GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:103
Tarih:15.06.2022

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık çalışanlarının özlük haklarının düzenlenmesine ilişkin söz aldım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

(Uğultular)

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Sesi kesebilir miyiz, konuştuğumu ben bile anlamıyorum.

Sayın Başkan, süreyi keselim lütfen, ben anlamıyorum oradaki konuşmayı.

BAŞKAN - Peki.

Şimdi, sayın milletvekilleri, Sayın Bakan, İsmail Bey; lütfen oturalım.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Konuştuğumu anlayamıyorum.

BAŞKAN - Kürsüdeki konuşmacının insicamı bozuluyor, lütfen daha dikkatli davranalım.

Bir saniye Gamze Hanım, süreyi baştan başlatacağım.

Evet arkadaşlar, sayın milletvekilleri, Sayın Bakan; oturursanız konuşmacının süresini yeniden başlatacağım yoksa bekleteceğim.

Peki, teşekkür ediyorum.

Baştan alalım süreyi.

Buyurun.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Bugün görüşeceğimiz kanun teklifini apar topar getirmeniz aslında bizi umutlandırmıştı ancak tabloyu gördüğümüzde çok da umutlanacak bir sonuç olmadığını gördük.

Bugün, malzeme olmadığı için ameliyathanelerin kapatıldığı, hasta ile hekimin karşı karşıya geldiği, hekime, sağlık çalışanına sadakanın layık görüldüğü, iş barışının bozulduğu, hastaların randevu alamadığı, alabilenin ise en erken on beş güne randevu alabildiği bir sistemi konuşuyoruz. Dolayısıyla bu kadar devasa bir sorunun içerisinde ufacık bir iyileştirme olsa da kıymetli ancak burada sağlık sistemini topyekûn ele almak, kurgulamak, halkın yararına bir sisteme evirmek gerekliğinin de altını çizmek istiyorum.

Sağlık sisteminden bugün ne hasta memnun ne hekim memnun. Çöken sağlıkta dönüşüm sisteminiz hastaların doktora hasret kalmasına vesile oldu. Evet, "Kuyrukları bitirdik." masalını anlatıyorsunuz, övünüyorsunuz; bu konuda haklısınız, sistem üzerinden randevu vererek hastaları haftalarca, hatta aylarca evlerinde bekletiyorsunuz.

Şimdi, siz gerçekleri dinleyin: Hastalar randevu alamıyor, üşenmedim, iki ay önce oturdum, kendim randevu sisteminden İstanbul'da her yeri aradım randevu almak adına, bir tek Şile'de bir randevu bulabildim, o da on beş gün sonrayaydı ve sonra oturdum düşündüm, 142 kilometre yol gidecek Silivri'deki bir vatandaş Şile'de muayene olabilmek için. Aslında, bu, çok net gelinen durumun tablosunu gösteriyor. Burada doktoru görmek için gideceği mesafe 142 kilometre ama doktorun hastaya ayırabileceği süre sadece beş dakika yani gerçekten sadece görmekten ibaret; böyle bir sistem olmaz değerli arkadaşlar.

Değerli vekiller, hekimler ve sağlık çalışanları sizden sadaka istemiyor, hakları olanları istiyor. Biz iktidarın niyetini iyi biliyoruz, kaşıkla verip kepçeyle almakta usta olduğunu da biliyoruz. Bu yasayla yaptığınız uyduruk iyileştirmeler, daha sağlıkçıların cebine girmeden almanın bir yolunu bulacağınızı da bize fısıldıyor.

Ayrıca, geçim imkânı kadar mesleğin itibarı da çok önemli. Yirmi yılda mesleğin itibarını ayaklar altına aldınız ve düzenlemek için de hiçbir çaba sarf etmediniz. Sizin için çark dönsün de ne olursa olsun. Soruyorum, hekim ve sağlıkçıları düşman gösterirken üfürükçülerden mi medet umuyorsunuz; gerçekten bunu merak ediyorum. Bakın, bugün, sizin kurduğunuz Bilkent Şehir Hastanesinde acil dışında beyin cerrahi ameliyatı yapılmıyor. Neden mi? Hastanede malzeme eksik ki zira birçok hastanede aynı durum yaşanıyor ve bunun neresine "sağlıkta devrim" dediğinizi merak ediyoruz çünkü insanlar şifaya erişemiyor; bunun adı olsa olsa "sağlıkta çöküş"tür.

