ki: "Sen ölmeliydin." "Sen ölmeliydin." diyor değerli arkadaşlar. Türkiye'de esas olan, yasaların değişmesi değil, mevcut yasaların etkin bir şekilde uygulanması. Hiçbir insan yaptığı suçun, işlediği suçun cezasını çekmedikçe ıslah olmaz arkadaşlar; o suçun cezasını çekmeyen suçlu, o suçu yeniden işler.

Bakın, bizim ceza hukuku hocamız Bahri Öztürk'ün bize döne döne söylediği bir şey vardı "İyi yasalar kötü uygulayıcılar elinde kötü yasa, kötü yasalar iyi uygulayıcılar elinde iyi yasadır." diye. Uygulamada sorunumuz var, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aldığı kararı, içtihat üreten bir yüksek yargı organının aldığı kararı kimse açıklayamaz değerli arkadaşlar. İyi yargıçlarımız, üretken, çalışkan yargıçlarımız var elbette ama bu, uygulamada yaşadığımız sorunu maalesef ortadan kaldırmıyor. Mesele yasa yapmakta değil onu uygulamakta. Eğer bu Parlamento, kadın cinayetlerini engellemek için hep birlikte bir şey yapmak istiyorsa önce, bizim onayladığımız İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmamız lazım değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Eğer kadın cinayetlerini engellemek için bir şey yapmak istiyorsa iktidar, önce kadın dayanışma merkezlerini, sığınmaevlerini, "alo şiddet" hattını, bununla ilgili özel, buradan çıkacak bütçeyi bizden talep etmeli. Her şeyden önce kadının en büyük kazanımı, en önemli kazanımlarından -asıl kazanımları cumhuriyetin kuruluşuyla beraber biliyorsunuz, laik devletle beraber- cumhuriyetin kazanımlarından feyzalması lazım iktidarın değerli arkadaşlar. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Bakın "Yasaları değiştirmek işe yaramaz, zihniyetin değişmesi lazım." dedi Nurhayat Altaca burada konuşurken. Ben zihniyetin de değişmesi işe yaramaz tek başına, iktidarın değişmesi lazım diyorum Nurhayat'a ek olarak değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Gülten Akın'ın "Kadın Olanın Türküsü" var, onunla sözlerimi sona erdirmek istiyorum. Yine, kadınlara selam olsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MURAT BAKAN (Devamla) - "Selam olsun bizden önce geçene

Selam olsun dosta, hasa, çile çekene

Selam olsun dayanana, düşene

Yüreğim yürektir, bakma gözüm yaşına." diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)