| Konu: | Cüneyt Arkın'ın vefatına; Sinop, Kastamonu ve Bartın'da aşırı yağışların afetlere neden olduğuna; sel, yangın, deprem gibi tekrarlayan afetlere parti aklıyla bakılmaması gerektiğine ve siyasi partilerin bedel ödeyeceği yerin sandık olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 108 |
| Tarih: | 28.06.2022 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sizi ve yüce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Çocukluğumuzun, gençliğimizin, yetişkinliğimizin, yaşlılığımızın, velhasıl Türkiye'de yaşayan herkesin hayatının her evresinde bir iz bırakan, herkesin hayatına, duygularına, hislerine dokunan, bazen bir hak savunucusu, bazen bir öğretmen, bazen Kara Murat, bazen Battal Gazi, bazen Malkoçoğlu ama "Cüneyt Arkın" demek "Türkiye" demek Sayın Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Allah'ımdan rahmet diliyorum.
BAŞKAN - Âmin.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Hakkımız ona helaldir, Allah nur gölünde yatırsın; Türk sineması çok çok büyük bir değerini kaybetti, mekânı cennet olsun. Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kendisini rahmetle anıyoruz. Onun filmleri, onun eserleri Türkiye'de yıllarca gene izlenmeye devam edecek. Yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.
Sayın Başkan, Sinop'ta, Kastamonu'da, Bartın'da aşırı yağışlar afetlere neden oluyor; can kaybı olmamasını diliyoruz, an itibarıyla yok diye biliyoruz, vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Bir yıl arayla aynı yerlerin aynı afeti yaşaması bazı derslerin tam olarak çıkarılmadığını da gösteriyor. Bölgede çalışma yapan tüm görevlileri canıyürekten kutluyoruz, tebrik ediyoruz; Allah onlardan razı olsun.
Ama öncesinde, devlet aklının parti aklıyla değil, daha geniş katılımla ve bilimsel katkıyla oluşturulmasının gereğinin de altını çizmek istiyorum. Hani bir söz vardır Sayın Başkan "Beni bir kere aldatırsan yuh sana! Ama beni 2 defa aldatırsan yuh bana!" denmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu, şunun içindir: Bozkurt'ta on bir ay önce yaşanan selin -aynı şekilde Ayancık Babaçay'da on bir ay önce yaşanmış selin- aynısı Türkiye'de yaşanıyor ve aynı tahribatla Bozkurt, Babaçay karşı karşıya kalıyor.
Sayın Başkan, demin söyledim: "Devlet aklı" diye bir kavram var, "bilim" diye bir kavram var; parti aklıyla bu işlere bakarsak doğru yapmayız. Sel, yangın, deprem Allah'tan gelir, afettir, bunun polemiği de olmaz ama Sayın Başkan, şimdi soruyorum: Bozkurt ilçesinde geçen sene on bir ay önce yaşadığımızın aynısını yaşıyorsak "Yönetimin bir kusuru, bir kabahati yok." diyemeyiz. Biz buradan bir şey çıkarma peşinde değiliz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Mesela Bozkurt'un içinden geçen çayın etrafına taş döşemek marifet değil, meseleyi çözmüyor. Ne lazım? Bilim diyor ki: Böyle yerlere fore kazık lazım. E, yok. Kim bunu yok eden? Yani olmamasının vesilesi kim? Yürütme organı. Muhalefet yürütme organını suçlayınca yürütme organı hopluyor "Afetten siyaset yapıyorsunuz." diye.
Gelelim yangınlara: Aynı yerde geçen sene yangın oldu, bir ders alınmamış; bir yıl geçmiş, gece görüşlü helikopter olmadığı için gündüz sönümlenen yangın gece yeniden parlamış. Şimdi, Sayın Başkan yani vicdanlarımıza bir sormamız lazım; burası Meclis, burada Hükümetin bu eksiğini, kusurunu dile getirmeyeceksek niye buradayız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yangın yerine gitmek meseleyi çözmez, gitmesin diye söylemiyorum, Sinop Milletvekilimiz Barış Karadeniz biraz önce afet bölgesinden geldi, Kastamonu Milletvekilimiz Hasan Baltacı şu anda Bozkurt'ta -az önce görüştüm- Bartın Milletvekilimiz Aysu Bankoğlu Bartın'da etkilenen köyleri geziyor; hepsine teşekkür ediyoruz. Bakanlar da gidiyor ama bakan yürütme; çözmeye gider, seyretmeye gitmez ki Sayın Başkan. Hükûmete buradan sesleniyorum: Bilime kulak versinler, bilime; göz boyamayla uğraşmasınlar. Fore kazık diyoruz; ben demiyorum, bilim söylüyor. Gece görüşlü helikopter diyoruz; 5'li çeteye ihalesiz 10 milyarlık işi veren büyük Türkiye Cumhuriyeti devleti 4 helikopteri ihalesiz alabilir gerekirse, biz de destek veririz. 10 milyardan bahsediyorum "Oturun, müzakere edin, mutabakat sağlayın." diye Cumhurbaşkanının yazısı var, projenin adını da yazarak bu emri vermiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Ulaştırma Bakanı da oturmuş, 5'li çeteden bir firmayla mütalaa etmiş, müzakere etmiş, mutabakatı sağlamış. "Al, 10 milyarlık iş." denmişse 10 milyarlık iş; 4 tane gece görüşlü helikopter de alınabilmeli idi. "Efendim, ihale şu zaman." diyerek bu işin içinden çıkılamaz. Burada bir vebal vardır ve her vebalin bir bedeli vardır. Tabii, siyasi partilerin bedel ödeyeceği yer de sandıktır diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)