GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:92
Tarih:18.05.2022

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin bu 4'üncü maddesi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Başkan Yardımcısı sayısını 2'den 3'e çıkarmaktadır yani yönetimde bir fazlalık ortaya çıkmaktadır ama sonraki maddelere baktığımızda da benzer düzenlemeler var. 5'inci maddede TMSF yeni birimler kurmakla yetkilendirilmektedir. Bir sonraki maddeye yani 6'ncı maddeye baktığımızda da orada, TMSF'nin personel sayısını artırmaya yönelik bir düzenleme var, bunun sebebi nedir? "İş yükü artmıştır." diyor. TMSF'nin iş yükü arttığı için başkan yardımcılarını, birimlerini ve personelini artırmayı hedefleyen 3 madde peş peşe gelmektedir. İş yükü neden artmıştır? Normalde TMSF'nin geçmişteki uygulamalarına baktığımız zaman, bankalar Fona devredildiği zaman doğru TMSF'ye giderdi ama bu dönemde özellikle pek çok şirket Fona devredilerek Fon tarafından yönetilmektedir, tasfiye edilmektedir ve satılmaktadır yani iş yükünün artmış olması, TMSF'nin asli faaliyetleri dışında ortaya çıkan bir gelişmeden dolayı meydana gelmiş olmaktadır. Bu şirketlerin aktifleri toplamına baktığımızda da yapılan son açıklamalara göre 70 milyar liraya kadar ulaşmış vaziyettedir. Bine yakın şirket TMSF'ye devredilmiş, bunların aktifleri toplamı 70 milyar Türk lirasına ulaşmış. Bu nedenle de bunların hem yönetiminde hem tasfiyesinde hem de satışlarında sorunlar olduğu için TMSF de buna bağlı olarak asli faaliyet alanı dışında genişletilmektedir.

Değerli arkadaşlar, burada önce, birinci sorgulanması gereken nokta şudur: Bu şirketlerin bu hâliyle, mevcut uygulamalarla Fona devredilmesi hukuki midir? Bana göre bu, hukuki bir nitelik taşımıyor çünkü yargı kararları oluşmadan, kesinleşmeden, birilerinin malına el koymak, el koyduğunuz malı satmak, tasfiye etmek, doğrudan doğruya müsadere anlamına gelir yani bugün, mevcut iktidar, TMSF eliyle, TMSF vasıtasıyla Tanzimat'la ortadan kaldırılmış olan müsadereyi tekrar ortaya çıkarmış vaziyettedir. 1839 tarihli Tanzimat Fermanı'nı okursanız, bu birkaç sayfalık Tanzimat Fermanı'nın ana maddelerinden biri müsaderenin artık yapılmayacağı yönündedir yani müsaderenin lağvedildiği, ortadan kaldırıldığı ve bir daha böyle bir şeye tevessül edilmeyeceği devlet tarafından garanti altına alınmaktadır ama aradan geçen birkaç yüzyıl sonra, iki yüz yıla yakın bir süre sonra bakıyoruz ki mevcut iktidar hukuka uymadan, mahkeme kararları kesinleşmeden ve de paraya ihtiyacı olduğu için "müsadere" denilen tarih olmuş bir kurumu tekrar ihdas ediyor ve uyguluyor, buna bağlı olarak da TMSF'nin ilgi alanı ana mihverinden sapıyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, bu ülkede askerî müdahaleler olmuştur, -1960 müdahalesi, 1980 müdahalesi- bu müdahalelerde pek çok siyasetçi hapsedilmiştir, bakanlar, Başbakan idam edilmiştir ama bu askerî müdahalelerde dahi "mala çökme" diye bir şey ortaya çıkmamıştır ama gördüğümüz tablo... Bir de hukukun hassasiyetine uyulmadan böyle, görülen mala çökme işinin hiç de doğru olmadığı, çağdaş bir devletin görüntüsünü resmetmediği açıktır ve kesindir ama bunun dışında başka bir şey var: Siz girişim özgürlüğü konusunda, mülkiyet hakkı konusunda tereddütler oluşturursanız -ki oluşturuyorsunuz- bu, ekonominin tahrip edilmesi anlamına gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bu, iç ve dış yatırımcıların iş yapmasını engelleyen, caydıran bir hükûmet etme biçimidir. Şu anda yaşadığımız ekonomik sorunların büyük bir bölümünde de bu uygulamalar vardır. Bakın, yabancı sermaye gelmiyor, doğrudan yatırım yapmıyor. Yabancı sermaye diye verdiğiniz rakamların içerisinde yarıdan fazlası gayrimenkul satışlarıyla ilgilidir. Türkiye'nin bu denli kısırlaştığı bir dönemi görebilmek de mümkün değildir. Bu kısırlaşmanın altında, hukuk tanımaz, adalet ilkelerine uymaz bir hükûmet anlayışı vardır ama Maide suresinde şöyle bir ayet vardır, buyruluyor ki: "Bir topluma olan düşmanlığınız sakın ha sizi adaletsizliğe sevk etmesin."

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)