Gelelim yasa teklifine... "Özlük haklarında düzenleme yapacağız." diyerek aylardır oyaladığınız düzenlemenin Komisyon görüşmeleri bitti, şimdi tiyatro Genel Kurulda devam ediyor. Evet, âdeta bir tiyatro oynanıyor bugün. Senaryo kötü, oyuncular duyarsız ve gelen sonuç da bu elbet çünkü bu düzenlemede sağlık çalışanlarımızın yüzünü güldürecek, çalışma koşullarını iyileştirecek, sağlıkta şiddeti bitirecek, tıkanan sağlık sisteminin önünü açacak, hekimlerimizin yurt dışına gitmesini engelleyecek tek bir düzenleme yok. "Getirdiğiniz yasa teklifi yetersiz, eksik." dedik, "Geniş ve kapsamlı değil." dedik ancak itirazlarımıza rağmen komisyonlardan geçirdiniz ve buraya getirdiniz. Bu yasa teklifi, yedi ay önce getirdiğiniz tekliften çok daha kötü ve daha dar, daha kapsamsız. Yedi ay önce vereceğiniz ne varsa aslında bu getirdiğiniz yeni düzenlemeyle neredeyse hepsini geri almışsınız. Yeri gelip canınızı emanet ettiğiniz, ocağına düştüğünüz insanların aslında aklıyla alay ediyorsunuz bugün. Bu utanılacak düzenlemeyi "teklif" diye önümüze getirenlere sesleniyorum buradan: Sizin de canınız onlara emanet, sadece bizlerinki değil. Bu insanlara reva gördüğünüz yasa teklifi bu mu? Kamusal sağlık politikalarını bir kenara bırakıp piyasalaşmış sağlık sisteminde ısrar ettiğiniz sürece, hekimlerimizin maaşlarını yoksulluk sınırının üstüne çıkarmadığınız ve şiddetten arındırılmış, insani çalışma koşulları yaratmadığınız sürece, ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen yaratmadığınız sürece bu ülkenin kıymetli değerleri, hekimleri, sağlık emekçileri başka ülkelere insanca yaşam arayışıyla ilgili gitmeye devam edecekler ve yirmi yıldır olduğu gibi, olan yine vatandaşa olacak sonuçta.

Teklifin çarşamba ve cuma günkü Sağlık ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına katıldım. Öncelikle Sağlık Komisyonunda sorunlarımızın asıl muhatabını bulamadık değerli arkadaşlar çünkü SGK temsilcisi yoktu, göremedik oysa bu mevzunun en temel bizimle muhatap olacağı kesim SGK temsilcileri olmalıydı.

Şu bir gerçek ki Sağlıkta Dönüşüm Programı iflas etmiş bugün ülkemizde, sağlık hizmetlerinde büyük bir çöküş ve tıkanma yaratılmış. Evet, bugün getirdiğiniz teklif aralık ayında sunduğunuz tekliften çok daha geride. Neden mi? Biraz önce sayın vekil burada kendi de aktardı ama tablo öyle değil. Bu düzenlemede pratisyen hekim emekli aylığındaki artışın aralık ayında 3.050 lira iken bugün 1.600 liraya, uzman hekim emekli aylığındaki artışın 3.400 liradan 2.100 liraya düştüğünü görüyoruz. Ayrıca, yine, pratisyen hekimlerin ek ödemesi yeni düzenlemede 9 bin liradan 5 bine gerilemiş durumda. Biz buradan şunu anlıyoruz ki aralıktaki teklifin sağlık çalışanlarına fazla olduğunu düşündünüz yani "Sağlıkta çalışanlara bu fazla." dediniz.

Yine bu teklifte mesai dışı çalışma teşvik ediliyor, emeklilerle ilgili düzenlemede de eşitlik söz konusu değil. Getirilen yasal düzenleme yalnızca hekim ve diş hekimlerini ve bu kesimin emeklilerini ifade ediyor, onlara yönelik. Dolayısıyla, getirdiğiniz bu yasa teklifi eşitlik ilkesine aykırıdır, tüm sağlık çalışanlarını içermelidir çünkü sağlık bir ekip işidir. Diğer taraftan, emekli olduktan sonra özel sektörde çalışan hekimlerin ilave aylıklarının kesintisiyle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmamıştır bu teklifte. Sağlık Bakanlığı temel ödemede artışı ısrarla bir türlü gündeme getirmemekte maalesef, iyileştirme için yalnız ek ödemeyi esas almakta oysa sağlık çalışanlarının refah düzeyini artıracak olan yaklaşım, temel ücretlerin artırılması olmalıdır.

5'nci maddede ek ödeme inceleme heyetleri oluşturmuşsunuz ancak denetim yetkisi olan bu heyetlerin kimlerden oluştuğu belli değil, bu da bir soru işareti.

