GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:107
Tarih:23.06.2022

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz kanun teklifi 30 Mayıs 2019'da AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nden sonra getirdiğiniz altıncı paket. Bugün Türkiye'de adalet o günkü durumundan daha iyi değil, hatta daha kötü. 6 tane paket getirmişsiniz ama yargının ve adaletin içinde bulunduğu durum ortada. O zaman siz bu paketleri niye getirdiniz veya niye getiriyorsunuz? Hâkimler Anayasa Mahkemesi kararlarına uymuyorsa hatta uymayanlar ödüllendiriliyorsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları yargı makamları nezdinde bile hiçbir anlam ifade etmiyorsa, ülkeyi yöneten irade için Anayasa bir kitapçık olmaktan öte bir değer taşımıyorsa, bakanlar pişkin pişkin "Siz yıkın, yargı arkadan gelsin." diyebiliyorsa ve sizden hiçbir tepki görmüyorsa neyin reformundan bahsediyorsunuz? Bu anlayışla 6 değil, 66 paket bile getirseniz bir arpa boyu yol alamazsınız.

"Hukuk bizim istediğimiz gibi olsun." anlayışı doğru değildir. Hukuk, güçlülerin ya da üstünlerin korunduğu bir disiplin değildir; sade vatandaşı, güçsüzü güçlüye karşı, üstünlere karşı koruyan bir disiplin, tutunacak tek daldır. Evrensel hukuktan kopmuş, demokrasi iddiasından vazgeçmiş, demokrasiyi sadece seçimlerde az ya da çok oy almaya indirgemiş, manipüle edilmiş seçimlerle devlet gücünü eline geçirmiş, mutlu azınlığın tahakkümündeki yargı eliyle askıya alınmış özgürlüklerin kavgasını verenlerin susturulmaya çalışıldığı bir Türkiye fotoğrafı içinde siz ne anlatırsanız anlatın kimseyi ikna edemezsiniz.

Bazı davalarda sanıkları kafanızda mahkûm etmişsiniz. Sizin düşünceniz dışında bir karar çıkınca, mesela sanıklar beraat edince ya da tutuklulukları kaldırılınca ne kendi koyduğunuz kanunları ne de hukuku tanıyorsunuz. Fincancı dükkânına girmiş fil gibi siz de adalet dükkânına bodoslama dalıyor ve ne hak ne hukuk ne de vicdan bırakıyor; hukuku, adaleti, vicdanı, hepsini darmadağın ediyorsunuz. Size yapılan somut eleştirilere de "Bizden öncekiler de şu zamanda şunu yapmıştı." diye savunma geliştiriyorsunuz. Sizden öncekiler velev ki kötüydü, bu millet sizi "Kendinizden öncekilerle kötülükte yarışın." diye mi yetkilendirdi, yoksa kendisine umutlu, iyi bir gelecek hazırlamanız için mi? Yirmi yıldır iktidarsınız, hâlâ "Geçmişte şu olmuştu, bu olmuştu." diyorsunuz, bırakın bu boş lafları, yaptıklarınıza bakın.

Tek merkezden yönetilen bir koronuz var; içinde siyasetçisi, gazetecisi, televizyoncusu, gazetesi, televizyonu, trolleri var; işaret geldi mi hep bir ağızdan aynı şeyi söylüyorlar ama söylenenler gerçekler değil sizin uydurmalarınız. FETÖ de böyle yapardı, önüne engel gördüklerini önce kamuoyunda linç eder, itibarsızlaştırır sonra düzmece mahkemelerde, sözde savcıların hazırladığı iddianamelerle, sözde hâkimlerin kararlarıyla mahkûm ettirirdi. Bugün bazı davalara bakınca sanki karşımızda FETÖ yargısı varmış duygusuna kapılmamak elde değil. Türkiye'de yargının temel sorunu bağımsızlığının olmamasıdır. Siz "yargı bağımsızlığı" denilince her mahkeme birbirinden bağımsız, kendi başına olsun denildiğini mi anlıyorsunuz? "Mahkemelerde alt üst mahkeme ilişkisi yoktur." mu diye anlıyorsunuz? Alt mahkemeler Anayasa Mahkemesini, AİHM'i tanımıyor, böyle yargı olur mu? İçinizden birisi çıkıp "Bu böyle olmaz." demiyor, diyemiyor. Bir hukukçu olarak isyan ediyorum, sizin içinizde de hukuk fakültesi mezunları var, olur mu böyle şey? Adalet Bakanına sesleniyorum: Adaletin olmadığı yerde Adalet Bakanına da gerek yoktur. Ya ülkedeki bu gidişata müdahale ediniz ya da fuzuli işgal yapmayınız. Adalet, 6 harfin bir araya gelmesiyle oluşmuş alelade bir sözcük değildir; adalet, sözlüklerde yer alan milyonlarca sözcükten herhangi biri de değildir; adalet, saraylarla mana kazanmış bir sözcük de değildir. Adalet anlamını vicdanlarda bulur, vicdanı olmayanın adaleti de olmaz ya da kim ki adaletsizlik yapıyor, bilin ki onda vicdan da yoktur. Yirmi yıldır ülkeyi tek başınıza yönetiyorsunuz. Gidin, aynaya bir bakın ve kendinize sorun, hiç adaletsizlik yapmış mısınız? "Yapmadık." diyebiliyor musunuz? Diyemezsiniz. Mesela, FETÖ elebaşısıyla fotoğraf çekilmiş kişiler bakan, bakan yardımcısı olurken yani FETÖ'yle fotoğraf çekilmiş olmak yüksek mahfillerde âdeta makbul bir referans olarak görülürken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız lütfen.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - ...yıllar önceki bir "tweet"i yüzünden insanları tutuklattırıp cezalandırmak, işinden atmak, kazanılmış seçimi iptal ettirmek, açık kanun hükmüne rağmen mühürsüz oy zarfları ve pusulalarını geçerli saydırtmak hangi vicdana, hangi adalete sığar? Bu soruya vicdani bir cevap verebilecek olanınız var mı? Siz göz göre göre, bile isteye o kadar çok adaletsizlik yaptınız ki devriiktidarınız hukukun katledildiği, adaletin yok edildiği yıllar olarak hafızalara kazındı bile; hayrını görün.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)