6'ncı maddede performansa dayalı ek ödeme ön plana çıkarılmış; bu da üniversite hocaları arasında gelir getiren ve getirmeyen olarak bir ayrıştırmaya vesile oluyor çünkü klinisyen olmayan hocalar adına kayda değer bir artış olmuyor bu tabloda. Bu durum da tıp fakültelerinde eğitimin daha geri gitmesine, daha kötü olmasına vesile olacaktır ve hizmet sunumunu da ön plana çıkaracaktır, bu da büyük bir risktir. Aslında bu tablo Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın iflas ettiğinin çok net göstergesidir. Kamu hastanelerinde döner sermaye bütçeleri borç batağına gömülmüş, sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.

Buradan Sağlık Bakanına seslenmek istiyorum ben: Neden hekimlerin temel maaşlarında artış yapmaktan çekiniyorsunuz? Hekimlerden daha kısa süre kamuda görev yapmış, daha az riskler almış ve daha düşük bir eğitimden gelen, Hükûmetinize bağlı bürokratlara yüksek maaşları belli kademelerde veriyorsunuz ama sağlık çalışanlarını görmüyorsunuz. Sağlık çalışanlarının temel ücretlerinde yüksek artış yapmak yerine süreklilik göstermediği ve eşitsiz olduğu bilinen döner sermaye bütçesinden ödemesini yapıyorsunuz, düzenlemeye çalışıyorsunuz. Bunun, insanca bir yaşama vesile olmadığını siz de biliyorsunuz. Yine, adına "performans" dediğimiz hizmet başı ödeme yaklaşımını içeren ek ödeme sisteminden bir türlü vazgeçmiyorsunuz. Tıbbi işlemler karşılığında yapılacak ek ödemeleri arttırarak hekimlerin sorunlarını çözemezsiniz değerli arkadaşlar, hekimler arasında giderek derinleşen eşitsizlik ortadan kaldırılamaz bu şekilde. İş barışını zaten yeterince bozdunuz. Bu düzenlemeniz yalnızca bir kısım hekim ve sağlık çalışanına merhem olacaktır, geçici bir iyileşme yaratacaktır oysa sağlık sistemi kalıcı düzenlemelere ihtiyacı olan bir durumdadır. Sağlık çalışanları bu kaygı içinde çalışmaları konusunda hâlâ emek harcıyorlar ama sonuçta sistemin çökmek üzere olduğuna da hepimiz şahit oluyoruz. Hatırlatmak isterim ki buradan ben, sağlık çalışanları çok daha fazlasını hak ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Bugün hekimlerin haklarını alamadıkları için yurt dışına gittiğini görüyoruz. 2022'de, henüz ilk beş ayda bine yakın doktor yurt dışına çıkmış, 2012'de bu rakam 59'du sadece. Sayenizde bugün binlerce hekim yaşattıklarınızdan dolayı gidiyor. Şimdi siz söyleyin, bu tablo karşısında neden susuyorsunuz? Yıl sonu 2 bine yakın hekim yurt dışına gidecek, biz de bu teklifi alkışlayacağız; bunu mu bekliyorsunuz merak ediyorum. Hayır arkadaşlar, buna "Dur!" demeliyiz. Bu gelen teklifi geri çekmeli, muhatabı olan sendikalar, sivil toplum kuruluşlarıyla yeniden değerlendirmeliyiz. Bu teklif neden mi yetersiz? Bu teklifte çalışırken de emekliyken de insanca yaşamayı sağlayacak temel ücret yok; bu teklifte bütçeden sağlığa daha fazla pay yok; bu teklifte sağlık emekçisi için huzur yok; bu teklifte insanca çalışma anlayışı yok; bu teklifte meslek birlikleriyle, mesleki uzmanlık dernekleriyle, sendikalarla uzlaşma yok. Zaten böyle olsaydı bu yasa teklifi böyle yetersiz ve dar kapsamlı gelmezdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu yasa teklifi "Ben liyakatli ellerden çıkmadım." diyor, bas bas bağırıyor; bu yasa teklifi "Benim sağlık çalışanlarına bir faydam yok." diyor, bas bas bağırıyor; bu yasa teklifi "Ben sağlık çalışanlarının karnını doyuramam." diyor, bas bas bağırıyor. Bu yasa teklifini Kafdağı'na da gömseniz verdiği utancı gizlemeyeceksiniz. Unutmayın ki sağlık çalışanları yaşattıklarınızın hesabını sandıkta soracaktır.

Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)